mahkeme 2025/1363 E. 2025/1434 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1363
2025/1434
9 Eylül 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1363 - 2025/1434
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1363
KARAR NO : 2025/1434
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2025 tarihli ara karar
NUMARASI : 2025/411 Esas
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : OTEL ASYA TURİSTİK TESİSLERİ İNŞAAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
TALEP : Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 09/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; Otel Asya A.Ş. genel kurulu 04.07.2025 tarihinde toplandığını, toplantıda ...’ın vekili söz aldığını ve % 67,5 payda mirasçıların elbirliği mülkiyeti bulunduğunu; paylı mülkiyete dönüşmediğini; bazı mirasçılar (..., ..., ...) tarafından Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1798 E. ile açılan % 67,5 payın paylı mülkiyete çevrilmesi davasının reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini; Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinden terekeye temsilci atandığını (2023/835); muris ...’a ait % 67,5 pay ile ilgili genel kurulu çağrısının tereke temsilcilerine yapılması gerektiğini ve bu payın genel kurulda tereke temsilcileri tarafından temsil edilmesi gerektiğini; bu bakımdan yapılan çağrının ve işlemlerinin hukuka aykırı olduğu belirtildiğini, bu itiraza diğer mirasçılar ..., ... ...’da katıldığını, hazırlanan hazirun çetvelinde % 67,5 pay mirascılık belgesine göre paylı mülkiyete göre ayrıştırıldığını ve hazirun çetveli bu şekilde hazırlandığını, toplantıda % 67,5 paya tekabül eden paylara göre hazirun çetveli imzalandığını ve toplantıda buna göre oy verildiğini, toplantı 4.850.000 TL sermayeyi temsil eden 194.000 adet payın asaleten ve vekaleten hazır bulunduğu tespit edildiğini ve toplantı açıldığını, toplantıda kararlar buna göre verildiğini ve ..., ..., ...’ı oyları ile çoğunlukla karar verildiğini, oysa, % 67,5 payın temsil edilmediğini ve buna ilave olarak ... ile ... ... mirasın dışındaki payları toplandığında ..., ..., ...’ın payları toplantı için gerekli yeter sayıyı sağlamadığını, ...’ın 35.405 adet, ...’in 3.395 adet ve ...’ın 3.395 adet payı bulunduğunu, bunların toplamı 42.195 pay olup, sermayenin % 21,75’ine tekabül ettiğini, TTK 418 maddesine göre genel kurul “sermayenin en az dörtte birini karşılayan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır”, şirketin sermayesi 4.850.000,00 TL olmakla bunun dörtte biri 1.212.500,00 TL olup, 48.500 paya tekabül ettiğini, ..., ..., ...’ın elbirliği mülkiyetinde bulunan % 67,5 payın dışındaki payları 42.195’ olduğunu, bu duruma göre, bu üç mirasçının payları ve oyları TTK 418. maddede öngörülen sermayenin % 25’ine tekabül eden 48.500 paya ulaşmadığını, bu bakımdan, emredici hüküm olan TTK 418. Maddeye açık ihlal olduğunu ve toplantı yoklukla malül olduğunu, yine bu 3 mirasçı tarafından (..., ..., ...) tarafından Otel Asya AŞ genel kurulu toplantıya çağrılmış ve usulsüz kararlar alındığını, söz konusu genel kurulun yokluğunun tespiti davası açıldığını; Kocaeli Asliye 1. Ticaret Mahkemesi genel kurulun yokluğuna karar verdiğini (2023/442 E. 2024/23 K.); vaki istinaf üzerine Sakarya BAM 7. HD.si 2024/686 E. 2024/1504 K. ile onandığını, dosya halen Yargıtay’da olduğunu, belirterek; TTK'nın 418. maddedeki emredici nisaplara uyulmadan toplantı yapılmış ve karar verilmiş olması sebebiyle 04.07.2025 tarihli genel kurul toplantısının yokluğunun tespitine şirkete yönetim kayyum tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 18/07/2025 tarihli ara karar ile; " ... davacılar vekilinin yönetim kayyım atanması talebinin Reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme delilleri celp etmeden, taleplerini aynı gün otomatik olarak reddettiğini, TTK’nın emredici hükümlerine aykırı olarak nisaba uyulmaksızın yönetim kurulu üyelerinin seçim kararı hukuken yok hükmünde olduğunu, Otel Asya A.Ş.’de organsızlık söz konusu olduğunu, mahkemeye sunulan deliller nazara alındığında yokluğun ispat edildiği; yaklaşık ispatın yeterli olduğu tedbirlerde daha önce yapılan genel kurulun yoklukla malul olduğu Kocaeli Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2023/442 E. 2024/23 K. sayılı kararı ile hükme bağlandığı; bu kararın Sakarya BAM 7. HD.sinin 2024/686 E. 2024/1504 K. sayılı kararı ile onandığı bu durumda yaklaşık ispatın çok ötesinde bir durumun varlığı kuşkusuz olduğunu beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/411 Esas sayılı 18/07/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Talep; kayyım atanması talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacıların, davalı şirketin 04/07/2025 tarihinde yapılan genel kurulunun TTK'nın 418. maddesinde belirlenen asgari toplantı nisabının altına toplandığı gerekçesiyle yok hükmünde olduğunun tespitinin istendiği, aynı zamanda yargılama devam ederken davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince 18/07/2025 tarihli ara karar ile şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K) alolan şirketlerin genel kurulları uyarınca seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmeleri olduğu, tedbiren kayyım atanması istenen davalı şirket de yönetim boşluğu da bulunmadığı gibi dava yöneticilerin azli veya sorumluluğu davası da değildir.
Davalı şirketin 04/07/2025 tarihli genel kurul toplantılarında alınan tüm kararların butlanla malul olduğunun tespiti istemi ile açılan davada, davalı şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu olmadığından davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı, HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesinde aranan koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.