SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2022/1691 E. 2024/1142 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1691

Karar No

2024/1142

Karar Tarihi

11 Haziran 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1691

KARAR NO : 2024/1142

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/06/2022 (Karar)

NUMARASI : 2018/566 Esas, 2022/400 Karar

DAVA : Tazminat

Taraflar arasında görülen sözleşmenin haksız fesih sebebiyle tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...Ş. Arasında düzenlenen 30/11/2012 tarihli, 2012/... ihale kayıt numarası ile "Erzurum Merkez İlçe, ve tüm ilçe Belde ve köylerinde AG abonelerinin el bilgisayarı/Endeksör ile (GPRS) 'li endekslerinin okunması hizmeti alımı sözleşme ile müvekkil firmaya ihale edildiğini, 28/06/2013 tarihinde davalı ...Ş. 'nin işletme hakkı ... Holding-... Holding ortak girişimine devredildiğini, devirden sonra müvekkilinin imzaladığı 30/11/2012 tarihli sözleşme kapsamında faaliyetine devam ettiğini, davalının gönderdiği 07/10/2013 tarihli yazıyla sözleşmeyi 31/10/2013 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini, davalının işletme hakkının devrinden 124 gün sonra fesih kararı tesis etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, fesih tarihine kadar yaptırılan toplam iş tutarının ön görülen işin %26,5 'i olduğunu, bu oranın müvekkilinin ifası için yapmış olduğu harcamanın ve işin ifası için hazır tuttuğu eleman, donanım ve sair maliyet bedellerinin çok altında kaldığını belirterek haksız fesih nedeni ile müvekkilinin uğradığı menfi ve müsfet zararın tespitini 20.000,00 TL 'sinin dava tarihi itibari ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir .

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkille sözleşme yapan...Elektrik Dağıtım A.Ş. 'nin şirket yapısının değişmediğini, işletme hakkının devri yeni sahip kavramıyla tanımlanamayacağını, ayrıca işletme hakkının devri 28/06/2013 olduğunu, sözleşme feshinin ise 31/10/2013 tarihinde yapıldığını, aradan 120 gün taraflar arasındaki sözleşmenin işletim hakkının devir alanlar tarafından da kabullendiği sonucunu gösterdiğini, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; " Somut olayda davalı tarafından açılan ihale sonucunda sözleşme konusu iş davacı firmaya ihale edilmiş olup, bu kapsamda taraflar arasında sözleşme akdedilmiştir. Bu anlamda dava konusu edilen sözleşme, yasanın aradığı şekilde ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak amacı ile önceden tek taraflı olarak hazırlanmış hükümlerden oluşmamaktadır. Zira davalı bu sözleşmeyi ileride çok sayıda benzer sözleşme niteliğinde olmak üzere tek taraflı olarak hazırlamamış olup; davalı tarafından açılan ihaleye ilişkin şartlar ve öncesinde belirlenen teknik şartnameye uygun olarak düzenlenmiştir. Davacının ihaleye girmeden önce gerek ihale şartlarının gerekse teknik şartnameyi inceleyerek imzalayacağı sözleşme hakkında bilgi sahibi olabilme imkanı da her zaman mevcuttur. Davalının tekel niteliğinde hizmet veren kuruluş olması nedeniyle, düzenlemiş olduğu sözleşmelerde yer alan hükümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği düşünülebilir ise de; davalının tekel niteliğinde hizmet veren kuruluş olması, davalı ile abonelik sözleşmesi imzalayan aboneler tarafından ileri sürülebilecek bir nitelik olup; davalı ile ihale sonucunda hizmet sözleşmesi imzalayanlar tarafından bu husus ileri sürülemeyecektir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 30/3 maddesi genel işlem koşulu olarak kabul edilemeyecektir.

Dava dilekçesinde davacı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek menfi ve müspet zararlarının tahsilini talep etmektedir. Davalı, aralarında akdedilen sözleşmenin 30/3 maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğini ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin bu maddesinin genel işlem koşulu niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haksız olmadığı sonucuna da varılmaktadır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin haksız olarak fesh edilmesi halinde dahi alacaklı tarafın sözleşme için yapmış olduğu masraf1arı ve sözleşme kapsamında verdiği hizmet bedellerini talep etmesi halinde yoksun kaldığı karı talep edemeyecektir. Bu husus taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 30/3 maddesinde de " bağlı şirketlerin özelleştirilmesi neticesinde dağıtım şirketlerinin yeni sahiplerinin sözleşmeyi devam ettirmemeleri halinde işin yapılan kısmı henüz %70 seviyesine ulaşmamış olsa dahi yükleniciye bundan dolayı söz konusu kar mahrumiyeti de dahil olmak üzere her hangi bir ödemede bulunulmaz, yüklenici bu sebeple kamudan, görevlilerden ve yetkililerden de her hangi bir hak ve zarar tazmin talebinde bulunamaz. " denilmek suretiyle açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle davacı yoksun kalınan kara yönelik her hangi bir talepte bulunamayacaktır.

Ayrıca davacı, sözleşme yapılmasaydı doğmayacak zararları nedeniyle menfi zararlarının tahsilini de talep etmiştir. Davacı tarafından davalı ile yapmış olduğu sözleşmeden dolayı damga vergisi, karar pulu ve KİK payı ödenmiştir. Sözleşme 31/10/2013 tarihinde davalı şirketin özelleştirilmesi sonucu davalı şirket tarafından feshedilmiştir. Her ne kadar davalı şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin 30/3 maddesinde yükleniciye özelleştirmeden dolayı kar mahrumiyeti de dahil olmak üzere her hangi bir ödemede bulunulamayacağı belirtilmiş ise de; bu madde sözleşmenin imzalanması sırasında davacı tarafından damga vergisi, karar pulu ve KİK payına yönelik ödemeleri kapsar nitelikte değildir. Davacı tarafından yapılan bu ödemeler konusunda da sözleşmede her hangi bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmeye güvenerek ödemek zorunda kaldığı bu bedelleri, sözleşme miktarı ile fesih tarihine kadar gerçekleştirilen iş miktarı oranında talep edebilme hakkında sahiptir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2018/2194 E. 2019/2246 K. Sayılı kararı) Davacının sözleşmenin imzalanması sırasında damga vergisi olarak 31.148,91 TL, karar damga vergisi olarak 18.689,35 TL, kamu ihale kurumu (KİK) payı olarak 1.887,81 TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin toplam tutarının 3.775.626,00 TL olduğu, sözleşmenin fesih tarihine kadar davacı tarafından gerçekleştirilen toplam iş tutarının ise 1.798.045,45 TL olduğu, buna göre işin tamamlanma oranının %52,38 olduğu görülmektedir. Davacı tarafından sözleşmenin imza edilmesi sırasında ödenen bu bedellerin sözleşmenin gerçekleştirilen tutarına oranlandığında davalının 27.092,85 TL tutarında bedeli iade etmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Davacı mahkememize sunmuş olduğu 30/05/2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 27.092,85 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Davacının kısmi dava açtığı, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, zaman aşımı itirazında bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle davalı ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı itirazında bulunamayacaktır. Ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklandığı ve 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakla sözleşmenin fesih tarihi üzerinden 10 yıllık zaman aşımı süresi geçmediğinden davalı vekilinin zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır"gerekçesiyle "1-Davanın KABULÜ İLE, 27.092,85 TL'nin 20.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 09/06/2014 tarihinden, 7.092,85 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... Elektirk Dağıtım A.Ş’nin işletme hakkı 28.06.2013 tarihinde ... Holding ve ... Holding ortak girişimine devredildiğini, işletme hakkını 28.06.2013 tarihinde devralan işletme hakkı sahipleri 30/11/2012 tarihli sözleşmeyi 31.10.2013 tarihi itibari ile feshettiklerini, yani işletme hakkının devrinden 4 ay sonra fesih kararı alındığını, bunun hukuka aykırı olduğunu, bu madde kapsamında fesih hakkını davalının makul sürede kullanmadığı yani işletme hakkının devrinden sonra 18.01.2013 tarihli sözleşmeyi geçerli kabul ettiği hususunun açık olduğunu, müvekkili firmanın haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim aylarında ki çalışmasının davalının sözleşmeyi kabul ve devam ettirme iradesinin fiili sonucu olduğunu ancak bu hususun yerel mahkemece göz ardı edildiğini, davalının işletme hakkını devraldıktan sonra müvekkilinin imzalamış olduğu 30.11.2012 tarihli sözleşmeyi 4 ay sonra feshetmesinin dürüstlük ve basiretli olma ilkelerine ters bir davranış biçimi olduğunu, kaldı ki ; işletme hakkının ... Holding ve ... Holdinge devredilmesinin özelleştirme olarak kabul edilemeyeceğini, ....'a ait dağıtım tesislerinin işletme hakkının devrinin işletme hakkı sahiplerinin dağıtım şirketlerinin yeni sahipleri olmadığını, kısaca müvekkilinin sözleşme yapan...Elektrik Dağıtım A.Ş' nin işletme hakkının devri ile şirket yapısının değişmediğini, müvekkilinin sözleşmenin feshinde kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun hayati önem taşıdığını mahkemece gerekli inceleme yapılmadan hüküm kurduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, sözleşmenin haksız fesih sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Taraflar arasında 30/11/2012 tarih ve 2012/... ihale kayıt numaralı Erzurum Merkez ilçe ve tüm ilçe belde ve köylerinde AG abonelerinin el bilgisayarı/endeksör ile (GPRS 'li) endekslerinin okunması hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, daha sonra işletme hakkının ihale eden kurumca devredilmesi üzerine 31/10/2013 tarihi itibariyle sözleşmenin fesh edilmesi üzerine bu fesih hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, sözleşmeye konu işlerin yapılması için hazır tutulan eleman ve donanım sebebiyle menfi zararın oluştuğu ve ayrıca sözleşmenin haksız olarak fesih sebebiyle elde edeceği kardan da mahrum kaldığını ifade ederek açılan tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda; 08/09/2016 tarih ve 2015/277 Esas, 2016/718 Karar sayılı karar ile davanın reddi yönünde karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz 28/11/2018 tarih ve 2017/1677 Esas, 2018/1926 Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği. İlk derece mahkemesince 2018/566 Esas sayılı dosya üzerinde yeniden yapılan yargılama neticesinde; 20/06/2022 tarih ve 2022/400 Karar sayılı karar ile davanın kabulü yönünde karar verildiği karara karşı davacı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 30/11/2012 tarih ve 2012/... ihale kayıt numaralı sözleşmenin 30/3 maddesinde açıkça yükleniciye kar mahrumiyeti de dahil olmak üzere her hangi bir ödeme yapılmayacağının belirtildiği, Dairemiz önceki kaldırma kararında ifade edildiği üzere bu maddenin genel işlem şartı niteliğinde olup olmadığının ilk derece mahkemesince etraflıca değerlendirildiği ve neticede genel işlem koşulu niteliğini taşımadığı sonucuna ulaşıldığı bu sebeple de sözleşmenin haksız feshinden söz edilemeyeceği gibi, sözleşme süresince tarafların sözleşme ile belirlenen yükümlülükleri devam eden durumlarda bir tarafın yaptığı fesih işlemini hakkın kötüye kullanılması olarak nitelenmesinin de mümkün olmadığı, genel işlem koşulu niteliğinde olmayan ve taraflarca imzalanan sözleşmenin 30/3. Maddesi gereğince kar mahrumiyeti bir başka ifade ile müspet zararın tazminini de mümkün olmaması dikkate alındığında ilk derece mahkemesince menfi zarar hesabında yapılan oranlamaya göre hükmedilen tazminatta usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlarında yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60. TL harçtan başlangıçta alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulüTazminattarihinumarasıerzurumcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim