Erzurum BAM 1. HD 2022/1466 E. 2024/1156 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
bam
2022/1466
2024/1156
14 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1466
KARAR NO : 2024/1156
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2017/422 Esas - 2021/379 Karar
TARİHİ : 27/10/2021
DAVA : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında yapılan sözleşmeler gereği Erzurum ... Elektromekanik işlerinin yapıldığını, müvekkilinin sözleşmelerdeki işlerini eksiksiz ve zamanında bitirdiğini, davalı ... İnşaaat Taahhüt İnşaat Malzemeleri Tic. A.Ş tarafından müvekkilinin yaptığı işe karşılık hakedişlerin eksik ödendiğini, dava açılış tarihi itibarıyla da bakiye borç ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, öncelikle her iki şirket arasındaki sözleşmelere göre yapılan işin karşılığının müvekkili alacağının ivedilikle ödenmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan montaj al risk sigortası yapıldığını, idare tarafından sigorta poliçesi ekinde tek tek sayılan mallar ve yapılan depoya el konulmuş olduğu halde hakedişlerin eksik ödendiğini, netice itibarıyla davalı çeşitli mal ve hizmetlerinin müvekkilinden almasına rağmen hakedişlerini tam olarak ödemediğini, bu nedenlerle müvekkiline ödenmeyen şimdilik 1.000,00 TL alacağının imalat tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, alacağın ödendiğini, mutabakat metninin imza edildiğini ve müvekkili şirkete ibra edildiğini, bu sebeple açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun soyut iddialardan ibaret olduğunu, davacının teslim etmiş olduğu ürünlerin eksikliklere rağmen kabul edildiğini ve hak edişlerin yapılmış ve teslim ettiği ürünlerin bedelinin ödendiğini, bu süreçte sürekli davacı şirketin yetkililerinin ve ortaklarının değiştiğini, sözleşme konusu iş ile ilgili olarak da mutabakat metni imzaladığını ve herhangi bir hak ve alacağın kalmadığı hususunda mutabakata varıldığını, birinci sözleşme ile ilgili olarak davacı tarafa müvekkili şirketin borcunun olmadığının sabit olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı hükümleri devam edince karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin fesh edildiğini, davacının bazı ürünleri aldığını ve teslim edeceğini beyan etmesi üzerine kendisinin herhangi bir hak ve alacağının kalmadığı ve diğer ürünleri de teslim edip sözleşmenin sona ereceğine dair karşılıklı mutabakat metni imza edildiğini, bu kapsamda hak edişlerin ve ödemelerin yapıldığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı davalının yapılan işlerin ücretini tam ve eksiksiz olarak ödemediğini beyan etmiştir. Davalı ise davacı ile bir takım sözleşmeler yapıldığını bunun neticesinde ise ibraname düzenlendiğini ve şirketin ibra edildiğini beyan etmiştir. Mahkememizce alanında uzman inşaat mühendisi mali müşavir ve ihale uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet tarafından alınan 08.12.2020 tarihli raporda tarafların ticari defterleri, cari hesap sözleşmesi ve teslim edilen malzemelerin incelenmesi neticesinde, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, ancak cari hesaba göre davacının 274.767,94 TL alacağının bulunduğu, teslim edilen malzemeye göre ise 333.390,35 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş ve 08.03.2017 tarihindeki ibranameye ilişkin ise takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. İbra borcu söndüren bir işlem olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde bu hususun değerlendirilmesi elzemdir. Davacı taraf söz konusu ibranamenin şirketin eski yetkilisi tarafından eski tarih atılarak imzalandığını beyan etmiştir. Davalı ise davacının yetkili temsilcisinin ibraname ile kendilerini ibra ettiğini bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu ibranamenin tarihi 08.03.2017'dir. ....Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin 13.10.2016 ve 15.03.2017 tarihleri arasındaki yetkilisi ...'dir. ...'in şüpheli olarak bulunduğu ve davacı tarafından Mahkememiz'e bildirilen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... soruşturma numaralı dosyasında, ... hakkında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 20.052019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hal böyle iken borcu söndüren bir işlem olan ibranamenin davacı şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalandığı anlaşıldığından ve davacı tarafından bunun aksi ispat edilemediğinden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarındaki eksik hususların giderilmeden karar verildiğini, davalı tarafın ileri sürdüğü ibranamenin hiçbir dayanağı ve hukuki bağlayıcılığı bulunmamasına rağmen bu ibranameye itibar edilerek hukuka aykırı bir karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Davacı, Erzurum .... Merkezi'nin elektromekanik işlerinin yapılması amacıyla aralarında düzenlenen sözleşme gereğince kendi edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının hakedişlerini eksik ödediğini ileri sürerek alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davacı şirket ortaklarının sürekli değişmesinden dolayı aralarındaki sözleşmeyi sonlandırdıklarını, şirket yetkilisi tarafından aralarında ibraname düzenlediklerini belirterek davanın reddini savunmuş, Mahkemece ibranamenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve özellikle ibranameyi düzenleyen ...'in ibraname tarihinde yetkili olması, davacı tarafça hakkında suç duyurunda bulunulduğu ileri sürülse de UYAP üzerinden yapılan araştırmada hakkında ceza soruşturması veya davası bulunmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yukarıda belirtilen istinaf nedenlerinin reddi gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/422 Esas . 2021/379 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nın 353. (1)/b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansının iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25