Erzurum BAM 1. HD 2022/1564 E. 2024/1123 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
bam
2022/1564
2024/1123
12 Haziran 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1564
KARAR NO : 2024/1123
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2022
NUMARASI : 2021/209 Esas - 2022/379 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 28/08/2014 tarihli Taşeron (Alt Yüklenici) sözleşmesinin imzalandığını, davalının sözleşmenin hükümleri kapsamındaki kabul beyan ve taahhütlerin doğrultusunda işe başladığını, arz edilen alt yüklenici sözleşmesi ... İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından uygun görüldüğünü, davalının 24/08/2015 tarihi itibari ile iş sahasını/şantiye haber vermeksizin bekçi dahil terk ettiğini, şantiyede bulunması gereken müvekkile ait çeşitli donanım malzemelerin şantiyede bulunmadığının saptandığını, kabul ve taahhütlerini yerine getirmeyen davalıya müvkkil Erzurum.... Noterliğinin 25/05/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnemesi ile durumu ihbar ettiğini, davalının sözleşmeye uymasını istemiş aksi halde sözleşmenin fesih edileceğinin bildirildiğini, daha sonra müvekkil Erzurum.... Noterliğinin 03/09/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshi, kalan işlerin yapımı mevcut zararların giderilmesi kayıp / çalınan malzeme bedelinin cari hesaba borç olarak geçirileceği, işçi alacakları fesih hak edişinin düzenlenmesinin istendiğini, davalı hak ediş yapmamış fesih hak edişi müvekkil tarafından yapılıdığını, hesap sonucu davalının 1.172.268,01 TL borçlu bulunduğunun ortaya çıktığını, bu durumun davalıya bildirildiğini, bu nedenlerle 1.172.268,01 TL 'nin en yüksek banka faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın müvekkili açısından hukuki bir gerekçesi bulunmadığını, müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafından müvekkile yer teslimi yapılmadığını, buna rağmen müvekkilin kendisine düşen işlerin malzemesini de temin etmek suretiyle teslim ettiğini, iletken elektrik taşıyan, davacı tarafından teslim edilmediğini ve şantiyeye de gelmediğini, davacının neden olduğu teslim işleri yapılmayınca işçilerin işsiz kaldığını ve maaş alamayınca işçilerin işi bıraktığını, yapılması gereken işlerin % 90 'nı müvekkilince bitirildiğini, davacı şirket tarafından ödenmesi gereken işçi paraları dahi ödenmediğini, bundan başka piyasandan alınan işçilerin ihtiyaçların müvekkilince ödediğini buna rağmen piyasaya borcu kaldığını bu nedenlerle davacı şirkete borcu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, "Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; Davacının davalı ile aralarında alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, davalının sözleşme gereği işe başladığını, 24/08/2015 tarihi itibarile iş sahasına haber vermeksizin terk ettiğini, kendisine ait çeşitli malzemelerin de şantiyede bulunmadığını, cari hesap ilişkisine göre 1.172.268,01 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerin celp edilmiş olup, defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı taraf sözleşme ve iş ilişkisinin devam ettiği döneme ilişkin olarak 2014 yılına ait defterlerini ibraz etmemiştir. Davacı tarafın 2015 yılına ait defterlerine göre; davalının 2014-2015 yıllarında toplam değeri 1.539.634,59 TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği, bu faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Yine davacı tarafın defterlerine göre davacının 2014 ve 2015 yıllarında toplamda 2.470.085,35 TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın defterlerine göre ise 2014 ve 2015 yıllarında toplamda 1.095.846,... TL tutarında davacıdan tahsilat yapıldığı, bu durumda davalının toplam fatura bedellerinden yapılan tahsilatlar mahsup edildiğinde 443.788,01 TL tutarında davacı taraftan alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan ödemeler noktasında olup 2014 ve 2015 yıllarında yapılan ödemelerden toplamda 1.374.238,77 TL tutarında miktarın davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğu ancak davalı tarafın ticari kayıtlarında bu tutarın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraf defterleri birbirlerini doğrular nitelikte değildir.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devamı sırasında davacı tarafından banka yoluyla yapılan ödemelere bakıldığında da; davacının 2014 yılında 418.004,00 TL, 2015 yılında ise 1.358.366,46 TL olmak üzere toplamda 1.776.370,46 TL tutarında davalı tarafa ödeme yaptığı görülmektedir. Davalının 2014 ve 2015 yılında düzenlemiş olduğu toplamda 1.539.634,59 TL tutarındaki 3 adet faturanın davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Banka kayıtlarına göre davacının 2014 ve 2015 yıllarında toplamda 1.776.370,46 TL tutarında ödeme yaptığı, yapılan bu ödemeden davalı tarafından düzenlenen 3 adet fatura bedeli mahsup edildiğinde davacının 236.735,87 TL tutarında fazladan ödeme yaptığı, iş ilişkisinin sona ermesi nedeniyle davacının fazladan yapmış olduğu bu ödeme tutarında davlıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 236.735,87 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası ile belirlenen en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
236.735,87 TL'nin dava tarihi olan 15/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası ile belirlenen en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taelbin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın karşılıklı imza edilen sözleşme hükümlerine uymadığını, bu durumun tüm dosya kapsamından açıkça belli olduğunu, davalı tarafa yapılan ödemelerin hangi tarihte ne için yapıldığının açıkça belli olduğunu, davalı tarafında bu ödemelere ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, bilirkişi raporları ile davalarının ispat edildiğini, yerel mahkemece bu hususların göz ardı edildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin daha önceki aynı yönde kararının Erzurum Bölge Adliyesi Mahkemesi kararı ile kaldırıldığını, dosyaya kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırıldığını, daha sonra yine ek bilirkişi raporu aldırıldığını, bilirkişi raporu ile uygun yevmiye kaydının yapılmadığının tespit edildiğini, yerel mahkemece ise usulüne uygun olarak tutulmayan bu defterlerin esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Tortum Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/...Soruşturma ve 2016/...Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında taşeron şirket yetkilisine zimmetle teslim edilen bir malzemenin bulunmadığı hususunun sabit olduğunu, bu hususunda yerel mahkemece dikkate alınmadığını, diğer eksik malzemenin ise bizzat ... tarafından alınıp götürüldüğünü, bu hususun davacı tarafça ilk derece mahkemesi dosyasına sunulduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümüyle reddedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava,taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zarara ilişkin alacak davasıdır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 236.735,87 TL 'nin dava tarihinden itibaren Merkez Bankası ile belirlenen en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Davanın 15/09/2015 tarihinde açıldığı, İlk derece mahkemesinin, 02/11/2018 gün 2015/....Esas 2018/... K.sayılı ilamına göre davanın kısmen kabulüne 236.735,88 TL'nin dava tarihinde itibaren Merkez Bankası ile belirlenen en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş , taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/... esas, 2021/...karar sayılı ilamı ile "hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalı yüklenici şirketin ticari defterlerinin kapanış onayı bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle delil vasfına haiz olmadığı ,ancak dosya kapsamında alınan mali müşavir bilirkişinin raporunda davalının kestiği faturaların davacının ticari defterinde kayıtlı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Söz konusu faturalar kayıtlı değilse davacının fesih hak edişe ilişkin olarak davalı tarafın 03/09/2015 tarihli fatura kesildiğinden davacı davalının iddia ettiği iş ve bu işe konu imalat bedellerini kabul etmiş sayılır ancak aynı hak ediş..te . ve.. nolu hak ediş dışı yapılmış ödemeler kapsamında 1.423.840,10 TL lik bir ödeme yapıldığı hak edişte belirtilmiş ise de mahkemece bu kapsamda bir inceleme yapılmadığından konusunda uzman 3 kişilik mali müşavir bilirkişi heyeti ile davacı ve davalı yanın ticari defterleri ve banka kayıtları da incelenerek davacının iddia ettiği .ve ....nolu hak edişler dışında yapılan ödeme olup olmadığı tespit edilmek suretiyle bu hak edişler kapsamı dışında kalan ödemeleri varsa tespit edilip aynı feshin hak edişinde belirtilen 258.346,92 TL nin bu miktardan mahsup edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme le hüküm tesisi isabetli değildir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası, ilk derece mahkemesince, 2021/209 Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş, kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek, bilirkişi rapor ve ek raporu aldırıldığı görülmüştür.
Davalının, sözleşme kapsamında, 3 adet fatura kestiği, davacının defterlerinde bu faturaların kayıtlı olduğu, davalının, faturalara yansıyan imalatlar dışında imalat iddiasında bulunmadığı, davacınında bir kısım eşya ve malzemelerin şantiyeden götürüldüğünü ispatlanamadığı, verilen kısmen kabul kararında hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı ve davalı vekillerinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/209 Esas . 2022/379 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353. (1)/b. 1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı taraftan alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar harcından başta alınan 80,70. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90. TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, davalı taraftan alınması gereken 16.171,00. TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 4.043,00. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 12.128,00. TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce, harç ve kesinleştirme işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25