Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1159
2026/251
12 Şubat 2026
T.C
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1159
KARAR NO : 2026/251
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2025
NUMARASI : 2025/213 2025/657
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : ...
VEKİLİ : ..
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 11/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile dava dışı ..... arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ödemelerin zamanında yapılmadığından bahisle hesabın kat edilerek davalılar aleyhine ...İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı 9.500.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun 29/11/2024 tarihinde 1.399.681,21 TL ve 17/12/2024 tarihinde 8.100.318,79 TL yapılan ödemeler ile tamamen nakde döndüğünü, nakde dönmesi üzerine icra dosyasına beyanda bulunulduğunu ve 47.500,00 TL peşin harç yatırıldığını, gayrinakdi krediler nedeniyle bankanın depo talep hakkının bulunduğunu, ayrıca depo talebinde bulunması için haklı bir sebebinin de söz konusu olduğunu, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili 28/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu şirketin ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ....esas sayılı dosyası ile İİK 285 vd. maddeleri hükümlerine göre konkordato mühletinin halen devam ettiğini, davacı tarafın .......15/10/2024 tarih......yevmiye nolu ihtarname ile hesabı kat ettiğini ve henüz ödenmemiş teminat mektuplarının bedelinin depo edilmesini talep ettiğini, bu ihtarnameye 18/10/2024 tarihli ....noterliğinin ... yevmiye nosu ile yanıt verildiğini, iptali istenen takibin 30/10/2024 tarihinde açılmış olup bu tarih itibariyle borca itirazlarının haklılığının açık olduğunu, takip tarihi itibariyle borcunun olmadığını, genel kredi sözleşmesine dayalı gayri nakdi risklerin deposunun davacının asıl borçludan talep hakkı ve yetkisi varsa da talep tarihi itibariyle asıl borçludan bu yöndeki istemin ifasının mümkün olmadığını, gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesi talebinin muhatabı kefiller değil müşteri yani asıl kredi borçlusu olduğunu, davacının müşterisinden çek yapraklarının iadesi yönündeki isteminin muhatabı tarafından çek yaprakları iade edildiğinden bu istemin konusunun kalmadığını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan faiz talebinin konkordato mühleti içerisinde borçlu her türlü borcuna karşılık faizlerin durması İİK 294/1-3 fıkrası gereği olup bu konuda tedbir kararının bulunması nedeniyle bu yöndeki istemlerinde reddinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde " 2-Dosya kapsamına göre davacı ile asıl borçlu ... arasında 16/06/2022 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş, davalılar ise müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Dava dışı asıl borçlu şirket lehine mahkememizin 2024/1290 esas sayılı dosyası ile 09/10/2024 tarihinde konkordato talebi sebebiyle takip yapılmaması yönünde tedbir kararı verilmiştir. Davacı banka ise hesabı 15/10/2024 tarihli ihtarname ile kat etmiş olup bu tarih öncesi hesabın katına ilişkin herhangi bir bilgi, belge, delil, bulunmadığı gibi iddia da söz konusu değildir.
3-Takip dayanağı olarak; kredi sözleşmeleri, 15/10/2024 tarihli ihtarname ve teminat mektubu gösterilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere asıl borçlu şirket lehine verilen tedbir kararı öncesi hesap kat edilmemiştir. Yani asıl borçlu şirketin 09/10/2024 tedbir kararı öncesi muaccel olmuş borcunun varlığı ileri sürülmemiş, herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Öte yandan takip dayanağı teminat mektubu 20/02/2024 tarihli ve 9.500.000,00 TL bedelli olup 29/11/2024 tarihinde 1.399.681,21 TL'si 17/12/2024 tarihinde ise 8.100.318,79 TL'si ödenmiştir. Dava ise bu tarihlerden sonra ikame edilmiştir.
4-Yargılama sırasında takip dayanağı 176.130,00 TL gayrinakdi çek depo bedeli ile ilgili kısmından davacı vekili 24/02/2025 tarihli dilekçesiyle vazgeçtiğini bildirmiştir. İşbu beyan niteliği itibariyle açıkça bir feragat içermediğinden HMK 123.maddesinde düzenlenen "davanın geri alınması" mahiyetinde kabul edilmiştir. Davalı vekili yargılamada bu hususa açık rıza gösterdiğinden çek depo bedelleri yönünden talep bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
5-Dava itirazın iptaline ilişkin olduğundan takip tarihi itibariyle değerlendirme yapılmalı bu tarih itibariyle davalılardan alacağın talep edilip edilemeyeceği tespit edilmelidir. Davalılar kefil olup kefaletin geçerliliği TBK 583 ve 584.maddedeki şartların varlığına bağlıdır. Bu yönden yapılan incelemede kefaletin usulüne uygun olduğu, davalıların şirket ortağı olması sebebiyle eş rızalarının gerekmediği tespit edilmiştir. Öte yandan asıl borçlu dava dışı şirket olup davalı kefillere başvurulabilmesi için ayrıca TBK 586.maddesindeki şartların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre kefillere müracaat edilebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması gerekir.
6-Dava dışı asıl borçlu şirket hakkında 09/10/2024 tarihinde 3 aylık konkordato mehli verilmiş olup, takip ve dava tarihi itibariyle mehil ve tedbirler devam etmektedir. Davacı ise 15/10/2024 tarihinde hesabı kat etmiş, alacak verilen 1 günlük ödeme süresi ve yapılan tebligata göre bu tarihten sonra temerrüt oluşmuştur. Davacı tarafından hesabın geçici mühlet tedbir tarihinden önce kat edildiğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmemiş, bilgi/belge sunulmamıştır. Esasen takip dayanağı teminat mektubu da takip tarihi itibariyle gayrinakdi alacak niteliğinde olup ancak takip sonrası nakde dönüşmüştür. Yani konkordato mehli öncesi takip tarihi itibariyle temerrüt oluşmadığından muaccel alacak bulunmamaktadır.
7-Konkordato mehli ve tedbirlere hükmedilmesi hesabın kat edilmesini engellemez ise de asıl borçlu yönünden temerrüt oluşmayacağından borç muaccel hale gelmez. Yani 09/10/2024 mehil ve tedbir tarihi öncesi asıl borçlunun muaccel olmuş borcu bulunmamaktadır. Öyleyse TBK 586.maddesi kapsamında borçlunun ifada geciktiğinden ve ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunduğundan söz edilemez. Bu halde kefillere de başvuru şartları gerçekleşmemiştir. Takip tarihi sonrası teminat mektubunun ödenmesi ise borcun muaccel olduğunu ve kefillere başvuru şartının oluştuğunu göstermez. Takip tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel alacağı bulunmadığından kefillere de takip başlatılması mümkün değildir. (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2903 esas 2025/1424 karar sayılı ilamı) Aksi halde konkordato müessesine de aykırı hareket edilmiş olacaktır. Zira asıl borçludan alacağını tedbir sebebiyle tahsil edemeyen alacaklı konkordato hükümlerini bu şekilde dolanmış ve kanun koyucunun amacına aykırı hareket etmiş olacaktır. " şeklindeki gerekçe ile "Takip talebinde geçen 176.130,00 TL çek depo bedeli yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Takip talebinde geçen teminat mektupları yönünden davanın REDDİNE", dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, muaccel olmayan bir borcun varlığına ve davalıların borçtan sorumlu olmadığına kanaat getirilerek, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, konkordato mühlet kararının borcun muacceliyetini engellemeye herhangi bir etkisinin olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin hangi sebeple keşide edildiğini incelemeden varsayıma dayalı eksik inceleme ile karar oluşturulduğunu, muaccel olan bir borca karşılık takip başlatılmasına rağmen; yerel mahkemenin bu hususu da göz ardı ederek hatalı karar verdiğini, genel kredi sözleşmesinde müvekkili bankanın gayrinakdi risklerin deposunu talep etme hakkı ve yetkisinin bulunduğunu, buna bağlı olarak takip başlatabileceğini, dava şartı eksikliği sebebiyle verilen karanın nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, maktu vekalet ücretine hükmedileceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece "Takip talebinde geçen 176.130,00 TL çek depo bedeli yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Takip talebinde geçen teminat mektupları yönünden davanın REDDİNE", dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır." hükmünü içermektedir.
Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir. Buna göre, konkordato geçici mühleti kararından konkordatonun tasdik edilmesine kadarki süreçte borçtan birlikte sorumlu olan kefillere karşı alacağın tamamı hakkında alacaklıların başvuru (müracaat) hakkı vardır; alacaklı bu süreç içerisinde kefile karşı icra takibi yapılmasını veya başlamış olan icra takibine devam edilmesini sağlayabilir. Ancak, kefile karşı icra takibi başlatılabilmesi için, konkordato geçici mühlet kararından önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunması yani, geçici mühlet kararından önce hesabın kat edilme koşullarının oluşması, diğer bir anlatımla alacağın muaccel olması gerekir. Takip tarihi itibarıyla alacak muaccel değilse, kefil aleyhine de icra takibi başlatılamayacaktır. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/2903 esas, 2025/1424 karar sayılı, 2023/2710 esas, 2024/4438 karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1290 Esas sayılı dosyasında dava dışı asıl borçlu ... hakkında 09/10/2024 tarihinde "geçici mühlet" kararı verildiği, davacı bankanın 15/10/2024 tarihinde hesabı kat ederek davalılara ve dava dışı asıl borçluya ihtarname gönderdiği , 1 günük süre verildiği, davacı tarafından hesabın geçici mühlet tedbir tarihinden önce kat edildiğine ve alacağın geçici mühlet kararından önce muaccel olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığı, dolayısı ile TBK 586.maddesi kapsamında borçlunun ifada geciktiğinden ve ödeme güçsüzlüğü içerisinde bulunduğundan söz edilemeyeceği,bu halde kefillere de başvuru şartları gerçekleşmediği,takip tarihi sonrası teminat mektubunun ödenmesinin borcun muaccel olduğunu ve kefillere başvuru şartının oluştuğunu göstermeyeceği, takip tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel alacağı bulunmadığından kefillere de takip başlatılamayacağına yönelik mahkememe gerekçesinde ve teminat mektubu yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına,
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026
Başkan... Üye... Üye... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/02/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.