Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1428
2024/1404
25 Eylül 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1428
KARAR NO : 2024/1404
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/243 Esas, 2022/40 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasçısı ve oğulları olan ...'nun davalı ... şirketinin bünyesinde sigortalı ... plakalı araçla tek taraflı kaza yapması sonucunda vefat ettiğini, bu kaza sonrası Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/...Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını ve müteveffanın kusurlu bulunduğu için dosyanın kapatıldığını, sigorta şirketine müracaat yapıldığını ve hasar dosyasının açıldığını, arabuluculuk toplantısının yapıldığını ancak ödeme taleplerinin yerine getirilmediğini, müteveffa her ne kadar asli kusurlu olsa da müvekkillerinin talep ettiği tazminatın destekten yoksun kalma tazminatı olduğunu ve müvekkillerine ödenmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama sonrası davanın daha sonra ıslah edilmek üzere müvekkili ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın oluşumunda müteveffa destek sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, hak sahiplerinin kazaya karışan aracın poliçesinden tazminat talep edemeyeceğini, kişinin kendi kusurundan menfaat elde etmesinin kanun ve yasaya aykırı olduğunu, toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan yaralanmasının meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcut olduğunu, davanın ZMMS poliçesi teminatı kapsamında kalmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince, "...Buna göre, sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile meydana gelen ölüm olayında, hak sahibi üçüncü kişilerin destek zararlarından sigortanın sorumlu olup olmadığı, 2918 Sayılı Yasanın 92/1-h maddesinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve Anayasa Mahkemesi gerekçesine göre söz konusu zararların 92. maddenin "h" bendi kapsamında değerlendirilecek olması karşısında, bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda işletenin sorumlu olmadığı hususların, sigorta teminatı kapsamında olmayacağı kanun ile düzenlenerek açıklığa kavuşturulmuştur. Bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonraki tek taraflı kazalarda zarar dolaylı yada doğrudan olsun, 2918 Sayılı Yasanın 85/1. Maddesi gereğince işletenin sorumlu olmadığı durumlarda, sigortanın da sorumluluğu olmayacaktır.
Somut olayda kaza tarihi 02.02.2021, poliçe tarihi ise 01.12.2020'dir. Açıklanan nedenlerle poliçe ve kaza tarihi 26.04.2016 tarihinden sonra olduğundan KTK'nin 92/1-h maddesi gereğince desteğin kusurunun sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu" gerekçesiyle "Davanın reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasçısı ve oğlu olan ...'nun yaptığı trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini içerir davanın ikame edildiğini, yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, eksik inceleme sonucu verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1089 Esas sayılı kararında da belirtildiği gibi tek taraflı kazalarda müteveffa kusurlu olsa bile destek sahiplerine ödeme yapılması gerektiğini, tazminat talep edenlerin belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Somut olayda davacılar sigortalı araç sürücüsü olan desteğin sevk ve idaresindeki araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında ölmesi sonucu davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Dosyada mevcut 02.02.2021 tarihli kaza tespit tutanağında ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden soruşturma aşamasında alınan ve istinaf dilekçesi kapsamında itiraz edilmeyen raporlar dahilinde davacılar desteğinin araç ile seyir halinde iken kavşakta istikametinde yanan kırmızı ışığa riayet etmeden, dikkatsizce, hız azaltmadan seyrine devam etmesi sonucu karşı istikametten gelen ve yeşil ışıkta dönüş yapan dava dışı şahsın kullandığı araca çarpması neticesinde vefat ettiği trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde, yani kaza tarihi olan 22.07.2021 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.
Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, yine dosyada mübrez kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporla yapılan tespit dahilinde, vefat eden desteğin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kazaya etki eden başkaca unsurun bulunmadığı noktasında ihtilaf olmadığından açıklanan gerekçelerle davacıların sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D.2021/22186 E. - 2023/10464 K., 2022/5943 E. - 2023/12616 K. Sayılı ilamı)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Başvuru sırasında alınması gerekli 427,60. TL harçtan peşin alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
-
Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15