mahkeme 2020/392 E. 2023/390 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/392
2023/390
4 Temmuz 2023
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 02/09/2020
KARAR TARİHİ : 04/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İSTEM :
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından Trabzon 3.İş Mahkemesinin ... Esasında Müvekkil ... A.Ş. aleyhine açılan işçilik tazminatları ve alacak davasına ilişkin olarak, anılan mahkemenin .../2019 tarih ve 2019/... karar sayılı hükmü ile davanın kısmen kabulüne, 5.836,05 TL kıdem tazminatının, 1.990,85 TL fazla çalışma alacağının faizi ile birlikte ve yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarih ... E. ve ... K.sayılı ilamı ile kesinleşmiştir. Trabzon 3.İş Mahkemesinin yukarıda anılan kararı Trabzon İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulmuş olup; takip dosya borcu olan toplam 21.718,23 TL müşterek ve müteselsil sorumluluk hükmü gereği müvekkil şirket tarafından ödenerek dosya borcu kapatılmıştır. Ayrıca müvekkil ... A.Ş. tarafından Trabzon 3.İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına yargılama gideri, masraf ve harç olmak üzere toplam 1.465,78 TL harcama yapılmıştır (175,20 TL masraf, 374,44 TL karar ilam harcı, 541,31 TL istinaf bakiye karar harcı, 374,83 TL istinaf başvuru harç ve masrafı). Müvekkil Şirket ile davalılar arasında ihale yoluyla Hizmet Alımlarına ilişkin Sözleşme imzalanmış olup (... A.Ş. Trabzon İl Müdürlüğünden celbi), davalılar belirli sürelerle bu işi almış ve söz konusu işleri yürütmek üzere personel çalıştırmıştır. Müvekkil Şirket ile davalılar arasında düzenlenen sözleşmelere göre, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracakları personele ilişkin sorumlulukların tamamı yükleniciye (Davalılara) aittir. Davalı şirketlerin tacir oldukları göz önüne alındığında basiretli birer tacir gibi davranmaları gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısıyla davalıların, sözleşmesi feshedilen personellerinin kıdem ve ihbar tazminatlarını vs. ve diğer maddi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, sözleşme ve İş Kanunu ilgili hükümleri gereği sorumlulukları oranında toplam 23.184,01 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir.
Duruşmalara gelen davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Dava dilekçesi ve ilk tensip zaptı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davalı ... Müh.Taah ve Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı huzurdaki dosya kapsamında müvekkil ve diğer davalılardan herhangi bir tarih belirtmeyerek ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ibaresi ile toplamda 23.184,01 TL alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Ancak öncelikle görev ve yetki (müvekkil şirket adresi Artvin/Hopa olup yetkili yer Artvin/Hopa mahkemeleridir.) itirazında bulunmakla birlikte davacının rücu iddiasına konu ödemeleri hangi tarihte yaptığını belirtmediğinden ayrıca zamanaşımı itirazımız bulunmaktadır. Zira zamanaşımı hesabı ödeme tarihinden itibaren işletilmekte olup davacı ödeme tarihlerini ve talep ettiği faiz başlangıç tarihlerini belirtmemiştir. Bu nedenle zamanaşımı itirazımız ile birlikte öncelikle davacı tarafa dava dilekçesi açıklattırılarak hangi davalıdan ve özellikle müvekkilden ne talebi bulunduğu ve hangi tarihten itibaren faiz talep ettiği açık ve somut olarak açıklattırılmasını talep etmekteyiz. Ayrıca iddiaları kabul anlamına gelmemek üzere esasa ilişkin cevaplarımızı açıklamak gerekirse rücu iddiaları konusu işçi müvekkil şirkette 01.06.2010 ile 31.01.2011 tarihleri arasında çalışmıştır. Bu nedenle müvekkil şirkette hiç bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi kabul anlamına gelmemek üzere olsa dahi zamanaşımına uğramıştır. Bunun dışında rücu konusu dava dosyası konusunda müvekkil kayıtları incelendiğinde rücu istemi öncesi ihbar olunan dava dosyası incelenmiştir. Ancak davacı huzurdaki dava dışında birçok işçi için müvekkile rücu istemli davalar açmış olup ihbar etmiş olduğu dosyalarda da davanın son aşamalarında ihbar isteminde bulunmuştur ve müvekkilin savunma hakları kısıtlanmıştır. Bu husus açıkça HMK'nın 62,64 ve 69. maddelerine aykırıdır. Zira rücu konusu işçilik alacak istemleri incelendiğinde müvekkil nezdinde hiçbir işçilik alacağı söz konusu değildir. Toplamda 7 aylık çalışması bulunan ve sözleşmesi müvekkil tarafından sona erdirilmeyen işçinin her hangi bir alacağından bahsetmek mümkün değildir. Aynı nedene bağlı olarak rücu istemine konu iş akdi feshi müvekkil tarafından gerçekleştirilmediği için feshe bağlı yıllık ücretli izin ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacaklarından sorumlu tutulamaz. Zira rücu istemi konusu işçi çalışma dönemleri 7 aylık çalışma süresi göz önünde bulundurulduğunda kanunen böyle bir alacağından bahsedilemez. Ayrıca rücu konusu ilamın ve ödemesi yapılan icra takibinin tarafı olmamamız nedeniyle yargılama giderleri, ilam vekalet ücretleri, harçlar gibi dava masrafları ve icra masraflarından sorumlu tutulmamız mümkün değildir. Ayrıca dava konusu işçiler aslında üst işverene bağlı işçiler olup kayıtlarda görüleceği üzere ihale yolu ile iş farklı farklı firmalara verilmesine rağmen işçiler hep aynı kişiler olacak şekilde çalışma yapılmıştır. Bu nedenle kabul anlamına gelmemek üzere alacak istemi kabul edilse dahi iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde ve İş Kanunu md.2/6 gereği birlikte sorumluluk söz konusu olacaktır. Bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle huzurdaki davanın REDDİNE, yargılama giderleri ile davanın niteliği, yargılamanın safhatı, dosyaya verilen emek dikkate alınarak Avukatlık Kanunu 164/son, 169. Maddeleri, AAÜT'nin 3/1 maddesi gereğince AAÜT'den az ve üç katından fazla olmamak üzere sayın mahkemenizce adilane bir şekilde takdir edilecek avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Trabzon SGK İl Müdürlüğü, ... A.Ş. Trabzon Bölge Müdürlüğü’nün cevabi yazıları ile mahkememizce istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır.
Trabzon 3. İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ve Trabzon İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelenmiştir.
Bilirkişi Av. ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Yargıtay Karan ve Yasa hükümleri gere&ince; feslıe bağlı alacaklardan yıllık ücretli izin alacalından son alt İşverenin sorumlu olduğu . son alt işveren ... Elek Taah Tic Ltd Sti'nin sorumlu olduğu tutamı net 1.650,37 TL olduğu. Davacı taraf, ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmiş olmasına karşın, davadan önce davalıları temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge ya da bilgi sunmamış olduğundan dava tarihinden öncesi için faiz talep edilemeyeceği bildirilmiştir.
Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını dosyaya ibraz etmişlerdir.
Aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi ek raporunda özetle; Yargıtay Kararı ve Yasa hükümleri gereğince feshe bağlı alacaklardan olan yıllık ücretli izin alacağından son alt işveren ... Elek Taah Tic Ltd Şti'nin sorumlu olduğu, Dava dışı işçinin alt işverenlerde çalışma dönemi incelendiğinde, Trabzon 3. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında fazla çalışma ve ubgt alacağına yönelik hesaplamanın başlangıç tarihinin 17.01.2012 olması sebebiyle, ... Elek Taah Tic Ltd Şti'nin fazla çalışma ve ubgt ücretinin tamamından sorumlu olduğu, Davacı taraf, ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmiş olmasına karşın, davadan önce davalıları temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge ya da bilgi sunmamış olduğundan dava tarihinden öncesi için faiz talep edilemeyeceği bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 9.463,53 TL olduğu, ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 1.975,49 TL olduğu, ... A.Ş.'nin ... Elek. Taah. Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 1.975,49 TL olduğu bildirilmiştir.
Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını dosyaya ibraz etmişlerdir.
Aynı bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi ek raporunda özetle; ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 10.092,10 TL olduğu, ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 1.732,48 TL olduğu, ... A.Ş.'nin ... Elek. Taah. Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 11.359,43 TL olduğu bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi sebebi ile asıl işveren ile alt işveren ilişkisine dayalı olarak davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının tahsili istemine ilişkindir.
4857 Sayılı İş Kanununun 2/6. Maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerin sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanunudan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak (sürenin 1 yılın altında olup olmadığına bakılmaksızın) yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. ( Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih 2021/1394 E., 2021/2540 K.) iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.(23.HD 2019/296-2020/340, 2019/1047-2020/2188).
İş Mahkemesince, işçi alacakları ve tazminatların ilamda brüt olarak hükmedilmesinin aksine icra takibinde net olarak istendiği ve davacının net alacaklar üzerinden ödeme yapıldığı görülmekle öncelikli olarak iş mahkemesince verilerek kesinleşen alacağın net tutarının belirlenmesinden sonra çalışma süresi ile orantılı olarak davalı alt işverenlerin sorumluluklarının tespiti yapılması gerektiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dava konusu somut olay içtihatlar doğrultusunda değerlendirildiğinde; davalı şirketler ile davacı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, bu şekilde istihdam edilen personelin, kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai ve UBGT tazminatlarının davacı tarafça ödendiği anlaşılmaktadır. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiğinden, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçilerin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak ödediği kıdem tazminatı ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu yargısal içtihatlarla sabittir. Davacı dilekçesinde ödediği tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, işçinin davalılar yanında çalışma süresi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Yargıtay Kararı ve Yasa hükümleri gereğince feshe bağlı alacaklardan yıllık ücretli izin alacağının tamamından son alt işverenin sorumlu olduğu kanaatiyle, yine işçinin davalılar yanında çalışma süresi dikkate alınarak kıdem tazminatına esas alınan süreye oranı belirlenerek hesaplama yapıldığı, alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 10.092,10 TL, ... Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 1.732,48 TL, ve ... Elek. Taah. Ltd. Şti.'den talep olabileceği rücu tutarının 11.359,43 TL olarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının davasının KABULÜ ile, davalı ... Tic. Ltd. Şti' nden 11.359,43 TL'nin ödeme tarihi olan 17/02/2020'den itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE.
Davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'den 10.092,10 TL'nin ödeme tarihi olan 17/02/2020'den itibaren işleycek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE.
Davalı ... Şirketi'nden 1.732,48 TL'nin ödeme tarihi olan 17/02/2020'den itibaren işleycek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE.
2- Alınması gereken toplam 1.583,69 TL’den peşin alınan 395,93 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.187,76 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA.
3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 9.200,00 TL'nin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
4- Davacı tarafından yapılan toplam 4.218,58 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
5- Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE.
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.