mahkeme 2025/1342 E. 2025/1472 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1342
2025/1472
11 Eylül 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1342 - 2025/1472
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1342
KARAR NO : 2025/1472
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2025
NUMARASI : 2025/419 Esas - 2025/583 Karar
DAVACI : T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 11/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı kurum sigortalılarından ...'nün 03.11.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat etmesi nedeniyle oluşan davacı kurum zararının tahsilini temin amacıyla Sedef Gemi Endüstrisi Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi’nin 2018/265 Esas sayılı dava dosyası ile yürütülen rücuen tazminat davasının dava incelemesinde Sedef Gemi Endüstrisi Anonim Şirketi'nin 25.05.2005 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve terkin işleminin Ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşıldığını, Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2018/265 Esas sayılı ve 08.07.2024 tarihli duruşması ile taraf teşkili sağlandıktan yargılama yapılmasına ve davacı tarafa ihya davası açılmak üzere süre verildiğini, Sedef Gemi Endüstrisi Anonim Şirketi'nin tasfiye dosyasının sonlandırılmış ve tasfiye dosyasının kaydının kapatılmış olması nedeniyle ihyası için davacı tarafın dava açma zaruretinin doğduğunu, bunun üzerine İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2018/265 Esas sayılı dosyasının 08.07.2024 tarihli duruşma zaptının 2 no'lu ara kararı ile Sedef Gemi Endüstrisi Anonim Şirketi'nin ihya edilmesini teminen dava açmak üzere davacı tarafa süre ve yetki verildiğini, bu nedenlerle Sedef Gemi Endüstrisi Anonim Şirketi'nin ihyası ile tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; Dava konusu şirketin, 2005 yılında merkezini, Kocaeli iline (Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü) taşındığını (dava konusu şirketin merkez nakli yapıldığı için); davalı şirketin müdürlükteki kaydının, merkez nakli nedeniyle terkin edildiğini, buna göre de; anılan şirketin ihyası için açılan bir davada, sicil kaydının mevcut bulunduğunu, yani Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün taraf olarak gösterilmesi gerektiğini, bu durumda huzurdaki davada husumetin davalı müdürlüğe yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu,
davalı müdürlükçe sayın mahkemenize gönderilen 16.08.2024 tarihli yazıda da belirtildiği üzere, dava konusu şirket, merkezini Gebze'ye taşındığını ve 8566 Ticaret Sicil numarasıyla Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıt olduğunu, bu nedenle, dava konusu şirketin davalı müdürlükteki sicil kaydı, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 113. maddesi (Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 47. maddesi) gereğince re'sen terkin edildiğini ve sicil dosyası Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne gönderildiğini, dava konusu şirketin davalı müdürlük nezdinde ki sicil kaydı, merkez nakli nedeniyle terkin edildiğinden davalı tarafından yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı gibi ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği iddia edilen şirketin kaydı, davalı müdürlükçe silinmediğinden ve açıklandığı üzere de, davalı müdürlüğe husumet yöneltilmesi de mümkün olmadığını, şirket merkezinin Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olması ve davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde dava konusu şirket sicil kaydının terkin edilmiş olması karşısında; davalı müdürlüğe husumet yönetilmeyeceği de gözetilerek, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında “Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine" dair karar vermiş ve yapılan yargılama giderlerini müvekkil Kurum üzerine bırakarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmettiğini, dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup zira işbu davanın açılmasında müvekkil Kurumun hukuki yararı bulunduğu aşikar olduğunu, Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş aksine Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi sonucuna nasıl ulaşıldığı, haklılık durumuna ilişkin gerekçe, gerekçeli kararda gösterilmediği, fakat Yargıtay içtihatlarında yer alan Yargıtay denetimine elverişli şekilde kararın gerekçeli olarak açıklanması zorunlu olup gerekçesiz şekilde vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğunu (Y. 2. Hukuk Dairesi 2021/4644 E. , 2021/7255 K.), huzurdaki davanın açılmasına müvekkil kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de hukuka aykırı olduğu ayrıca icranın geri bırakılması gerekmekte ve mahkemeden de talep bulunduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının Kurum aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulmasına, akabinde Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı, istinaf başvurusunda hukuki yararının bulunduğunu iddia etse de, bu iddia somut gerçeklerle ve dosyadaki delillerle bağdaşmadığını, ticaret sicil müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, yerel mahkemenin bu konudaki kararı güncel yasal düzenlemelerle tamamen uyumlu bulunduğunu (7511 sayılı Kanunun 16. maddesi ile TTK'ya eklenen Geçici Madde 7'nin 15. fıkrası), öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını, yerel mahkeme kararı hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin olduğundan tehir-i icra talebinin reddi gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 26/06/2025 Tarih -2025/419 Esas - 2025/583 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şirketin ihyası talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının dava dışı Sedef Gemi Endüstrisi A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinde dava açtığı, anılan yargılama sırasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının dava dışı şirketin ihyası için eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda şirketin aktif olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4078 esas 2025/589 karar sayılı ilamı)
Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur.
Bu hak ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” şeklinde düzenlenmekle birlikte bu ifadeleri de kapsayan çok daha geniş bir anlama sahiptir.
Kamu düzeni ile ilgili olan hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme ve bu kapsamda adil yargılanma hakları ihlal edilmiş olacaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4078 esas 2025/589 karar sayılı ilamı)
Eldeki olay bakımından taraf değişikliğine de değinilmesi gerekirse; 6100 sayılı HMK'nın 124/1. fıkrası gereğince; bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
2. fıkraya göre; bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
3. fıkraya göre; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
4. fıkra gereğince; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.
Somut olayda; Davanın ilk olarak İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açıldığı, anılan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince davalı tarafın re'sen Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak değiştirilip davanın bu şekilde sonuçlandırıldığı, dosyada taraf değişikliğine ilişkin bir talebin de bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere; davanın taraflarının davadan haberdar edilerek yargılamanın yapılması ve bu şekilde yargılamanın sonlandırılması adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Mahkemece, davada bu aşamada henüz usulüne uygun bir taraf değişikliği bulunmadığından kaldırma sonrasında öncelikle davacı ve davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün duruşmaya davet edilmesi, bu aşamadan sonra davacı taraf değişikliği talep ederse anılan hükümler doğrultusunda taraf değişikliği ile ilgili bir karar verilmesi ve gerekirse davanın esasına bu aşamadan sonra girilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir.
Anılan nedenlerle, davacının istinaf talebinin HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesi gereğince yukarıda açıklanan nedenlerle kamu düzeni kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 26/06/2025 Tarih 2025/419 Esas - 2025/583 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.11/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.