SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/731

Karar No

2024/1298

Karar Tarihi

9 Temmuz 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/731

KARAR NO : 2024/1298

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/12/2023 (Karar)

NUMARASI : 2023/361 Esas, 2023/879 Karar

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın davalı kuruma bağlı ... ... İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğünün açık ihale usulü yöntemi ile ihale ettiğini, 2013/... ihale kayıt numaralı ihalesine teklif verdiğini, neticede ihale müvekkili firma uhdesinde kaldığını ve taraflar arasında 23/01/2014 tarihli açık ihale usulü ile ihale edilen istisna kapsamında 154 kv. İletim trafo merkezlerinin işletmesinin hizmet alımı yolu ile yapılmasına yönelik .... Etap birim fiyat hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiğini, ayrıca taraflar arasında ... ...'nin de işletilmesi işine ilişkin 31/03/2014 tarihli ek sözleşme imzalandığını, davalı kuruma sözleşmeler kapsamında .... Bankası A.Ş'den temin edilen, ... sayılı, 17/01/2014 tarihli ve 350.000,00-TL bedelli ile ... sayılı, 20/03/2014 tarihli 65.000,00-TL bedelli iki adet kesin teminat mektubu verildiğini, müvekkil firmanın 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklik sonrası, gerek işbu davaya konu ihale sözleşmesi ve ek sözleşme kapsamında gerekse benzer ihalelere ilişkin işçilerin kıdem tazminatlarının davalı tarafından ödenmesi ve hak edişlerinden kesinti yapılmaması gerektiğine dair grup müdürlükleri nezdinde farklı tarihlerde yazılı ve sözlü taleplerde bulunduğunu, bu nedenle 1.000,00-TL bakiye hak ediş bedellinin, ihale sözleşmesi gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesini, tedbir kararı verilmemesi nedeniyle teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde, bedelinin ödeme veya nakde çevirme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil firmaya ödenmesini, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğacak zararların tazminini, dava sonunda nakde çevrilmemesi halinde kesin teminat mektuplarının müvekkil firmaya iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafo merkezi işletmeciliği hizmet alım ihalelerinin 4734 sayılı kanunun 3/g maddesine göre ihaleye çıkılarak yapıldığını, yapılan bu ihalenin kamu ihale kanununa göre değil yönetmeliğe göre yapıldığını, ihale sözleşmesinin 36/2 maddesinde yüklenicinin son istihkakının ödenmeyeceğinin söz konusu istihkakın çalıştırdığı personelin ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs. Haklarının karşılığı olarak ayrılacağının düzenlendiğini, işyeri devri halinde de kendi çalıştırdığı sürelerle ilgili işverenin kıdem tazminatı ile ilgili sorumluluğunun devam ettiğini, TTK gereği her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, idari şartnamedeki 3 g'ye ilişkin hükümleri gören ve bunun aksini düşünen basiretli iyiniyetli her katılımcının ihale öncesinde henüz ihaleye yüklenmeden itiraz yoluyla yahut bir dilekçe ile söz konusu ihalenin 3/g kapsamında değil 62/e ye göre yapılması gerektiğini söyleyebilecekken davacının herhangi bir itiraz ya a başvuru yapmadan ihaleyi yüklendiğini, daha sonrasında hukuka aykırı olarak söz konusu ihalenin 62/e ye dayandırmak istediğini, ihale ilanı, ihaleye ilişkin şartların ve ihalenin hangi kapsamda olduğunun ihale öncesinden herkesin malumu olduğunu, bu nedenlerle kurulun ihale şartnamesinde yer alan hususlarda her hangi bir değişikliğe tabi olmayacağının bununla birlikte TİS'in anayasal bir hak olduğunu, yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; davacının davalı tarafından yapılan ihale sonucunda aralarında sözleşme ve ek sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında davalı tarafa 350.000,00 TL bedelli ve 65.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubu verildiğini, çalıştırılacak olan işçilerin kıdem tazminatlarını davalı tarafından ödenmesi ve hak edişlerinden kesinti yapılmaması gerektiğine dair davalı tarafa başvuru yapıldığını, ancak davalının bu talepleri reddettiğini, davacı kurum nezdinde çalışan işçilerin sözleşme bitim tarihinden itibaren SGK'dan çıkış bildirimlerinin yapıldığını ancak işçilerin tamamının ihaleyi yeni kazanan firma bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, çalışan işçilere ödenecek kıdem tazminatından davalının sorumlu olduğunu, yine davalı nezdinde ödenmeyen hak edişler bulunduğunu belirterek 6552 sayılı yasa nedeniyle kıdem tazminatı ödeme sorumluluğunun davalı kurumda olduğunun tespitine, iş yeri devri hükümleri uyarınca davacı firmanın kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine, 1.000,00 TL hak ediş bakiye bedelinin ihale sözleşmesi gereğince ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davacının sözleşmeler kapsamında kıdem tazminatından kendisinin sorumlu olmadığı, bu sorumluluğun davalı tarafa ait olduğunun tespiti ile ödenmeyen son hak ediş bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin talebi bulunmaktadır. Taraflar arasında 23/01/2014 tarihinde 154 kV. iletim trafo merkezlerinin işletilmesinin hizmet alımı yoluyla yapılmasına yönelik sözleşme akdedilmiş olup; daha sonra taraflar arasında 31/03/2014 tarihinde ek sözleşme yapılarak 23/01/2014 tarihli sözleşme koşulları ve süresi aynen geçerli olmak üzere ... ...'nin işletmesinin de davacı firmaya ilave iş olarak yaptırılmasına ilişkin sözleşme yapılmıştır. Sözleşmelerin sona erme süreleri ise 14/03/2017 tarihi olarak belirlenmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 36.2.9 maddesinde yüklenicinin çalıştırdığı personel ve kendi firması ile ilgili; İş Kanunu, İş Kanunu Mevzuatı, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Hıfzısıhha Kanunu ile bu konudaki diğer yasa, tüzük ve yönetmeliklerde emredilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası primleri, işsizlik sigortası, kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye ve fazla mesai ödemeleri, vergi vb. diğer tüm yasal yükümlülükleri yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir.

Yine sözleşmenin 36.4.4 maddesinde yüklenicinin son istihkakı ödenmeyecek olup; söz konusu istihkak çalıştırdığı personeli ücret, fazla mesai, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs. haklarının karşılığı olarak ayrılacaktır. Yüklenici işin bitiminde sözleşme konusu işe ait çalıştırdığı tüm personelden, usulüne uygun olarak alınmış Noter onaylı bir ibranameyi ve bu ibranamede belirtilen miktarın yine banka hesabı aracılığı ile ödendiği gösteren belgeyi teşekküle verecektir. Bu işe ilişkin yüklenicinin çalıştırdığı personeline herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine dair tüm ibranamelerin teşekkülce kontrolüne müteakip yüklenicin son istihkakı iade edilecektir şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Akit serbestisi ilkesi gereğince tarafların kanuna, ahlaka ve adaba kamu intizamına aykırı olmamak aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilmeleri mümkündür. Sözleşme ile taraflar birbirlerine olan alacak ve borçlarını belirleyebilecek ve bu belirleme ve taahhütler tarafları bağlayacaktır. Basiretli tacir olma yükümlülüğü altında bulunan sözleşmenin tarafları bu yükümlülüğün doğal sonucu olarak sözleşme hükümlerine uymak ile yükümlüdürler. Somut olayda taraflar arasında 23/01/2014 tarihli hizmet alımı sözleşmesi imzalanmış olup; sözleşmenin 36.2.9 maddesinde yüklenicinin çalıştırdığı personel ve kendi firması ile ilgili sigorta primleri, işsizlik sigortası, kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye ve fazla mesai ödemeleri, vergi vb. bütün yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu açıkça kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme maddesinde de açık bir şekilde belirtildiği üzere sözleşmeden kaynaklı hizmet alım işinde, yüklenici olan davacı tarafından çalıştırılacak olan personelin kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğü yükleniciye aittir. Bu nedenle davacının çalışan personelin kıdem tazminatından kendisinin sorumlu olmadığı ile davalı işverenin sorumlu olduğunun tespitine yönelik talebi yerinde olmayıp bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Yine davacı yüklenici sözleşme kapsamında kendisine ödenmeyen son hak ediş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen 23/01/2014 tarihli sözleşmenin 36.4.4 maddesinde yüklenicinin son istihkakının ödenmeyeceği, son istihkakın çalışan personelin ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs haklarının karşılığı olarak ayrılacağı, yüklenicinin işin bitiminde çalıştırdığı personelden usulüne uygun olarak alınmış Noter onaylı ibranameyi ve ibranamede belirtilen miktarın banka hesabı aracılığı ile ödendiğini gösteren belgeyi sunması sonrasında yüklenicinin çalıştırdığı personele borcunun olmadığının tespiti sonrasında son istihkakının yükleniciye ödeneceği açıkça belirtilmiştir. Davacı yüklenici her ne kadar son istihkakın kendisine ödenmediğini belirterek tahsilini talep etmiş ise de; sözleşme kapsamında yer alan bu madde kapsamında son hak edişin davacıya ödenmemesi hususunda taraflar arasında anlaşma yapılmıştır. Yine son hak edişin davacıya ödenebilmesi için bu madde kapsamında yüklenicinin çalıştırdığı personele işçilik haklarından kaynaklı tüm ücretini banka hesabı yoluyla ödemiş olması, ayrıca çalışan personellerden aldığı Noter onaylı ibranameyi davalı işverene ibraz etmesi gerekecektir. Davacı yüklenici bu sözleşme maddesi doğrultusunda çalıştırdığı personellerden aldığı Noter onaylı ibranameyi ve personellerin işçilik haklarından kaynaklı alacaklarını banka hesabı yoluyla ödediğine dair herhangi bir delil veya belge ibraz etmemiş olup; davacı bu yükümlülüğü yerine getirdiğine dair beyanda dahi bulunmamaktadır. Son hak edişin ödenmeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığı, son hak edişin ödenmesi için yapılması gereken işlemlerin sözleşmede net bir şekilde belirlendiği, davacı yüklenicinin bu sözleşme maddesi gereğince son hak ediş bedelinin ödenmesi için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bu durumda davalı işverenin son hak ediş bedelini ödememekte haklı olduğu anlaşılmakla davacının son hak ediş bedelinin tahsiline karar verilmesine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı dava dilekçesinde sözleşme kapsamında davalıya verilen 350.000,00 TL ve 65.000,00 TL tutarındaki iki adet teminat mektuplarının iadesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.4.1 maddesinde taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı teşekküle herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, sosyal güvenlik kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamının yükleniciye iade edileceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre sözleşme süresinin sonunda hizmet alımına ilişkin işlerin sözleşme ve ihale dokümanlarına uygun şekilde yerine getirilmesinden sonra teminat mektuplarının iade edilebilmesi için davacının sosyal güvenlik kurumundan ilişiksiz belgesi alması ve bu belgeyi davalı işverene ibraz etmesi, ayrıca davalı işverene davacı yüklenicinin herhangi bir borcunun bulunmaması gerekecektir. Davalı işveren sözleşme hükümleri kapsamında ve yapılan işler nedeniyle davacı yüklenicinin kendisine borcunun bulunduğuna yönelik herhangi bir iddia veya beyanda bulunmamaktadır. SGK Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında da sözleşme konusu işin sona ermesi sonrasında davacı yüklenicinin başvurusu üzerine 15/08/2018 tarihli ilişiksiz belgesi düzenlendiği belirtilmiş olup; davalı kurum müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında da ihalenin süresinin bitmiş olması nedeniyle SGK tarafından alınan davacıya ait ilişiksiz belgesinin kendilerine teslim edildiği ifade edilmiştir. Sözleşme kapsamında teminat mektuplarının iadesi için gerekli şartlar kararlaştırılmış olup; buna göre davacının davalı kuruma borcunun bulunmadığı, davalı kurumun bu yönde iddia veya beyanının bulunmadığı, yine davacı tarafından SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin davalı işverene ibraz edildiği anlaşılmakla sözleşme hükümleri doğrultusunda teminat mektuplarının davacı tarafa iadesi gerektiği sonucuna varılmış olup; teminat mektuplarının davacıya iadesine yönelik talebin kabulüne karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddedilmiş olmasına rağmen teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmesinin nedenin anlaşılamadığını, kıdem tazminatlarını ödeme bakımından davacı şirketin sorumlu olduğunun defalarca belirtildiğini, davacı şirket tarafından açılan dava, niteliği itibari ile davacının gerçekte borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan olumsuz tespit davası olup, bu davanın açılmasındaki hukuki amacın borcu bulunmadığı halde ileride dava veya takip hukuku yoluna başvurulma ihtimali bulunulması halinde, bu başvuru yolunu engellemek olduğunu, davacı şirketin teminat mektuplarının nakde çevrilmesine dair tedbir kararı almış olması sebebiyle kıdem tazminatını ödemediği için bu tutarın Kurum alacağını karşılayacak şekilde teminat mektupları nakde çevrilemediğini, menfi tespit davası reddedilmiş olmasına rağmen tazminata hükmedilmediğini, kararın hüküm fıkrasının infazında tereddüt oluşacak şekilde çelişkiler ve maddi hatalar mevcut olduğunu, nispi harca tabi olan ve dava sırasında harçlandırılan ve esastan reddedilen talebe rağmen bakiye harcın ve yargılama giderinin davalıdan alınmasına karar verildiğini, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini, vekalet ücreti yönünden kurulan hükmün yanlış yazılmış olup maktu vekalet ücretinin mi nispi vekalet ücretinin mi davacı sorumluluğunda olduğunun anlaşılamadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektuplarının iadesi, 6552 sayılı Kanun gereğince ihale konusu işte çalışan personelin kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğün davalı kuruma ait olduğunun tespiti, bakiye hak ediş bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre taraflar arasında 23/01/2014 tarihli, 154 kV. İletim Trafo Merkezlerinin İşletmesinin Hizmet Alımı Yolu ile Yapılmasına Yönelik .... Etap Birim Fiyat Hizmet Alımı Sözleşmesinin ve 31/03/2014 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 11.1.1 maddesi uyarınca davacı yüklenici tarafından davalı işverene kesin teminat mektupları verildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi başlıklı 11.4.1 maddesinde "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek teminatların tamamı yükleniciye iade edilir.", 36.4.3 maddesinde "Yüklenici işin bitiminde çalıştırdığı tüm personelden, usulüne uygun olarak alınmış bir ibranameyi ve bu ibranamede belirtilen miktarın yine banka hesabı aracılığı ile ödendiğini gösteren belgeyi teşeküle tevdi edecektir. Aksi taktirde yüklenicinin son istihkakı ödenmeyecek olup söz konusu istihkak çalıştırdığı personelin ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs.haklarını karşılamadığı takdirde kesin teminat ve varsa ek teminatı bu sözleşmenin 11.4.2 maddesi hükümlerine göre paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilerek hak sahiplerine ödenir, varsa kalanı yükleyiciye geri verilir. Usulüne uygun bir ibranamede; İbranamenin iş akdinin feshinden sonraki bir tarihi taşıması, İşçinin bu yönden alınacak ibranamede; işçiye ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti..vs.işçilik haklarına ilişkin ödeme yapılmış ise bu ödemelerin açıkça ve ayrıca kalem kalem gösterilmesi, Ödenen işçilik hakları açısından işverenin ibra edilmiş olması, şartlarını içermesi gerekmektedir." şeklinde kararlaştırıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde teminat mektuplarının davacıya iadesine yönelik talebin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

İstinaf konusu uyuşmazlık, teminat mektuplarının iadesi koşullarının mevcut olup olmadığı noktasındadır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/2118 Esas 2021/1976 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; "Her ne kadar tüm işçilerden işçilik alacakları yönünden ibra belgesi sunulmamış ise de; dava dışı işçilerin iş akitlerinin kıdem tazminatı gerektirecek şekilde sonra ereceği belirli olmadığı gibi, bu şekilde sona erecek olsa bile belirli olmayan bir tarihe kadar bakiye hak ediş alacağının bloke edilmesi ve teminat mektubunun davacı uhdesinde kalması sözleşme hukukuna uygun düşmez. Ayrıca teminat mektubunun banka ile ilgili sonuçları nazara alındığında, teminat mektubunun iade edilmemesi davacı şirketin telafisi zor ekonomik zararlarına sebep olabilir." denildiği, somut uyuşmazlıkta tüm işçilerden işçilik alacakları yönünden ibra belgesi sunulmamış ise de, dosya kapsamında davalı asıl işverenin işçilere kıdem tazminatı ödediği veya işçilik alacakların talep edildiği yönünde bir bilgi ve belge olmaması nedeniyle mahkemece teminat mektuplarının iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dava, kıdem tazminatından davalı kurumun sorumlu olduğunun tespiti, 1.000,00 TL hakediş bedelinin tahsili ve 415.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkin olup, 1.000,00 TL hakediş bedeli ve kıdem tazminatından davalı kurumun sorumluluğunun tespitine yönelik talebin reddedildiği, bu sebeple davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde ve 415.000,00 TL'lik talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, hükümdeki maddi hatanın tashih şerhi ile düzeltildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 28.348,65 . TL karar harcından peşin alınan 7.087,16. TL harcın mahsubu ile bakiye 21.261,49. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

  6. Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere ... tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36.4.4. maddesinde, yüklenicinin, işin bitiminde, davalı tarafa tüm işçilerden alınmış ibraname ibraz edeceği, alınacak bu ibranamede kıdem tazminatı da dahil tüm işçilik alacaklarının ödendiğinin gösterileceği, aksi takdirde son istihkakın ödenmeyeyeceği ve sözleşme ilişkisinin tasfiye edileceği, 11.4.2. ve 16.3. maddelerinde ise bu durumda teminat mektuplarının gelir kaydedileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından tüm işçilerden usulüne uygun alınan ibranamelerin sunulmadığı, sözleşme gereği davacının edimini yerine getirmediği,11/11/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre 22 işçinin yeni ihaleyi kazanan şirkette çalışmaya devam ettiği, işçilerin davacı şirkette çalıştığı dönemde ki kıdem tazminatından davacı şirketin sorumlu olduğu, bu nedenle teminat mektuplarının iadesi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SözleşmesindencevapNiteliktekiAlacaktarihiKaynaklanan)numarasıerzurum(TicarihükümHizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim