mahkeme 2023/938 E. 2024/1521 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/938

Karar No

2024/1521

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/938
KARAR NO : 2024/1521

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2022
NUMARASI : 2022/180 Esas - 2022/868 Karar

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/11/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Gebze İcra Müdürlüğü 2022/837 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket hakkında ticari ilişkiden kaynaklı 74.156,81-TL ödenmemiş 1 adet e-fatura alacağı tahsili için, 12.01.2022 tarihinde 77.990,11-TL miktarlı icra takibi başlatıldığını, borçlu Özyılmazlar Sac. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından; 19.01.2022 tarihli, borçlu şirketin borcunun bulunmadığı beyanını içerir borca itiraz dilekçesi ile takibin haksız şekilde durdurulmasına karar verildiğini, borçlu-davalının itiraz dilekçesinde salt borcu olmadığını beyan etmekle yetinerek borca itiraz sebeplerini açıklamadığını, davalı borçlunun sunduğu itiraz sebepleri ile bağlı olduğunu, savunmasını genişletmesi halinde bu duruma muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ettiklerini, icra takibi öncesinde davalı yanın davacıya gönderdiği satışı yapılan üründeki ayıp iddiasına dayalı ihtarnameye cevaben gönderilen Bakırköy 40. Noterliği'nin 14.01.2022 tarih ve 01089 sayılı ihtarnamesi ile; iddiaların kabul edilmediğini, satışı yapılan ürünlerin ayıplı olmadığına yönelik beyanlar bir yana, 6102 Sayılı Yasa kapsamında tacir olan davalının 6102 sayılı yasanın 23/C maddesi uyarınca taraflarından satın alınan ürünlere ilişkin teslim tarihinden itibaren malın ayıplı olduğunun açıkça belirli olması halinde 2 gün, açıkça belirli değil ise 8 gün içerisinde malı inceleme veya incelettirme, ayıbı usulüne uygun olarak tespit ettirerek, aynı sürede satıcıya ayıp ihbarında bulunması, satılanın başka yere gönderilmesi halinde korunması ile ilgili tedbir alma ve ayıbı tespit ettirmesi gerektiği halde yasal bildirim yükümlülüğüne uymamış olduğundan, gözden geçirme ve bildirimde bulunma yükümlülüğüne uyulmadığından, yine aynı yasanın 21. maddesi uyarınca 8 günlük hak düşürücü süre içerisinde alıcı itirazda bulunmadığından fatura içeriğini ve ürünü kabul etmiş durumda olduğunun ihtar edildiğini, yine cevabi ihtarnamede, satışı yapılan ürünlerin hiçbir şekilde gizli ayıplı olmadığını, davalının, ürünleri teslim aldığı anda kontrol etme imkanına sahip olduğunu, öncelikle satışı yapılan ürünlerin yüzeyinin tamamen PVC ile kaplanmamakta olduğunu, PVC kaplanan levhanın en kısımlarından her iki taraftan 3-5 cm açık kaldığını, alıcı davalının, PVC'yi soymaya dahi gerek duymadan ürünü muayene edebilecek durumda olduğunu, satışı yapılan ürünlerin bir kısmında en ölçüsü 1.043 mm fakat PVC kaplanan kısmı 1.000 mm, bir kısmında en ölçüsü 1.555 mm ama kaplanan yüzey alanı 1.500 mm olduğunu, davalıya satışı yapılan ürünün neredeyse tamamında bu şekilde açık kalan kısımların mevcut olduğunun izah edildiğini, ayrıca ürünün üzerine, yüzey bilgisi alınmasına engel olmayacak şekilde koruma amaçlı PVC kaplama çekilmekte olduğunu, işlem sırasında deforme olmasının önlendiğini, davalının malzemeyi teslim aldığı anda PVC kaplamayı kaldırıp yüzey konusunda bilgi edinme ve ürünü kontrol etme imkanı var iken bu hususu ihmal ederek ürünlerin kesimini yaptığını ve bu şekilde kanunun emredici hükümlerine aykırı davranıldığını ayrıntılı olarak izah edildiğini, ürünün kontrolü için kenar kısmında 3-5 cm açıklık bulunması, koruyucu PVC kaplamanın ürüne zarar vermeden kaldırılıp kontrol edildikten sonra kapatılması imkanı var iken kontrol edilmeyerek, ürünün gizli ayıplı sayılmasının da taraflarınca kabul edilmediğinin de belirtildiğini, davalının takip borçlusunun, gıyaplarında ve taraflarının beyan ve delil sunma hakkının kısıtlanmak suretiyle yaptırdığı delil tespiti sonucu aldırdığını, bilirkişi raporuna da itiraz edildiğini ve son derece yüzeysel bir bakış açısı ile ve anılan sektöre ilişkin yeterli uzmanlık değerlendirmesi olmaksızın, mahallinde teknik detay içeren tespitler yapmak yerine tespit isteyenin tek taraflı beyanlarına itibar edilmek suretiyle olayın hikaye edildiğini ve teknik tespitlerden öte hukuki nitelikte ve bilirkişinin görev tanımını aşar mahiyette afaki görüşlerin bulunduğunun belirtildiğini, davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı gerek satış faturası gerekse cari hesap ekstresi gereğini, davacı şirketin alacağının sabit olduğunu, tarafların ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, davalı borçlu tarafından itiraz dilekçesinde ileri sürülen davacının alacağının sözde tamamen gerçek dışı ve afaki olduğu davalının borcunun olmadığı iddiasının tamamen soyut ve kötüniyetli olduğunun da anlaşılacağını, davalı borçlu şirket tarafından müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla işbu itiraz yapıldığını, iptali gerektiğini, davalı borçlunun; takip borçlusu olduğunu, borcu olduğunu bildiği halde inkar ederek haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlu şirketin itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan davalının İİK uyarınca alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini de talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle; Gebze İcra Müdürlüğü 2022/837 Esas sayılı dosyasında mevcut borçlu şirketin itirazın iptaline ve takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlunun takip miktarının tamamı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalıya teslim edilen ürünlerin gizli ayıplı olduğunun dava öncesinde alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya 13.09.2021 tarihinde mail atılarak aşağıdaki hususlarda fiyat ve stok bilgisi rica edildiğini, davacı ile bu fiyatlar üzerinden anlaşıldığını ve davalıya aynı gün 13.09.2021 tarihinde teslim yapıldığını, davalının folyolu şekilde kendisine gelen ürünlere lazer kesim uyguladığını ve müşterisi Eloksal Aluminyum Statik Toz Boya San. Tic. Ltd. Şti.'ye 20.09.2021 tarihinde folyolu şekilde teslim ettiğini, davalının ürünleri folyolu şekilde teslim etmek zorunda olduğunu, ancak müşterinin 28.09.2021 tarihinde teslim aldığı ürünleri kullanmak istediğinde sipariş ettiği ürün olmadığını anladığnı ve davalıya iade ettiğini, davalının, davacının ayıplı ürün teslim etmesi nedeniyle zarara uğradığını, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davacının işbu ayıplı ürünler nedeniyle TBK md. 219 gereği sorumlu olması nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünün kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin 4m satine yüzey sipariş vermesine rağmen davacı tarafından yüzeyi dalgalı ürünler teslim edildiğini, sipariş verilen sac yüzeylerin çizilmemesi için bu malzemelerin davalıya folyolu şekilde satıldığını, davalı şirket tarafından da lazer kesim uygulanarak folyolu şekilde ürünlerin müşterisine teslim edildiğini, bu nedenle ürünlerdeki ayıbın, davalı tarafından basit bir gözden geçirme ile anlaşılabilecek bir ayıp olmadığını, gizli ayıp niteliğinde olduğunu, 29.09.2021 tarihinde davacı tarafa mail ile "13.09.2021 tarihinde tarafınızdan teslim alınan ürünler 20.09.2021 tarihinde müşteriye teslim edilmiştir. Teslimat sonrasında yapılan incelemede talebimiz olan 4M yüzey için ürünler uygunsuzluk almış ve müşteri tarafından 28.09.2021 tarihinde reddedilmiştir. Bu nedenle ürünler tarafımızca maalesef reddedilmek durumundadır. Ürünler hakkında zararımızın karşılanmasını aksi halde yasal yollara başvuracağımızı bildiririz." şeklinde bildirildiğini, Kadıköy 24. Noterliği'nin 30.09.2021 tarihli 19864 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket tarafından davacıya ihtarname gönderilerek "Paslanmaz sacların istenilen 4M satine yüzey kalitede olmadığı, yüzeylerin parçalandığı, gizli ayıplı olduğu ve gerekli işlemlerin yapılmasının" bildirildiğini, ancak davacı tarafça müvekkile hiçbir şekilde dönüş olmadığını, davacı tarafın ürünlerin iade almaması üzerine 30.09.2021 tarihinde delil tespiti yaptırmak üzere taraflarınca mahkememize başvurulduğunu ve 2021/238 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi ile ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin 2021/238 Değişik İş sayılı dosyasından taraflarına bilirkişi raporunun tebliğ edilmesi üzerine 25.11.2021 tarihinde davacı tarafa tekrar bir mail gönderilerek "Rapora istinaden tarafımızdan ödeme yükümlülüğünü kaldırarak iade faturası kesmememize onay vermenizi talep ediyoruz." şeklinde bildirilmiş olmasına rağmen davacı tarafın "İade kesmenizi kabul edemiyorum" cevabı ile mail üzerinden dönüş yaptığını, davalı şirketin haklılığını ortaya koyan Bilirkişi Raporunu teslim alması akabinde Kadıköy 24. Noterliği'nin 24.12.2021 tarihli 29835 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya "ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ve ödeme yükümlülüğünün kaldırılarak iade faturası kesilmesine onay verilmesini, ürünlerin belirtilen adresten iade alınması gerektiğini" bildirdiğini, davacının taraflarına gönderdiği Bakırköy 40. Noterliği'nin 14.01.2022 tarihli 1089 yevmiye numaralı ihtarname ile süresinde itiraz edilmediğini, kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, gizli ayıp olmadığını söylemişse de, ürünlerin ayıplı olmadığına ilişkin hiçbir itirazda bulunamadığını, davacının davalıya teslim ettiği ürünleri gizli ayıplı ürün olması ve davalı tarafından tespit edilir edilmez davacı tarafa mail aracılığıyla durumun bildirilmesi nedeniyle, davalının TBK hükümleri gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, davalıya teslim edilen ürünlerin sipariş mailinde belirtilenlere uygun olmadığı gibi istenilen ölçüde ve kalitede olmadığını, ancak davacının, davalının sipariş ettiğinden başka ayıplı ürünler göndermesine rağmen TBK md. 227 gereği satılanın geri vermeye hazır olduğunun bildirilerek sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasına rağmen iadeyi kabul etmediğini ve huzurdaki davayı haksız ve mesnetsiz gerekçelerle ikame etmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça teslim edilen ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olması bir yana, davalı tarafından sipariş edilenden farklı kalite ve ölçüde, başka ürün göndermesi ve yanıltıcı beyanları nedeniyle satıcı davacının ağır kusurlu olduğunu, ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulmasının TBK md. 225 gereği mümkün olmadığını, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında dahi ürünlerin 13.09.2021 tarihinde teslim alındığı, ayıp ihbarının ise 30.09.2021 tarihinde (kanundaki emredici süre 8 gün olduğu halde) 17 gün sonra yapıldığı açıkça kabul edildiği ve karara da dercedidliği halde davanın kabulüne karar verilmesinin vahim bir hata olduğunu, davalı takip borçlusu ürünleri kabul ederek müşterisine satıp ürünlerin kesip biçilmesinden sonra kötüniyetli olarak iade etmeye çalıştığını, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün olması sebepleri ile somut olayda gerek icra takip ve gerekse dava tarihi itibariyle ortada likit bir alacağının bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası borca itiraz gerekçeleri ile bağlı olmayıp, genel hükümlere tabidir. bu nedenle davalının usule ilişkin yersiz iddialarının reddi gerektiğini, davacının ürünlerin hurda olduğunu ve kullanılamaz halde olduğunu kabul ettiğini, gizli ayıbın ihbarı usulüne uygun yapıldığını beyan ile, davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 30.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalının kendi müşterisinden iade edilen ürün bulunmadığı tespit edilmiş davalının ana savunmasının gerçek dışı olduğu da saptandığını, dava konusu alacağın ticari ilişkiden kaynaklı ödenmemiş fatura alacağı olduğuna davalı borçlu vakıf olduğundan davaya konu alacağın likit olduğu ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2022 Tarih - 2022/180 Esas - 2022/868 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; e-faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, e-faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2022/837 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2022/837 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; davacı alacaklı tarafın, davalı borçlu aleyhine 15.09.2021 tarihli fatura alacağına istinaden 74.156,81.-TL asıl alacak, 3.833,30.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.990,11.-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı vekilinin süresinde 19.01.2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacı alacaklı tarafından 08.03.2022 tarihinde hak düşüm düresi içinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/238 Değişik İş sayılı dosyasının incelenmesinde; tespite konu malzemeler üzerinde yapılan incelemede, malzeme yüzeyinin siparişte belirtilen 4 M satine yüzeye sahip olmadığı, malzeme yüzeyinin dalgalı olduğu, malzeme yüzeylerinin folyo ile kaplı olmasından dolayı ayıbın proses öncesi görülmesinin mümkün olmamasından dolayı gizli ayıplı olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür..
Dosya arasına alınan 30/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu levhaların keşif sırasında ve delil tespiti sırasında yapılan değerlendirmeler ve fotoğraflarda görüldüğü gibi dalgalı yüzeylere sahip ve ayıplı olduğu, üzerlerinin pvc folyo kaplı olduklarından kullanıcının bunu kullanmadan önce malzemeye zarar vermeden tespit etmesinin mümkün olamayacağı, soyulan folyonun tekrar yerine yapıştırıldığında tam bir yapışma sağlanamayacağından, yapılacak işlemler sırasında yüzeyin zarar görmesine neden olabileceği, numune olarak alınan parçada bu soyulma işlemi ve tekrar yapıştırma işleminin uygulandığı ve durumun fotoğraflarla gösterildiği, levha yüzeyleri pvc kaplı olduğundan yüzeydeki dalgalanmalar pvc soyulmadan tespit edilemeyeceği için gizli ayıp kapsamına gireceği, ayrıca plakaların bir kenarlarında bulunan 3-5 cm kaplamasız yüzeylerin dalgalanmaların anlaşılması için yeterli olamayacağı, buralardan ancak yüzey satine işleminin istenene uygun olup olmadığının anlaşılabileceği, dava konusu malzemelerin kesme ve katlama işlemlerine tabi tutulduklarından ancak hurda olarak değerlendirilebileceği, bu malzemelerin hurda değerinin dava tarihinde detayları keşif ve tespitler bölümünde açıklandığı gibi toplam 53.145,00-TL tutarında bir değere sahip olduğu, davacının davaya konu 2021 ve 2022 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalı firmanın davaya konu 2021 ve 2022 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesap ilişkisine dayalı olduğu, takip ve dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlara alındığı bedelinin ödenmediği, davacının yasal ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davalı firmadan 73.604,96.-TL alacaklı olduğu, davalı firmanın yasal ticari defter kayıtlarına göre; davalı fimanın takip tarihi itibariyle davacı firmaya 74.156,81.-TL borçlu olduğu, taraf defterler arasında borç/alacak bakiye tutarları arasında 551,85.-TL fark olduğu, bu farklılığın açılış bakiyelerinden kaynaklandığının tespit edildiği, davalının yasal ticari defter kayıtlarında; iade edildiği iddia edilen malzemeler ile ilgili dava dışı 3. kişi tarafından davalı firmaya düzenlenen herhangi bir iade faturasına rastlanmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise açık nitelikte mi, gizli nitelikte mi olduğu, davalı tarafından süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarındadır..
Satım ilişkisinde satıcı malın teslim edildiğini ispatla, alıcı da teslim edilen ürünün bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.
Eldeki davada; tarafların dilekçelerinde yer alan beyanları, takibe dayanak edilen fatura, ticari defterlerin incelenmesi ve taraflarca gönderilen ihtarname içerikleri doğrultusunda davacı ve davalı taraf arasında bir ticari ilişki bulunduğu, buna göre davacı tarafından davalıya 304 klt 4 M satine ve 316 klt 4 M satine yüzey paslanmaz sac siparişi verildiği, bu siparişe istinaden davacı tarafından davalıya istenilen ürünlerin 13.09.2021 tarihinde teslim edildiği ve ardından davalıya 15.09.2021 tarihli 74.156,81-TL tutarında fatura tanzim edildiği, faturaya bilgileri yazılan ürünlerin davacı tarafından davalıya satıldığı ve teslim edildiği ve bu konuda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada; davalı taraf, faturaya konu ürünlerin ayıplı çıktığını, ürünlerin folyo ile sarılı olması nedeniyle ayıbın ilk incelemede ortaya çıkmadığını, davacıdan satın aldığı ürünleri kendisinin 3. kişi olan müşterisine satmasının ardından ortaya çıktığını, bu nedenle ayıbın gizli nitelikte olduğunu savunmuştur.
6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesi hükmüne göre ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır.”
6098 Sayılı TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse, satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelettirilmiş olup defterler HMK'nın 222. maddesinde belirtilen usule uygun olarak tutulduğundan taraflar lehine delil olacağı anlaşılmış, taraflarının ticari defterinde alacağa konu edilen faturanın kaydedilmiş olduğu, tarafların ticari defterleri arasında alacak - borç tutarı yönünden 551,85-TL fark olduğu, bu farklılığın açılış bakiyelerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada; davalının, fatura içeriği malların ayıplı olduğunu, ayıbın ise malları kendi müşterilerine sattıktan sonra müşterilerinin geri bildirimi üzerine öğrendiğini ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürdüğü görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 223-(1) maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Eldeki davada; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, taraflarca gönderilen ihtarnameler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf defterinde alacak-borcun işlenmiş olduğu, dava konusu ürünlerin teslim alındığının davalı tarafın da kabulünde olduğu, ancak davalının dava konusu ürünlerde ayıp olması nedeni ile ödeme yapmadığını ileri sürdüğü, dosya arasına alınan 2021/238 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna göre ürünlerde kullanımla ortaya çıkacak şekilde gizli ayıp bulunduğu, davalı şirketin davaya konu ürünleri 13.09.2021 tarihinde teslim aldığı, 20.09.2021 tarihinde dava dışı Eloksal Alüminyum ... Ltd. Şti.'ne satarak teslim ettiği, davalı tarafından ürünlerdeki ayıbın, davalının ürünleri kestikten sonra sattığı dava dışı Eloksal Alüminyum ... Lt. Şti.'ne tesliminden sonra ortaya çıktığı ve davalı tarafın ayıp ortaya çıkar çıkmaz öncelikle 29.09.2021 tarihli e-posta ile davacı tarafa bildirimde bulunduğu ve 30.09.2021 tarihinde ise Kadıköy 24. Noterliği'nin 19864 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmakla, neticeten, satışa konu mallar üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonrası satışta davacının sattığı malların gizli ayıplı olduğunun uzman bilirkişi raporundan anlaşılması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuş, davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinde de herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-Bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
9-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/10/2024

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim