Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/752

Karar No

2025/178

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/752 Esas - 2025/178
/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/752 Esas
KARAR NO : 2025/178

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : ...

DAVA : Tazminat (Değer Kaybından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/02/2025

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleşen 15.07.2023 tarihli trafik kazasında, davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve buna bağlı olarak değer kaybettiğini, zararın tazmini için davadan önce sigorta şirketine müracaat edildiğini fakat sadece 4.008,91-TL ödeme yapıldığını, oysa husule gelen zararın ödenen tutarın çok üstünde olduğunu beyanla, zarar belirlendiğinde talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla değer kaybı zararının bakiyesine karşılık şimdilik 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, ...plakalı aracın davalıya 03.02.2023-2024 vade tarihli ZMMS ile sigortalandığını fakat sigortacının poliçeden kaynaklı sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, nitekim davacıya işbu davadan evvel değer kaybı zararına karşılık 4.008,91-TL ödendiğini ve bu yöne ilişkin zararın da tazmin edildiğini, aksinin kabul edilecek olması durumunda kusur ve değer kaybı konusunda tahkikat yürütülmesi ve rapor aldırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Hasar dosyası ile davacıya ait aracın tramer kayıtları ve araç sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce Adli Trafik uzmanı bilirkişi ile otomotiv konusunda uzman akademisyen makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda özetle: Kazanın münhasıran ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleştiği ve davacının kazanın gerçekleşmesinde bir etkisinin bulunmadığı; davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el piyasa değerinin 565.000-TL olup, kazadan sonraki 2. el piyasa değerine (555.000-TL'ye) göre 10.000-TL tutarında değer kaybettiği mütala edilmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarını (10.000-TL - 4.008,91-TL) 5.991,09-TL'ye artırdıklarını bildirmiş ve bu tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili 28.01.2025 tarihli dilekçesi ile; davacıya, 5.991,09-TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 18.510,67-TL tutarında ödeme yapıldığını ve davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.
Davacı vekili 10.02.2025 tarihli dilekçesi ile; davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan araç değer kaybı zararının bakiye kısmının tazmini istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile, 15.07.2023 tarihli trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta husule gelen değer kaybı zararının bakiye kısmının tazmini talep edilmiş, tahkikat safhasında davanın davalı sigorta şirketince yapılan ödeme sebebiyle konusuz kaldığı bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/1. maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı ancak tahkikat aşamasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, bu durumda davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı vazedilmiştir. Somut olayda; davaya konu kazanın ... plakalı aracın davacıya ait araca çarpması şeklinde gerçekleştiği ve kazada davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketine kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlık, 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile ZMMS Genel Şartları'nın Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40E. 2020/40K. sayılı kararı ile 29.12.2022 tarih ve 2021/82E. 2022/167K. sayılı kararı uyarınca TBK'ya aykırı olmayan hükümlerine uygun şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.
Trafik kazalarından kaynaklı araç değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, Yargıtay 4. HD.nin 25.03.2022 tarih ve 21252/5913 sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.
Buradan hareketle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş, husule gelen değer kaybı zararının davacıya ait aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değeri (565.000-TL) ile kazadan sonraki 2. el piyasa değeri (555.000-TL) arasındaki fark (10.000-TL) kadar olduğu kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca; davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme (4.008,91-TL) mahsup edilmiş ve davacı lehine (10.000-TL - 4.008,91-TL) 5.991,09-TL tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Fakat, sigorta şirketinin 24.01.2025 tarihinde 18.510,67-TL tutarında ödeme yapmış ve bunun üzerine taraf vekillerinin davanın konusuz kaldığını bildirmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama harç ve giderleri, sigorta şirketince yapılan ödemenin içinde faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri kalemlerinin de bulunduğu nazara alınarak davacı üzerinde bırakılmış, aynı gerekçeyle davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücreti, işbu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı hükümlerine tabi olmaması sebebiyle (Bkz: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarih ve 23273/901 sk. ile 29.09.2021 tarih ve 14429/5729 sk.) davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile noksan 86,80-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip etmiş ise de lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, davalı bakımından 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN, davacı bakımından gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2025

Katip ...

Hakim ...

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim