mahkeme 2024/721 E. 2024/891 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/721

Karar No

2024/891

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/721
KARAR NO : 2024/891

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :15/02/2024 tarihli ara karar
NUMARASI :2024/49 Esas (derdest dosya)

DAVACI :BOFAN MAKİNA HIRDAVAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :SEBAT ÇAKMAK SINAİ VE TÜKETİM MALLARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :17/01/2024
TALEP :İhtiyati Haczin Kaldırılması
TALEP TARİHİ :06/02/2024

KARAR TARİHİ :21/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ :21/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının Gebze İcra Dairesi'nin 2023/29477 esas sayılı dosyası kapsamındaki borcuna ilişkin yapmış olduğu 16/11/2023 tarihli itirazının iptali ve Gebze İcra Dairesi'nin 2023/29476 Esas sayılı dosyası kapsamındaki borcuna ilişkin yapmış olduğu 09/11/2023 tarihli itirazının iptali ile icra takiplerinin devamına karar verilmesi, davalı tarafın söz konusu itirazları kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, alacaklarının semeresiz kalmaması amacıyla davalı borçlunun üzerine kayıtlı taşınır/taşınmaz mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince 22/01/2024 tarihli ara karar ile; "... 1-Talep eden vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE ,
2-İhtiyati haciz talebinin, 72.782,17.-TL alacağın %15'i oranında teminat mukabilinde KABULÜNE,
3-Borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE,
4-72.782,17.-TL alacağın %15'i oranında teminatın Mahkeme veznesine depo edilmesi halinde ihtiyati haciz kararının uygulanmasına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili ihtiyati haciz kararına karşı itiraz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilecek somut bir durum oluşmadığının, faturaya dayalı işbu ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunun, ihtiyati haciz kararının kaldırılması yönünde itirazlarının kabulüne, yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmemiş davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararını gerektiren bir durum ispat edilemediğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetine devam ederken bankalar nezdindeki hesaplarına haciz konulması icra daireleri aracılığıyla pek çok mecrada haciz talebi gönderilmesi müvekkili şirketin itibarını zedelemekle birlikte iş yapamayacak hale getirebilecek sonuçlar doğurabileceğini, müvekkili şirketin belirtilen adresteki fabrikada faaliyetini devam ettirdiğini ve mal kaçırmadığını, mahkemece verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunun kabulü ile işbu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Mahkememizin 22/01/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmeden ve somut deliller sunulmaksızın verilen kararın hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatlarının değerlendirilmesi kapsamında yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararı dava konusu uyuşmazlığın ve delillerin “yaklaşık ispat” ölçüsüne uygun olması sebebiyle hukuka uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih, 2024/49 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davacının ihtiyati haciz talebi üzerine 22/01/2024 tarihli ara kararla teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmiş, davalının itirazı üzerine istinafa konu 15/02/2024 tarihli ara kararla itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı, ihtiyati haczin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.
İİK'nın 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalara göre somut olayda; davacı vekili tarafından ileri sürülen maddi vakıalar ve dosya kapsamı delillere, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu ihtiyati haciz istemi yönünden, davacının sözlü kiralama sözleşmesiyle davalıya kiralandığı iddia edilen iş makinesindeki hasarlara ilişkin talepte bulunulduğu, ihtiyati haciz talebine Gebze 1.Sulh Hukuk mahkemesi'nin 2023/92 D.iş sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunun ve teknik hizmet servis formlarının dayanak yapıldığı, anılan bilirkişi raporuna davalının itiraz ettiği, dosyada bulunan bir takım yazışmaların bu aşamada delil niteliğinin bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, davalı tarafça sözleşme ilişkisinin kabul edilmediği, dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, sözleşme ilişkisi varsa niteliğinin ne olduğu, hasarlandığı iddia edilen iş makinesinin taraflar arasındaki anlaşma gereğince davalının kullanımında iken hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarın olağan kullanım sonucu mu yoksa gerekli teknik gerekliliklere uyulmaması ndan mı kaynaklandığı gibi hususların dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarının da yargılamayı gerektirdiği, davacının bir alacağının olduğu ve bu alacağın muaccel olduğunu gösterir yaklaşık ispat derecesinde delillerin bu aşamada bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ihtiyati hacze itiraz eden / davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih, 2024/49 Esas sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davalının ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının kabulüne, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/49 Esas ve 22/01/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin reddine,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2024

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim