Erzurum BAM 1. HD 2022/1907 E. 2024/1141 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
bam
2022/1907
2024/1141
14 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1907
KARAR NO : 2024/1141
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .../06/2022
NUMARASI : 2018/408 Esas - 2022/367Karar
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün asansör ve seyir alanı yapım işini yüklendiğini, müvekkili tarafından yüklenilen işe ilişkin asansör ve seyir terası işlerinin çelik projesine göre kaba inşaatın proje ve mahal listesine uygun olarak yapılması için davalı ile anlaştığını, bu işe ilişkin 12/06/2018 tarihli sözleşme taraflarca imzalandığını, ... Belediyesi ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin yüklendiği işi 180 gün süre içerisinde tamamlanıp teslim edilmesi gerektiğini, ancak müvekkili tarafından davalıya taşero edilen iş davalı tarafça yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkilinin de idareye taahhüt ettiği işi zamanında teslim edemediğini, bu sebeple müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun da bulunmadığını, müvekkili bahsi geçen sözleşmeye duyduğu güven sebebiyle davalıya; ... imzalı 15..../2018 keşide tarihli ...Bankası ...Şubesine ait ... çek numaralı 70.000,00-TL bedelli, ... imzalı 15/..../2018 keşide tarihli ...Bankası.... Şubesine ait ...çek numaralı 70.000,00-TL bedelli çekleri tanzim ettiğini ve davalıya teslim ettiğini, müvekkil ile davalı arasında 12/06/2018 tarihli sözleşme ile asansör ve seyir terası işlerinin işlerinin çelik projesine göre kaba inşaatın proje ve mahal listesine uygun olarak karşı taraf olan ... İnşaat - ... ile bahsi geçen işlerinin karşı tarafça yapımına dair sözleşme imzalandığını, 12/06/2018 tarihli sözleşme kapsamında işin bitim süresi 20/07/2018 tarihi olarak belirlendiğini, fakat karşı taraf sözleşme konusuna ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediği, taahhüt edilen sözleşme konusu iş müvekkiline teslim edilmediğini hatta işe hiç başlamadığını, bu sebeple karşı tarafa ihtarname çıkarıldığını, ihtarnameye cevap verilmediğini, karşı taraf sözleşme kapsamında yapacağı işler karşılığında müvekkilinden almış olduğu çekleri en geç 13/.../2018 tarihine kadar iade etmeyi kabul ettiğini, fakat bu taahhüdünü de yerine getirmediğini, sözü edilen tarihte davalı çekleri iade etmediğini, müvekkilinin kendisine ulaşma çabalarının da olumsuz sonuçlandığını, bedelsiz kalınan çeklerin karşı tarafça kötü niyetli olarak takibe konulması konusunda endişelerinin olduğunu, dava konusu toplam 140.000,00-TL bedelli 2 adet çekin davalıya ve 3. kişilere ödenmemesi ve İİK 72/2 maddesine göre bu çekler ile ilgili icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu ve çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığımızın tespiti ile dava konusu çeklerin iptalini, avukatlık ücreti ve mahkeme masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2019/402 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından ihale edilen asansör ve seyir alanı yapım işini anahtar teslim olarak yüklenmiş, müvekkili tarafından yüklenilen iş kalemlerinden asansör ve seyir terası işlerinden çelik perojesine göre kaba inşaatın proje ve mahal listesine uygun olarak yapılması için davalı ile müvekkilinin anlaşarak 12/06/2018 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, iş bu sözleşmeye göre işin 20/07/2018 tarihinde bitirilip teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili tarafından 140.000,00-TL tutarlı ikia det çek davalı tarafa verildiğini, ancak davalı tarafın sözleşmeye göre işi tamamlamadığı gibi işe hiç başlamadığını, davalının işi teslim etmemesinden dolayı müvekkilinin müvekkilinin ceza yediğini, ayrıca fiyat farkından doğan bir çok zararının olduğunu, bu zararlara neden olan davalıdan fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.000-TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, ayrıca iş bu dosyanın mahkememizin 2018/408 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... - ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün Asansör ve Seyir Alanı yapım işinin bir parçası olarak verilecek çelik projesine uygun olarak kaba inşaatının yapımına yönelik kalıp sözleşmesi adı altında bir sözleşme imzalandığını, davanın tarafları arasında akdedilen sözleşmenin 4.maddesi ile sözleşmeye konu işin 20/07/2018 tarihinde teslim edileceği hususunda tarafların anlaştıkları, ancak davacı haksız menfi tespit davasını açtığını, müvekkiline yapılacak işin karşılığı olarak verilmiş olan çekler için ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiğini, davaya konu sözleşmenin taşeronu olan davalı müvekkili ile kararlaştırılan şekilde işi teslim ettiğini fakat teslim tarihinde bir gecikme yaşandığını, bu gecikmenin müvekkilinden kaynaklı bir durum olmadığını, müvekkilinin işi teslim edebilmek için başlangıçta aralarında belirlenen daha fazla imalat yapmak durumunda kaldığını, bu nedenle müvekkili açısından ilave alacak doğduğunu, davacı tarafça sözleşmeye konu işi teslim alınarak ve hali hazırda davacı yanca kullanılması bugün müvekkilinin yaptığı işin bedelini alamadığını, davacı tarafından ödeme hususunda verilen sözlerle bir şekilde oyaladığını, açılmış davanın haksız olduğunu, haksız tedbirler nedeniyle davalı müvekkili zarar gördüğünü ve hak kaybına uğradığını, müvekkiline yaşatılan mağduriyetin sonlandırılması ve çekler üzerindeki haksız tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, haksız davanın reddini talep ettiğini, çekler üzerine konulmuş tedbirlerinin kaldırılmasını, çeklerin bedelsiz olduğu ve iptalini, sözleşmeye konu iş nedeniyle davalı müvekkilinin borçlu olunmadığı yönünde menfi tespit taleplerinin reddini, davalı müvekkilinin yaptığı ve davacı yanca teslim alınarak kullanılan işin bedelinin ifasının sağlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sözleşmesi olduğu, bu işin davalı tarafından tamamlanmaması nedeniyle başka bir alt yüklenici tarafından yapıldığı sabit olduğundan iki sözleşme arasındaki bedel farkı ve gecikme bedeline davacının hak kazandığı kanaatine varılmışsa da kalıp işinden sonra yapılan cam cephe işindeki gecikmenin davalının sorumluluğunda olmadığı, cam cephe işinin gecikme bedelinin davalının uhdesinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatine varılarak, asıl davanın kabulü ile ... imzalı 15/.../2018 keşide tarihli, ... seri numaralı ...Bankası...şubesine ait 70.000,00.-TL bedelli çek, ... imzalı 15/.../2018 keşide tarihli, ...seri numaralı ...Bankası .... şubesine ait 70.000,00.-TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 222.270,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A)ASIL DAVA YÖNÜNDEN
- Asıl dava yönünden davanın kabulü ile, davacının;
... imzalı 15/.../2018 keşide tarihli, ... seri numaralı ...Bankası Erzurum şubesine ait 70.000,00.-TL bedelli çek,
... imzalı 15/.../2018 keşide tarihli, ...seri numaralı ...Bankası Erzurum şubesine ait 70.000,00.-TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.563,40. TL peşin harcından, dava açılırken yatırılan 2.390,85. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye noksan 7.172,55. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 17.250,00. TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 35,90. TL başvurma harcı, 2.390,85. TL peşin harç, 698,90. TL keşif harçları, 361,70. TL e. tebligat, tebligat ve posta gideri, 1.880,00. TL bilirkişi ücreti, 300,00. TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 5.667,35. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra iadesine,
-
İhtiyati tedbir kararı için öngörülen 21.000,00. TL teminatın üzerinde haciz ve takyidat bulunmaması halinde karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
B)BİRLEŞEN 2019/402 ESAS SAYILI DAVA YÖNÜNDEN
- Davanın kısmen kabulü ile, 222.270,00. TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, dava dilekçelerinde işe hiç başlanmadığı iddia edildiğini ve ardından bir çok gerçek dışı iddia ileri sürüldüğünü, davacının müvekkilinin hala bugün yaptığı işin karşılığı bedelin hala müvekkile ödenmediğini, davacı yan açtığı davalarda haksız ve yalan beyanlarla haksız kazanç elde etme ve müvekkiline alacağını ödemeyerek, açıkça müvekkilini zarara uğratma gayretinde olduğunu, Davacı ...'in iddia ettiğinin aksine işin kendisine teslim edildiğini, hatta iş sözleşme süresi içerisinde teslim edilmiş olup, aşamalarda asıl iş veren ... belediyesine başvuran davacı yan usulünce hak edişlerini de aldığını, davacının sadece davalı müvekkilinin alacağını almasını engellemek için haksız olarak dava açtığını, açılan davayla müvekkile verdiği ödemeye ilişkin çekler üzerine tedbir koydurarak, çeklerin iptalini istediğini, bu davranışın tamamen davalı müvekkilinin alacağını almasına mani olmak maksatlı ve kötü niyetli iradeyi ortaya koyan bir tutum olduğunu ve kesinlikle davacının bu niyetinin korunmaması gerektiğini, dava dilekçesine konu ettiği ve fesih bildirimi olduğu şeklinde bir algı yaratmaya çalıştığı usulsüz, haksız ve zaman itibarıyla da kötü niyetle yapıldığı açık olan bu ihtarı fesih ihbarı olarak kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, ticari defter ve kayıtların mahkemece incelenmediğini, hatalı karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir.
Davacı, dava dışı ... Belediye'si ile aralarındaki anlaşma gereğince seyir terası inşa etme işini yüklendiğini, yapının kaba inşaat kısmının yapılması için davalı ile anlaşılmasına rağmen davalının işi süresinde bitirmediğini, işi teslim etmemesine rağmen davalı tarafa 2 adet çek verildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, birleştirilen dosyada davacı, davalının işi bitirmemesinden dolayı iş sahibine teslim borcunu süresinde yerine getirmediğinden ceza uygulandığını ayrıca yapılacak işi başkasına taşere ettiğinden dolayı zarara uğradığını ileri sürerek maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı, işin beton kısmında çıkan aksaklıklar nedeniyle süresinde yetiştirilememesine rağmen tam olarak teslim edildiğini, davacının da kendi bitirdikleri işten sonra hakedişlerini dava dışı Belediye'den talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş, Mahkemece asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; taraflar arasındaki 12.06.2018 tarihli eser sözleşmesi kapsamında asansör ve seyir terası işi kaba inşaat yapımının 20.07.2018 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığı, aynı sözleşmenin 5. maddesine göre iş bitirilmediği takdirde yeni taşeronla akdedilen sözleşme arasındaki fiyat farkının tahsil edileceği ayrıca gerçekleştirilen imalatların ödemesinin yapılmayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6. maddesine göre yeni mali yükümlülükler nedeniyle fiyat farkının istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı ile dava dışı Belediye arasındaki ana sözleşmenin 19.02.2018 tarihinde imzalanmış olup işin 180 gün içerisinde bitirileceğinin kararlaştırıldığı, idarece işin bitirilmesi gereken tarihin 28...2018 olduğu geçici kabulün 12.11.2018 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından dava dışı ...İnşaat firması ile düzenlendiği iddia olunan 2. sözleşmenin de dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği iş bedeli karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği tam iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470. maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
6098 sayılı TBK'nın 472. maddesince, işin uzmanı olan yüklenici eseri fen ve sanat kurallarına uygun yapıp teslim etmek yükümlülüğü altındadır.
Tazminat borcunun doğması için temel koşul kusur olduğundan, tazminat isteyen tarafın kusursuz olması kuraldır. Yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle kâr kaybı alacağı talebinde bulunabilmesi için fesihte tamamen kusursuz olması gerekir.
Eser sözleşmesi muhataba varması gerekli tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi mümkün olup, kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar, sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza, seçimlik ceza, eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacaklardandır. (Yargıtay 6. HD., 2023/2651 E., 2024/628 K.)
Yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda; öncelikle işin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, tam olarak teslim gerçekleşmemiş ise hangi seviyede bırakıldığı, davalı savunmasında yer alan işin bitirilme süresine yakın davacı tarafından dava dışı Belediye'den kaba inşaata yönelik hakedişlerinin talep edilip edilmediği, dava dışı Belediye ile davacı arasında düzenlenen tüm bilgi ve belgelerin getirtilmesi, bunlar ile davacı tarafından düzenlenen sözleşmelerdeki tarihlerin karşılaştırılarak değerlendirilmesi, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, tanıkların usulüne uygun çağrılarak dinlenilmesi, tarafların sözleşmeyi feshedip feshetmedikleri, fesih varsa haklı fesih olup olmadığının saptanması, tüm bunlara göre davacının müspet zararını talep edip edemeyeceğinin belirlenmesi suretiyle nihai kararın verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davaya ticaret mahkemesi olarak bakılmış ise de; tarafların tacir olup olmadıklarının belirlenerek görev hususu da belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi uyarınca kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK’nın 353. (1)/a. 6 maddesi uyarınca, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/408 Esas . 2022/367 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınan toplam 6.187,00. TL istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen dosya davalısına iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
-
Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. ....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25