Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/180

Karar No

2026/126

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/180
KARAR NO : 2026/126

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..... (İhtiyati tedbir talebinin reddine dair )
NUMARASI : ..../.... Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLLERİ :
KARŞI TARAF
DAVALI :
VEKİLLERİ :
TALEP :İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen 'davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine' dair karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
A) DAVACININ DAVA DİLEKÇESİNDEKİ İDDİASI VE TALEBİ:
Talepte bulunan vekili ....... tarihinde sunduğu dava dilekçesinde: Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... tarih, .../.... numaralı teklifle kurulan sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkil şirkete ait fabrika alanının üretim bandında kullanılacak ürünlerin üretimi ve teslimatı ile montajından sorumlu olduğunu, ancak davalı şirketin teklif metni ile sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerine uygun şekilde imalatları ve teslimatları gerçekleştirmediğinden müvekkil şirketin yeni kurulan fabrikasının üretime geçememesine ve üretime geçebilmek için dava konusu işi üçüncü kişilere güncel fiyatlardan yaptırmak zorunda kalmasına, bu nedenle başta üretim ve kâr kaybı olmak üzere ciddi maddi kayıplarına sebep olduğunu, dava konusu sözleşme kapsamında ürünlerin teslimatını çalışır vaziyette tamamlamaması nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi kayıpların uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilerek ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında ürünlerin bir kısmının teslimatını gerçekleştirmemesi, teslim ettikerinin büyük kısmının ise çalışır vaziyette olmaması ile oluşan dava konusu uyuşmazlık nedeniyle davalı şirket ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine müvekkil şirketin daha fazla maddi kayba uğramasının engellenmesi için dava konusu sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkil şirketin fabrika sahasında davalının teslimatını yaptığı ürünlerin miktarının ve niteliğinin teklifin teknik şartlarına uygun olup olmadıklarının tespiti için ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..../... D.iş dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, delil tespiti dosyasında fabrika alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak alınan ....... tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar maddi hatalar olsa da, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporunda keşif tarihi itibarıyla 1 euro=37,6 olan döviz kuru üzerinden tamamlamamış işler bedelinin 128.637,50 × 37,6 = 4.836.770 TL olarak hesaplandığını, buna ilave olarak eksik bırakılmış işçiliklerin 510.000 TL olduğunu, genel toplam bedelinin 5.346.770 TL olarak hesaplandığını, rapora karşı itirazları üzerine 07/01/2025 tarihli ek rapor düzenlendiğini, arabuluculuk başvurusunun da tarafların anlaşamaması ile son bulduğunu, davalı şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Müvekkil şirket ile davalı .... arasında .... tarih, .... numaralı teklifin ... tarihinde müvekkil şirket tarafından onaylanması ile kurulan sözleşme kapsamında müvekkil şirketin ... adresinde kurulacak olan televizyon üretim fabrikasının üretim bandında kullanılmak üzere L2000mm W1200mm Bantlı Konveyör, L2000mm W1200mm Rulolu Konveyör, L2000mm W1200mm Bantlı Dikme Konveyörü, L2000mm W600mm Bantlı Konveyör, L2000mm W1200mm Elektrikli Piston, L2000mm W300mm Avare Rulolu Konveyör, Asansör Sistemi, PLC ve Otomasyon ve Elektrik Sistemi, Enerji Taşıma Sistemi (Hareketli Enerji Sistemi), Manipülatör, Panel Hat Besleme Konveyörü, Kapak Hazırlama Konveyörü,... Asansör Besleme Konveyörü’nün Yapım ve montajının davalı şirket tarafından üstlenildiğini, anılan sözleşme ve teklif kapsamındaki işlerin teslim tarihi ilk ödemeden sonra 120 gün olarak belirlendiğini, müvekkil şirket tarafından ilk ödemenin16/11/2022 tarihinde davalı şirkete yapıldığını, 16/03/2023 olan teslim tarihinde sözleşme kapsamındaki işlerin teslim edilmediğini, tamamlanmadığını, öyle ki, teklifte yer alan ürünlerin tesliminin bugün dahi tamamlanmadığını, davalı şirket tarafından bu süreçte bir takım ürünler müvekkil şirkete teslim edilmişse de, teslim edilenlerin de eksik ve hatalı üretilmiş olmaları nedeniyle birçoğunun fabrika alanında çalışmadığını ve üretim bantlarında kullanılamadığını, müvekkilinin dava konusu sözleşme uyarınca davalıya yüklü miktarda ödeme yaptığını, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, müvekkilin parasını ödediği imalatları teslim etmemesi, teslim edilenlerin de çalışamayacak derecede kusurlu olması nedeniyle müvekkilin alacağının davalı tarafından ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin davalı şirketle yapmış olduğu dava konusu sözleşme uyarınca üretim planını yaptığını, siparişlerini davalının teslimat tarihlerine göre alarak müşterilerine karşı belirli taahhütler altına girdiğini, davalı şirketin sözleşme tarihinde ürünleri teslim etmemesi müvekkilin tüm üretim akışını, teslimatlarını ve nakit akışını durdurduğunu, ciddi maddi kaybına sebep olduğunu, bu nedenle davalı şirketin dava konusu sözleşmeye dayalı edimlerini ifa etmemesi nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı üretim ve kazanç kaybı, kar kaybı gibi tüm maddi zararlarının uzman bilirkişilerce ticari defter ve kayıtların incelenerek tespit edilmesi suretiyle hesaplanması ve davalı şirket tarafından ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil Şirketin fabrikasındaki üretimi sağlayabilmek için davalının teslim etmediği ürünleri üçüncü kişilerden yeniden ve güncel fiyatlarından almak zorunda kaldığını, davalı şirkete gönderilen ... tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği bildirilirken, sözleşme konusu işlerin üretimin devamlılığı için üçüncü kişilere yaptırılacağının ihtar edildiğini, davalının eksik ve hatalı ekipmanlarını teslim almaması nedeni ile müvekkili şirketin depo maliyetlerine katılmak zorunda kaldığını, çalışmayan hatalı/eksik ürünlerin müvekkil şirketten teslim almasının davalıya ihtar edildiğini, tüm şifai görüşmelere rağmen davalı şirket tarafından bu imalatlar teslim alınmadığında ikinci kez ....... Noterliği'nin .... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek sözleşmeye uygun olmayan imalatların teslim alınmasının talep edildiğini, müvekkil şirketin sözleşmenin feshini bildirildiği ve teslim talep ettiği .... ihtarname tarihinden işbu dava tarihine kadar yaklaşık bir yıldır bu imalatları fabrikasında depolamak zorunda kaldığını ve depo maliyetine katlandığını, davalı şirketin bir süredir finansal olarak zorluklar yaşamaya başladığını ve borçlarının artması ile iflas ve şirketi kapatma noktasına geldiği ve alacaklılarından kurtulmak için mal varlığını kaçırma girişimlerinde bulunduğunun öğrenildiğini, ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde alınan .... tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin yalnızca sözleşmeden kaynaklı alacağının ile tamamlanmamış işçilik miktarının hesaplandığını bu tutara davalının sözleşmeyi ifa etmemesi nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi zararların dahil olmadığını, müvekkilinin faturaya, yazılı teklif ile taraflar arasındaki sözleşmeye ve dahi delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporlarına dayalı alacağının tahsili davalının mal varlığını azaltıcı girişimleri nedeniyle tehlikeye girdiğini, davalı şirketin bu girişimlerinin müvekkilin alacağını tahsil etmesini önemli ölçüde zorlaştıracağını hatta imkânsız hâle getireceğini, davalı şirketin mal varlığının tespit edilerek teminatsız olarak, aksi kanaat halinde takdir edilecek bir teminat karşılığında üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yapılacak yargılama sonunda dava konusu sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğinden müvekkil şirketin alacağı ile uğradığı maddi zararların hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek, davalı şirketin iflas hazırlığında ve alacaklılarından kurtulmak için mal varlığını elden çıkarmaya yönelik girişimleri nedeniyle, davaya ilişkin verilen hüküm kesinleşinceye kadar şirketin tüm mal varlığı değerlerinin tespit edilerek üçüncü kişilere devir temlikinin önlenmesi için dosyadaki deliller ile fatura ve ödeme dekontlarında görünen bedellerin yüksekliği göz önüne alınarak teminatsız olarak, aksi taktirde teminat karşılığı HMK 389. Md uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin sözleşmenin ihlali ve ifa edilmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL ile davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirket nezdinde oluşan üretim, kâr kaybı, depolama ve ilave maliyet başta olmak üzere maddi kayıplarının uzman bilirkişilerce hesaplanarak gerçek değerinin bulunmasını müteakip arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın 16/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ...... tarihinde sunduğu talep dilekçesinde; Mahkemenin ....... tarihli ara kararı ile davalı şirketin malvarlığı üzerine konulan ihtiyati haciz kararının davalının istinafı üzerine .... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .... tarih ve ..../...., K.../.... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiğini, istinaf kaldırma kararı üzerine ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı icra takibi ile uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, alacağında yaklaşık ispat sağlandığı hâlde bu karar ile müvekkkilinin alacağına kavusmasında hiçbir güvencesinin kalmadığını ve tamamen savunmasız kalmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin dellil tespiti ile tespiti yapılan ve yaklaşık ispat koşulunu da sağlayan faiz ve masraflar hariç 5.346.770 TL tutarındaki alacağının güvencesiz kaldığını, Delil tespitine ilişkin .... SHM'nin .../.... Değişik iş sayılı dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin yalnızca sözleşmeden kaynaklı alacağının 128.637,50 Euro , tamamlanmamış işçilik 510.000 TL olduğunu bu tutara davalının sözleşmeyi ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararların dahil olmadığını belirterek, dosyaya sundukları döviz cinsinden yüksek tutarlı faturalar ile delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu uyarınca yaklaşık ispatın gerçekleştiği gözetilerek teminatsız olarak, aksii taktirde alacağın %15 'i oranına tekabül eden 802.015,50 TL tutarındaki teminat mektubu karşılığında üçüncü kişilere devir ve temlikinn önlenmesi için davalının tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
B) İNCELEME KONUSU İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... tarih ve ..../.... Esas sayılı kararı ile;
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yasanın düzenlediği şartların varlığı gerekli olmakla birlikte, şartların varlığı halinde bir davada her konuda ihtiyati tedbir kararı verilmemekte yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir.
Somut olayda; .... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi tarafından verilen ..... tarih, .../.... E., .../.... K. Sayılı kararı ve davacı vekilinin talep ettiği taşınmazlar uyuşmazlık konusu olmadığından davacı vekilinin talebinin bu aşamada reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir" gerekçesi ile, "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
C) İSTİNAF NEDENLERİ:
Karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; İhtiyati tedbir talebinin reddinin alacağın tahsili bakımından rşsk doğmasına sebep olduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından .../... D. İş dosyası vasıtasıyla ortaya konulan bilirkişi raporunda dava konusu değer faiz ve masraflar dahil olmaksızın 5.346.770,00-TL olarak hesaplandığını, söz konusu rapor, faturalar, mevcut belgeler üzerinden teknik incelemeler neticesinde hazırlanmış olduğundan HMK 390 daki yaklaşık ispat şartının sağlandığını, davalı Şirket'in finansal zorluklar içinde olduğunu, borçlarının artması sebebiyle iflasın eşiğine geldiğini ve malvarlığını kaçırmaya dair girişimlerinin bulunduğunu, buna göre HMK 389. Maddesindeki şartların da sağlandığını, davalı Şirket mallarının tespiti ile üçüncü kişilere devir ve temilikinin önlenmesi maksadıyla teminatsız olarak, aksi kanaat halinde ise takdir olunacak teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yerel Mahkeme ara kararda ihtiyati tedbir kararının yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebilceğini belirtmiş ise de, Taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak kaleme alınan bu hususun alacağın derhal güvence altına alınması önünde büyük bir engel teşkil etmekte olduğunu, HMK'nin 33. Maddesinde "Hakim, Türk hukukunu resen uygular." hükmü göz önünde bulundurularak tedbirin uygulanması yönünde karar verilmesinin Müvekkil Şirket'in alacağının teminat altına alınabilmesi adına gerekli olduğunu, davalının malvarlığında istenmeyen değişikliklerin meydana gelmesi ve yargılamanın uzun sürmesi durumunda hükmün icra edilememesi tehlikesinin ortaya çıkacağını, bu anlamda ihtiyati tedbirin, meydana gelen yahut gelme ihtimali yüksek olan somut ve güncel tehlikenin ortadan kaldırılmasını, bu tehlikenin yol açabileceği telafisi mümkün olmayan zararların veya tehlikenin önlenmesini ya da durdurulmasını amaçladığını belirterek, yerel mahkemenin 28/11/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve Müvekkil Şirket'in 5.346.770,00-TL tutarındaki alacağının güvence altına alınması için HMK 392. Md uyarınca teminatsız yahut takdir edilen teminat karşılığında ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.
D) DELİLLER:
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../.... Esas sayılı dosyası kapsamı.
E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep, HMK'nin 389. vd maddeleri hümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin ....... tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf edenin istinaf itirazlarını incelemeye geçmeden evvel dosyadaki Yargılama sürecinden bahsetmekte fayda olacaktır.
Davacının ...... tarihli dava dilekçesi ile ileri sürdüğü ihtiyati tedbir talebi üzerine Mahkemenin ........ tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin davalı ..... Şirket'i yönünden kabulü ile; .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../.... D. İş sayılı delil tespiti dosyasında bilirkişi raporunda tespit edilen bedel olan 5.346.770,00 TL üzerinden %15 teminat oranı olan toplam 802.015,5‬0 TL teminat bedelinin mahkememiz veznesine yatırılması veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde davalı ....... Şirket'i yönünden yukarıda ayrıntıları yazılı masraflara yetecek oranda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK.nun 257. ve bunu izleyen maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına" karar verilmiş; davalının aleyhine ihtiyati haciz kararına yönelik itirazı ize Mahkemenin ...... tarihli ara kararı ile reddedilmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalının Mahkemenin ...... tarihli ara kararına yönelik istinafı üzerine, Dairemizin ... tarih ve E..../..., K..../... sayılı kararı ile, 'Her ne kadar davalının, aleyhine verilen .... tarihli ihtiyati haciz kararına itirazı Mahkemenin ... tarihli kararı ile reddedilmiş ise de; anılan ret kararının usûl ve yasaya uygun olmadığı, öyle ki, kararın HMK'nin 297. Maddesine ve Anayasanın 141. Maddesine aykırı olduğu, zira davacı dava konusu alacak talebini, davalının taraflar arasındaki ticari nitelikteki eser sözleşmesine uygun ifada bulunmamasına dayandırdığı hâlde; 24/07/2024 tarihli kararda, -dosya kapsamı ile ve somut uyuşmazlıkla alakasız olarak- davanın "Trafik kazası sonucu yaralama veya ölüme neden olma haksız fiil niteliğinde olduğu" yönünde değerlendirme yapıldığı gibi, davacı yan dava dilekçesinde geçici hukuki koruma tedbiri talebinin açıkça "ihtiyati tedbir"e ilişkin olduğunu belirttiği hâlde, mahkemece davacının talebinin dışına çıkılarak ihtiyati haciz kararı verildiği, HMK'nin 389. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, eldeki davada, davacı vekili açıkça talebinin HMK'nin 389 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir olduğunu ifade ettiği, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talepli davada, davacı vekilinin tedbir talebine konu ettiği, davalı şirkete ait malvarlığı eldeki davanın konusunu oluşturmadığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği' gerekçesi ile, 'Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ihtiyati hacze itirazını reddeden ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... tarihli kararının kaldırılmasına, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi gereğince, ihtiyati haciz kararına itiraz konusunda yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının kabulü ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına' kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili Mahkemeye ..... tarihinde sunduğu dilekçesi ile, Dairemizin .... tarihli kararı üzerine davalı hakkında uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırıldığını, böylelikle yaklaşık ispat sağlandığı hâlde müvekkilinin alacağına kavuşmasında hiçbir güvencesi kalmadığını belirterek, teminatsız olarak aksi taktirde %15 oranında teminat mukabilinde olmak üzere davalının tüm malvarlığı üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikin önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemenin inceleme konusu .... tarihli ara kararı ile, '.... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi tarafından verilen .... tarih, ..../.... E., .../... K. Sayılı kararı ve davacı vekilinin talep ettiği taşınmazlar uyuşmazlık konusu olmadığından davacı vekilinin talebinin bu aşamada reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir" gerekçesi ile, "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiş karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında tarafların vergi numaralarının, taraf vekillerinin adreslerinin, ara karar yazım tarihinin yazılmaması, 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.
6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları" kenar başlıklı 389. maddesinin 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir konulması talep edilen mal ya da hakkın uyuşmazlık konusu olması gerekir. Eş söyleyişle ihtiyati tedbir, ancak taraflar arasında çekişmeli olan dava konusu hakkında verilebilir.
HGK'nin 20/5/2021 tarih ve E.2017/(7)9-1796, K.2021/607 sayılı kararında; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 406. maddesinin gerekçesinde “…Uygulamada farklı geçici hukukî korumaların birbirinin yerine kullanılmasının, hatta “ihtiyatî tedbir zımnında ihtiyatî haciz kararı verilmesi” gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukukî koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.” denilmiştir. Burada açıkça görülebileceği üzere, ihtiyatî tedbir ile ihtiyatî haciz tedbirlerinin karıştırılmaması ve bu tedbirlerin birbirinin yerine kullanılmaması gerekmektedir. Madde gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere “ihtiyatî tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz” ya da “ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir” gibi kavramlardan uzak durulması ve bu kavramların kullanılması hâlinde talepte bulunandan, ihtiyatî tedbir mi yoksa ihtiyatî haciz mi istediği konusunda talebini somutlaştırması istenmelidir." denilmiştir.
Eldeki davada, davacı vekili açıkça talebinin HMK'nin 389 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir olduğunu ifade etmiştir. Sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talepli davada, davacı vekilinin tedbir talebine konu ettiği, davalı şirkete ait malvarlığı eldeki davanın konusunu oluşturmadığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanısına ulaşan Dairemiz, talepte bulunan vekilinin istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.
Hâl böyle olunca, talepte bulunan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin inceleme konusu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... tarih ve .../.... Esas ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-) Dairemiz kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
e-imza

Üye
e-imza

Üye
e-imza

Katip
e-imza

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim