Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1807
2024/1779
4 Aralık 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1807
KARAR NO : 2024/1779
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/08/2024 tarihli ara karar
NUMARASI : 2024/532 Esas
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - D100 ...
DAVA : Tazminat
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarına halen teslim edilmeyen, faturası davacıya kesilerek, davacı şirket adına noterlikçe tescil edilmiş olan, ... plakalı, ... plakalı, iki adet treylerin, davacı şirkete teslimi konusunda tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalı mülkiyeti davacıya ait olan bu treylerleri teslim etmeyerek davacının zararının büyümesine neden olduğunu, davacı şirkete sipariş ... formu içeriğinde yazılı 30 adet treyler, sipariş ... formunda yazılı olan sürede teslim edilmediğinden, davacı şirketin ticari faaliyeti akamete uğradığını, davalı ihtilafa konu 30 adet treylerden 23 adedini gecikmeyle teslim ettiğini, davacı tarafından keşide edilen (EK-3) ihtarname sonrasında, 01.04.2024 tarihinde 5 adedini daha teslim ettiğini, ancak 2 adedini hala teslim etmediğini, bu geciken teslimler nedeniyle, davacı şirket treylerleri kullanamamış ve müspet ve menfi zararlara uğradığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL tazminatın, sipariş ... formundaki teslimin gecikmesi tarihinden başlamak üzere, fiili zarar kalemleri, ifa edilmeyen ediminin değeri, masraflar, üçüncü kişiye ödenen tazminat ve ceza, edimin değerinin düşmesinden kaynaklanan zararların davalı tarafça tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 22/08/2024 tarihli ara karar ile; "...Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın sözleşmeyle üstlendiği edimini zamanında yerine getirmediğini ve bu konunun karşılıklı keşide edilen noter ihtarnameleri ile açık olduğunu, davada ödemeleri yapılan ve trafik tescil belgeleri davacı şirkete ait olan iki adet perdeli treylerin tedbiren davacı şirkete tesliminin talep edildiğini, çünkü davalı tarafın bu treylerlerin tescil ile mülkiyeti taraflarına geçirildiği halde onları teslim etmeyerek, zararlarının artmasına neden olduğunu, mülkiyeti tescil evrakları ile taraflarına ait olan bu iki treylerin tesliminin uyuşmazlığı çözen bir durum olmadığını, uyuşmazlığın 30 adet treylerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle uğradıkları zararın tazmini talebi olduğunu, davalı mülkiyeti resmi tescil belgeleri ile davacı şirkete ait olan iki adet treyleri teslim etmeyerek zararlarının doğmasına neden olduğunu, ayrıca bu treylerleri teslimden imtina ederek, yasaya aykırı olarak davacıyı zor durumda bırakmayı, zarar etmesini sağlayarak kendi isteklerine zorladığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/08/2024 tarihli ara karar, 2024/532 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava tazminat talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden/davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Diğer yandan, eldeki dava menfi tespit istemine ilişkin olduğundan, genel ispat kurallarının aksine menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu ileri süren davalıdadır.
Eldeki olayda; Davacı taraf açıkça dava dilekçesinde, davalıdan satın aldığı 30 adet treylerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle tazminat talep ettiğini beyan ederek eldeki davayı açmıştır. Ayrıca tazminat talebi yanında talep eden/davacı tarafa 2 adet treylerin hala teslim edilmediğinden, anılan 2 adet treylerin de ihtiyati tedbir olarak davacıya teslimini talep etmiştir.
6100 sayılı yasanın 389/1.maddesi düzenlemesine göre; mahkeme sadece uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davacının talebinin geç teslim ve teslim edilmeme nedenine dayalı maddi tazminata yönelik olduğu, ihtiyati tedbir olarak teslimi talep edilen treylerlerin mülkiyetinin veya tesliminin eldeki davaya konu edilmediği, dava konusu olmayan bir hususta anılan yasal düzenleme gereği ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, dolayısıyla 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesindeki “…uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir…” düzenlemesi gereği dava konusu olmayan treylerler yönünden şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, hükümde yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle talep eden/davacının istinaf talebinin açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/08/2024 tarihli ara karar, 2024/532 Esas sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
-Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
d-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
f-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
g-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.