Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/67
2025/243
11 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/67 - 2025/243
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/67
KARAR NO : 2025/243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2024 tarihli ara karar
NUMARASI : 2024/513 Esas
DAVACI : ARTE ELEKTRONİK ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 11/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kur korumalı mevduat hesabına gelen paraların banka tarafından kendi borçlarına mahsup edildiğini ya da bloke adı altında müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili firmanın ilgili bankada kur korumalı mevduat hesabı bulunduğunu, ilgili mevduatın dönüşünde paranın hesaba yatması ile birlikte müvekkili firmanın tüm iade talepleri reddedilerek ilgili bakiye üzerine bloke konduğunu ya da borçlara mahsup işlemi yapıldığını, ilgili bakiyenin vade dönüşünün 18.09.2024 tarihi olduğunu, 18.09.2024 vade dönüşlü 3.410.598,73.-TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin müvekkili firma tarafından kullanımının T. Vakıflar Bankası T.A.O Maltepe E-5 Şubesi tarafından engellendiğini, ilgili bakiyenin banka tarafından kendi alacaklarına mahsup edilerek ya da bloke de tutularak geçici mühlet tedbir kararı ile tesis edilen "Borçlu davacıların hesaplarına geçici mühletin ilanından sonra gelecek olan paralara, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup edilmemesine, (üçüncü kişilerden tahsilatların mahsup dışında tutulmasına) bu paraların konkordato projesi çerçevesinde ve konkordato komiseri denetiminde kullanımının sağlanmasına," şeklindeki ara karara aykırı davranıldığını, mahkemenizin bu yöndeki ara kararının son derece açık ve net olmasına rağmen, bu ara kararın yok sayıldığını bu sebeple; Arte Elektronik A.Ş.'ye ait 18.09.2024 vade dönüşlü (mühlet içinde) 3.410.598,73.-TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin konkordato komiserinin denetim ve gözetimindeki hesaba iadesine yönelik ara karar tesis edilmesini, ilgili kararın T. Vakıflar Bankası T.A.O'a tebliğini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine; Türkiye Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, bankanız tarafından 18.09.2024 vade dönüşlü 3.410.598,73.-TL tutarlı kur korumalı mevduat bakiyesinin davacı tarafından kullanımının T. Vakıflar Bankası T.A.O Maltepe E-5 Şubesi tarafından engellendiği, ilgili bakiyenin banka tarafından kendi alacaklarına mahsup edilerek ya da bloke de tutulduğu iddia edilmekle; bahsi geçen paranın hesaba ne zaman geçtiği ve kur korumalı mevduat hesabı olup olmadığı konularında Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Türkiye Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü'nün 05/12/2024 tarihli yazı cevabında; ilgi yazıda bahsi geçen ... no.lu mevduat hesabının 18.09.2023 tarihinde dövizden dönüşümlü kur korumalı mevduat hesabı olarak açıldığını, vade tarihinde (18.09.2024) faiz ve kur farkı ödenmesinin ardından normal vadeli mevduat hesabı olarak devam ettiğini, söz konusu hesap bakiyesinin Arte Elektronik A.Ş.'nin bankalarından kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak, firma ile 18.09.2023 tarihinde akdedilen mevduat rehni sözleşmesi uyarınca bloke edildiğini, verilen rehin hakkına ilişkin mevduat rehin sözleşmesinin 02.07.2024 tarihli geçici mühlet kararından önce akdedilmiş olması, İİK 308/c uyarınca mevduat rehnine konu hesaptaki tutarın rehinli alacaklardan olması nedeniyle yasa ve firma ile akdedilen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bankalarının rehin, hapis, takas ve mahsup haklarına istinaden blokede tutulduğunu, bankalarının mevduat rehni sözleşmesinden kaynaklanan rehin hakkını işlevsiz bırakacak şekilde bir tedbir kararına hükmedilmesinin usule ve kanuna aykırı olacağından borçlunun hesabında bulunan rehinli paranın konkordato projesinde kullanılmasına olanak bulunmadığı bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 09/12/2024 tarihli ara karar ile; "...Davacı vekilinin talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğünün 05/12/2024 tarihli yazı cevabında; bahsi edilen mevduat rehni sözleşmesinin sunulmadığını, ilgili bakiye halen bankaca düşük faiz oranlarında nemalandırıldığı ve davacı firmanın kullanımının engellendiğini, kur korumalı hesaba ilgili bakiyenin dönüş tarihinin 18.09.2024 olduğu konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş bir alacağın söz konusu olduğunu, aksi anlama gelememek kaydıyla, konkordato mühletinden önce muaccel hale gelmemiş borç olması nedeni ile (İİK 294/6) mevduat rehin sözleşmesinin varlığı olsa dahi hükümsüz olduğunu, bankanın dayanak yaptığı gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu, mahkemesinin 02/07/2024 tarihli geçici mühlet ara kararına da aykırı davranıldığını, Mahkemenin bu yöndeki ara kararın son derece açık ve net olmasına rağmen, bu ara kararın yok sayıldığını, bu nedenle davacının hesabına 18.09.2024 tarihinde kur korumalı mevduattan gelen bakiyenin mühlet içinde gerçekleştiği gözetildiğinde davacının iadesinin gerektiğini, Mahkemesi 09.10.2024 tarihli ara kararı gerekçesi ile talep gerekçelerinin dikkate alınmadan davacının talebinin reddedildiğini, ancak gerekçede yer alan, banka tarafından iddia olunan kredi sözleşmesinin dosya arasına alınmadığını; banka tarafından da sunulamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2024 tarihli ara karar, 2024/513 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; konkordato istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbire ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı şirketin devam eden konkordato sürecince kur korumalı mevduat hesabındaki paranın bu hesaptan çıkılması nedeniyle komiser gözetimindeki bir hesaba aktarılarak konkordato kaynağı olarak kullanılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince 09.12.2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği görülmektedir.
HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nin 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nin 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin kabul veya reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2558 esas 2024/3133 karar sayılı ilamı)
İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmeyeceği değerlendirilmekle, konkordato isteminde bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 341-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-Dosyanın mahkemesine iadesine,
İlişkin, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.