Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1823

Karar No

2026/168

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1823 - 2026/168
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1823
KARAR NO : 2026/168

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :09/05/2024
NUMARASI :2024/143 Esas - 2024/364 Karar

DAVACILAR :1-...
:2-...
:3-...
:4-...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALILAR :1-...
:2-...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :21/02/2024

KARAR TARİHİ :04/02/2026
KR. YAZIM TARİHİ :04/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, Match Gayrimenkul ve Emlak Danışmanlığı Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin %34 pay sahibi olduklarını, kurulduğu günden bu güne şirketin ortağı olan davacılardan ...'ın 15.12.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul'da, Genel Kurul günü ve saatinde genel kurulun yapılması gereken yere gittiğinde kimseyi bulamadığını, Genel Kurul'un kağıt üzerinde yapılıp imzalandığını sonradan öğrendiğini, 2021 yılına kadar Yönetim Kurulu Başkan vekili ve Yönetim Kurulu üyesi olan davacı ...'ın kendisinin olmadığı ve kağıt üzerinde yapılan toplantıda yönetimden uzaklaştırıldığını, bu tarihten sonra sorularına cevap bulamayan ve hesapları görmesine engel olunan davacıların bu nedenle ve bu tarihten sonra kendisinden bir şeyler saklandığı hissine kapılmaya başladıklarını, 2022 yılında yapılacak olan Genel Kurul'da aynı şeylerin yaşanmaması için tarafına vekalet veren davacı ...'ın adına öncelikle şirket avukatı Av. ... ile 24 Kasım 2022 tarihinde yaptığı görüşmede şirket bilanço ve defterlerini genel kurul öncesi incelemek istediklerini belirtseler de inceletilmemesi üzerine, 21.12.2022 tarihli Genele Kurul'da özel denetçi atanması istekleri kabul edilmeyince Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak 2023/214 Esas sayılı dosya ile özel denetçi atanması taleplerinin kabul edildiğini ancak şirketin bu denetimden kaçabilmek için mahkeme hükmündeki üzerine düşen denetçi ücretlerini yatırmayarak kötü niyetini devam ettirdiğini, denetleme yapılmasına engel olmaya çalıştığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/214 Esas sayılı dosyasından ve 2022 tarihli genel kurul tutanaklarından görüleceği üzere davalı şirket yetkililerinin davacılardan şirkete ait bilgileri sakladığını ve davacıların hukuki haklarını engellediklerini, mahkemeye davalıların Match Gayrimenkul Şirketinin temsilcisi olarak gerçekleştirdikleri usulsüz ve sahtecilik işlemleriyle elde ettikleri haksız kazançlara ilişkin açıklama yapılacak olup; taraflarınca bu aşamada şirketin ulaşılabilen bir kısım resmi evrakları üzerinden tespit edilebilen zararlandırıcı faaliyetlerin izah edilmeye çalışılacağını, ticaret sicil belgelerinden görüleceği üzere, yukarıda bahsedilen usulsüz Genel Kurul'un hemen öncesinde eşleri üzerine 3.200.000-TL sermayeli, 08.12.2021 kuruluş tarihli, Match Gayrimenkul ile aynı esas konulu yeni bir şirket kurduklarını, bu şirketin kurucularının ... eşi ... ve ... eşi ..., YK başkanı ..., YK Başkan vekili olarak da ...'ın göründüğünü, daha sonra 05.04.2022 tarihinde bu şirketin tek ortağı ... olarak tescil edildiğini ve 19.09.2022 tarihinde davacıların izni ve bilgisi olmaksızın şirketin isminin Match Lojistik A.Ş. olarak değiştirildiğini, 18.07.2023 tarihli GK daveti ve GK tutanaklarından açıkça anlaşılacağı üzere şirketin şubesi görünümünde çalışan ve ticaret unvanı Match Gayrimenkul ve Emlak Danışmanlığı Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş. Beylikbağı Şubesi olan ve Match Montaj olarak bilinen, Siemens'e montaj hizmetleri sunan alt şirket bulunmaktayken, davalıların bu işi de davacılardan kaçırabilmek için önce 04.11.2023 tarihinde 5.000.000-TL sermayeli, ortaklarının ... ve ... olduğu görünen Benchmark Makine ve Sanayi Ticaret A.Ş.'yi kurduklarının görüldüğünü, bu yeni kurulan şirketin esas sözleşmesindeki faaliyet alanlarına bakıldığında ana şirket olan Match Gayrimenkul ile aynı konularda faaliyet gösterdiği ve Match Montaj firmasının işlerini yapmaya başladığının görüleceğini, davalıların şirkete ait kira gelirlerini kendi zimmetine geçirdiklerini, davalıların denetlemeden kaçınmak için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/214 Esas sayılı dosyasına mahkeme ilamındaki ücretleri yatırmadıklarını, davalıların şirketin içini boşaltırken kendilerine şirket hesabından ödenmek üzere özel hayat sigorta poliçesi kestirdiklerini, davalıların şirkete ait malları kendileri veya yakınları üzerine geçirerek şirketten usulsüzce mal kaçırdıklarını, 18.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında finansal tabloların incelenmesi için azınlığın erteleme talebinin kanuna aykırı olarak reddedildiğini, 18.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerine yüksek ücret ödenmesi kararının şirketin içini boşaltmaya yönelik diğer bir kanıt olduğunu, bu sebeple; Match Gayrimenkul ve Emlak Danışmanlığı Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yönetiminin dilekçede izah edilen sebeplerle ihtilaflı hale gelmesi ve davalıların bu denli vahim usulsüzlükler ile işbirliği içerisinde zararlandırıcı faaliyetlerde bulunarak davacılara doğrudan zarara uğrattıkları göz önünde bulundurularak, TTK madde 626, 631 hükümleri, Yargıtay içtihatları ve HMK 389 vd. hükümleri gereği, söz konusu son derece vahim usulsüzlük ve zararlandırıcı işlemlerin daha fazla zarar vermesinin önüne geçilmesi amacıyla yargılama neticesinde verilecek hüküm kesinleşene kadar; sahtecilik yolu ile alınan tüm kararlardan sorumlu olan ve kişisel menfaat temin eden halihazırda şirket yöneticileri ... ile ...’nun temsil ve ilzam ile münferid imza yetkisinin kaldırılmasına, şirketin temsil ve ilzam yetkisinin münferid imza ile davacılar ...’a tevdiine, talebin kabul edilmediği takdirde, Gebze Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odasından tayin edilecek bir müdür ile birlikte davacı ...’ın da müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam etmesine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde, davalı şirketin temsil ve imza yetkisinin müşterek ve çift imza ile halihazırda şirket yöneticisi olan ... ile müvekkili ...’a tevdine, bu talep de kabul edilmediği takdirde davalı şirketin mal varlığının idaresi zımmında davalı şirket yöneticileri tarafından alınacak kararların denetim ve onayına sunulması amacıyla şirket yönetimine kayyım tayinine, Match Gayrimenkul ile halihazırda şirket yöneticileri olan ... ile ...’nun, eşlerinin ve diğer tüm mal kaçırdıkları dava dışı üçüncü kişilerin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının (banka hesapları, teminatlar, hisse senetleri ve benzeri her türlü malları) ile mal kaçırma amacıyla üçüncü kişiler üzerine devrettikleri mal varlıklarına teminatsız ve süresiz olarak tedbir uygulanmasına; davalıların davacıların ortağı olduğu Match Gayrimenkul ve Emlak Danışmanlığı Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'de devam eden müdürlük görevleri sırasında gerçekleştirdikleri hukuka aykırı ve zararlandırıcı işlemler sebebiyle davacıların uğradığı doğrudan zararlara ilişkin mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yapılacak bilirkişi incelemesi ile hesaplanarak belirlenecek tazminat miktarından fazlaya dair tüm haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL'sinin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili amacıyla işbu HMK madde 107 hükmü gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olan davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Match A.Ş. yönetim kurulunda ...'ın görev alması ya da Match A.Ş.'ye kayyım atanması taleplerinin reddine karar verilmesini, davalıların ortağı oldukları şirketi herhangi zarara uğratmadıkları açık ve ileri sürülen iddialar asılsız olduğundan ayrıca yargılamanın başında nihai talebin ve davanın kabulü anlamına geleceği kanısı yaratacak olan davalıların mal varlıklarına tedbir konulmasına dair taleplerinin reddine karar verilmesini, davalıların, yönetim kurulu başkanı ve ortağı oldukları şirketi doğrudan zarara uğratmaları mevzu bahis olmayıp, iddiaların gerçeğe aykırı ve davacıların tamamen duygusal hissiyatlarından kaynaklı olması nedenleriyle ve dolaylı zararın ancak hissedarı oldukları şirket adına talep edileceğinden bahisle davanın ve devamla 50.000-TL'lik tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; doğrudan ve dolaylı zarar farkının bilincinde olarak yazılan dilekçelerinin mahkeme tarafından dikkate alınmayarak, hangi zararlarının doğrudan zarar hangilerinin dolaylı zarar olduğu tespit edilmeden, eksik inceleme ve yargılama ile usulden red kararı verilerek adil yargılanma haklarının elinden alındığını, itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; açılan dava hatalı olup karar duruşmasında mahkeme heyeti tarafından kendisine tekrar beyanları sorulan davacının davası isabetli olarak usulden reddedildiğini, davacı istinaf dilekçesinde önceki beyanlarının tekrarı şeklinde sırf istinaf başvurusunda bulunmuş olmak için dilekçe hazırladığını, davacılar vekilinin gerek 07/06/2024 tarihli dilekçesinde istinaf başvuru yoluna gitmekten feragat ettiğini bildirmesine ve böylelikle hukuka, dürüstlük kuralına ve meslek etiğine aykırı hareket ettiğini beyanla, davacı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2024 Tarih - 2024/143 Esas - 2024/364 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Eldeki davada; dava dışı şirket ortağı davacıların; dava dışı Match Gayrimenkul ve Emlak Danışmanlığı Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'de davalıların yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, bu dönemde şirketin maddi anlamda zarara uğratıldığı, bu zararların davalıların usulsüz işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle uğradıkları zararın tazminini talep ettiği, davalının savunmasında davanın reddini savunduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıların davacıları yönetiminden dolayı zarara uğratıp uğratmadığı, uğratmış ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 555-(1) maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, ancak pay sahiplerinin tazminatın ancak şirket adına ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme kuşkusuz ortaklığın doğrudan, ortağın da dolaylı zarara uğraması haline ilişkindir.
Eldeki dava; şirket namına açılmış bir dava değildir. 6102 sayılı TTK'nın 555-(1) maddesinde yazılı yetkiye istinaden ortak tarafından açılmış bir davadır. Bu sebeble ortak tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar genel kurulunun iznine gerek bulunmamaktadır. İzin ancak şirket tüzel kişiliği tarafından dava açıldığında aranacaktır.
Müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları da etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortağın 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi uyarınca dolaylı zarar sebebiyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.
Davacılar, davalılara karşı açmış oldukları davasında dava dilekçesindeki talebini 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesine dayandırmakla, yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davası, doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Yani davacı tarafın ortağı olduğu davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle davalı şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise dolaylı zarar olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. madde hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Davcı ortağın doğrudan bir zararı varsa bu zararın ortağa ödenmesi istenebilir. Dolayısıyla, bu husus aktif dava ehliyeti ile ilgili olmayıp, davacının tazminatın kendisine ödenmesini isteyebilmesinin mümkün olup olmadığıyla ilgilidir.
Doğrudan doğruya zarar Yönetim Kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda ortakların veya alacaklıların, ortaklığın zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca ortaklığı da zarara sokmuş olup olmadığı önem taşımaz. Ortakların veya alacaklıların doğrudan doğruya zararının herhangi bir üçüncü kişiye verilen zarardan farkı şu noktada görülür: Doğrudan zararlar ortak veya alacaklı sıfatının sonucu olarak görülmüş zararlardır. Doğrudan doğruya uğranılan zararlar nedeniyle açılan davalarda ortaklar veya alacaklılar, tazminatın kendilerine verilmesini isteyebilirler. Dava genel şartlar açısından TTK.m.553 vd.daki kurallara tabidir. Doğrudan doğruya zararların tazminine ilişkin davaların, ortaklığın zararı ile bir ilişkisi olmadığı ve hükmolunacak tazminat kendilerine verileceği için, ortakların ve alacaklıların açacakları sorumluluk davalarında şirketle, yönetim kurulu arasındaki sözleşmeye dayanma imkanları yoktur; ortakların ve alacaklıların üçüncü kişi sıfatıyla açacakları sorumluluk davalarının hukuki temeli haksız fiildir. (Prof.Dr. Reha Poroy/ Prof.Dr. Ünal Tekinalp/Prof.Dr. Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku I, İstanbul 2019, S.445-447)
Genel açıklamalar karşısında dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin davacıların doğrudan zararını talep ettiğini açıkladığı, ancak mahkemece davacının talep ettiği zararların doğrudan zarar-dolaylı zarar ayrımında hangisini oluşturduğu yönünde bir araştırma yapılmadığı, bunun yanında davacılar tarafından sayılan eylemler nedeniyle ortaya çıkacak zararın davacıların dolaylı zararı olduğu kabul edilecekse dahi, davacıların kendi adlarına tazminat isteme hakları bulunmadığından aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, bu husus da davanın esası ile ilgili bulunduğundan, ön inceleme aşamasında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceğinden, davanın esasına girilip tahkikat aşamasında davacıların aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilebileceğinden kararın bu nedenlerle hatalı bulunması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
O halde Mahkemece yapılması gereken iş, başka bir dava şartı noksanlığı bulunduğu düşünülmüyor ise, ön inceleme aşamasına geçilmesi, uyuşmazlık konularının tespiti, tarafların delillerinin toplanması ve tahkikat aşamasının icrası ile, davacının talep ettiği zararların doğrudan zarar-dolaylı zarar ayrımında hangisini oluşturduğu yönünde de, tarafların delilleri değerlendirilerek bir araştırma yapılması, davacılar tarafından sayılan eylemler nedeniyle ortaya çıkacak zararın şirketin doğrudan, davacıların dolaylı zararı olduğu kabul edilecekse davacıların kendi adlarına tazminat isteme hakları bulunmadığından aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi, zararın davacıların doğrudan zararını oluşturduğu sonucuna varılırsa yapılacak yargılamada oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2024 tarih, 2024/143 Esas ve 2024/364 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.04/02/2026

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim