SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2024/603 E. 2024/1184 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/603

Karar No

2024/1184

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/603

KARAR NO : 2024/1184

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/01/2024 (Karar)

NUMARASI : 2022/211 Esas, 2024/46 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili, gıda sektöründe faaliyet sürdüren müvekkilinin davalı şahıs ile bir takım ticari ilişkiler kapsamında aralarında ürün ve mal satışı yapıldığını, bu kapsamda davalı şirkete müvekkilince düzenlenen 21/03/2017 tarihli, ... numaralı ve 352.206,11.-TL meblağlı irsaliyeli fatura konusu çiğ süt satımı gerçekleştirilerek buna karşın faturaya ilişkin alacağın müvekkili tarafından davalıdan defaatle sözlü olarak talep edilmesine rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle faturaya dayalı olarak Erzurum İcra Müdürlüğü'nün 2017/... numaralı dosyasında 54.539,66.-TL Borç konusu edilerek takip işlemi başlatıldığını, akabinde davalı tarafça ödeme emrine ve ferilerine müteallik olarak borcunun olmadığı, alacaklı ile borç doğumuna sebebiyet verecek bir hukuki ilişkinin bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini, borçlunun itirazında haksız olduğunu, taraflara ait ticari defterler ve faturaya ilişkin BA formları bilirkişi tarafından incelendiğinde itirazın haksız olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin 2015 yılından bu yana ticaret yaptıklarını, davacı tarafın müvekkiline ürün vermeden önce bedelini peşin olarak aldığını, sonrasında civar köylerden süt alımı yaptıktan sonra müvekkiline ürün teslimi yaptığını, davacı yan tarafından kesilen faturalar bire bir teslim edilen mal yahut ödemeye karşılık değil peyderpey kesildiğini, davacı tarafın yalnızca faturaya dayalı olarak bir alacak talep ediyorsa icra takibinde faturaya dayalı alacak olarak belirttiğini, ancak müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler, müşteri çekleri ile davacının ticari kayıtları incelendiğinde müvekkilinin kesilen fatura bedelinden çok daha fazla ödeme yaptığını ve halen ürün alacaklısı konumunda olduğunun görüleceğini, zira toplam kesilen fatura bedelinin 1.253.745,79.-TL iken müvekkilinin ekte makbuzları sunulan ödemeleri toplamının 1.190.000,00.TL ve davalıya doğrudan müvekkilin müşterileri tarafından ödenen 238.908,00.-TL müşteri çekide verildiğini, bu hesapla müvekkilinin alacaklı olduğunu, eğer ürün teslimine ilişkin bir alacağa dayanıyorsa o zaman da yapılan ödemelerden daha fazla ürün teslim edildiğine dair evrakın sunması gerekeceğini, bu nedenlerle, davanın reddine, davacı yanın % 20'den az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, 21/03/2017 tarihli ve 353.206,11-TL bedelli fatura dayanak yapılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce davacının ticari defterlerinde söz konusu faturadan kaynaklanan alacağın bulunmaması ve davalının defterlerinde de dava konusu faturadan kaynaklanan borç kaydının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerine işlenmiş olması ve davacının söz konusu faturaya istinaden yapılan ödemeleri defterlerine işlememiş olması nedenleriyle, davalının bu faturaya istinaden yaptığı avans ödemelerine ilişkin belgeleri ibraz etmesi akabinde değerlendirme yapılması için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememiz'ce, istinaf ilamı doğrultusunda, 05.05.2022 tarihli ara karar ile davalı tarafa dava konusu 353.206,11 TL tutarındaki faturaya ilişkin yaptığı avans ödemelerinin belgelerini sunması için iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davalı vekili bu doğrultuda 29.04.2022 tarihli dilekçesi ile açıklamada bulunmuş, banka hesap hareketlerini, cari hesap ekstresini ve bir kısım çek suretlerini ibraz etmiştir. Davalı vekili bu dilekçe ile, davacının aralarındaki ticari ilişki nedeniyle, dava konusu fatura da dahil olmak üzere toplamda 1.252.745,79 TL tutarında fatura düzenlediğini, müvekkilinin banka hesabından doğrudan ödenen tutarın 1.206.900,00 TL olduğunu, 238.908,00 TL tutarında çek ile ödeme yapıldığını ve 379.950,00 TL tutarında da elden ödeme yapıldığını beyan etmiştir. Bu beyan üzerine Mahkememizce 23.11.2022 tarihli duruşmada davalı tarafa dava konusu faturaya dair yapılan ödemelerin belgelerinin sunulması için yeniden süre verilmiştir. Davalı taraf bu sürede de dava konusu faturadan kaynaklanan borca yönelik ödeme yaptığının somut bir şekilde 353.206,11 TL tutarında belgesinin bulunmadığını ancak davalının tüm ticari ilişki çerçevesinde düzenlediği faturaların çok üzerinde ödeme yapıldığını beyan etmiştir.

Mahkememizce bozma sonrası alınan 03.11.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde 353.206,11 TL tutarındaki faturaya ilişkin bir ödeme kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerine göre de 353.206,11 TL tutarındaki faturaya ilişkin bir ödeme olmadığı tespit edilmiştir. Ancak davacının ticari defterlerine göre davalıdan 60.784,45 TL alacaklı olduğu, davalının ise defterlerinde yer alan ödemeler ve defterlerine işlemediği ödemeler toplamı dikkate alındığında, 423.281,89 TL fazla ödeme yaptığı belirlenmiştir.

Fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar mal teslim edildiğini malı alan taraf kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek bedel belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır.

Somut olay itirazın iptali davası olduğundan, kural olarak ispat yükü davacı taraftadır. Ancak davacı taraf takip dayanağı 21/03/2017 tarihli ve 353.206,11-TL bedelli faturayı ibraz ettiğinden, davalı taraf ise fatura içeriğine itiraz etmediğinden ve bu faturayı ticari defterlerine işlediğinden artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını davalının ispat etmesi gerekir. Davalı ise bu faturadan kaynaklanan borcunu avans ödemeleri ile tamamen ödediğini beyan ettiğinden, istinaf ilamında da belirtildiği üzere bu iddiasını ispat etmelidir. Ancak davalı tarafa verilen süreler içerisinde davalı taraf ticari defterlerine işlediği 21/03/2017 tarihli ve 353.206,11-TL bedelli faturadan kaynaklanan borcunu ödediğine ilişkin somut bir belge ibraz edememiş, davacı ile olan geçmiş ticari ilişkiye istinaden yaptığı ödemelerin dikkate alınmasını talep etmiştir. Davalının ticari defterlerine işlediği faturayı ödediğine dair belge sunamadığı anlaşıldığından ve davacı ise söz konusu faturanın 54.539,66 TL tutarındaki kısmının ödenmediğini ileri sürdüğünden davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın icra takibinde faiz talebi de bulunmaktadır. Ancak TBK'nin 117.maddesi kapsamında davalı tarafa gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığından faiz talebinin reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davalının Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 54.539,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, 2-Hükmedilen tutarın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporları ile müvekkilinin borçlu olmadığını aksine alacaklı olduğunun ispat edildiğini, mahkemece doğrudan faturaya karşılık bir ödeme tespit edilmediğinden bahisle verilen kısmen kabul kararının dosyadaki delil durumuna, bilirkişi raporları ve kararın gerekçesine aykırı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:

Dava, bakiye fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı vekili taraflar arasında çiğ süt satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, davalıya 21/03/2017 tarihli 352.206,11-TL bedelli irsaliyeli faturaya konu malın teslim edilmiş olmasına rağmen davalının bu faturanın 54.539,66-TL'sini ödemediğini, bu bedelin tahsili için başlatığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı vekili, davacının yapılan avans ödemeleri karşılığı mal satışı yaptığını, davalının yapmış olduğu avans ödemeleri nedeniyle davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istediği, mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamında göre davanın reddine karar verildiği, karara karşı istinafa başvurulması üzerine Dairemizin 3/03/2022 tarih ve 2019/2417 E. - 2022/533 K. sayılı ilamı ile davada ispat külfetinin ödeme savunmasında bulunan davalı üzerinde olduğu belirtilerek ödeme belgeleri getirtilmek suretiyle bilirkişi raporu alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde davalının ödeme savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davalı taraf, ön ödemeli mal aldığını ve buna ilişkin olarak kendisine ait ve müşterilerine ait çekleri davacı tarafa verdiğini savunmaktadır.

Davalının açıklanan savunması, borcun kaynağını oluşturan olgunun (satım akdînin) ve bundan doğan borcun varlığının kabulünü içermekle birlikte, bu borcun ödendiği yönündedir. Bu hâlde davalı taraf borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Eş söyleyişle, somut olayda ispat külfeti davalıya aittir. Davacı, davalının bu kabul beyanı nedeniyle alacağının varlığını kanıtlamak yükümlülüğünden kurtulmuş; buna karşılık davalı, borcu ödediğini kanıtlamakla yükümlü hâle gelmiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2742 E. - 2021/853 K. sayılı ilamı)

Dairemiz kaldırma kararı sonrasında davalı vekili tarafından ödemelere ilişkin olarak bir takım belgelerle birlikte davalının hamili bulunduğu ...Süt ve Süt Ürünleri Ticaret ... tarafından keşide edilmiş çek fotokopileri sunduğu, çek fotokopilerinin arka sayfalarının görüntülerinin bulunmadığı, bu çeklerin davacı firmaya teslim edildiğine dair çek teslim belgelerinin de olmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların alacaklılık ve borçluluk durumuna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı tarafından dosyaya sunulan müşteri çeklerinin ciro edilip edilmediğine ilişkin bilgi bulunmadığı için teyidi yapılamadığı belirtilmiş, mahkemece bu hususta davalı tarafından sunulan müşteri çeklerinin ilgili bankadan önlü arkalı fotokopileri getirtilerek ve çeklerin kime ödendiği yönünde bilgiler getirtilerek bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken bu hususa ilişkin gerekli araştırma yapılmadan verilen karar yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf peşin karar harcının davalıya iadesine,

  4. İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

  7. Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

MümessillikcevapİptalitarihinumarasıerzurumİtirazınKaynaklı)(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim