Erzurum BAM 3. HD 2022/1193 E. 2024/1148 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1193
2024/1148
11 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1193
KARAR NO : 2024/1148
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2020/507 Esas, 2022/245 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü... ... sevk ve idaresindeki diğer davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkili ...'ın kullandığı ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, müvekkillerinin yaralandığını, aracın ağır hasar gördüğünü, aracın rayiç bedelinin dava dışı kasko sigorta şirketince geç ve eksik ödenmesi nedeniyle müvekkili yeni araç alamadığından işine gidemediğini ve işinden olduğunu, müvekkillerinin psikolojisinin bozulduğunu, kırmızı ışık ihlali yapan davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek HMK 107. madde kapsamında belirlendiği şekilde artırılmak üzere maddi tazminatın ve kusur durumu ile zararın kapsamının belirlenmesinden sonra açıklanacak manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu 15/02/2016 havale tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirtmemiş oldukları manevi tazminat miktarının ... yönünden 15.000,00-TL, ... yönünden 25.000,00-TL olduğunu açıklamıştır.
Davacı vekili 23/02/2021 havale tarihli dilekçesinde; maluliyetten kaynaklı davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın, ... plakalı aracın hasar görmesi nedeniyle 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, kaza sebebiyle davacı ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminatın sigorta teminatı dışında kaldığını, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Somut olayda; davalı... ... yönetimindeki aracın 31/05/2014 günü trafik kazasına karıştığı, davacılardan ...'ın yönetimindeki araca çarpmak suretiyle meydana gelen kazada davacıların yaralandıkları, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan davalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda; meydana gelen kazada araç sürücüsü... ...'ın %30 oranında, davacı ...'ın %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir...
Düzenlenen ATK raporunda; davacılarda sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtildikten sonra davacılardan ...'ın iyileşme süresinin 1 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu durumda davacı ...'ın geçici iş göremezlik süresi 1 ay olarak kabul edilmelidir. Kaza tarihinde AGİ'siz asgari ücret tutarının 765,65 TL olduğu dikkate alındığında davacı ...'ın bu tutarda geçici iş göremezlik zararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı meydana gelen bu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğundan ve davalı sürücünün kazada %30 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından davacı ...'ın %30 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararının (765,65 / 100 x 30) 229,01 TL olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle 229,01 TL tutarında maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
ATK raporunda davacılardan ...'ın iyileşme süresinin 1 haftaya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu durumda davacı ...'ın geçici iş göremezlik süresi 1 hafta olarak kabul edilmelidir. Kaza tarihinde AGİ'siz asgari ücret tutarının 765,65 TL olduğu dikkate alındığında davacı ...'ın bu tutarda geçici iş göremezlik zararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı meydana gelen bu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğundan ve davalı sürücünün kazada %30 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından davacı ...'ın %30 kusur oranına göre geçici iş göremezlik zararının (765,65 TL / 30 x 7 gün = 178,65 TL 1 haftalık tazminat) (178,65 / 100 x 30 ) 53,59 TL olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle 53,59 TL tutarında maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacılar meydana gelen kaza nedeniyle araçlarında hasar oluştuğunu, oluşan hasar nedeniyle sigorta şirketi tarafından 1.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin zararlarını karşılamadığını belirterek bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Araçta oluşan hasarın tespit edilebilmesi amacıyla mahkememizce 2 kere keşif kararı verilmesine rağmen araç davacı tarafından hazır edilmediği gibi, aracın bulunduğu yerde mahkememize bildirilmemiştir. Davacı araçta oluşan hasara yönelik mahkememize herhangi bir delil veya belge de ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı araçta oluşan hasar bedelini ispat edemediğinden davacının bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...
Meydana gelen kazada davacılarda sürekli maluliyetin oluşmadığı, davacı ...'ın iyileşme süresinin 1 aya kadar, davacı ...'ın ise iyileşme süresinin 1 haftaya kadar uzayabileceği ATK raporunda belirtilmiştir. Davacı ...'da oluşan geçici iş göremezlik süresi ve yaralanmanın derecesi dikkate alındığında, bu davacının yaralanması nedeniyle iç dünyasında elem ve ızdıraplar yaşadığı, bu davacının iç dünyasında oluşan bu huzursuzluk, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, davacıda oluşan geçici yaralanmanın derecesi dikkate alınarak davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL tutarında manevi tazminatın davalılar .... Sağlık Hiz. Laz. Ep. Est. Med. Eğt. Tic ve San. Ltd. Şti ve... ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın meydana gelen kaza nedeniyle 1 hafta süreyle geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, meydana gelen kazada bu davacının %70 oranında kusurlu olduğu dikkate alındığında davacıda oluşan yaralanmanın derecesi ve kusur oranına göre bu davacının manevi tazminat talebinin reddine" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 229,01 TL, davacı ... yönünden 53,59 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, araç hasar ve onarım bedeline yönelik maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle hesaplanan maddi zararının müvekkillerinin zararını karşılar nitelikte olmadığını, oluşan maluliyet ve bundan kaynaklı maddi zararların mahkemece kabul edilenin üzerinde olduğunu, kaza tespit tutanağı irdelendiğinde davalı sürücünün kırmızı ışık kuralını ihlal ederek kazada asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen raporda müvekkiline yüksek kusur atfı yapıldığını, söz konusu çelişkinin giderilmesi gerekirken giderilmeden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, araçta oluşan hasar bedeline ilişkin hesaplama yaptırılması gerekirken bu talebin reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerinden ... yönünden manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, nitekim dosya kapsamında davalının kusuru olduğu ve müvekkilinin de kazadan kaynaklı maluliyeti olduğunun tespit edildiğini, tüm bunlara rağmen manevi tazminat taleplerinin tamamının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...için hükmedilen manevi tazminatın miktarı oldukça düşük olduğunu, karşı vekalet ücretinin AAÜT 10. maddesine aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; 31/05/2014 tarihinde sürücü... ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığı, 08/02/2022 tarihli ATK raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü ...'ın %70 oranında, davacı sürücü... ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, 02/07/2021 tarihli ATK raporu uyarınca; davacı ....'ın Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca sürekli maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ın aynı yönetmelik uyarınca sürekli maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 haftaya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, davacı tarafça yargılama aşamasında araç hasarına ilişkin bir delil sunulmadığı, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminat talebine ilişkin; 2.500,00-TL'lik maddi tazminat talebinin 282,60 TL'sinin kabulüne karar verilmiş olup, davacı tarafça da dosyada alacağın daha fazla olduğu yönünde herhangi bir hesaplama sunulmadığı gözetildiğinde, verilen kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen kesin nitelikli kararlara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları hakkında HMK'nun 346. maddesi uyarınca bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.
Bu itibarla, maddi tazminata yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünde yapılan değerlendirme de; 6100 sayılı HMK.’nun belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. Maddesinde " (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/20174 Esas 2017/4309 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı tarafça belirsiz alacak davası olarak açılan davada, miktar belirtilmeksizin manevi tazminat talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davacı ... lehine 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değil ise de, karara karşı davalıların istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle, davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin manevi tazminat davalarında ücret başlıklı 10/2. maddesinde, "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" denilmekte ise de, ilk derece mahkemesince davacı ... için reddedilen miktar yönünden davacı aleyhine hüküm kurulmadığı, manevi tazminat davası reddedilen davacı ... yönünden ise maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenleregöre davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1. b. maddesi uyarınca miktar itibariyle USULDEN REDDİNE,
-
Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25