SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2023/1403 E. 2023/1801 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1403

Karar No

2023/1801

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1403

KARAR NO : 2023/1801

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/05/2023 (Karar)

NUMARASI : 2021/456 Esas, 2023/506 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/09/2018 tarihinde ......sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile ... istikametinden ...Caddesi istikametine seyir halinde iken ... Kavşağına yaklaştığı sırada müvekkili ...'a çarptığı ve müvekkili ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığını, .... plaka sayılı araç sürücüsü bu kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019...Esas sayılı dosyasında bu kusura ilişkin tespit ve değerlendirmelerin mevcut olduğunu, davacı müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Erzurum ........ Hastanesi’nin 05/11/2019 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin maluliyet oranının yüzde 25 olduğu belirtildiğini, müvekkilinin Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ve ilgili soruşturma dosyası davalı sigorta şirketine gönderilerek ihbar talebinde bulunulduğunu ve sakatlığı oranında maddi tazminatının ödenmesi istendiğini, davalı taraf bu başvurularına istinaden...nolu hasar dosyası kapsamında müvekkilinin tazminat başvurusunu değerlendirmeye alındığını ve taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin süreli ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminatının ödenmesi için arabuluculuya gittiklerini ancak uzlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkilinin süreli ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı maddi zararının tazmini için ilgili sigorta şirketine dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ve şimdilik harca esas değer olarak; 50.00-TL süreli sakatlık için ve 50.00-TL‘de sürekli sakatlık için olmak üzere toplamda 100.00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 25/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 62.775,69-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetkisizlikle reddini, aleyhlerine açılan davanın haksız olarak açıldığını, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

YEREL MAHKEME KARARI;

Mahkemece, "... Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulü ile, 62.775,69-TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 02/08/2019 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 62.775,69-TL maddi tazminatın 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkete sigortalı olan .... plaka sayılı araç ile 06/09/2018 tarihinde meydana gelen kazada maluliyet ve tedavi gideri tazminatı talep ettiğini, kusur oranlarına ilişkin çelişkilerin giderilmediğini, müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, çelişkiler giderilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ATK raporundaki %75 oranındaki kusur tespitini kabul etmediklerini, kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkil şirkette sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, ceza yargılamasında soruşturma aşamasında alınan 21/01/2019 tarihli raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ......nın tali kusurlu, davacı ...'ın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Yargıtay içtihadı doğrultusunda raporlar arasındaki çelişkinin ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranı ve mahkemece verilen kararı kabul etmediklerini, müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, zira KTK'nın 91 ve 95. maddeleri ile TTK'nın sigortaya ilişkin hükümleri ve yollaması ile BK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri ve sigorta genel şartlarının ittifaklar ortaya koyduğu üzere işleten veya sürücüye tereddüp etmeyen bir kusurlu halden sigortacının da sorumlu olmayacağını, kazaya ilişkin bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde 06/09/2018 tarihinde ......nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile ... istikametinden ...Caddesi istikametine seyir halinde iken ... Kavşağına yaklaştığı sırada müvekkili ...'a çarptığı ve müvekkili ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığını, .... plaka sayılı araç sürücüsünün bu kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu iddia ederek, maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre; kaza tespit tutanağında; yaya ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 68/B (Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu veya okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir bir yerden geçmeleri yasaktır. Ancak yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler) maddesini ihlal ettiği, .... plakalı araç sürücüsü ......nın kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir. Soruşturma aşamasında savcılık tarafından alınan 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda yaya ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ......nın tali kusurluğu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 31/03/2022 tarihli raporda, kazanın oluşumunda; Sürücü ......nın yönetimindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, bu haliyle geldiği olay yerinde sağından kavşak başından kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermeyip, aracının sağ yan ayna kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli ve % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ın her ne kadar olay yeri kavşakta ilk geçiş hakkına sahip biçimde kavşak başından karşıya geçmek istemiş ise de, kendi can güvenliğini korumak bakımından karşıya geçişini daha müteyakkız biçimde yapması gerekirken bu hususa özen göstermediği, solundan gelen sürücü ......yönetimindeki kamyonetten korunma tedbiri almayıp bu aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, tali ve % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince de dava dışı sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor düzenleyen ATK raporu doğrultusunda hesaplama yapan hesap bilirkişisinin belirlediği miktarlar kabul edilerek hükme esas alındığı anlaşılmıştır.

Dava konusu kazaya ilişkin olarak, araç sürücüsü ......hakkında Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019...E. 2020/......K. Sayılı dosyasında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı neticeten adli para cezasına ve neticeten Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği ve karar itiraz edilmeksizin 04.12.2020 tarihinde kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Savcılık soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda dava dışı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu, olay sonrası kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında dava dışı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, işbu uyuşmazlığa konu davada ilk derece mahkemesince alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda ise dava dışı sürücünün % 75, davacı yayanın % 25 oranında kusurlu olduğu belirtmiştir. Ceza mahkemesince dava dışı sürücü hakkında karar verilirken soruşturma aşamasında alınan 21.01.2019 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.

6098 sayılı TBK’nın 74. maddesine göre hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır.

Somut olayda, yerel mahkemece hükme esas alınan rapordaki kusur oranları ile ceza davasında hükme esas alınan kusur raporundaki kusur oranları ve kaza tespit tutanağı arasında çelişki olduğu ve bu çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dava dışı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunup bulunmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, bu amaçla tarafların olaydaki kusur durumunun hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için İTÜ veya Karayolları Trafik Güvenliği Daire Başkanlığında (Fen Heyeti) görevli konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle raporlar ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkilerin giderilmesinin sağlanması, dava dışı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunun anlaşılması halinde bu durum illiyet bağını keseceğinden davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi; dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun anlaşılması halinde ise dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı sigorta şirketinin tazminattan sorumlu tutulması gerekli olacaktır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,

  4. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

  5. İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

  6. Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ......... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararAçılanVeTazminattarihihükümSebebiylenumarasıerzurum(ÖlümTazminat)Cismanicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim