Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/87
2024/79
11 Aralık 2024
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/87
KARAR NO : 2024/79
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2024
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : Haksız Fiilden Kaynaklanan Zarar Tazmini Alacağı
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... A.Ş. olarak ........ Şti'ne karşı, davalı .......... Şti'ne ait olan araçların farklı tarihlerde müvekkili şirketin tel çitlerine ve kapısına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, davalıya ait olan araçlar tarafından yapılan manevralar esnasında 19.04.2023 tarihinde müvekkili şirketin sınır duvarları üzerinde bulunan tel çit ve çit kelepçelerine, 25.05.2023 tarihinde şirketin giriş- çıkış kapısına ve 31.08.2023 tarihinde yine tel örgüye zarar verildiğini beyanla; davalı şirkete ait aracın 19.04.2023 tarihinde müvekkili şirketin sınır duvarları üzerinde bulunan tel çitlere zarar vermesi sebebiyle meydana gelen 8.260,00-TL zararın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte; davalı şirkete ait aracın 25.05.2023 tarihinde müvekkili şirketin giriş-çıkış kapısına zarar vermesi sebebiyle meydana gelen 37.760,00-TL zararın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte; davalı şirkete ait aracın 31.08.2023 tarihinde müvekkili şirketin tel çitlere zarar vermesi sebebiyle meydana gelen 1.593,00-TL zararın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davadaki taleplerini 27/05/2023 tarih ve ...... numaralı, 12/06/2023 tarih ve ...... numaralı ile 30/06/2023 tarih ve ...... numaralı faturalara dayandırdığını, faturaların ....... A.Ş. adına tanzim edilmiş olduğunu, davacının ünvanının ise ....... A.Ş. olduğunu, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte de haksız fiil şartlarının oluşmadığı ve davacının iddiasının yerinde olmadığını beyanla iddia olunan vakıaları inkar ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
HMK m.124 : Davalı cevap dilekçesinde aktif husumet yokluğunu def'i olarak ileri sürmekle; 06.06.2024 tarihli 2 numaralı celsede ilk Derece Mahkemesi tarafından 1 numaralı ara karar ile ''Davacı vekilinin husumete ilişkin beyanda bulunması için 2 haftalık süre verilmesine,'' karar verilmekle; Davacı vekili tarafından 14.06.2024 havale tarihli dilekçe ile; HMK m.124 kapsamında taraf değişikliğine başvurularak, dosya kapsamı incelendiğinde mahkeme huzurunda yeminli olarak dinlenen tanık ....... ve diğer tanık ....... beyanlarında; tutanaklarda .... 3 fabrikası olarak geçen fabrikanın ...... olduğunu ve davalı firma ile yan yana olması sebebiyle de davalı tarafından ...... firmasına zarar verildiğinin açıkça belirtildiği, müvekkili şirketin "......." adresinde faaliyet göstermekte iken davalı şirketin ise "........." adresinde faaliyet gösterdiğini, bu husustan anlaşılacağı üzere davacı müvekkili ile davalı şirketin birbirine çok yakın olduğunu, gerek tutulan tutanaklardan ve tanık beyanlarından gerekse kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere davalı...... Şirketi'ne ait olan araçlar tarafından yapılan manevralar esnasında 19.04.2023 tarihinde müvekkili şirket olan .......... sınır duvarları üzerinde bulunan tel çit ve çit kelepçelerine, 25.05.2023 tarihinde şirketin giriş-çıkış kapısına ve 31.08.2023 tarihinde yine tel örgüye zarar verildiğini, davalının sabit olan haksız fiilleri sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, dava açılmadan önce gönderilen ihtarnamelerin dahi müvekkili şirket tarafından gönderildiğini, bu sebeple zarara uğrayan müvekkili şirket olduğundan davalının husumete ilişkin taleplerinin reddini talep ettiklerini, Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından anlaşılacağı üzere .........'nin şirket ortakları ve yetkililerinin aynı olup, aynı konuda faaliyet gösterdiğini ve grup şirketler olduğunu, dosya kapsamında yer alan vekaletnameden anlaşılacağı üzere firmaların adresleri, yöneticileri ve ortaklarının da aynı olduğunu, tüm firmalar arasında organik ve maddi bağ mevcut olduğunu, bu sebeple de işbu husumet itirazının herhangi bir geçerliliğinin olmadığını, her ne kadar müvekkili şirket olan ...... sınır duvarları üzerinde bulunan tel çit ve çit kelepçelerine, 25.05.2023 tarihinde şirketin giriş-çıkış kapısına ve 31.08.2023 tarihinde yine tel örgüye zarar verilmiş ve söz konusu zarar grup şirketler arasında yer alan .......... tarafından karşılanmış olduğundan husumet itirazının reddi gerekmekte ise de mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; HMK 124/4. maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılmasını talep ettiklerini, öncelikle davalının husumet def'ilerinin izah ettikleri hususlar göz önüne alınarak reddine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini, aksi kanaatte ise; HMK 124/4. madde kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin kabulü ile dava dışı ..........'nin davacı taraf olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ : ''... davacı vekili, maddi hata sonucu dava dilekçesinde davacı olarak sehven yanlışlığa düştüğünü belirtmekle HMK 124 maddesine gereğince, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığına dair dosyada bir delilin bulunmadığı, .......... ile davacı olarak gösterilen şirketin bağlantılı olduğu, bu nedenle hatanın kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığı anlaşıldığından davacının taraf değişikliği talebinin kabulüne dair karar verilmiş, ... fakat TTK md.5/a gereğince dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı olmakla taraf değişikliğine muvafakat edilen şirket ile arabulucuğa gidilmediğinden ...'' gerekçesi ile davanın ara buluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin 05.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere müvekkili ....... adına dava açtıklarını, yargılama işbu davacı üzerinden devam ederken ilk derece mahkemesinin 06.06.2024 tarihli 2. celsesinde taraflarına husumete ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş olduğunu, yasal süresi içerisinde husumete ilişkin beyanlarını sunduklarını, beyan dilekçelerinin içeriğini aynen tekrarla, işbu davada davalı tarafından zarar verilen firmanın ......... olduğunu, terditli olarak öncelikle davalının husumet def'inin reddine karar verilerek davalarının kabulüne karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise HMK 124/4. madde kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği taleplerinin kabulü ile dava dışı ..........'nin davacı taraf olarak eklenmesini, davanın kaldığı yerden itibaren devamına ve neticeten davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, husumet nedeni ile davalı def'inin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bir şekilde taraf değişikliği taleplerinin kabulü ile davanın ara buluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, taraf değişikliğine konu şirketlerin ortakları ve yetkililerinin aynı olduğunu, aynı adreste aynı konuda faaliyet gösterdiklerini, grup şirketleri olduğunu, bu nedenle ara buluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davalının haksız fiilleri neticesinde zarara uğradıklarını, yargılamada alınan bilirkişi raporları ile tanık beyanlarının bunu teyit ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 25.11.2024 havale tarihli süresinde bulunan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacının taleplerini 27/05/2023 tarih ve ......numaralı, 12/06/2023 tarih ve ..........numaralı ile 30/06/2023 tarih ve ......... numaralı faturalara dayandırdığını, faturaların .......... adına tanzim edilmişse de işbu davada ..........'nin davacı olarak gösterildiğini, farklı tüzel kişilikleri nedeni ile davanın aktif husumetten reddinin gerektiğini, organik ve maddi bağ iddiasının kabul edilemeyeceğini, terditli husumet değişikliği talep edilemeyeceğini, davacının husumette yanılmadığını ısrarla ....... adına talepte bulunduğunu, ara buluculuk açısından da bu nedenle verilen kararın yerinde olduğunu, esasen de iddia olunan vakıaları inkar ile davanın esastan reddinin gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER : ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.09.2024 tarihli ....... Esas - ....... Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/ olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :
Dava; haksız fiil nedeniyle uğranıldığı davacı tarafından iddia olunan zararın, davalıdan faizi ile birlikte tazmini istemine ilişkindir.
Davalı öncelikle aktif husumet yokluğu def'i ile davanın reddini savunmuş, davacı 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi kapsamında davacı tarafta iradi değişikliğe başvurmuş, davacı ...... ... AŞ iken .......... AŞ olarak değiştirilmiş, bunun üzerine ticari davalarda aranan dava şartı olan davacı ile davalı arasında ara buluculuk dava şartının bulunmadığından bahisle ilk derece Mahkemesi tarafından dava usulden reddedilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafta iradi değişiklik sonucu ara buluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
HMK m. 124 tarafta iradi değişikliği; TTK m.5/A ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce ara bulucuya başvurulmuş olması zorunluluğunu; HMK m.114/2 diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu; HMK m.115 dava şartlarının incelenmesine dair hükümleri içermektedir. Eldeki dava; ara buluculuk hükümlerine tabi olan, tarafları ticaret şirketi tacir olan davalardan olmakla, dava açılmadan önce aranan özel dava şartı ara buluculuk yoluna başvurulması şarttır. Somut davada, dosya kapsamına sunulu bilgi - belge - delil ve beyanlardan davacı ....... A.Ş. tarafından davalıdan alacaklı olduğu iddia olunan dava konusu alacağın tahsiline dair ticari dava öncesi ara buluculuk yoluna başvurulmadığı belirlenmiştir. Davacı tarafından, taraf değişikliğine gidilen her iki şirketin aynı grup şirketi olduğu bu yanılgı nedeni ile bir şirket için gerçekleşen şartın diğerine teşmil ettirilebileceği ileri sürülmüş ise de; her iki şirketin ayrı tüzel kişilikler olduğu muhakkak olmakla, şirketlerin tüzel kişiliklerinin farklı olduğu dikkate alınarak taraf değişikliğine gidilen ...... A.Ş. yönünden ara buluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; mahkemenin adının altına "2 NOLU KALEM" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlerde isabetsizlik bulunmaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)İstinaf edenin istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.