mahkeme 2024/811 E. 2024/862 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/811

Karar No

2024/862

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/811
KARAR NO : 2024/862

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2024
NUMARASI : 2024/56 D.İş - 2024/57 Karar

İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ...- ...
KARŞI TARAF : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
TALEP : İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ : 16/02/2024

KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 03/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/1717 E. 2023/1547 K. sayılı kararı ile müvekkili aleyhindeki Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2022/11579 E. sayılı icra takibinin iptal edildiğini ve kararın 15/02/2024 tarihinde kesinleştiğini, bu icra dosyasına konu kambiyo senedi sebebiyle borçlu olmadıklarına dair Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/810 E. sayılı dosyasında açtıkları menfi tespit davasının 19/12/2023 tarihinde karara (menfi tespit talebinin reddine) çıktığını, bu kararın istinaf edildiğinden henüz kesinleşmediğini, icra takibinin iptal edilmiş olması sebebiyle takibe ve davaya konu senedin 15/02/2024 tarihinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11579 E. sayılı dosyasından alacaklı tarafça teslim alındığını, icra takibinin iptal edilmiş olması sebebiyle karara bağlanmış menfi tespit davasından önce açılmış bir icra takibinden de bahsedilemeyeceğini, karşı tarafın bu senedi tekrar icra takibine koyma ihtimalinin bulunduğunu ve karara bağlanmış menfi tespit dosyasında tekrar tedbir talep etme imkanlarının kalmadığını ayrıca dosya henüz istinaf dairesine gitmediğinden bu dosyaya ilişkin olarak istinaftan da tedbir talep edemediklerini belirterek İİK 72 maddesi kapsamında söz konusu senedin icra takibine konulmaması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 16/02/2024 TARİHLİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati tedbir talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Ticaret Mahkemesinde daha önce görülen menfi tespit davasında hali hazırda mahkemece karar verildiğinden ve dosyadan el çekildiğinden ilk derece mahkemesinden mevcut menfi tespit davasından tedbir talep etme imkanı bulunmamaktadır. Konu senet 15/02/2024 tarihinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11579 E. Sayılı dosyasından karşı yanca teslim elden teslim almıştır. 2004 sayılı İİK'nun 72. Maddesinde kanun koyucu "Mahkeme, borçlunun takipten önce açmış olduğu menfi tespit davasını ciddi bulursa, borçlunun göstereceği teminat karşılığında, menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir" düzenlemesine yer vermiştir. Her ne kadar daha önce icra takibi başlatılmış ise de, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/1717 E. 2023/1547 K. sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiğinden ve bu karar kesinleştiğinden mezkur menfi tespit davasından önce açılmış bir icra takibinin hukuken mevcut olmadığı açıktır. Mahkemenin gerekçeli kararında 2022/810 E. sayılı dosyasında menfi tespit davasında karar verildiği ve davanın reddedildiği, borçlunun senet sebebiyle alacaklı karşı tarafa borçlu olduğu sabit görüldüğü belirtilmişse de bahsi geçen karar istinaf aşamasında olup henüz karar kesinleşmemiştir. Yine mahkeme kararında hukuki yarar bulunmadığından bahsedilmişse de davalı tarafça mezkur senedin yeniden takibe konu edilmesi ve haksız olarak müvekkilin mal varlığı üzerine hacizler konulacağı, müvekkilin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle senedin takibe konulmaması yönünde tedbir kararı verilmesi hukuken elzemdir" beyanı ile istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, daha önce Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11579 E. sayılı dosyasında takibe konulan ve takibin iptali kararı üzerine halihazırda davalının elinde bulunan 19/07/2022 keşide tarihli, 30/08/2022 ödeme tarihli, 400.000,00 Euro bedelli senedin, müvekkilin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan takibe konulmamasına, (konulmuşsa tedbiren durdurulmasına) dair öncelikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 16/02/2024 tarihli 2024/56 D.İş - 2024/57 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; talep eden vekili dilekçesinde özetle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/1717 E. 2023/1547 K. sayılı kararı ile davacı aleyhindeki Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2022/11579 E. sayılı icra takibinin iptal edildiği ve kararın 15/02/2024 tarihinde kesinleştiği, bu icra dosyasına konu kambiyo senedi sebebiyle borçlu olmadıklarına dair Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/810 E. sayılı dosyasında açtıkları menfi tespit davasının 19/12/2023 tarihinde karara (menfi tespit talebinin reddine) çıktığı, bu kararın istinaf edildiğinden henüz kesinleşmediği, icra takibinin iptal edilmiş olması sebebiyle takibe ve davaya konu senedin 15/02/2024 tarihinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11579 E. sayılı dosyasından alacaklı tarafça teslim alındığı, icra takibinin iptal edilmiş olması sebebiyle karara bağlanmış menfi tespit davasından önce açılmış bir icra takibinden de bahsedilemeyeceği, karşı tarafın bu senedi tekrar icra takibine koyma ihtimalinin bulunduğu ve karara bağlanmış menfi tespit dosyasında tekrar tedbir talep etme imkanlarının kalmadığı, ayrıca dosya henüz istinaf dairesine gitmediğinden bu dosyaya ilişkin olarak istinaftan da tedbir talep edemediklerini belirterek İİK 72 maddesi kapsamında söz konusu senedin icra takibine konulmaması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği, verilen karara karşı ihtiyati tedbir eden taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince kamu düzeni yönünden ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Eldeki davada; ihtiyati tedbir talep eden tarafça, Sakarya 1.İcra Müdürlüğünün 2022/11579 esas sayılı dosyasında takibe konulan alacaklısı ... borçlusu (ihtiyati tedbir talep eden) ... düzenleme tarihi 19/07/2022 ve düzenleme yeri Sakarya, vade tarihi ise 30/08/2022 olan 400.000,00 euro bedelli bono sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/810 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde mahkemece 2023/605 karar sayılı 08/11/2023 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği, menfi tespit istemli davada daha önce mahkemece İİK 72/3 maddesine göre Sakarya 1.İcra Müdürlüğünün 2022/11579 esas sayılı dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminatın yatırılması üzerine tedbir kararının icra edildiği, ancak mahkemece menfi tespit talebinin reddi kararı ile bu tedbir kararının İİK 72/4 maddesi gereğince kalktığı, bu aşamada icra takibinin iptal edildiğinden ve senedin yeniden icraya konulabileceğinden bahisle İİK 72 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talep eden tarafından tekrar tedbir istenilmesinde ihtiyati tedbir talep edenin hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ihtiyati tedbir yönündeki talebin reddine karar verilmesi yerindedir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati tedbir talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati tedbir talep edenini istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim