Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/939
2024/1222
25 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/939
KARAR NO : 2024/1222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2018/232 Esas, 2022/178 Karar
(Birleşen 2019/260 E.
(Birleşen 2020/18 E.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait kimliğin müvekkilinin bile bilmediği şahıslar tarafından sahte olarak üretildiğini, sahte nüfus cüzdanı haline getirildiğini, sahte nüfus cüzdanı kullanılmak suretiyle... Tekstil İnş.... Ltd. Şti adı altında şirket kurulduğunu, şirket adına davalı bankadan çek hesapları açılarak birçok çek karnesi alındığını, bu çeklerden dolayı çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız çek suçundan birçok ceza davası açıldığını, müvekkilinin tüm bu ceza davalarından beraat ettiğini, davalı bankanın çek hesabı açtıran şahsın kimlik bilgilerine ilişkin belgelerin asıllarını incelemeden sosyal ekonomik durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çek karnesi verdiğini, bu nedenle davalı bankanın dava dışı üçüncü kişiye çek verirken gerekli özeni ve basireti göstermediği için müvekkilini onarılmayacak derecede maddi ve manevi zarara uğrattığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Asıl dava davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerekirken Erzurum'da açılması HMK'nun yetkiye ilişkin düzenlemelerine aykırı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, HMK'nın 2.maddesi gereğince ve somut olayın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmasına karşın iş bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın iş bu davası Eski Borçlar Kanunu'nun 60.maddesine istinaden zamanaşımına uğradığını bu nedenle zamanaşımından da reddi gerektiğini, davacı tarafın iş bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, zira iş bu davaya konu çekler iş bu dava dışı... Tekstil İnşaat ve Dayanaklı Tüketim Malları Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin keşidecisi olduğu çekler olduğunu, dolayısıyla söz konusu dava anılan firma tarafından veya firma yetkilisi sıfatıyla açılması gerekirken ... tarafından şahsı lehine açıldığını, somut olayda iddia olunduğu üzere sahte kimlik kullanılarak kredi çekilmediğini, sahte kimlik kullanılarak şirket kurulduğunu, dolayısıyla iş bu davada müvekkil bankala atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Birleşen 2019/260 Esas sayılı dava davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak davanın yetkili İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından esasa girilmeden reddinin gerektiğini, davacının meyadana gelen zararında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2019/262 Esas sayılı dava davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından esasa girilmeden reddinin gerektiğini, yetki itirazında bulunarak davanın yetkili İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiasının aksine... Tekstil Şirketi dava konusu edilen olaydan önce kurulmuş olduğunu, kurucu ortakları arasında da davacının yer almadığını, davacının meyadana gelen zararında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2019/264 Esas sayılı dava davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak davanın yetkili Büyükçekmece mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından esasa girilmeden reddinin gerektiğini, davacının meyadana gelen zararında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2020/18 Esas sayılı dava davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduğunu, müvekkilinin kamu tüzel kişisi olduğunu idari işlem ve görevler nedeniyle açılacak davaların idare mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki itirazında bulunarak davanın yetkili İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduğunu, davacının meyadana gelen zararında müvekkilinin herhangibir kusurunun bulunmadığının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gerekli beş koşul, eylem, hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusurdur. Somut olayda bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı tespit edilmeli, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bankanın eyleminden dolayı kusurun olup olmadığı tartışılmalı ve bu kusur ile davalının zararı arasında illiyet bağı olup olmadığı ortaya konulmalıdır. Hukuka aykırılık unsurunun tespit edilebilmesi için dayanak olacak madde, davalı bankanın özen yükümlülüğünün düzenlendği çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı yasanın 2.maddesidir. Bu madde kapsamında bankalar çek hesabı açarken çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumunun bulunup bulunmadığını araştırmalı ve bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermelilerdir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde müvekkil bankanın söz konusu çek hesabını açarken ve çek karnelerini verirken davacının bahse konu şirkette ne şirket ortağı ne de şirket müdürü olduğunu, bu nedenle müvekkilleri bankaların davacıyı zarara uğratmadığını davacının, davacı şirket ortağı ve şirket müdürü olmadan önce, söz konusu şirket adına çek hesabı açıldığını belirtmiştir. Eldeki dava açısından, davalı .... Bankası yönünden çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 25.09.2007, davalı ... Bankası yönünden çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 24.07.2007, davalı ...Bank yönünden çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 12.09.2007, davalı ... Bankası yönünden çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 27.07.2007 ve davalı ... Bankası (TMSF) yönünden çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 28.08.2007 tarihleridir. İstanbul Ticaret Odası ve Büyükçekmece ...Noterliği'nin kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının şirkete ortak olması ve şirkete müdür olarak atanması işlemleri 06.11.2007 ve 07.11.2007 tarihleridir. Bu takdirde davalı bankaların çek hesabı açtığı tarihlerde davacı ... hakkında bir araştırma yapması gerektiği ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı düşünülemeyeceğinden, bankanın haksız fiil sorumluluğu için aranan hukuka aykırılık unsuru, kusur unsuru ve eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı unsurunun gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve asıl dava ve birleşen davalar yönünden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Asıl ve birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin hayatının karardığı, olaylara istinaden maddi ve manevi tazminat talebi ile huzurdaki davanın açıldığını, yargılama aşamalarında dosyada maddi hesabın yapılması için bilirkişi tevdi edildiği, işbu tevdi neticesinde tamamen bilimsel olarak hazırlanan rapora istinaden dava miktarının ıslah edildiği, ancak mahkeme hakiminin rapora rağmen hükme dayanak olan gerekçesini sunarak ilgili davaları ayrı ayrı reddederek bir kaz daha müvekkilin maddi anlamda mağdur olmasına neden olduğunu, tüm belgelere rağmen yerel mahkemenin mağduriyeti görmemesi bankalara hiçbir sorumluluk yüklememesi ve ayrıca dosya kapsamındaki lehe olan delileri dikkate almamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan/ertelenen asıl ve birleşen davalar için alınması gerekli 1.103,50. TL başvuru harcı, 2.138,00. TL karar ve ilam harcı ile tebligat ve posta masrafı 165,60. TL olmak üzere toplamı 3.407,10. TL'nin asıl ve birleşen dava davacısından alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
-
Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25