SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 1. HD 2022/972 E. 2024/99 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/972

Karar No

2024/99

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

1. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/972

KARAR NO : 2024/99

KARAR TARİHİ : 15/01/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/02/2022

NUMARASI: 2020/437 Esas - 2022/114 Karar

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mantar üretim çiftliğinin olduğunu, bu üretim çiftliğinin standartlara uygun şekilde yapılması için taraflar arasında sözleşme akdedildiğini ve sözleşemeye göre de müvekkilinin ödemelerini tam olarak yaptığını, ancak davalının üstlenmiş olduğu işi tam bitirmeden yarım bıraktığını, yapılan işlerinde standarda uygun olmadığından yıkılmış ve tahrip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak keşif ile sabit olacağını bu sebeple müvekkilinin mantar üretimi sekteye uğradığını ve yapılması gerekli bölümlerde yapılmadığını, müvekkilinin defalarca davalıyı ikazından da bir sonuç alınamadığını, müvekkilin bu sözleşmeden zararının 30.000,00 TL olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu 30.000,00 TL zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 63.868,25-TL olarak belirlemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuksuz olarak açıldığını, reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, "taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır, ancak dava dilekçesinin ekinde sunulan "sözleşme" başlıklı ve tarafların imzası bulunan belgede, taraflar arasındaki işin 65.000,00 TL bedelle yapılacağı, bir takım işlerin eksik olduğu, eksik işlerin tamamlanması akabinde ödenmeyen bedelin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2016/4886 Esas 2017/4405 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasında yapılan işler için bedel belirlenmemiş ise, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Somut olayda tüm işin bedeli olarak 65.000,00 TL belirlenmiş ancak kalem kalem hangi iş için ne kadar ödeme yapılacağı belirtilmemiştir. Bu nedenle Mahkememiz'ce yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda, eksik olan işin hangi yıl yapıldıysa o yıldaki piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi sağlanmıştır. Bu doğrultuda alınan ek raporda, mekanik tesisat işinde 1.932,00 TL, inşaat imalatında 32.346,73 TL ve elektrik imalatında 8.319,00 TL tutarında eksik imalat olduğu tespit edilmiştir. Davacının ıslah ettiği tutar 63.868,25 TL olduğundan davanın kısmen kabulü ile, 42.597,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

  1. Davanın kısmen kabulü ile;

42.597,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece ıslaha karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, yerel mahkemece davacı tarafın talebi ile ilgisi olmayan alacak kalemlerine karar verildiğini, bu şekilde kanuna açıkça aykırılık yapıldığını, dava tarihi ile bilirkişi raporunun hazırlanması tarihlerinin farklı olduğunu, fakat bilirkişilerce keşif tarihinin değerlendirme ve yuvarlama tarihi olarak kabul edildiğini, bu durumunda hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece karara etkili olduğu kabul edilen belgenin fotokopiden ibaret olduğu, imzalara itiraz ettiklerini, ancak mahkemece bu hususlarında göz ardı edildiğini, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, olmayan bir sözleşmeye göre bilirkişi raporu düzenlendiğini, davacı tarafın tek yanlı beyanlarına göre bilirkişi raporu düzenlendiğini, raporların hukuk ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.

Davacı taraf, sunmuş oldukları "sözleşme" gereğince davalının müvekkili için mantar üretim tesisi kurduğunu lakin bu tesisin eksik ve yetersiz olması sebebi ile zaraar uğradıklarını, ranzaların imalatında eksik demir kullanımından dolayı ranzaların çökmesi ve bunlara yeniden malzeme alımı ve bunun işçilik bedeli 12.000,00 TL, Havalandırmanın eksik yapılmasından kaynaklanmasından dolayı yapılan masraf 11.000,00 TL, Aksaray ilinde üretilip Erzurum'da müvekkilin iş yerinde montajı yapılması gerekirken 4 katlı her biri on ikişer metre toplamda 10 adet ranzanın elektrik sarfiyat bedeli davalı tarafından karşılanmadığından dolaya ortaya çıkan 7.000,00 TL zarar olmak üzere toplam zarar miktarı 30.000,00 TL olduğunu, halen üretimde meydana gelen zararların bu 30.000,00 TL tutarın içerisinde olmadığını, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu 30.000,00 TL zararın tazminini talep etmiştir.

Davalı taraf ise; taraflar arasında mantar üretim çiftliğinin standartlara uygun şekilde yapılması konusunda bir sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkilinden , mantar üretim çiftliklerinin izolasyon işleri için danışmanlık hizmeti almak istediğini ve bu hususta tarafların anlaşması üzerinemüvekkilinin Erzurum’a gittiğini, davacının gösterdiği yerin ahırdan bozma bir yer olduğunu, buraya mantar üretme çiftliği yapılmasının mümkün olmadığını, alt kısmının beton olması gerektiğini, yere 10cm kalınlığında beton attırmasını ve duvarları da izole ettirmesini davacıya söylediğini, bunun üzerine müvekkilin izolasyon işini yapabileceğini ancak diğer işleri davacının yapması gerektiğini söylediğini, izolasyon için işe başladığını, üzerine düşen izolasyon işini yaptığını ancak davacının diğer işleri tam ve gerektiği gibi yapmadığını, 10 cm kalınlığında beton atılması işinin davacı tarafından yapılmadığını, müvekkilinin sadece davacı adına ranza yapım işini ...... isimli bir şahsa verdiğini ve bu şahıs tarafından ranzalar yapıldığını, bunun dışında kalan ve binada kullanılan malzemelerin tamamının davacı tarafından temin edildiğini, davacının kendisinin temin ettiği malzemeler nedeni ile müvekkili sorumlu tutmaya çalışmasının dürüstlük ilkesine aykırı düştüğünü, müvekkilinin asıl işinin davacıya danışmanlık hizmeti vermek ve tesisin izolasyonunu yapmak olduğunu, bu iş için de davacıdan 20.000,00TL lık bir çek aldğını ve bunun dışında kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının ödediğini ileri sürmesine rağmen müvekkile yapılmış başka bir ödeme bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan fotoğraftan çoğaltma fotokopiyi kabul etmediklerini, belgenin aslının sunulması gerektiğini, belgenin aslı sunulduğu taktirde de imza itirazında bulunduklarını savunmuştur.

Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.

Davacı tarafın aşamalarda dayandığı bila tarihli “Sözleşme” başlıklı belgedeki imzaya, davalı tarafından itiraz edilmiştir.

  1. ) Bu durumda mahkemece; davacı tarafından dosyaya fotokopisi sunulan belge içeriği ve imza ile ilgili davalı vekilinin beyanı alınıp gerekirse davalı yüklenici isticvap edilip yazı, rakam, imza konusunda beyanı alınıp, kabul edilmemesi halinde davacıya bu belge aslı ibraz ettirilip davalının imza ve yazılı incelemesine esas olacak yazı ve imzalarının bulunduğu belge asılları bulundukları yerlerden getirtilip, huzurda yazı ve imza örnekleri de alındıktan sonra söz konusu belge üzerindeki rakam, yazı ve imzanın davalı ....'a ait olup olmadığı konusunda sahtecilik ve grafoloji uzmanından rapor alınmalıdır.

Bu incelemeden sonra taraf tanıkları sözleşmenin kapsamı ve imza/yazının davalıya ait olması halinde HMK'nın 202. maddesi gereğince tarihsiz belgedeki ödeme konusunda dinlenip sözleşme kapsamı belirlenmeli ve davacının iddiaları yönünden inceleme yapılmalıdır.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra;

  1. ) Eser sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda, işin yapılıp teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispatlamak da iş sahibine aittir. Eser, sözleşmeye fen ve sanat kurallarına aykırı olarak meydana getirilmişse bunların giderilmesine karşılık yükleniciden giderilme bedeli istenebilir. Uygulamada, ayıp, gizli. açık ayıp ayırımına da tabi tutulmaktadır. Gizli ayıp, eserin tesliminden sonra genellikle kullanım sonucu kendini gösteren ve o eserde sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre olmaması gereken farklılıklardır. Açık ayıp ise yine sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre eserde olması gerektiği halde fiilen mevcut olmayan vasıf eksikliğidir. Ancak bunlar eserin iş sahibine teslimi sırasında kolaylıkla görülebilir. Bu özelliğinden dolayı iş sahibinin yapılan şeyi teslim aldıktan sonra işin mutad seyrine göre muayene etmesi ve açık ayıpları yükleniciye bildirmesi gerekir. Aksi halde yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak bu durum hakkında sözleşmede aksinin düzenlenmesi halinde yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Sözleşmede yüklenici tarafından garanti verilmesi halinde garanti süresi kapsamında yüklenicinin açık ayıptan sorumluluğu da devam eder. Eksik işler ise hiç yapılmamış işler olduğundan bunların teslimi ve muayenesi söz konusu edilemeyeceğinden eksik işler bedeli zamanaşımı süresince istenebilir. Ayıp bedelleri ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK’nın 481. maddesi uyarınca bedel kararlaştırılmamış ya da yaklaşık olarak belirtilmiş ise eksik ve kusurlu iş kalemlerinin göz önüne alınarak iş bedelinin mahalli piyasa rayicine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davacının eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi gerekir. İş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde giderim bedeli değil varsa fazla ödemenin istirdatı talep edilebilir. Fazla ödeme de götürü bedel usulüyle, belirlenen imalat bedeline göre kanıtlanan ödemeler dikkate alınarak belirlenecektir. Götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamen ödenmemesi halinde iş sahibinin eksik işlerin tamamlanması bedelini talep etmesi mümkün olmayıp yüklenicinin hakettiği iş bedelinin eksiklikler de dikkate alınarak gerçekleştirdiği imalâtın işin tamamına göre oranı belirlenip bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hesaplanması ve yapılan ödeme de düşülerek eksik iş bedeli ya da fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K., 2019/646E, 2019/3736K. 2018/4893E, 2019/129K. 2015/415E, 2015/4962K. 2020/1845E, 2021/1061K sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).

Yukarıda belirtilen ilkelere uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu/ek raporu aldırılmalıdır.

Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın yazılı miktar üzerinden kısmen kabulü doğru olmamış, kararın kaldırılması bulunmuştur.(benzer yönde Yargıtay 15.H.D. 2018/5055 E. 2018/5149 K.)

Açıklanan nedenlerle, HMK'nun 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nun 353/1. a.6 maddesi uyarınca, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/437 Esas . 2022/114 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

  3. İstinaf başvurusu sırasında yatırılan 727,46. TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

  4. İstinaf incelemesi esnasında yapılan yargılama giderlerinin yeniden yapılacak yargılamada ele alınmasına,

  5. Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararSözleşmesinden(EserAlacakKaynaklanan)numarasıerzurum

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim