mahkeme 2025/710 E. 2025/753 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/710
2025/753
9 Eylül 2025
T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/710
KARAR NO : 2025/753
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2025
NUMARASI : ------------- Esas - ....Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 352, 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ... Gayrimenkul'ün müvekkili aleyhine ....İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatığını, takibe konu senedin müvekkiline ait olduğunu ancak senedin bir borç dayanağının bulunmadığını, senedin lehtarı olan ...... İnşaat ile müvekkili arasında 01/10/2019 tarihinde satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu taşınmazları devretme vaadinde bulunulduğunu, müvekkilinin ise karşılığında ödeme yapma borcu altına girdiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak nakit ödeme yaptığını ve iki adet senedi de düzenleyerek davalıya verdiğini, sonrasında tarafların satış sözleşmesinden kısmi olarak döndüğünü ve taşınmazlardan yalnızca birinin devri üzerinde anlaştıklarını, devri yapılan taşınmazın ödemesinin davalının banka hesabına paranın gönderilmesi suretiyle gerçekleştiğini, satış sözleşmesinden dönülmeden önce davalı tarafa verilen her biri 175.000,00 TL değerindeki iki adet senedin taraflar arasındaki güven ilişkinsinden kaynaklı geri istenmediğini, senetlerin davalı tarafın uhdesinde kaldığını, davalı ... İnşaat'ın daha sonra kardeşinin şirketi olan ....Gayrimenkul'e icra dosyasında mevcut olan senedi cirolayarak icra takibine konu etmesini sağladığını, söz konusu senedin ilgili satış sözlemesine bağlanmış bir teminat senedi niteliğinde olduğunu, taraflar arasında senede dayalı bir borç ilişkisinin bulunmadığını, ayrıca .... İnşaat'ın aralarında gerçekte bir borç ilişkisi mevcut olmadığı halde gerçekte alacaklı olmadığı bir parayı tahsil etmek amacıyla senedi kardeşine cirolayarak icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti amacıyla 05/02/2024 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama sonucunda ortaya çıkması muhtemel hak kaybının önüne geçmek için ilgili icra dosyasına yönelik İhtiyati tedbir konulmasına, icra takibinin haksız ve kötü niyetle gerçekleştirilmesinden kaynaklanan zararların telafisi için davalılar aleyhine % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa konu senedin sebepten mücerret olduğunu, bu nedenle davacının borç dayanağına ilişkin iddialarının mesnetsiz kaldığını, ayrıca davacı vekilinin dava dilekçesinde senedin davacıya ait olduğunu ikrar ettiğini ve senedin teminat senedi olduğuna dair iddialarının, senet metninde "teminattır" ibaresi ile teminatın hangi hususa ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemiş olması sebebiyle gerçeği yansıtmadığını, bu sebeplerle davanın reddini, kötüniyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi "...Bilindiği üzere bonolar kayıtsız şartsız borç ikrarını içermektedir. Bononun tanzim edilerek alacaklıya verilmesi mevcut bir borcun ödemesi olarak kabul edilmektedir. Bunun aksini yani bononun teminat amacıyla veya avans mahiyetinde yani ilerde oluşacak borcun ödemesi olarak verildiğini iddia eden bu iddiasını ispat edecektir. Senede karşılık senet ile ispat kuralı gereğince; ispatın yazılı olarak yapılması gerekir. Buna göre, bu iddiada bulunan borçlunun iddiasını yazılı olarak ispat etmesi gerekir. Kambiyo senetlerinden olan bono, sebep yönünden mücerrettir. Bonolarda ihdas sebebinin gösterilmesi zorunlu değildir. Ancak ihdas sebebi gösterildikten sonra bunun aksini iddia eden senedi talil etmiş olur ve ispat yükünü üzerine alır. Bonolardan dolayı açılan menfi tespit davalarında; ispat yükü borçlu olan davacıdadır. Senedin teminat senedi olduğu iddiası incelendiğinde; Menfi tespit davasında ispat yükü davacıda olup davacı dava konusu bonoyu (senedi) teminat amacıyla davalıya verdiğini iddia ettiğinden senedin teminat senedi olduğu yönündeki bu iddiasını yazılı delille kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/1304 esas 2014/4510 kararı). Bununla birlikte kambiyo senetleri illeten mücerret senetlerdir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/19937 esas 2018/5155 kararı). Bu senetlerde yazılı olanların aksi tanıkla ispat olunmaz, senetle ispat olunur. İmzası açıkça inkar edilmeyen senet yönünden davacının iddiasının taraflar arasındaki borç ilişkisinin senede bağlandığından davacının senedin teminat senedi olduğunu ispat edilemediği gibi senet üzerinde senedin taşınmaz satımına ilişkin teminat amaçlı verildiği ispatlanmamıştır. Kaldı ki davacı tarafça davalılardan ... İnşaat Ltd.Şti ile aralarında tanzim edildiği iddia olunan 01.10.2019 tarihli sözleşmenin bir sureti fotokopi belge olarak dosyaya ibraz edilmiş ise de davacı tarafa sözleşme aslını ibraz etmek üzere verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde sözleşme aslı ibraz edilememiş olup davacı vekilince buna ilişkin mahkememize sunmuş olduğu 10.10.2024 tarihli dilekçesinde söz konusu satış sözleşmesinin davacı tarafından kaybedilmiş olduğu beyan edilmiş olup davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığından davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen hususların inkar edilmiş sayıldığı, davacı taraf ile dava konusu sözleşmenin yapıldığı yönünde bir kabul bulunmadığından dosya içerisinde fotokopi belge olarak sunulan sözleşmenin tarafı olan ... İnşaat ...Ltd,Şti tarafından 01.10.2019 tarihli satış sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediğinin ihtilaflı olduğu, davacının bu yönden de iddiasını ispat edemediği, kaldı ki sözleşmeye konu taşınmazlara ilişkin tapu dairelerine müzekkere yazılarak tapu kayıtlarının celp edilmiş olup olup tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde devirlerin davalı taralar arasında olmadığının anlaşıldığı, dava dilekçesinde davalı ... İnşaat'ın taşınmaz devretme borcu, davacının da ödeme yapma borcu altına girdiğini beyan etmesine rağmen, davacı vekilinin bu defa mahkememize sunduğu 16.10.2024 tarihli beyan dilekçesinde söz konusu taşınmazın ... İli ...İlçesi ....., .... Ada .... parsel kat:..... numaralı bağımsız bölüm olduğunu, söz konusu taşınmazın devrinin davacıya yapılmadığını, taşınmazın ...... adına kayıtlı iken davalı ... İnşaat'ın taşınmaz satışına aracılık ettiğini, aynı şekilde davacının da alıca aracılık etiğini, bu taşınmaz devrinin gerçekleştiğini, ancak devralanın davacı olmadığını beyan etmekle bu defa tarafların taşınmazların satımı için aracılık ettiğini beyan etmiş olup dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususlarda iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, davacı taraf yemin deliline daynamış olmakla mahkememize yemin delili hatırlatılmış olup davacı taraça yemin deliline de dayanılmadığı, tüm bu sayılan sebeplerden imzası açıkça inkar edilmeyen senet yönünden davacının iddiasının taraflar arasındaki borç ilişkisinin senede bağlandığından davacının senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispat edemediğinden yukarıda açıklanan sebeplerle davanın ... İnşaat ...Ltd,Şti yönünden reddine, icra takibi durmadığı gibi davalı tarafça davacının davayı kötüniyetle açtığı ispatlanmadığı ve yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Gayrimenkul...Ltd.Şti yönünden ise bu davalı 01.10.2019 tarihli satış sözleşmesinin tarafı olmayıp, dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olmuştur. Bono üzerinde bononun sözleşmeye istinaden avans ya da teminat olarak verildiği yazılı değildir. Bonolarda da uygulanması gereken TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası (6762 sayılı TTK’nın 599. maddesinin birinci fıkrası), “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir.Bu durumda davacı, davalı ... Gayrimenkul....Ltd.Şti'nin dava konusu bonoyu iktisap ederken kötüniyetli olarak bile bile zararına hareket ettiğini ispat etmelidir. Bu husus tanık dahil her türlü delille ispat edilebilecektir. Davacı tarafın buna ilişkin ispata yarar bir delil de ibraz edemediği anlaşılmakla bu davalı yönünden de ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesi ile "1-Davacının davasının reddine, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili 26.05.2025 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...İcra Dairesi'nin.... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu her biri 175.000,00 TL değerindeki iki senedin, 01/10/2019 tarihli satış sözleşmesine bağlı teminat senedi olduğunu, sözleşmeden kısmen dönüldüğünü, devredilen taşınmaz bedelinin banka havalesiyle ödendiğini ve senetlerin güven ilişkisiyle geri alınmadığını, gerçek borç ilişkisi bulunmadığını, kardeş olan şirket yetkililerince senedin haksız takibe konulduğunu ve bu hususların dosyadaki satış sözleşmesi, tapu kayıtları ve ticaret sicil kayıtlarıyla desteklendiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı delil şartı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas - .... Karar sayılı dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :
Dava; taşınmaz satım sözleşmesi sebebiyle imzalanan bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İstinaf incelemesine konu gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin, davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ve vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Menfi tespit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiğinin ve bedelsiz kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükü çerçevesinde davacı borçluya düşmektedir. Somut olayda da davacının iddiasını ileri sürüş biçimi dikkate alındığında üç aşamalı bir ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davacı ilk olarak bononun teminat amacıyla verildiğini, bu teminatın sözleşmeye konu taşınmazları devretme vaadine karşılık olduğunu, sonrasında da bononun teminat amacının işlevsiz kaldığını yani bedelsiz kaldığını ispat yükü altındadır.
Takip konusu bononun tüm şekli unsurlarını içerdiği, kayıtsız şartsız borç ikrarı bulunduğu, senet metninde, bu bononun teminat amacıyla verildiğinin yazılı olmadığı, dosyaya sunulan fotokopi adi yazılı sözleşmenin davalılar tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davacı tarafça davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti. ile aralarında tanzim edildiği iddia olunan 01.10.2019 tarihli sözleşmenin bir sureti fotokopi belge olarak dosyaya ibraz edilmiş ise de davacı tarafa sözleşme aslını ibraz etmek üzere verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde sözleşme aslı ibraz edilememiş olup davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığından davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen hususların inkar edilmiş sayıldığı, davacı taraf ile dava konusu sözleşmenin yapıldığı yönünde bir kabul bulunmadığından dosya içerisinde fotokopi belge olarak sunulan sözleşmenin tarafı olan ... İnşaat... Ltd, Şti. tarafından 01.10.2019 tarihli satış sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediğinin ihtilaflı olduğu, davacının bu yönden de iddiasını ispat edemediği, davalı ... Gayrimenkul... Ltd. Şti. yönünden ise bu davalı 01.10.2019 tarihli satış sözleşmesinin tarafı olmayıp, dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olduğu, bono üzerinde bononun sözleşmeye istinaden avans ya da teminat olarak verildiği yazılı olmadığı gerekçesiyle verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca; davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)Karar ilamının tebliği işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
e imzalıdır
Üye
e imzalıdır
Üye
e imzalıdır
Katip
e imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.