Erzurum BAM 1. HD 2022/971 E. 2024/1018 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
bam
2022/971
2024/1018
27 Mayıs 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/971
KARAR NO : 2024/1018
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2022
NUMARASI : 2020/198 Esas - 2022/86 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... İnşaat ile davalı... inşaat arasında 19/04/2018 tarihinde Daire (Konut) Satım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede Erzurum ili ... İlçesi ... ada ...parselde inşa edilmekte olan ... Konutları.. Blok zemin ...katta ...ve ...numaralı 4 adet daire ve ... katta ... numaralı 1 adet daireye ilişkin satım sözleşmesi gereğince toplamda 5 adet dairenin satımı konusunda her bir daire için 235.000,00 TL olmak üzere anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya istinaden müvekkili ile davalı... İnş. arasında akdedilen Daire Satım Sözleşmesi gereği müvekkile satılan dairelerde; dış çelik kapı, dış PVC ve camları, daire içi kaba alçı sıvaları, kalorifer, pis su, temiz su, doğalgaz tesisatı, elektrik tesisatı, zemin şap atımı ayrıca ortak mahalde bulunana mermerler, asansör ve çatı, merkezi uydu ve kamera sistemi, dış cephe mantolama, dış cephe düzenleme, satıcı tarafından yapılacak geri kalan imalatların alıcı tarafından yapılması hususunda akdedilen anlaşmada yer verilen hususlar olduğunu, sözleşme gereği müvekkili tarafından davalı tarafa 50.000,00 TL nakit ön ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilinin işbu sözleşme gereğince bakiye borcundan mahsup edilmek üzere ... Bank Erzurum Şubesine ait 30/11/2018 vade tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL tutarındaki çeki davalı tarafa teslim ettiğini, tüm bu ödemelerden sonra, 1.075.000,00 TL tutarındaki bakiye borç için dairelerin teslim tarihi olan 31/12/2018 tarihinde nakit ya da çek olarak ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, her ne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşme daire satım sözleşmesi gibi gözükse de; daire alım sattım sözleşmesinin altındaki asıl sözleşme, müvekkilin söz konusu konutların çatı imar ve izolasyon işini yapması, bunun karşılığında davalı tarafın söz konusu konutlardan 5 adet daireyi müvekkile vermeyi taahhüt ettiği bir karma sözleşme olduğunu, esaş sözleşme gereğince çatı imar ve izolasyon işi için kararlaştırılan eylül ayı içerisinde müvekkili şirkete işi ifa edebilmesi için uygun koşullar sağlanmadığını, neticede davalı taraf bu işleri başkaca taşeronlara yaptırdığı ve konutları da başka alıcılara sattığını, bu nedenle 03/01/2019 tarihinde Erzurum .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek, müvekkiline satılan dairelerin kalan bakiye borcunun 7 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde hukuki yollara başvuracağının ihtar ettiklerini, taraflarınca da davalı tarafa cevabi nitelikte bir ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye göre, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini ve bu nedenle taraflarınca ödenen akit 50.000,00 TL paranın ve ... Bank Erzurum Şubesine ait 30/11/2018 düzenlenme tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL tutarlı çekin taraflarına iadesinin talep edildiğini, davalı tarafın müvekkilce ödenen paranın ve verilen çekin iadesini yapmadığı gibi Erzurum...İcra Mildürlüğü 2019/ ... esas sayılı dosyada müvekkil aleyhine kambiyo takibi başlattığını, paranın ve çekin iadesi için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin söz konusu sözleşme gereği üstlendiği işi davalı... İnşaat'ın ağır kusuru ve sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle ifa edemediğini bu nedenlerle Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı takibin ihtiyaten durdurulmasına, davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı dosyası takibin iptaline, müvekkili tarafından davalıya ödenen 50.000,00 TL'nin ödendiği tarihtin itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kar tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın her aşamasında vekil varken asile ısrarla tebligat çıkarılmasının ve hatta iade tebligat adresine ısrarla tebligat yapılarak tahkikat aşamasına geçilip dosyanın sonuçlandırılmaya sağlanması açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, mevcut durumda icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan menfi tespit davasında istihkak davası gibi olduğunu, dava dilekçesinin asile yapılmış olması usulsüz olduğunu, dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden, ön inceleme duruşması yapılmaması gerektiğini, gelinen aşamanın usulsüz olduğunu, taraflarına yapılan tebligat ile davaya cevap haklarının doğmuş ve süreç yeniden başladığını, alınana bilirkişi raporunun da geçersiz bir rapor olduğunu, davacı taraf ile davalı taraf arasında 19/04/2018 tarihinde toplamda 5 adet dairenin imalattan satımı konusunda bir satım sözleşmesi imzalandığını, taraflar ayrıca da farklı bir ticari iş olan müvekkil şirketin inşa ettiği dairelerin de bulunduğu binaların çatı su izolasyon işinin yapılması konusunda anlaşma yapıldığını, davacı tarafın daire satım sözleşmesinde de belirtildiği üzere daireleri kaba inşaat olarak teslim almak ve yan yana olan iki daire arasındaki, duvarı yıktırmak ve daireleri birleştirmek istediğini ve müvekkilince de dairelerin teslim tarihi olan 31/12/2018 tarihinde daireler davacının istediği şekilde teslime hazır hale getirildiğini, davacı taraf aynı zamanda çatı izolasyon işin üstlendiğini ancak davalı müvekkilinin defaten aramasına mesaj atmasına rağmen çatı izolasyon işini yapmadığını, müvekkili şirket tarafından 03/01/2019 tarihinde davacı şirkete Erzurum.... Noterliği kanalıyla ... Yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderildiğini, iş bu ihtarnamede dairelerin taleplerine uygun şekilde teslime hazır olduğu yapılan 50.000 TL nakit ödeme ve verilen karşılıksız çekin haricinde bir ödeme yapılmadığı bakiye kısmın ödenerek dairelerin teslim alınması hususu ile çatı izolasyon işine dair hizmet alımından kaynaklı edimin ifa edilmediği ve bu nedenle zararın doğduğu zararların giderilmesi ve daire bedellerinin ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davacı tarafça da 22/01/2019 tarihinde Erzurum ... Noterliği kanalı ile göndermiş olduğu ... yevmiye nolu ihtarname ile iş için davalı tarafından çalışma koşullarının en geç eylül ayı içerisinde uygun hale getirilmediği için işi ifa edemediğini bu nedenle daire alımından vazgeçtiğini ve yapılmış olan 50.000 TL nakit ödeme ile 50.000 TL bedelli karşılıksız çekin iadesi hususunu ihtar ettiğini, davacının müvekkiline vermiş olduğu zararlara rağmen ve teslimata hazır olan dairelerin bedelini ödemeyip sözleşmeden döndüğü ve sözleşmenin geçersizliğini gerekçe göstererek tamamen haksız ve kötü niyetli olarak zararlara mahsuben kullanılan 50.000 TL'nin ve çekin iadesini talep ve dava ettiğini, 19/04/2018 tarihli sözleşmenin, aslında davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini ve müvekkilinin bu fesih ile zarara uğratıldığını, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine menfi tespit talebi açısından %20 den az olamamak kaydıyla icra inkar tazminatına yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece, "Dava, Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2019/...Esas sayılı dosyasına konu 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile davalıya ödenen 50.000,00 TL'nin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya arasına alınan Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2020/...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının... Ormancılık İnşaat Taahhüt Turizm ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... ....İnşaat Taahhüt Medikal Dekorasyon San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ...Gıda İnşaat Taah. San. Ltd. Şti olan, 48.400,00 TL asıl alacak, 1.525,59 TL faiz alacağı ve 4.840,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 54.765,59 TL olduğu, borcunun sebebinin 30/11/2048 tarihli, ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekin gösterildiği görülmüştür.
Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi ve Ticaret Hukuku Sözleşmeler Alanında Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 28/05/2021 havale tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; "19.04.2018 tarihli harici gayrimenkul sözleşmesinin geçersiz bir sözleşme olduğundan ve geçersiz sözleşme sebebiyle herkes verdiğini geri isteyebileceğinden, satıcıya ödenen kaporanın davalı tarafından istenebilieceği" yönünde görüş beyan edildiği anlaşılmıştır.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalı ile 5 adet dairenin satışı hususunda 1.175.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, bu sözleşmeye dair yazılı sözleşme bulunduğunu, ancak yazılı olmayan bir diğer sözleşmeye göre de, davalının yaptırmakta olduğu inşaat halindeki binaların çatı izolasyon işinin yapılacağını ve bu işin yapılması halinde daire bedellerinden bu işin bedeli kadar mahsup yapılacağı hususunda anlaştıklarını beyan etmiştir. Ardından yazılı sözleşme kapsamında ön ödeme olarak davalı tarafa 50.000,00 TL nakit, 50.000,00 TL tutarında ise çek verdiklerini, davalının yazılı olmayan sözleşmeye göre, yaptırdığı inşaatları çatı izolasyonu yapılacak hale getirmediği için bu işin yapılamadığını bu nedenle her iki sözleşmeden döndüklerine dair davalı tarafa ihtarname gönderdiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili ise müvekkiline yapılan tebligatı usulsüz olduğunu, bunun yanında davalı ile yapılan daire satış sözleşmesi ile yazılı olmayan eser sözleşmesine göre davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, müvekkilinin de davacı taraf sözleşmeden döndüğünden söz konusu dairelerin eski hale getirilmesi için (davacının talebi doğrultusunda bir takım tadilatlar yapıldığından) tadilat yaptırdığını ve bunun bedelinin de 102.434,02 TL tutarında olduğunun Mahkememiz'in 2019/...değişik iş sayılı dosyasında tespit edildiğini bu nedenle davalını yaptığı ödemenin sözleşmeye uymama nedeniyle bu zarar için mahsup edildiğini beyan etmiştir.
Davalı vekilinin tebligat usulsüzlüğüne dair yapılan değerlendirmede, Mahkememiz'ce davacının dava dilekçesinde gösterdiği adrese tebligat gönderilmiştir. Bu tebligat iade edildiği için davalının mersis adresine tebligat gönderilmiştir. Davalının mersis adresine gönderilen tebligatta tebliğ edilemediğinden, bu kez davalını mersis adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesine göre usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.
Esasa dair yapılan değerlendirmede ise, davacı ile davalı arasında 19.04.2018 tarihinde 1.175.000,00 TL bedel karşılığında 5 adet dairenin satımı hususundaki sözleşme, bu sözleşme nedeniyle 50.000,00 TL tutarında nakit ödeme yapıldığı ve 50.000,00 TL tutarında çek verildiği, bu sözleşmenin yanında taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin de yerine getirilmediği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı tarafından yapılan 50.000,00 TL tutarında nakit ödeme ve yine davacı tarafından verilen 50.000,00 TL tutarında çek'ten kaynaklanmaktadır. Davacı taraf davalının yaptığı işin çatı izolasyonu yapmak için hazır hale getirilmemesi nedeniyle sözleşmeyi ifa edemediklerini ve davacının bu işi de başka firmalara yaptırdığını beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı ise davacının talebi doğrultusunda davacının alması için anlaşılan dairelerde bir takım tadilatlar yapıldığını bu dairelerin diğer daireler ile aynı hale getirilmesi için yeniden tadilat yapıldığını bundan kaynaklanan zararları olduğununda davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşme ve yazılı olmayan eser sözleşmesinin her iki tarafın gönderdiği ihtarnamelerden anlaşılacağı üzere ayakta olmadığı sabittir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle bir cezai şart öngörüleceği taraflarca kararlaştırılmamıştır. Aynı şekilde yazılı olmayan eser sözleşmesinin de ifa edilmemesi halinde bir cezai şart ödeneceği hususunda taraflar arasında sözleşme bulunmamaktadır. Bunun yanında davalının bir takım tadilatlar nedeniyle zarara uğradığı iddiası ise yazılı delil ile ispat edilemediğinden bu tadilatlar nedeniyle davalının zarar uğradığı kabul edilemez. Yazılı olarak düzenlenen daire satım sözleşmesi ve yazılı olmayan ancak tarafların kabulleri ile yapıldığı kabul edilen eser sözleşmesinden dolayı yapılan ön ödeme ve verilen çek artık bu sözleşmeler ayakta olmadığından ve bu sözleşmelerde, sözleşmeden dönülmesi halinde bu ödemelerin davalıda kalacağına dair bir anlaşma bulunmadığından davacı tarafa iade edilmelidir. Benzer şekilde bu sözleşme kapsamında ön ödeme mahiyetinde verilen çek nedeniyle de davalının davacıya borcunun olmayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile; davacının Erzurum ... İcra Dairesi'nin 2019/...Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 50.000,00 TL'nin 22/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
- Davanın kabulü ile;
a) Davacının Erzurum...İcra Dairesi'nin 2019/...Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
b) 50.000,00 TL'nin 22/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin bilinen son adrese gönderilmediğini, yokluklarında yargılama yapılmaya başlayıp, son aşamada bilinen son adrese tebligat çıkarılınca davadan haberdar olduklarını, bunun davacı yanın kötüniyetini gösterdiğini, mahkemede görülmüş olan dava sözleşmeden kaynaklı bir alacak ve menfi tespit davası olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ihmal neticesinde müvekkilinin davaya cevap veremediğini, verdiği cevabın dikkate alınmadığını, zararının varlığını mahkeme kararı ile tespit ettirdiği halde zararını ispat edemediği için haklı olduğu davada haksız çıktığını, dava kapsamında davacı taraf ısrarla sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdüğünü, dosya kapsamının esaslı unsuru sözleşmenin geçerliliği hususu olmadığını, sözleşmede şekil şartı taraflarca zaten karşılıklı güven ilişkisine dayalı olarak aşılmış ve sözleşme gereği karşılıklı olarak ifaya girişildiğini, davacı bedelin ifasına başlamış davalı ise sözleşme doğrultusunda dairelerin imalatına başladığını, davacının bu aşamaya gelindikten sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi açıkça kötü niyet olduğunu, kötü niyetli olarak şekil şartının ileri sürmesi noktasında Yargıtay, yerleşik içtihatları ile Medeni Kanunun 2. maddesinin iyileştirici etkisinin olduğunu söylemiş ve bu durumu "hakkın kötüye kullanılması yasağının düzeltici fonksiyonu ile geçerli kılınması" olarak ifade edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu davacı tarafın daire bedellerini ödememesi ve sözleşmeden döndüğüne dair 22/01/2019 tarihli ihtarname neticesinde davacının talebi doğrultusunda imalat değişiklikleri yapılarak hazırlanan dairelerin diğer dairelerle eş konuma getirilmesi için yeniden yapılacak olan tadilatlara ilişkin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/...D.İş. Sayılı dosyası kapsamında tespit talep edilmiş ve bu dosya kapsamında yapılan keşif neticesinde düzenlenen 11/03/2019 tarihli bilirkişi raporu ile davacının talebi ile ifaya hazır halde tutulan dairelerin alımından vazgeçilmesi üzerine diğer dairelerle eş konuma getirilip satılabilmesi için yapılacak işlemlere ilişkin olarak 102.434,02 TL tutarında zararın mevcut olduğu hesaplandığını, sonuç olarak davacı tarafından ödeme yapılmayıp aksine sözleşmeden dönmüş olması nedeni ile müvekkili uğratmış olduğu zararların giderilmesi noktasında yapılmış olan 50.000 TL nakit ve 50.000 TL bedelli çek hakkında müvekkil mahsup hakkın kullanmış zararlarına mahsuben ödenen nakit bedeli iade etmediğini, davacı tarafından verilen çek de karşılıksız çıkmış icra takibine konulduğunda da davacı şirketin hiçbir mal varlığına rastlanamadığı ve şirket mal varlığının boşaltılmış olması nedeni ile tahsilat yapılamadığını, netice olarak da davacı müvekkile vermiş olduğu zararlara rağmen ve teslimata hazır olan dairelerin bedelini ödemeyip sözleşmeden dönmüş ve sözleşmenin geçersizliğini gerekçe göstererek tamamen haksız ve kötü niyetli olarak zararlara mahsuben kullanılan 50.000 TL nin ve çekin iadesini talep ve dava ettiğini, 19/04/2018 tarihli sözleşme, aslında davacı tarafça haksız olarak feshedilmiş ve müvekkilinin bu fesih ile zarara uğratıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesine dayalı, Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2019/...Esas sayılı dosyasına konu 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile davalıya ödenen 50.000,00 TL'nin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı şirket vekili istinaf etmiştir.
Davacı ile davalı arasında, 19.04.2018 tarihli 1.175.000,00 TL bedel karşılığında 5 adet dairenin satımı hususundaki sözleşme nedeniyle 50.000,00 TL tutarında nakit ödeme yapıldığı ve 50.000,00 TL tutarında çek verildiği, bu sözleşmenin yanında taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin de yerine getirilmediği görülmüştür.
Taraflar arasında yapıldığı anlaşılan her iki sözleşmede eser sözleşmesi olup, bir tanesi yazılı(yap-satçıdan alınacak daire), diğeri ise sözlü olarak (çatı izolasyon işi) akdedildiği anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür.
Eser sözleşmesi muhataba varması gerekli tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi mümkün olup, kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar, sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza, seçimlik ceza, eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacaklardandır. (Yargıtay 6. HD., 2023/2651 E., 2024/628 K.)
Somut olayda taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi davacı iş sahibi tarafından feshedilmiştir, davalı yan, davacının talebi doğrultusunda imalat değişiklikleri yapılarak hazırlanan dairelerin diğer dairelerle eş konuma getirilmesi için yeniden yapılacak olan tadilatlara ilişkin masraf yaptığını iddia etmiş ise de, bu konuda ki iddialarını yazılı olarak ispatlayamadığı gibi, yaptırmış olduğu tespit dosyasında da ince işçilikleri kapsadığı ve sözleşme gereği bunun iş sahibi tarafından yaptırılacağının belirtildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/198 Esas . 2022/86 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353. (1)/b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 6.721,70. TL nispi istinaf karar harcından başta alınan toplam 1.680,70. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.041,00. TL harcın davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın tebliğ, harç ve kesinleştirme işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02