Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1617
2024/1402
25 Eylül 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1617
KARAR NO : 2024/1402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/06/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/386 Esas, 2022/456 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mirasçısı ve eşi olan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile 22/07/2021 tarihinde yapmış olduğu kaza nedeniyle vefat ettiğini, müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı alabilmesi için davalı şirkete başvuru yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını, akabinde arabuluculuğa müracaat ettiklerini ancak arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alamadıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydı ile müvekkilinin destekten yoksun kalma sebebiyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve müvekkili şirket sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek şartıyla ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı, 11...2020-2021 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik ) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacılar murisi ... tek taraflı % 100 kusurlu olduğu kazada vefat ettiğini, bu sebeple zararın sigorta teminatı dışında kaldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; "...Buna göre dava konusu kazanın 22.07.2021 tarihinde meydana geldiği, kazaya konu araç poliçesinin 11....2020 tarihinde akdedildiği, desteğin ölümüne neden olan kazanının desteğin tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı, desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre desteğin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı kapsamı dışında kaldığı..." şeklindeki gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK tarafından düzenlenen kusur raporunun hatalı olduğunu, ATK raporunda yol yüzeyinin karlı olduğuna değinildiğini ancak kusur tayini yapılırken bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bundan ötürü Karayolları veya belediyenin bir sorumluluğu olup olmadığının değerlendirilmediğini, bu itibarla eksik inceleme neticesinde müteveffaya tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu, tek taraflı kazalarda müteveffa kusurlu olsa bile destek sahiplerine ödeme yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Somut olayda davacı eş sigortalı araç sürücüsü olan desteğin sevk ve idaresindeki araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında ölmesi sonucu davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Dosyada mevcut 22.07.2021 tarihli kaza tespit tutanağında desteğin araç ile seyir halinde iken, 2918 sayılı KTK'nın 52/1-B maddesini ihlal etmek suretiyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı aracın takla atarak dere kenarında bulunan kaya parçalarına çarpması sonucu ...'ın vefat ettiği tespit edilmiştir.
Davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde, yani kaza tarihi olan 22.07.2021 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.
Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, yine dosyada mübrez kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporla yapılan tespit dahilinde, vefat eden desteğin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kazaya etki eden başkaca unsurun bulunmadığı noktasında ihtilaf olmadığından aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiş, açıklanan gerekçelerle davacının sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D.2021/22186 E. - 2023/10464 K., 2022/5943 E. - 2023/12616 K. Sayılı ilamı)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı istinaf başvurusu sırasında adli yardımlı olup harç yatırmadığından alınması gereken istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 220,70. TL ve istinaf karar harcı olan 427,60. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
-
Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15