Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/52
2026/74
4 Şubat 2026
T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/52
KARAR NO : 2026/74
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 03/07/2025
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortaklığından haklı sebeple ayrılma ile ........-TL belirsiz alacak olarak ayrılma akçesi ile ......-TL belirsiz alacak olarak kâr payı alacağının bulunduğunu iddia ile davayı teminen durumun gerektirdiği önlemlerin alınmasına, davacının alacağının sonuçsuz kalmamasına yönelik davalı şirketin taşıtları ile taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince dosyaya sunulan ............ tarihli dilekçe ile; davalı şirkete ait olduğu iddia edilen ....... ili ......... İlçesi ...... Mah. ...... parsel ve ....... parsel sayılı taşınmazlara ve bilinen ............... plakalı araçlar ile UYAP'tan yapılan sorgulamada belirlenen davalıya ait taşınmaz ve araçlara teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap ve ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği vakıaları inkar ile davanın reddi gerektiğini; şirketin dava nedeni ile muhtemel zararlarını teminen şirketin ....... tarihli bilançosuna göre belirledikleri aktif büyüklüğün %20'sine tekabül eden ...........-TL tutarındaki teminat karşılığında yada Mahkemece uygun görülecek teminat taktiri ile bu teminatı davacının dava dosyasına münhasır olarak Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
B-)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
......'nin ....... tarihli ara kararı ile; "...Davacının talebi yönünden yapılan incelemede; diğer şirket ortaklarının/ yöneticisinin şahsi harcama yaptığını ve payı oranında alacağının bulunduğunu iddia etmesi tek başına yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne yeterli değildir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bu aşamada bahsedilemeyeceği, HMK hükümleri yanında TTK'nın 638.maddesi de dikkate alınarak davacının ihtiyati tedbir talebinin yasal şartlarının oluştuğuna kanaat getirilmemekle henüz yaklaşık ispat bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir...Davalının talebi yönünden yapılan incelemede; davalı tarafından muhtemel zararına ilişkin açılmış bir karşı davanın bulunmadığı, davalı şirketin muhtemel zararının olasılığının savunulmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bu aşamada bahsedilemeyeceği, ihtiyati tedbir talebinin cevap dilekçesi ile yapılmış olup somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkün olmakla, davalının ihtiyati tedbir talebinin şartları oluşmadığından yaklaşık ispata kanaat getirilmemekle reddine" karar verildiği görülmüştür.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebi "yaklaşık ispat sağlanmadığı" gerekçesiyle reddedilse de davacının şirket ortaklığının hukuken ve fiilen tartışmasız olduğunu, TTK 638.maddesi uyarınca ayrılma akçesi isteminin kanuni bir hak olduğunu, Şirketin malvarlığına ilişkin tespitlerin ihtilaflı olmadığını, bu şartların ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla karşıladığını, TTK m. 638/2 hükmünde mahkemenin ayrılma akçesinin teminat altına alınması için tedbire hükmedebileceğinin düzenlendiğini, bu tedbirin şirket faaliyetlerini durdurmayacak nitelikte, orantılı olduğunu, davalı şirketin ticari faaliyetler kapsamında sahibi olduğu taşınır ve taşınmaz mallar, dava süresince üçüncü kişilere devredilmesi, rehnedilmesi veya üzerinde tasarrufta bulunulması ihtimalinin yüksek olduğunu, davalı şirketin aile şirketi niteliğinde olup, yönetiminin müvekkili dışındaki ortaklarda olduğundan ortaklığın sona ermesi ve ayrılma akçesinin hesaplanacağı aşamaya gelmeden şirket aktiflerinin azaltılması veya şirket varlıklarının elden çıkarılması ihtimali bulunduğunu, aksi takdirde dava sonunda hesaplanacak ayrılma akçesi alacağının karşılanmasının imkânsız veya güç hale geleceğini, müvekkilinin şirket payına karşılık gelen sermaye ve kar payı alacağının tahsil kabiliyetinin ortadan kalkacağını, tedbir talebinin davanın amacına ulaşması için zorunlu olduğunu, tedbirin davalı şirketin ticari faaliyetlerini durdurmaya yönelik olmayıp, dava sonuna kadar şirketin malvarlığının korunup müvekkilinin alacağının teminat altına alınmasına yönelik olduğunu, tedbirlerin ölçülü olup, şirketler hukukunda bu davanın yapısı gereği kaçınılmaz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davalı şirkete ait taşınır / taşınmaz malvarlığı ve banka hesaplarına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, Mahkeme gerekçesinde, muhtemel zarar olasılığının savunulmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği savunmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği belirtilmişse de, huzurdaki davanın TTK m. 638 uyarınca açılan bir ortaklıktan çıkma davası olduğunu, bu davaların niteliği gereği dava açıldığı anda şirket nezdinde somut bir tehlike doğduğunu, öğretide Türk Ticaret Kanunu'nun 638.maddesi uyarınca açılan ortaklıktan çıkma / fesih davalarının, şirketlerde çok yönlü ve baskı aracı niteliğinde kullanılabileceğinin vurgulandığını, bu sebeple, davacının ortaklığa ve diğer pay sahiplerine verebileceği zararların önüne geçilmesi amacıyla, teminat gösterilmesine HMK'nın 389.maddesine göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin gıda sektöründe faaliyet gösteren, kredi ilişkisi olan köklü bir şirket olduğunu, sermaye şirketine ortaklıktan çıkma davası açılmasının, bankalar nezdinde şirketin kredibilitesini (moralitesini) etkileyip kredi limitlerinin bloke edilmesine sebep olabileceğini, bu riskin varlığı için ayrıca zararın gerçekleşmesini beklemenin tedbirin "koruyucu" işlevini yok saymak anlamına geleceğini belirterek, mahkemenin ara kararının kısmen kaldırılmasını, huzurdaki davadan ötürü davalının uğrayacağı zararların teminata alınması için davalı Şirketin ......... tarihli bilançosuna göre tespit edilen aktif büyüklüğünün %20'sine tekabül eden ............. TL'lik tutarındaki teminatın, aksi kanaat halinde münasip görülecek miktardaki teminatın davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine dair ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
D-)DELİLLER: ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../..... E. sayılı derdest dosyada hem davacının hem de davalının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin .......... tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, limited şirket ortaklığından çıkma, ayrılma akçesi ile kâr payı alacağının tahsili talebine ilişkindir.
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki inceleme konusu karar başlığında; davalı şirketin mersis yada vergi numarasının yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık; davalı şirketin taşınmaz ve araçları üzerine devrin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına yönelik davacı talebi ile açılan bu davaya karşın Şirketin zarara uğrama ihtimaline göre 2024 yılı sonu bilanço değerinin %20'sine karşılık gelen ........... TL'lik teminatın, yada uygun teminatın davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığı hususundadır.
Mahkemece davacı talebi bakımından "diğer şirket ortaklarının/ yöneticisinin şahsi harcama yaptığını ve payı oranında alacağı bulunduğu iddiasının tek başına yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olmadığı"; davalı talebi bakımından da "açılmış bir karşı dava bulunmadığı, muhtemel zarar olasılığı savunulmasının tek başına yaklaşık ispata vücut vermeyeceği" gerekçesi ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
TTK'nın 638/2 maddesi; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesini içermektedir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
HMK'nın 389/1.maddesi mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
Davacı ve dava dışı ortaklar arasında bazı anlaşmazlıklar bulunduğu görülmektedir.
Geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Ancak, geçici hukuki koruma kararı verebilmek için HMK'nın 390/3.maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir.
Somut olayda karşılıklı iddia ve savunmaların içeriği ve dosya kapsamı göz önüne alındığında; ihtiyati tedbir verilmesi için gerekli yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, durum ve şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir konusunda her zaman karar verilebileceği, davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, tedbir kararının değerlendirildiği aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen red kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yine davalı tarafça açılmış bir karşı dava yada birleşen dava bulunmadığı, zarar ihtimaline göre davacı tarafa teminat yatırtılması için bu aşamada aynı şekilde yapılmış bir yaklaşık ispat bulunmadığı görülüp, davalı tarafın talebinin reddinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353/-(b-1) bendi uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ve davalı vekilinin ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......./...... E. sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin .......... tarihli ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-)Davacı yönünden istinaf harç ve masrafları yönünden;
a-)-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
b-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olup; davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu neticesinde bakiye kalan 116,60 TL harcın, İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
d-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,
f-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
2-)Davalı yönünden istinaf harç ve masrafları yönünden;
a-)-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
b-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olup; davalı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu neticesinde bakiye kalan 116,60 TL harcın, İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
d-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,
f-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/02/2026
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.