mahkeme 2025/704 E. 2025/752 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/704

Karar No

2025/752

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/704
KARAR NO : 2025/752

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2024
NUMARASI : .../.... Esas - ..../.... Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA KONUSU : Alacak (Ayıplı Araç Satışından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2025

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 352, 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline satılarak teslim edilen ...... plakalı ayıplı aracın mevcut arızası nedeni ile yapılan 12.205,00 TL çeşitli malzeme, 1.500,00 TL + 270,00 TL KDV tutarı Enjektör Memesi ve İşçilik, 6.000,00 TL + 1.080,00 TL KDV Motor İşçilik, 2.500,00 TL + 450,00 TL KDV Rektifiye bedelinin, 6.864,00 TL arıza yapan araç yerine tedarik edilen araç kirası bedelinin, 1.770, 00 TL araç çekici bedeli olmak üzere 32.639,00 TL toplam bedelin, ihtar tarihi olan 21 Mayıs 2021 tarihinden itibaren işlemiş reeskont faizi, dava harç, masraf ve vekillik ücreti ile ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; anılan aracın 1995 model 181.1311 km'de olup yasa gereği ekspertizden muaf olmakla halihazır durumu ile beğenme şartıyla satıldığını, alıcının kendi takdiri ile ekspertiz raporu almadığını, ancak yanında birlikte getirdiği usta ile araca bakıp beğenerek aldığını, davacının kendi ihtiyarıyla 32.640 TL tutarında araca fahiş masraf yaptığını, araca ilişkin mahkeme tarafından ayrı bir hasar tespiti yapılmadığını, bu bedelin talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunmakla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan denetime ve hükme elverişli olduğuna kanaat getirilen bilirkişi raporununda da "...davaya konu aracın motorunda meydana gelen arızanın, aracın uzun yıllardır trafikte olması, geçmişten gelen kullanımdan kaynaklı ve belli bir çalışma saatinden sonra motor içerisinde ki aşınan parçalardan kaynaklı meydana geldiğinden dolayı aracın ayıplı bir araç olmadığı, araçta gizli ayıp bulunmadığı, davaya konu aracın motorunda meydana hasardan ve doğan zararlardan davalı yanın herhangi bir kusur veya ayıp sorumluluğunun bulunmadığı" şeklinde belirtildiğinden davaya konu istem yönünden davacı tarafça dosya kapsamı ile davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından, yukarıda belirtildiği üzere ispat yükü iddia eden ve kendi lehine hak çıkaran davacı üzerinde olduğu anlaşılmakla davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile "Davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili 25.05.2025 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının, kamyonun kilometre sayacının hatalı olduğu ve bilirkişi tarafından gerçek kilometrenin bir milyonu aştığının tespit edildiği halde, bilirkişi raporunun çelişkili ve usul ve yasaya aykırı kanaatlere dayandığını, bu nedenle hükmün kaldırılmasını ve 32.639,00 TL bedelin ihtar tarihi olan 21 Mayıs 2021'den itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte dava ve istinaf harç, masraf ve vekillik ücretiyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER : ......Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../... Esas - .../..... Karar sayılı dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :
Dava; davalıdan satın alındığı belirtilen aracın ayıplı olduğundan bahisle arızanın giderilmesi için yapılan masraf, araç kirası bedeli, araç çekici bedeline dair alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; taraf vekillerinin ve davalının adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
6100 sayılı HMK m.266, 279, 281 uyarınca; bilirkişi raporu çözümü özel ve teknik değerlendirme, uzmanlığı gerektiren hususlarda iddia-savunma ile toplanan bilgi-belge ve delillere uygun olacak nitelikte alınır. Bunun dışında raporda açıklama yapılması, hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerin yapılması yasaktır. Rapora itiraz, belirsiz ve eksik olan teknik hususlar için açıklama yapılmasını istemektir. Bunun yanı sıra bilirkişi raporunun denetimi re'sen gözetilecek nedenlerle hakim tarafından da yapılır. Eğer taraf itirazı yerinde görülürse veya raporda hakim tarafından re'sen eksiklik ve /veya belirsizlik saptanırsa açıklama yapılması amacıyla ya ek rapor alınması ya da yeni bilirkişi raporu alınması cihetine gidilir. Raporun denetimi hakim tarafından yapılmakla birlikte belirsizlik ve /veya eksiklik bulunmuyorsa ya da hukuki bilgi ile çözümlenmesi gereken hususlarda açıklama yapılması bekleniyorsa, çözüm hukuki bilgi ile giderilebilecek nitelikte ise, itiraz yerinde bulunmayabilir. Zaten hukuki konularda bilirkişiye başvurulması da yasaktır.
Açıklanan hususlar gözetildiğinde; iddia - savunma - toplanan bilgi, belge, deliller ile tarafların itirazlarının raporlarda ve gerekçeli kararda karşılandığı, Mahkemece bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak hüküm kurulduğu, mahkeme tarafından hukuki yorum ile nihai sonuca doğru bir şekilde varıldığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da "...davaya konu aracın motorunda meydana gelen arızanın, aracın uzun yıllardır trafikte olması, geçmişten gelen kullanımdan kaynaklı ve belli bir çalışma saatinden sonra motor içerisinde ki aşınan parçalardan kaynaklı meydana geldiğinden dolayı aracın ayıplı bir araç olmadığı, araçta gizli ayıp bulunmadığı, davaya konu aracın motorunda meydana hasardan ve doğan zararlardan davalı yanın herhangi bir kusur veya ayıp sorumluluğunun bulunmadığı..." gerekçesiyle verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-)Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
3-)Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan
e-imzalı

Üye
e-imzalı

Üye
e-imzalı

Katip
e-imzalı

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim