mahkeme 2020/500 E. 2023/1008 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/500
2023/1008
3 Ekim 2023
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/500 Esas - 2023/1008
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/500
KARAR NO : 2023/1008
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi tespit ve çekin İstirdatı
DAVA TARİHİ : 25/07/2020
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
KARARIN YAZ. TARİH : 01/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davası ve çekin İstirdatı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili Mahkememize verdiği 25/07/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. olan ... Şubesi'ne ait 29/04/2020 tarih ve ... numaralı 47.254,30 TL tutarlı çeki ciroladıktan sonra müvekkil şirkete kargo yolu ile gönderilmek üzere kargoya teslim ettiğini, çekin kargo şirketinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle davalının eline gayri meşru yollarla geçtiğini, çekin zayi olması nedeniyle Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/315 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını ve davalının bu davada çeki kendisinden önceki ciranta olan ...'ten nakit para alacağına karşılık aldığını, keşideci ve müvekkili şirketin diğer cirantalarla hiçbir hukuki ilişkisi bulunmadığını, şüpheliler hakkında Samsun CBS'nin 2020/11249 esas sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, şüphelilerden dava dışı ... çeki daha önce hiç görmediğini beyan ettiğini, davalının çeki gayrimeşru yollarla ele geçirdiğini, çek üzerine atılan imzanın sahte olduğunu belirterek davanın kabulü ile çekin iadesine ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 29/07/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, dava konusu çekte müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olduğunu, çeki nakit para alacağı karşılığı 3. kişi olan ...'ten ciroyla aldığını, çekin ibrazında ödeme yasağı olduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olması nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Toplanan Deliller:
Samsun CBS'nin 2020/11249 soruşturma sayılı dosyası, Mahkememizin 2020/315 esas sayılı dosyası, Kahramanmaraş 7. Asliye Hukuk Mah. 2020/443 sayılı dosyası, Ziraat Bankasından gelen çek akıbetinin öğrenilmesine ilişkin yazı cevabı, Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2022/22017 sayılı dosyası, davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu belge asılları ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememizin 2020/315 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; talep edenin iş bu davanın davacısı olup istemin keşidecisi ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. olan ... şubesine ait 29/04/2020 tarih ve ... numaralı 47.254,30 TL tutarlı çekin zayi olduğundan bahisle iptaline karar verilmesine ilişkin olduğu 17/09/2020 tarihli karar ile menfi tespit davasının açılması nedeni ile davanın konusuz kalmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Samsun CBS'nin 2020/11249 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde iş bu davaya konu çekin sahte olarak düzenlendiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik, nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., ..., ... hakkında soruşturma yürütüldüğü soruşturmanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2022/22017 sayılı dosyasının incelenmesinde davalı tarafından davacı aleyhine 16/03/2022 tarihinde iş bu davanın konusu olan çek sebebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, bu takip sebebi ile davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, mahkememizce takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dava; menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Mahkememizin 2020/315 esas sayılı zayi nedeni ile çek iptali davasına konu edilen çekin davalının elinde bulunduğunu, çekin davalı tarafından kötüniyetle iktisap edildiğini, çekin arka kısmındaki ciranta imzasının müvekkili şirket yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuş, davalı ise davanın reddini istemiştir.
Somut olayda davaya konu çek incelendiğinde; keşidecinin ...... A.Ş. olduğu, lehtarın davacı olup, 29/04/2020 keşide tarihli olduğu bedelin 47.254,30 TL olup, çek arkasında sırasıyla davacı ... Ltd. Şti. ... Ltd. Şti., ... İnş. Ltd. Şti., ..., ... cirolarının bulunduğu, bu cirodan sonra çekin 29/04/2020 tarihinde bankaya ibrazında ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle yetkili hamil saptanamadığından ödeme yapılmadığının yazıldığı, bundan sonra davacı Veysi Altan'ın cirolarının bulunduğu anlaşıldı.
Senede karşı mutlak def'iler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren def'iler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren def'ilerdir. Bu def'ilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) def'i niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi def'i sayılacağı, "görünüşe itimat (güven)", "iyiniyet" ilkesiyle, "kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması" ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK m. 659/2, 680, TBK m. 19/2, 605/2, TMK m. 990'da olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada "imzanın sahte olması", "senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması", "borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması", "senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması", "imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması", "senedin zamanaşımına uğramış olması" vb. def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 05.05.2010 tarih ve 12-74/243 sk. ile 06.07.2011 tarih ve 19-413/476 sk.nda da aynı ilkeler benimsenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 324/1. maddesine göre; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır." Buna göre, bir davada ispat yükü üzerinde olan taraf, delil ikamesi için gerekli avansı yatırmalıdır; meğerki HMK'nın 324/3. maddesinin uygulanma imkanı bulunsun.
Kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü HGK'nın 30.05.2018 tarih ve 12-708/1152 sk. ile Yargıtay 19. HD.nin 05.12.2016 tarih ve 4086/15449 sk.nda da belirtildiği üzere alacaklı konumundaki davalıdadır. Yani, davalı, imzanın borçluya ait olduğunu ispat etmeli, bunun için de imzanın aidiyeti konusunda alınacak rapor için gerekli masrafı delil avansı olarak mahkeme veznesine yatırmalıdır. Aksi halde, yukarıda işaret edildiği üzere bilirkişi raporu alınmasına yönelik delil ikamesinden vazgeçilmiş kabul edilir.
Somut olayda; imza inkarında bulunan davacı şirket yetkili temsilcisinin tatbike medar imzalarını içerir belge asılları ilgili yerlerden celp edilip dosyaya kazandırılmış ve davacı şirket yetkili temsilcisi bu yönde isticvap edilmiştir. Akabinde, mahkememizin 28/02/2023 tarihli celse 5 numaralı ara kararı ile, dosyanın imza incelemesine yönelik rapor düzenlenmesi için ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, aynı ara kararda 2.000-TL tutarındaki delil avansının davalı tarafından mahkememiz veznesine depo edilmesi gerektiği, aksi halde bu yöne ilişkin delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Mezkur ara karar evrakı, meşruhatlı davetiye ile davalıya tebliğ edilmiş, ancak delil avansı ne 2 haftalık kesin süre içinde ne de hüküm celse tarihine kadar mahkememiz veznesine yatırılmıştır. Bu halde, davalının imza incelemesine yönelik bilirkişi raporu düzenlenmesi hakkındaki delil ikamesinden vazgeçmiş olduğu kabul edilmeli ve imzanın aidiyetine ilişkin bilirkişi raporu olmadan sonuca gidilemeyeceğinden davalının takibe konu senet sebebiyle davacıdan alacaklı olduğunu usulü dairesinde ispat edemediği değerlendirilmelidir.
Buna göre; yargılama devam ederken açılan Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2022/22017 sayılı dosyasın takip alacaklısı davalı, takibe dayanak keşidecisi ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. olan ... şubesine ait 29/04/2020 tarih ve ... numaralı 47.254,30 TL tutarlı çekin arka kısmındaki şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olduğunu ispat edememiştir ve davacının mezkur çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti gerekmektedir.
Bu sebeplerle, davacının çek sebebi ile borçlu olmadığına ilişin olarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Çekin istirdatı yönündeki istemin incelenmesinde ise; 6102 s. TTK'nun 818/1-d maddesi yollaması ile çekler için de uygulanması gerekli, poliçede cironun hükümlerine ilişkin "hamilin hak sahipliği" başlıklı 686. maddede, bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı, çizilmiş ciroların bu hususta yazılmamış hükmünde olacağı ve bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişinin poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılacağı, poliçenin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış olması durumunda, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan hamilin, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusuru bulunduğu ispat edilir ise poliçeyi geri vermekle yükümlü olacağı vazedilmiştir. Soruşturma aşamasında alınan ifadelerden, kargo yazı cevabından dava dilekçesindeki beyanlardan çekin davacı eline geçmeden kaybolduğu anlaşılmıştır. Emre yazılı senetlerin devri konusunda, kıymetli evrakın devrinde şart olarak aranan zilyetliğin devrinin gerçekleşmiş olması icap eder (Bkz: Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 19. Bası, syf. 45). Davacının çekin zilyetliğini devralamadığı, çek eline geçmeden kaybolduğunu kendisinin de iddia ettiği, davacının çekin arkasındaki 1. Ciranta imzasının sahte olduğunu belirttiği ve bu cironun davacı şirket yetkilisine ait olduğunun ispat edilemediği birlikte değerlendirildiğinde çek üzerindeki hak sahipliği davacıya geçmemiş ve istirdat şartları oluşmamıştır. Ne var ki dava açıldıktan sonra başlatılan Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2022/22017 sayılı dosyasında keşideci tarafından takibe konu tutarın ödendiği ve dosyanın 18/07/2022 tarihinde infaz ile kapatıldığı, çekin davalı elinde olmayıp imza incelemesi için mahkememiz kasasına gönderildiği ve icra dairesine geri gönderilen çekin dosyanın ödeme ile kapatılması sebebi ile takip alacaklısına verilemeyeceği ve ödeme yapan keşideciye teslim edileceği dikkate alınarak konusuz kalan talep hakkında hüküm kurulmamıştır.
Her ne kadar davacı cevap dilekçesi ile arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini belirtmişse de dava tarihinde ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaatın zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının dava şartı olarak kabul edilmediği veçhile (Bkz: Yargıtay 19. HD.nin 13.02.2020 tarih ve 85/454 sk.) buna ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
i-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının keşidecisi ... İnş. San. Ve Tic. ..Ş olan ... Şubesi'ne ait 29/04/ 2020 tarih ve ...seri, nolu 47.254,30 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
ii-Davacının çekin iadesine ilişkin davasının konusuz kalması nedeni bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına
Alınması gereken 3.227,94 TL harçtan peşin alınan 806,99 TL harcın mahsubu ile bakiye; 2.420,95 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 806,99 TL peşin harç toplamından oluşan 861,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 467,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.
Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.
Dair; davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/10/2023
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.