SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2023/1822 E. 2024/1070 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1822

Karar No

2024/1070

Karar Tarihi

3 Haziran 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1822

KARAR NO : 2024/1070

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/06/2023 (Karar)

NUMARASI : 2022/36 Esas, 2023/602 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili, 11/05/2014 tarihinde davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda, davacı ...'un yaralandığını ve % 34 oranında malul kaldığını, davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu, davacı ...'un kuaförlük yaptığını, ... plaka sayılı aracın ... numaralı trafik poliçesinin davalı ... şirketi tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını iddia ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutarak aracın hasarı, aracın değer düşüşü, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tamamı, bedene gelen zarar, ayrıca 200.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ...Ş. vekili, ... plaka sayılı aracın ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalandığını, ... plaka sayılı aracın ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalandığını, araç hasarı ve değer kaybına ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, iddia edilen zararların ispat edilmesi gerektiğini, davacının kusurlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, aktüerya rapor alınması gerektiğini, davacıların Sosyal Kurumdan tazminat alıp almadıklarının tespitinin gerekeceğini, almış iseler tazminattan düşülmesine, davacıların sigorta şirketine başvuruda bulunmadıklarını ve sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalılar ... ve ...vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, yasal dayanağının bulunmadığını, meydana gelen kazada davacıların kusurlu olduğunu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;" Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının 05/01/2022 tarih, 2020/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, 11/05/2012 tarihinde davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araçta meydana gelen hasar tazminatı, değer kaybı, ikame araç bedeli ve nakliye bedeli talep edilmiş, tarafların talepleri ve meydana gelen kazadaki kusur durumu doğrultusunda düzenlenen 27.03.2023 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre; dava tarihi itibariyle 9.923,68-TL hasar tazminatı, 2.131,90-TL değer kaybı tazminatı, 2.181,70-TL makul ikame araç bedeli tazminatı talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiş, hesaplanan 735,60TL nakliye bedeline ilişkin tutarın aracın Erzurum ve Trabzon arası nakliye bedeline ilişkin olduğu, bu bedele ilişkin delilin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafından ödenen bedelin ispat edilemediği anlaşıldığından nakliye bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiş, kaza tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığından sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, davacıların manevi tazminat talepleri hususunda mahkememizce verilen karara karşı yapılan istinaf taleplerinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının 05/01/2022 tarih, 2020/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamı reddine karar verildiğinden, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden mahkememizin 15/01/2020 tarihli 2019/.... Esas 2020/... Karar sayılı karar doğrultusunda" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ayrıca hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece son bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bunun kabulünün mümkün olmadığını, ilk bilirkişi raporu esas alınarak ıslah ettiklerini, bilirkişi tarafından sunulan ilk rapora davalı tarafın herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu itibarla müvekkili lehine usuli kazanılmış bir hakın doğduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, son raporda müvekkillerinin hak etmiş olduğu alacaktan çok daha düşük miktarda alacak belirlendiğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, ek raporda aracın tamirde kalabileceği makul sürenin oldukça düşük tayin edildiğini, söz konusu araç kazadan sonra ağır hasar almış olup, bu nitelikteki bir aracın tamir edilerek trafiğe çıkabilmesi için gerekli olan sürenin mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda "makul süre" olarak belirtilenden daha uzun olacağının açık olduğunu, söz konusu kaza gerçekleştikten sonra sigorta şirketi tarafından Erzurum'da yapılacak tamirin daha fazla masraf çıkaracağından bahisle Trabzon ilinde aracın tamir ettirildiğini, Erzurum'da aracın tamir ettirilmeyip Trabzon'da araç tamir edilene kadar geçen sürede müvekkilinin aracı kullanamadığının maddi bir gerçek olduğunu, ikame araç bedeli için salt aracın tamirde kalacağı makul sürenin tayinine göre hesaplama yapılmasının maddi gerçeğe aykırı olduğu gibi müvekkilinin zararını tazminden de çok uzak olduğunu, bu süreye aracın Erzurum yetkili servisinde bekleme süresinin dahil edilmesi gerektiğini, ikame araç bedeli tayininin dar kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan hesaplamanın dava tarihi yerine rapor tarihine göre yapılması gerekirken hatalı şekilde dava tarihinin esas alındığını, diğer yandan müvekkilleri için hükmedilen manevi tazminat miktarının da oldukça düşük olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerekirken kararda belirtilen miktar yönünden kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, manevi zararın varlığına ilişkin tespitten sonra ise zararın giderilmesi veya bir nebze olsun zarara uğrayan kişideki adalet duygusunun tecellisi için bir miktar bedele hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalılar ... ve ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada ki ek bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişinin dosyada inceleme yapmadan evrak ve belgelere bakmadan hesaplama yaptığını, dosyada kazayla ilgisi olmayan tamir, araç bakımı ve diğer evrak ve belgeler incelenmeden rapor tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada bulunan raporda bilirkişinin kendinden istenen rapor ve hesaplamanın dışına çıkarak dolar kuru üzerinden hesaplama yaptığını, yargılamanın devam ettiği esnada raporlara yönelik itirazlarının ayrıca reddi bilirkişi talepleri açısından bir karar verme ya da reddetme işlemi yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada birden fazla ek rapor aldırılmasına rağmen bilirkişinin raporlarda aynı görüş ve hesaplamaları yaparak tarafsızlığını yitirdiğini, bu nedenle reddi bilirkişi taleplerinin bulunduğunu, kaza tarihinin 11/06/2012 olduğunu, kaza tarihinden sonra yasal sürelerin geçtikten sonra davanın açıldığını, bu nedenle süre yönünden itiraz ettiklerini, işbu dava ile istenen aracın hasarı ve değer kaybına ilişkin maddi tazminat hakkı olduğunu, müvekkileri açısından zamanaşımına uğradığını, dosyada yargılama yapılırken davacıların 18 yaşına girdikleri bu nedenle annelerinin önceden veli sıfatıyla verdikleri vekaletnamenin geçersiz olduğunu, davacıların kendi adlarına yeni bir vekaletname vermediklerinin dosyada sabit olduğunu, bu nedenle ... yönünden verilen kararlarda mahkemenin vekalet ücreti yönünden müvekkilleri aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen maddi değerler dosyadaki makbuzlara rağmen kaza anındaki değer ve makbuzlara göre hesaplama yapılmadığından raporun hukuki geçerliliği olmadığını, dosyada kaza tarihinde kazaya sebep verenin davacılar olduğunu, kaza tarihinde aracı kullananın ... olduğunu, araç içerisinde bulunan davacı ...'un kazadan sonra aracı kendi kullanıyormuş gibi şoför koltuğuna geçerek delillerin hukuka aykırı olarak toplanmasına sebep olduğunu, davacı ...'un müvekkilini tehdit etmesi nedeniyle müvekkilinin bu tehdit eylemi nedeniyle de şikayetçi olduğunu, dosyada sonradan keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği halde ilk beyan ve tutanağa göre kusur tespitine gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bir an için karar verme cihetine gidilmesi halinde bile dosyada kazanın olmasına davacıların kendilerinin sebep olması, delilleri karartmaları ve en önemlisi tarafların maddi durumları göz önüne alındığında verilen kararın yerinde olmadığını açık olduğunu, davacı taraf bu kaza nedeniyle sigorta şirketinden 200.000 -250.000 TL civarında para aldıklarının resmi olarak belli olduğunu, müvekkillerinin pazarlamacılık, esnaflık yaparak hayatlarını ikame etmekte olduklarını, kararda verilen 55.000 TL ve faizinin fahiş bir miktar olduğunu, davacının kazadan sonra hastaneye gittiğini, alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, kaza anında yaralanma olup olmadığı olmuş ise bu yaralanmada maluliyet oranın ne olduğunun irdelenmediğini ve araştırılmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde, 11.06.2012 tarihinde, davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda, davacı ...'un yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutarak sigortalı araçta oluşan hasar bedeli, aracın değer kaybı, uğranılan maddi zararın tamamı ve davacı ...’un uğramış olduğu maluliyetten kaynaklı maddi zarara ilişkin şimdilik 1.500,00 TL nin, ayrıca davacı ... ve çocukları olan diğer davacılar için toplam 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, cismani zarara dayalı maddi tazminat talebi yönünden davanın tefrik edildiği, davacıların diğer maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen 15/01/2020 tarihli karar karşı davacılar vekili ve davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile; "İstinaf talebinde bulunan davalılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, mamelek hakkına ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği esas alınarak takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmaya uygun bir miktar olması gerektiği, .../6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiş olduğundan mahkemece, tarafların yaşanan olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli, tarafların mali ve sosyal durumu, olayın davacı üzerindeki psikolojik etkisi, olayın yarattığı üzüntü, elem ve acı dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın somut olaya uygun olduğu anlaşıldığından, manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise, dava dilekçesinde, davaya konusu trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ile değer kaybı zararının tahsilinin de talep edildiği, mahkemece bu kapsamda makine mühendisi bilirkişiden alınan 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda, "kazalı araca ait fotoğrafların, kilometresinin, tramer kaydının vs. dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulması halinde rapor düzenleneceği" yönünde görüş beyan edilmesine rağmen mahkemece, davacı tarafça, dava dilekçesinde araç hasarı ve değer kaybı istemine yönelik olarak herhangi bir delil sunulmadığı, ön inceleme aşamasında verilen sürede de bu yönde bir delil bildirilmediği, makine mühendisi bilirkişisi tarafından kazalı araca ait fotoğrafların, kilometresinin, tramer kaydının vs. dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulması halinde rapor düzenleneceği" yönünde görüş beyan edilmiş ise de HMK madde 145 uyarınca sonradan delil gösterilmesinin mümkün olmadığı ve davacı tarafından da bu delillerin ileri sürülememesinin kendi kusurlarından kaynaklanmadığına ilişkin bir bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesi ile araç hasarı ve değer kaybı istemine yönelik davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkemenin istinafa konu kararının ortadan kaldırılarak, davacı tarafa makine mühendisi bilirkişiden alınan 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda bildirilen bilgi ve belgeleri sunması için süre verilerek, aynı bilirkişiden, araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybının hesaplanmasına yönelik alınacak ek rapor doğrultusunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılamada, yukarıda yazılı gerekçe ile, davanın kısmen kabulü ile, 9.923,68-TL hasar tazminatı, 2.131,90-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.055,58-TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2.181,70-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 40.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 11/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamada alınan 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; güncel rapor tarihi itibariyle toplam hasar bedelinin 55.718,29 TL, değer kaybının 11.970,00 TL, ikame araç bedelinin 115.000,00 TL, araç çekici bedelinin 4.130,00 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

23/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; güncel rapor tarihi itibariyle 55.718,29 TL hasar bedeli, 11.970,00 TL değer kaybı, 4.130,00 TL araç çekici bedeli, kusur oranı düşüldükten sonra ikame araç bedelinin 80.150,00 TL olması gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.

13/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava konusu kazanın 11/06/2012 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafın hiçbir dahili olmadan davalı kasko şirketinin yönlendirmesi ile aracın 241 gün Erzurum yetkili servisinde bekletildikten sonra 07/02/2013 tarihinde Trabzon'da bulunan yetkili servise intikal ettirilerek onarım onayı verildiği, 35 günlük bir onarım sonucu 14/03/2013 tarihinde müşteriye teslim edildiği, davacının aracından 276 gün mahrum kaldığının açık ve net olduğunu, dava konusu araçta meydana gelen hasar nedeni makul tamir sürenin yeniden belirlenmesi hususunda yapılan hesaplama da dava konusu aracın Erzurum yetkili serviste bekleme süreleri hariç toplam araç tamir makul süresinin 35 gün olacağı, %30 kusur düşüldükten sonra bilirkişi kök rapor tarihi itibariyle ikame araç bedelinin 12.250,00 TL olduğu kanaati bildirilmiştir.

27/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; T.C. Merkez Bankası dolar satış kurları baz alınarak 16/11/2016 dava tarihinde güncellemesi yapılarak araç hasar bedelinin 9.923,68 TL, değer kaybının 2.13,90 TL, değer kaybının 735,60 TL, ikame araç kira bedelinin 14.275,00 TL, makul ikame araç kira bedelinin 2.181,70 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur.

HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Somut olayda, mahkemece 27/03/2023 tarihli bilirkişi ek rapora itibarla hüküm kurulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Kaza tarihi 11.06.2012 tarihi olup, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiği, kaldı ki bu sebeple belirlenen tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz uygulandığı, HMK 281. maddeleri uyarınca hakimin raporu resen denetleyebileceği, bu nedenle ilk rapora davalılar tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davalıların dosyada yer alan diğer raporlara itiraz ettiği, değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gerekenin, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında yine serbest piyasa koşullarında 2.el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının belirlenmesinden ibaret olduğu, ikame araç bedelinin aracın makul tamir süresi üzerinden belirlenmesi gerektiği, bu sebeple önceki bilirkişi dışında alanında uzman makine mühendisi bir bilirkişiden tarafların itirazlarını karşılar, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3. maddesi gereği, maddi tazminata ilişkin davalarda kısmi redde karar verilmesi halinde, davalı taraf yararına hükmedilecek red vekalet ücretinin, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği hükmünün dikkate alınmaması ve fazla red vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

Açıklanan bu nedenlerle davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ...vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,

  4. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

  5. İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

  6. Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararAçılanVeTazminattarihihükümSebebiylenumarasıerzurum(ÖlümTazminat)Cismanicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim