Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1750

Karar No

2024/2136

Karar Tarihi

6 Aralık 2024

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1750
KARAR NO : 2024/2136

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2023
NUMARASI : 2022/833 2023/830

DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : ...
VEKİLİ :...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının, davalı şirketlere bilgisayar malzemesi satıp hizmet sunduğunu ve 9'u davalı .., 3'ü de davalı ... şirketi hakkında olmak üzere toplam 12 fatura düzenlediğini, ortak ve temsilcileri aynı olan ve aralarında organik bağ bulunan davalı şirketler hakkındaki fatura bedeli toplam 160.250,54-TL'nin 108.765-TL'sinin ödendiğini ancak davalıların bakiye 51.483,54-TL'yi ödemeye yanaşmadıklarını,... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe de itiraz ettiklerini, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla, itirazın iptali ile takibin 5.000-TL üzerinden devamını ve davalıların icra-inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu iddiasının haklı olmadığını ve davalıların her bir yönünden ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini, nitekim takibin dayanağı faturalardan bir kısmının davalı ... bir kısmının ise.... şirketi adına düzenlendiğini, taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, aksinin belirlenecek olması durumunda bile ifa edildiği ileri sürülen hizmetlerin ispatı gerektiğini, ayrıca davalılar tarafından yapılan ödemelerin gözetilerek ayrıştırılması ve her bir davalının bakiye borcunun belirlenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Davalı ... hakkındaki davanın reddine, Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne;3-İİK'nın 67. maddesi uyarınca 1.000-TL tazminatın davalı ... alınarak davacıya verilmesine, Davalı .. tazminat talebinin reddine, Davalı .. tazminat talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, her iki şirketin ünvanı incelendiğinde, tek farkın "..." ekinden ibaret olması sebebiyle organik bağ anlatılırken ".... ve "..." şekilde ayrıma gidileceğinin belirtildiğini, Ticaret Sicili Gazetesi nüshası incelendiğinde her iki şirketin ortak ve temsilcilerinin aynı kişiler olduğunun anlaşıldığı, servis hizmet takip formları incelendiğinde gerek "...." gerek "..." şirketine verilen mal ve hizmetin "... isimli aynı kişi tarafından alındığı, her iki şirket adına alınan hizmet ve malı teslim alan kişinin "...." isimli aynı kişi olduğunun anlaşıldığını, her iki şirketin faaliyet alanının da neredeyse aynı olduğunun görüleceğini, söz konusu temsilcinin, her iki şirket adına ve hesabına bakiye borcunun varlığını kabul ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirketler arasında açık bir organik bağ bulunduğunun sabit olmasına rağmen, yani esasında iki farklı şirket gibi hareket edilmemesine rağmen yerel mahkemenin "...." şirketi açısından davanın reddine karar vermesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketlere bilgisayar malzemesi satıp hizmet sunduğunu ve 9'u davalı ..., 3'ü de davalı ... şirketi hakkında olmak üzere toplam 12 fatura düzenlediğini, ortak ve temsilcileri aynı olan ve aralarında organik bağ bulunan davalı şirketlerin bir kısım ödeme yaptıklarını, ödenmeyen kısım için icra takibi yaptıklarını , davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek ödenmeyen bakiye kısım için kısmi dava olarak itirazın iptali talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece; Davalı .... hakkındaki davanın reddine,
- Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne; ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 5.000-TL asıl alacak üzerinden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca belirlenen TTK 1530. madde temerrüt faizinin uygulanmasına," dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3839 esas, 2024/513 Karar sayılı ilamı " Farklı tüzel kişilerin sorumluluğuna gidilmesine ve dolayısıyla bir tüzel kişinin alacaklarının takip edilmesinde asıl borçlu şirket ile birlikte onunla belirli bir düzeyde hukuki ilişkiye ve bağa sahip başka şirkete veya şirketlerinde sorumluluğuna gidilebilmesi imkanını alacaklıya veren organik bağın varlığı için ayrı tüzel kişiler arasında belirli bir iktisadi ve ticari bağımlılığın, kader birliğinin veya birlikte hareket olgusunun ya da başka bir özdeşliğin bulunması gereklidir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde özellikle belirtmek gerekir ki; “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur.
Somut olayda; davacı her ne kadar davalı ile dava dışı şirket arasındaki taşeronluk sözleşmesinin tarafı değil ise de, davalı şirketin; davacı ile dava konusu sözleşmeyi imzalayan dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiasına rağmen mahkemece bu iddia araştırılmamıştır. O halde mahkemece bu iki şirket arasında para akışının bulunup bulunmadığı, şirket ortaklarının aynı kişilerden oluşup oluşmadığı, her iki şirketin merkezinin bulunduğu binanın kime ait olduğu, iki şirketin aynı iş kolunda olup olmadığı, işbu şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelenip, davacı yönünden perdenin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur." şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Davacı tarafça dava dilekçesinde, her iki şirketin unvanı incelendiğinde birisinin "..." diğerinin "... olduğu tek farkın "..." ekinden ibaret olduğunu, davalıların şirket temsilcilerinin aynı olduğu, her iki şirkete verilen mal ve hizmetlerin ........ isimli şirket tarafından teslim alındığı, her iki şirketin de temsilcisi olan ... ile davacı şirketin temsilcisi olan ... arasındaki görüşme kayıtları da incelendiğinde, şirketlerden birinin diğerinin paravanı olduğu aralarında organik bağ olduğu iddiasında bulunulmasına rağmen, mahkemece bu iddia araştırılmadan ve gerekçede organik bağ iddiasına yönelik bir değerlendirme yapılmadan davalı Yerabakanlar şirketi hakkında davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. Maddesi uyarınca davacının bu iddialarının öncelikle ilk derece mahkemesince delillerin toplanıp, tartışılarak karar verilmesi gerekirken, organik bağ iddiasının araştırılmaması ve gerekçede tartışılmaması isabetsizdir. O halde mahkemece bu iki şirket arasında para akışının bulunup bulunmadığı, şirket ortaklarının aynı kişilerden oluşup oluşmadığı, her iki şirketin merkezinin bulunduğu binanın kime ait olduğu, genel kurul toplantılarının aynı adreste yapılıp yapılmadığı, iki şirketin aynı iş kolunda olup olmadığı, bir biri adına ödeme yapıp yapmadıkları, işbu şirketlerin ticaret sicil kayıtları, Ticaret ve Sanayi odasındaki kayıtları incelenip, davalı şirketler arasında organik bağ ve perdenin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile;
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/833 Esas, 2023/830 Karar sayılı ve 10/07/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,
2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde başvurana iadesine,
...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan Teminatın Nev'i Nakit 22/09/2023 tarih 15861 Tahsilat numaralı, 9.350,51 TL bedelli teminat miktarının;
Dairemiz kararı kesin olduğu takdirde talep halinde; Dairemiz kararı kesin olmadığı takdirde ise kararın kesinleştiği takdirde ve talep halinde başvurana iadesine.
Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/12/2024

Başkan... Üye... Üye... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 06/12/2024

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim