Erzurum BAM 3. HD 2022/1282 E. 2024/1176 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1282
2024/1176
12 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1282
KARAR NO : 2024/1176
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/17 Esas, 2022/160 Karar
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehdarı ve hamili olduğu .... Bankası A.Ş., ... Şubesi, 30.11.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 33.500.00-TL’lik çeke ciro işlemi yaparak ... Kargo isimli kargo şirketine 14/07/2020 tarihinde ... Güvenlik Teknolojileri A.Ş'nin ... Mah. ... Bulvarı ... Sk. No:.../İSTANBUL adresine gönderilmek üzere teslim ettiğini, fakat kargo çalışanı olan kuryenin postaları dağıtıma çıkardığı sırada işbu çeklerin de içinde bulunduğu çantasının çalındığını, kurye ...'in söz konusu hırsızlık olayıyla ilgili 16/07/2020 tarihinde ...Polis Merkez Amirliği'nde ifade verdiğini ve şikayetçi olduğunu, davaya konu olan çekin gönderildiği firma ile müvekkili arasında fatura ve elektronik yazışmalarla sabit olduğu üzere bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, dava konusu çekin ... Güvenlik A.Ş.'ye ulaşamadığı ve dolayısıyla ciro silsilesinin koptuğu kurye görevlisi şüpheli ...'in ifadesi ile sabit olduğunu, müvekkilinin kendisinden sonra gelen cirantalarla hiçbir şekilde ticari ilişkisinin bulunmadığını, kaldı ki davalı tarafın da müvekkilden sonraki ciranta (...) ile aralarında bir ticari ilişki olmadığının çok açık olduğunu, davalı tarafın iyi niyetli meşru hamili olduğunu ileri sürmüşse de iyi niyetli iktisabın oluşabilmesi için; hamilin söz konusu durumu bilmemesi ve de bilebilecek durumda olmamasına bağlı olduğunu, dava konusu olayda davalı tarafın, kambiyo vasfına güvenerek hareket ettiğini beyan ettiğini, oysa ki dava konusu çekin, karekodlu bir kambiyo evrakı olduğunu, dolayısı ile 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren çek yasası gereğince karekodun çek üzerinde bulunması zorunlu hale geldiğini, karekodlu çek sisteminin çeki alacak olan kişi tarafından çekin keşidecesinin geçmiş ödeme performansının görüntülenmesine ve ayrıca çek üzerindeki bilgiler ile karekod içindeki bilgilerin tutup tutmadığını kontrol etmesine imkan sağlayan bir sitem olduğunu, ortada sistemli bir dolandırıcılığın olduğunu, kargodan çek çalma olayının son yıllarda bir vurgun haline dönüştüğünü ve yeni bir dolandırıcılık yöntemi oluşturulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu edilen 30.11.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 33.500.00-TL bedelli çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, söz konusu çekin ödenmesini önlemek için uygun bir teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesini, yargılama harç ve masraf ile ücreti vekâletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu istirdat davasını açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmadığını, bu nedenle davanın başkaca bir araştırmaya gerek kalmaksızın, duruşma günü beklenmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetki itirazlarının olduğunu, müvekkilinin, belirtilen çekin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, çeki nakit para alacağına karşılık çekin arkasında cirosu olan ... Elektrik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ den ciroyla aldığını, çekte, ilk ciro ...'ın, sonraki ciro ... Elektrik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti., onlardan sonra da müvekkilinin cirosunun bulunduğunu, müvekkilinin çekin kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin ticari defter tutma yükümlülüğünün de olmadığını, davacının, müvekkilini suçlayıcı ifadelerini kabul etmediğini, iddialarının doğru olmadığını, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddi ile, davacının, davaya konu çekin bedelinin %20 si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Dava, ... Bankası, ... Şubesi, 30.11.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 33.500.00-TL bedelli çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı, ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 33.500.00 TL tutarındaki 30.11.2020 keşide tarihli çeki ticari ilişki içerisinde olduğu bir firmaya ciro ederek kargo yoluyla gönderdiğini, ancak çekin kargodayken çalındığını, bu nedenle kötü niyetle çeki iktisap eden davalıdan çekin istirdadını talep etmiştir.
Bir çekin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkması halinde; ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olsun, çeki elinde bulunduran yeni hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğu veya bu çek nedeniyle sorumlu olanların borçsuzluklarını ileri sürebilecekleri tartışmasızdır. (bknz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/10/2018 tarihli 2017/36 Esas 2018/5922 Karar sayılı ilamı) Davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı vekili dilekçesinin ekinde dava konusu çekin ... Kargo firmasına teslim edildiğine dair faturayı sunmuştur. Söz konusu faturanın düzenlenme tarihi 17.07.2020 olup, bu faturanın üzerinde dava konusu çekin ayırt edici özelliklerine dair (düzenleyenin adı, hamilin adı, çek numarası, çekin ait olduğu banka bilgisi, düzenlenme tarihi, çek bedeli vs.) hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Kaldı ki çekin düzenlenme tarihi 30.11.2020 olup, kargo şirketine teslim edildiği belirtilen tarih ise 17.07.2020'dir. Yani çekin düzenlenme tarihinden 5 aya yakın bir süre önce kargo firmasına teslim edildiği iddia edilmektedir ki yalnız bu husus dahi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Davacı tarafından belirtilen ceza soruşturma dosyalarında da dava konusu çekin davalı tarafından kötüniyetle iktisap edildiğine dair hiç bir delil mevcut değildir. Davacı taraf çekin çalındığını veya kötüniyetle ele geçirildiğini, bu nedenle ciro silsilesindeki kişilerin kötü niyetli olduğunu veya çeki ele geçirmede ağır kusurlu olduklarını ispat edemediğinden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği üzere sırf çekin düzenlenme tarihinin kargoya verildiği tarihten sonrası bir tarih olması sebebiyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece söz konusu soruşturma dosyalarının işbu dosya arasında alınarak bekletici mesele yapılması gerekirken mahkemece bu hususlara ilişkin taleplerin hiç değerlendirme yapılmadan dosyada karar verildiğini, davalı söz konusu çekleri kötüniyetli olarak iktisap ettiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, çekin istirdatı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı, Türkiye... Bankası A.Ş., ... Şubesinin, 30.11.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 33.500.00-TL bedelli çekin kargoya verildiğini ve kargo dağıtımı sırasında kurye ...'ten çalındığını, daha sonra çekin davalıya geçtiğini, bu itibarla çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu çekin çalınması olayı ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma numaralı dosyasında savcılık soruşturmasının devam ettiğinin anlaşılmasına göre mahkemece bu soruşturma dosyasının sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyeceği gözetilerek akıbeti araştırılarak, sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
-
Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
-
İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,
-
Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25