mahkeme 2025/1379 E. 2025/1437 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1379
2025/1437
9 Eylül 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1371
KARAR NO : 2025/1436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2025 tarihli ara karar
NUMARASI : 2025/280 Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 23.05.2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 09/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin 04/07/2025 tarihli talep dilekçesinde; Mahkemelerinin 23.05.2025 tarihli ara kararı ile Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/88 Esas sayılı dava dosyası kapsamında kayyım ataması yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, Kocaeli 2. ATM'nin ilgili dosyasında istinaf aşamasında kayyım kararının kaldırıldığını, mevcut durumun yargılama sürecinde davalının mal kaçırma ihtimalini kuvvetlendirdiğini ve eldeki dava kapsamında davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;" ...Davacı vekilinin kayyım atanması talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 07.07.2025 tarihli tedbirin değerlendirilmesi ara kararının kaldırılmasını, sundukları bilgi, belge ve delillere göre kötü niyetli olarak şirketin içinin boşaltılması ihtimaline binaen ve şirketin tek yöneticisi olduğu dikkate alınarak, davalı ... San. A.Ş.’yi borçlandırıcı işlem yapmaması ve kendi üzerine yahut başka şirketlere mal kaçırmasını engellemek ve şirketin faaliyetinin sürdürülmesi için ivedilikle dava konusu Markamama Pet San. A.Ş.'ye yönetim kayyımı atanmasına kararı verilmesini, yönetim kayyımı konusunda, aksi halde ise değişen koşulların da dikkate alınarak denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf başvuru dilekçesinde yer alan iddialarının aksine davalı şirketin borca batık olmadığını, kayyım raporu ile davacı iddialarının yerinde olmadığının ispatlandığını, davalı şirketin Kocaeli 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/88 Esas sayılı dosyasından atanan denetim kayyımı sebebiyle ticari olarak büyük sıkıntılar yaşadığı ve ticari hayatını sürdüremeyecek hale geldiği, davalı şirketin menfaatinden çok kendi menfaatini düşünen davacının ortak yerine şirkette çalışan yaklaşık personel ve aileleri düşünülerek davacının ihtiyati tedbir ile talep ettiği kayyım atanması talebinin reddi için istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerinin beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; şirketin ticari işleyişi ve tedarik zincirinin bozulmamış olduğu, ödemelerin gerçekleştiği, şirketin faaliyet devamlılığının sağlandığı ve şirketin borca batık duruma düşmesinin engellendiğini, hal böyle iken şirkete kayyım atanması talebine dair ret kararı verilmesinin yerinde olduğunu, davacının bu talebinin kötü niyetli ve haksız bir talepten ibaret olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin beyanı ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
'nin 07/07/2025 tarihli ara karar - 2025/280 Esas
sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı şirketin TTK M.531 uyarınca feshine ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Talep; kayyım atanması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının ve dava dışı ...'ın Markamama Pet San. A.Ş.’nin ortakları olduğu, dava dışı ...'ın aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulunun tek üyesi ve başkanı olduğu, dava dışı ...'ın eylemleri ile şirketi zarara uğrattığı, rekabet yasağına aykırı davrandığından şirketin zarara uğradığı, bu nedenlerle telafisi imkansız sonuçların önüne geçilmesi amacıyla TTK 636/4 hükmü gereğince fesih ve tasfiye istemli açılan davada davalı şirkete kayyım atanması için ihtiyati tedbir talep edildiği, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Anonim şirketin haklı nedenle feshi 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesinde;
"(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nın 531. maddesinde dayanan fesih davalarında uygulanacak önlemler veya verilebilecek tedbirlere yönelik özel bir düzenleme mevcut değildir. Ancak TTK'nın 531. Maddesinde açıkça belirtilmemekle birlikte, fesih davası çerçevesinde, talep üzerine hakim geçici önlemlerin alınmasına karar verebilir (Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt IV, Adalet Yayınevi, Ankara 2024, 5. Baskı, s:3014). Talep edilen tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin 389 ve devamı hükümlerine göre değerlendirilmek gerekir.
6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
6100 Sayılı HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nun 392/1 fıkrası uyarınca; İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.
TTK'nun 531 maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini temsil eden pay sahipleri, mahkemeden şirketin feshini talep edebilirler. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine, payların karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verebileceği gibi, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verebilecektir. Ancak bu kararların verilebilmesi için pay sahibi davacının haklı nedenin varlığını ispat etmeleri ve bu haklı nedenin kendi kusurlarıyla ortaya çıkmamış olması gerekir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince, Dairemizin 18.06.2025 tarihli, 2025/640 Esas ve 2025/1120 Karar sayılı kararı ile tedbir kararının kaldırıldığını, kaldırma kararında müdürün azline ilişkin bir talep bulunmadığından ve şirkette organ boşluğu bulunmadığından kayyım atanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin belirlendiğini, kaldırma kararının mevcut gerekçe ile mahkemelerinde görülen fesih davasındaki tedbir talebi bakımından da sonuç doğuracağı, dolayısıyla kaldırma kararının kayyım atanması talebini kısıtladığını, İstinaf dairesinin kararına göre yalnızca müdürün azline ilişkin davada kayyım atanmasının talep edilebileceği, organ boşluğu bulunmayan davalı şirkete dava konusu itibariyle kayyım atamasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemiz kararının olaya uygun düşmeyecek şekilde yorumlandığı görülmektedir. Anılan kararımıza konu davada şirket yöneticisinin sorumluluğu hukuksal nedenine dayalı tazminat talep edildiği, dava konusu maddi vakıaların dava tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, böylelikle davanın devam ettiği döneme ilişkin bir uyuşmazlık olmaması ve anılan davada şirkette organ boşluğu da olmaması nedeniyle denetim kayyım atanması kararının yerinde olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Eldeki uyuşmazlıkta ise; davacı tarafça fesih için haklı neden olarak, dava dışı ortak ... 'ın şirket yöneticiliği sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmemesi, kendi çıkarları için şirketi kullanması, haksız rekabet sağlaması ve müvekkili ile dava konusu şirket Markamama Pet San. Aş.'yi zarara uğratması, anonim şirketin kötü yönetilmesi, genel kurul toplantılarının yapılmaması ya da usulsüz olarak yapılması, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin amacını gerçekleştirme doğrultusunda faaliyetlerde bulunmaması ve şirketin bireysel çıkarlara yönelmesi suretiyle ortaklık amacından uzaklaşması, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmaması, ciddi anlaşmazlıkların olması ve bunların yargıya intikal etmesi hususlarına dayandığı gibi, fesih kararı verilmediği takdirde çıkma payının talep edildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarıldığı üzere fesih davasında TTK'nın 531. Maddesi uyarınca hakim tarafından gerekli görülür ise Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine, payların karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verebileceği gibi, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verebilecektir. Bu durumda ilk derece mahkemesince gerekli görülür ise azlığın çıkma payının korunması için gerekli tedbirlere hükmedebilir. Ancak ilk derece mahkemesince istinafa konu kararında taraf iddia ve savunmaları kapsamında kayyım talebi konusunda bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Bu açıklamalar uyarınca; ilk derece mahkemesince yapılacak iş; davacının pay durumu araştırılarak davacının dava açabilecek kişilerden olduğu belirlenir ise Kocaeli 2. ATM'nin 2025/88 Esas sayılı dosyasında alınan kayyım raporları dosyaya kazandırılarak, dava ve cevap dilekçelerininde ileri sürülen iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilerek davacının davalı şirkete denetim ve ... kayyımı atanması talebinin yeniden değerlendirilmesi olmalıdır.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2025 tarihli ara karar, 2025/280 Esas
sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
*...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.