Erzurum BAM 3. HD 2022/1600 E. 2024/1139 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1600
2024/1139
11 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1600
KARAR NO : 2024/1139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2021 (Karar)
NUMARASI : 2017/490 Esas, 2021/394 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı şirketin Erzurum'da bayiliğini yaptığını, aralarında yapılan anlaşma ile davalı şirketin ürünleri olan ...Deterjan çeşitleri ile ilgili yapılan satışlarda marketlerde uygulanan fiyat indirimi, insört, gondol indirim ve fiyatları her ay içerisinde marketlerin yaptığı bülten çalışmaların da ürünlerin görselleri gösterilerek fiyat indirimleri yapıldığını, bu ürünlerin faturalarında oluşan fiyat farklarının davacı şirkete davalı şirketin ödemesi gerektiğini, davalı şirketin uzun bir süre ödemesine rağmen 12/07/2014 tarihli bir kısım faturaları ödemediğini bu nedenlerle müvekkilinin davalıya vermiş olduğu...Bankası Erzurum ... Şubesi ... nolu ve 16/08/2014 ödeme tarihli 12.500,00 TL bedelli çekin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete karşı açılan davada Erzurum Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, görev itirazında bulunduğunu ve dosyanın Erzurum Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacı ile davalı şirket arasında deterjan ve temizlik ham maddesi alım satımı hususunda süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, fiyat farkı bedellerine ilişkin aralarında bir anlaşma bulunmadığını, yapılan alım satımlarına ilişkin fatura ve ödemelerin ticari defterlerde kayıt altına alındığını, davacı tarafından dava konusu edilen fiyat farkı faturalarına ilişkin aralarında bir anlaşma olmadığını, bu fiyat farkı faturalarını kabul ettiğini iddia ettikleri ... ve ...'ın şirketin bilgisi dışında bu işlemleri yaptıklarını, şirketi bu şekilde zarara uğrattıkları gerekçesiyle haklarında suç duyurusunda bulunduğunu ve iş akitlerine son verildiğini, bu kişilerin şirketi temsile yetkilerinin olmadığını, daha önceki fiyat farkı faturalarının şirket kayıtlarına işlendiğini, ancak dava konusu edilen fiyat farkı faturlarının şirketin onayı dışında kesildiğinden kabul edilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide davalının 2012 - 2013 -2014 yılları arasında davacı tarafından düzenlenen fiyat farkına ilişkin fatura bedellerini ödediği, buna ilişkin taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davalı yetkilisi olduğu anlaşılan ...'un ürünlerde iskonto yapılmasını belirtir talebini e-mail talebi yolu ile davacı tarafa gönderdiği, davacının bu indirimlerden doğan fiyat farklarına ilişkin 6 adet faturayı düzenleyerek davalı tarafa gönderdiği, bu ürünlerin alımı nedeniyle davalıya 12.500,00 TL tutarında çek keşide ettiği, davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarında hangi üründen yapılan indirimden kaynaklandığına ilişkin açıklamalarında yer aldığı, davacının iddiasını ispatına yönelik ticari defterlerini ve delillerini ibraz ettiği, buna karşılık davalı tarafın ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasını sağlamak adına defterlerini hazır bulundurmadığı, bildirdiği adreste defterlere ulaşılamadığı, indirim yapma yetkisine sahip olmadığını iddia ettiği kişilerin iş akitlerini ve yetkilerine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği, yine davalının indirimleri yapan kişilerin bu eylemleri nedeniyle iş akitlerinin sona erdirildiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, indirimleri yapan kişi hakkında şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle şikayette bulunduklarını belirtmesine rağmen ilgili soruşturma dosyalarını bu iddialara yönelik olmadığı, bu haliyle davalı tarafın iddialarını usulüne uygun ispat edemediği, buna karşılık davacı tarafın ticari defterlerinde davalı ile süre gelen ticari ilişkilerinden fiyat farkına ilişkin fatura bedellerini tahsil edildiğinin görüldüğü, davalı tarafın defterlerinde de 201-2013-2014 yıllarına ilişkin fiyat farkı fatura bedellerini davacıya ödendiğinin tespit edildiği, buna göre her ne kadar taraflar arasında fiyat farkına ilişkin fatura bedellerinin iade edileceği yönünde anlaşma olmasad da bu şekilde uygulamanın bulunduğu, bu nedenle davacının düzenlemiş olduğu 6 adet fiyat farkı faturalarından dolayı toplamda 10.948,01 TL tutarında alacaklı olduğu, davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen 12.500,00 TL tutarındaki çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de, davacının fiyat farkından kaynaklı faturalardan dolayı 10.948,01 TL tutarında alacaklı olduğu"gerekçesiyle " Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davacının...bankası Erzurum ... şubesine ait 16/08/2014 tarihli ... nolu 12.500,00 TL'lik çek nedeniyle 10.948,01 TL tutarında davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya dair talebin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ortadan kaldırma gerekçesinde açıkça ispat yükünün davacı da bulunduğunu, davacının fiyat farkı talep edebilmesi için dayanak belgelerinin ne olduğu, davacı tarafından düzenlenen 6 adet fiyat farkı faturasının sahibi lehine delil olamayacağını, talep edilen çek ile fiyat farkı fatura tutarlarının farklı olduğu bunun sebebinin açıklattırılması ve en önemlisi 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına açıkça hükmedildiğini, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın HMK 94. Maddesine aykırı olduğunu, zira davacı tarafa bilirkişi incelemesi için gider avansı yatırması konusunda ilk süre 11.02.2020 tarihinde verildiğini, bu tarihte henüz Covid-19 salgını Türkiye'de başladığını, davacı tarafça yatırılmaması üzerine ikinci süre 07.07.2020 tarihinde verildiğini, bilindiği üzere verilen ikinci sürenin HMK 94. Maddesi uyarınca kesin süre olup, kanunun emredici hükmü uyarınca kesin süre içerisinde davacı tarafça gider avansı yatırılmadığı için bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığını, yargılamaya devam edilmesinin açıkça usul kanuna aykırı olduğunu, davacının davasını ispat edememesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, gider avansı yatırılmamasına rağmen müvekkili şirketin defterleri üzerinde inceleme yapıldığını, 3 kişilik bilirkişi heyetince de açıkça davacının fiyat farkı faturasına dayanak teşkil eden, bu talebini ispata yarayacak belge dosyada bulunmadığı gibi tarafların ticari defterlerinde de bulunmadığını, kaldı ki, davacının dava konusu ettiği çek kendi ticari defterlerinde dahi bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle davacı fiyat farkı faturasının dayanağını ispatlayamadığı gibi dava konusu çekin bu ticari ilişki nedeniyle verildiğini de ispatlayamadığını, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince dava konusu edilen çekin tutarının 12.500,00-TL davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının toplamının ise 10.948,01-TL olduğuna ise yargılama safhalarında dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir gerekçe bulunmadığını, fiyat farkı faturası ile dava konusu çekin farklı tutarlarda dahi olması davacının talebinin haksız olduğunun ispatı için yeterli bulunduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Bayilik ilişkisi içerisinde verilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin davada yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince 28/03/2017 tarih ve 2016/142 Esas, 2017/178 Karar sayılı karar ile davanın kabulü yönünde karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz 02/11/2017 tarih ve 2017/671 Esas, 2017/924 Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince 2017/490 Esas sayılı dosya üzerinden yeniden yürütülen yargılama neticesinde; 30/11/2021 tarih ve 2021/394 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dairemiz önceki kaldırma kararı olan 2017/671 Esas ve 2017/924 Karar sayılı kararında belirtilen eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı, bu anlamda ... ve ... isimli kişilerin iş akitlerinin ve iş akitlerinin sona ermesine ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edilmediği, taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide daha önceki yıllarda düzenlenen fiyat farkına ilişkin fatura bedellerinin ödendiği, şirket defterlerinde Covid-19 salgınından önce inceleme yapıldığı ve bu incelemelerle birçok hususun tespit edildiği, dolayısı ile Covid -19 salgınından sonra alınan bilirkişi raporlarına ilişkin gider avansının süresinde yatırılmadığı, kesin süreye aykırılık oluşturduğu iddialarının Covid-19 salgını sebebiyle alınan tedbirler kapsamında değerlendirildiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak hüküm verilmiş olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 747,85. TL harçtan başlangıçta alınan 186,98. TL harcın mahsubu ile bakiye 560,87. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25