mahkeme 2025/741 E. 2025/733 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/741

Karar No

2025/733

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/741
KARAR NO : 2025/733
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2025
NUMARASI : ....... Esas -....... Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2018-2023 yılları arasında fatura karşılığı davalıya ....... verdiğini, aralarında cari hesap ilişki olduğunu, davalının 2023 yılı cari hesap borcunu ödemediğini, davalı hakkında "2023 yılı cari hesap alacağı" konulu 124.314,42-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davalının 80.028,50-TL'sine kısmen itiraz ettiğini, davalının takip ekindeki cari hesap tablosuna itiraz etmediğinden cari hesap alacağını da kabul etmiş sayılacağını belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, TTK gereği cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, cari hesaba dayalı bir borç bulunmadığını, davacıya sadece 44.285,92 TL ...... ASTCM ..... E. ....... K. sayılı dosya borcu olduğunun fark edilerek fer'ileri ile birlikte ödenerek bakiyeye itiraz edildiğini, davacının bir edimde bulunmaksızın dayanaksız fatura düzenleyerek haksız ödeme talep ettiğini belirterek, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
B-İDM KARARI:
Mahkemenin 15/05/2025 tarihli kararında; davacı ticari defterleri ve taraf BA/BS formları ile davacıdan davalıdan olan alacağı ispatladığı dosya kapsamı ile sabit olmakla, her ne kadar davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, yukarıda yer verilen Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere BA formu ile davalı tarafından da bildirimde bulunulduğundan yeniden rapor alınmayarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçesindeki istem gözetilerek davanın kabulününe karar verilmiş, istem cari hesaptan kaynaklandığından yerleşik içtihatlar gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı tarafça her ne kadar kötü niyet tazminatına dair istemde bulunulmuş ise de takibe kötü niyetle girişildiğine dair bir delil olmadığından ve dava kabul edildiğinden istem red edilerek davanın kabulü ile; davalı tarafından ....... İcra Dairesi'nin ..... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin davalı yönünden 80.028,50- TL asıl alacak üzerinden devamına, takip konusu edilen 80.028,50-TL'lik asıl alacağa takip tarihinden tamamen tahsil edileceği tarihe kadar yıllık %48 oranında temerrüt faizi işletilmesine, alacağın %20'si oranında (16.005,70 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine, karar verildiği görülmüştür.
C-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin sırf davacının ticari defter ve BA/BS kayıtları ile davayı kabulünün hatalı olduğunu, tarafların BA/BS formlarının uyuşmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından fiziken gönderilen faturaların BA/BS formlarına eklendiğini, davacının düzenlediği e-arşiv faturalarının BA/BS formlarına eklenmesinin mümkün olmadığını, BS/BA formlarının tetkikinden, davacı firma ile davalı firma beyanlarının uyumlu olduğu" şeklindeki İlk Derece Mahkemesi kararının BA/BS bildirimi mantığına aykırı olduğunu, faturayı kesen davacının form BS bildiriminde bulununca zaten davalının form BA'sına otomatik olarak kaydedildiğini, müvekkili şirkete ait ekran görüntüsünüm faturanın kabul edildiği anlamına gelemeyeceğini, bir borç olmamasına rağmen davacının fatura kesip tebliğ etmediğini, fakat
davalının söz konusu faturayı kabul etmeyip taraflar arasında bir borç ilişkisi doğmadığını, Faturanın düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığına işaret edemeyeceğini, alacağın varlığından söz etmek için müvekkilinin imzasının olduğu yahut yaptırıldığı iddia edilen taşıma ilişkisinin bir teslim belgesi ya da irsaliyeyle durumun ispatı gerektiğini, ayrıca davacının keşide ettiği faturaları davalıya teslimi gerektiğini, böyle bir belge sunulmadığını, kararın bu konudaki içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirkete hizmet verdiği iddiası olan davacının hizmet verdiğine ilişkin tek kayıt dahi sunamadığını, bu hususun bilirkişi ek raporunda belirtildiğini, davacı vekilince sunulan irsaliyeler ile davalıya keşide edilen ve tebliğ dahi edilmeyen faturalar arasında bir bağlantı bulunmadığını belirterek, eksik inceleme ve yanlış hukuki nitelendirme neticesinde verildiğinden kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D- DELİLLER; ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 T. .... E. ..... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava; ticari şirketler arasında cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davalı şirketin ve taraf vekillerinin adresinin yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete 2018-2023 yıllarında fatura karşılığı lojistik ve nakliye hizmeti verdiğini, davalıdan cari hesaba dayalı 124.314,42 TL alacağı bulunduğunu ileri sürmüş, davalı şirket vekili bu miktarda borçları olmadığını, 44.285,92 TL'yi kabul ettiklerini, davacının tek yanlı düzenlediği ve tebliğ edilmeyen faturalardan dolayı haksız takibe giriştiğini, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından bakiye borçları olmadığını savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosyada mahkemece 2 ayrı SMM bilirkişiden kök rapor ve ek raporlar alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı istinafında BA/BS formlarının uyumlu olduğu şeklindeki değerlendirmenin doğru olmadığını, faturanın tek başına alacağı ispatlamayacağını ileri sürmüştür.
Dosyada SMM bilirkişilerden alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının ortak değerlendirmesinden; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, delil niteliğinde oldukları, ancak Mahkeme kabulünün aksine tarafların ticari kayıtlarının uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; 23/12/2024 tarihli SMMM .......'nın sunduğu bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; "...Davacının 2022 yılında düzenlemiş olduğu 6 adet ve toplam 36.411,60 TL tutarındaki fatura ile davacının 2023 yılında düzenlemiş olduğu 7 adet ve toplam 39.584,60 TL tutarındaki faturaların davalının kayıtlarında bulunmadığı..." kanaatinin belirtildiği, yine dosyada SMMM bilirkişi .....'dan alınan 16/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "...Davacı firmanın davalı firmaya 2023 yılı içerisinde toplam 36 adet e-arşiv faturası düzenlediği, davacı firmanın 2023 yılı içerisinde BS formu ile 35 adet ve Kdv hariç 140.300,.00 TL'si üzerinden satış faturası beyan ettiği, aynı şekilde davalı firmanın da 2023 yılı içerisinde BA Formu ile 35 adet ve Kdv hariç 140.300,00 TL'si üzerinden alış faturası beyan ettiği; özetle; BS/BA formlarının tetkikinden, davacı firma ile davalı firma beyanlarının uyumlu olduğu..." kanaatinin belirtildiği görülmüştür. Yine SMM bilirkişi .....'nın 12/09/2024 tarihli ek raporunda "...Davacı ve davalının kayıtları karşılaştırıldığında 2023 yılı başında tarafların hesap bakiyeleri arasında 40.443,90 TL tutarında fark olduğu, 2023 yılında davalının hesaplarında 39.584,60 TL tutarındaki faturadan kaynaklanan fark ile birlikte taraflar arasındaki farkın 80.028,50 TL'ye çıktığı, davacının 2022 yılı hesapları ile karşılaştırma yapılarak farkın kaynağına ulaşılabileceği..." kanaati belirtilmiştir.
Yine dosyada; tarafların aşamalardaki beyanlarında ve bilirkişi raporlarında her iki tarafın da elektronik ortamda e-defter tuttuğunun belirtildiği, yine davacı tarafından kesilen faturaların VUK'un ilgili tebliğine göre e-fatura olarak düzenlenerek sistem üzerinden davalıya gönderildiği ve karşı tarafça da okunduğu beyan edilmesine rağmen, bilirkişiler tarafından tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ise de; tarafların ticari defterleri, e-defter şeklinde tutulduğundan; bilirkişi tarafından e-defter görüntüleyici sistem ile bağlantı kurup, dosyaya sunulan belgeler ile sistemde kayıtlı bilgilerin uyumlu olup olmadığı, tüm faturaların e-defter kayıtlarında yer alıp almadığı, faturaların davalının uhdesinde olup olmadığının incelenmediği, davalı itirazlarının karşılanmadığı, çelişkinin nedeninin bilirkişi raporlarında açıklanmadığı, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, defter incelemesini yapan her iki SMMM bilirkişisinden, tarafların e-defterleri ile .....'nın e-defter görüntüleyici sistemi ile bağlantı kurup, yukarıda belirtilen hususta tarafların 2022 ve 2023 yıllarındaki tüm ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak, davalının sistemden gelen BA/BS formlarına süresinde yaptığı bir itiraz olup olmadığı, fatura ve kayıtlardaki farklılığın nedeni açıklanacak ek rapor aldırmak ve hasıl olacak sonuca göre yapılacak değerlendirme sonucunda bir karar vermekten ibarettir. Anılan çelişkinin nedeni, ek raporlar ile de aydınlatılmaz ise farklı bir SMMM bilirkişiden her iki tarafın ticari defterleri üzerinde açıklanan yöntemle inceleme yaptırılarak, sonuca gidilmelidir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılmasını gerektiği anlaşıldığından, davalının yukarıdaki sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince kaldırılarak, dosyanın yeniden görülmesi için kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davalının ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli .... Esas ..... Karar sayılı; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli .... Esas ..... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için, ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-)İstinafa gelirken peşin alınan istinaf karar harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-)İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4). maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2025

Başkan
e-imza

Üye
e-imza

Üye
e-imza

Katip
e-imza

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim