mahkeme 2023/396 E. 2024/876 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/396

Karar No

2024/876

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/396
KARAR NO : 2024/876

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2022
NUMARASI : 2022/566 Esas - 2022/1544 Karar

DAVACI :DEMİRBİLEK İNŞAAT MADENCİLİK NAKLİYET TURİZM GIDA TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : OZAN İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ NAKLİYAT MADENCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2022
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 03/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı vekil eden ... ile davalı ... arasında imza edilmiş, 19/06/2012 tarihli İşletme Ruhsatının Satış sözleşmesi başlıklı Sözleşme'nin 5. Maddesinde yer almak olmasına karşın bugüne dek ödenmeyen satım bedelinin, 30/06/2014 gününden başlayacak avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini, tüm bu nedenlerle; davacı vekil eden Demirbilek İnşaat Madencilik Nakliyat Turizm Gıda ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davalı davalı Ozan İnşaat yapı Malzemeleri Nakliyat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 19/06/2012 tarihinde imza edilmiş İşletme Ruhsatının Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 5. Maddesinde açık biçimde yer almış 350.000,00-TL tutarlı satım bedelinin, davacı vekil eden limited şirketi için talep edilebilir duruma geldiğinin tespitini, davalı Ozan İnşaat Yapı Malzemeleri Nakliyat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İşleteni olduğu araçları ile maliki olduğu tüm alacaklarına ihptiyat haciz uygulanmak üzere takdiren teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, 19/06/2012 tarihinde imza edilmiş İşletme Ruhsatının Satış Sözleşmesi başlıklı Sözleşme'nin haksız biçimde feshi gerekçeli, davalı Limited Şirketten, yoksun kalınan kazanç da dahil olmak üzere her tür tazminat haklarının ile ve taleplerinin saklı tutarak, sözleşmenin 5. Maddesinde açık hüküm kaynaklı, 350.000,00-TL tutarlı "satım bedeli"'nin, Sakarya 5. Noterliği'nin ... Yevmiye sayılı 21/05/2014 günlü ihtarnamesi'ne cevap olarak kaleme alınmış Sakarya 1. Noterliği'nin 9909 günlük iş sayılı 30/06/2014 günlü ihtarnamesinin düzenlendiği 30/06/2014 gününden başlayacak avans faiz oranı ile davalı limited şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın zaman aşımına uğramış olup reddinin gerekmekte olduğunu, sözleşmenin 2012 yılında yapılmış olup 2022 yılı itibari ile zamanaşımı süresi dolduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasında 19/06/2012 tarihinde imzalanan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... ruhsat numaralı, ... erişim numaralı, 99,7 hektarlık II. Grup işletme ruhsatına sahip maden sahasının ruhsat devrine ilişkin yapılan sözleşmenin taraflarınca haklı nedenle Sakarya 1. Noterliği'nin 17/06/2014 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarı ile haklı nedenle fesh edilmiş bulunmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Ani edimli sözleşmeler için uygulanacak hüküm niteliğindeki 6098 sayılı Yasa'nın 125/1.md.sinde: "... Temerrüde düşen borçlu verilen sürede borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise , alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebi ile tazminat isteme hakkına sahiptir..." açıklığındaki hüküm talebimizin hukuksal dayanağıdır. Davalı limited şirket "sözleşme" kaynaklı edim borcunu yerine getirmesi içerikli, Sakarya 5.Noterliği’nin 21 Mayıs 2014 günlü 14583 günlük iş sayılı İhtarnamesi'ni tebliğ de almış olmasına karşın, "semen"i ödemeyerek "direngen” duruma düşmüş; vekil eden davacı şirkete tebliğ edilmek üzere Sakarya 1.Noterliği'nin 17.06.2014 günlü 11152 günlük iş sayılı ihtarnamesini kaleme alarak "semen" borcunu ödememe iradesini ortaya koymuştur. Yanların edimlerinin ne olduğu ve edimlerin ifa ediliş biçimleri açıktır. Sözleşme kaynaklı edim borcunun vekil eden davacı tarafından yerine getirilmiş olduğunu tartışmasız olarak belirlemiştir. Dava dilekçemiz ile Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/854 Esas 2017/182 Karar sayılı Kararı 'nı esas tutarak, vekil eden limited şirket ile davalı limited şirket arasında imza edilmiş 19.06.2012 tarihli İşletme Ruhsatının Satış Sözleşmesi başlıklı Sözleşmenin 5.maddesinde yazılı "satım bedeli" kaynaklı alacağımızın hüküm altına alınması dava edilmiştir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih, 2022/566 Esas - 2022/1544 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davanın tarafları arasında 19/06/2012 tarihli İşletme Ruhsatının Satış sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme'nin 5. Maddesinde satışa konu edilen işletme ruhsatının satım bedelinin ödenmediği, kararlaştırılan bu bedelin 30/06/2014 gününden başlayacak avans faiz oranı ile davalıdan tahsili için eldeki davanın davacı tarafından açıldığı, davalı tarafından açılan davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 19.06.2012 tarihli sözleşme ile; Davacıya ait ... ... ... köyünde bulunan ... numaralı II Grup maden işletme ruhsatının, davalı firmaya satışının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7. Maddesinde "sözleşmenin karşılıklı imzalanmasından sonra taraflardan birinin vazgeçmesi durumunda cayma bedeli olarak 100.000,00 TL tutarında cezai uygulama yapılacağı" hüküm altına alınmıştır.
Davalı şirket Sakarya 1. Noterliğinin 17.06/.2014 tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiklerini davacı şirkete bildirmiştir. Davalı şirket fesih gerekçesi olarak, gerekli Orman izninin süresinde alınamadığını ve sonucunda sözleşmeye konu ruhsatın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 22.03.2013 tarihli kararı ile iptal edildiğini belirtmiş, bu işleme karşı idari yargıya başvurulduğunu ve Sakarya 2 İdare Mahkemesinin 2013/395 esas sayılı 13.02.2014 tarihli kararı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının işleminin iptal edildiğini, dosyanın Danıştay'da olduğunu, bu sebeplerle maden sahasının işletilemediğini ileri sürmüştür.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (6102 sayılı TTK’nın 18/3.maddesi)Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanıdır. Fesih beyanı karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur.
Bilindiği üzere, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, karşı taraf, artık sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyeceği gibi doğrudan sözleşme ile kendisine tanınmış bulunan bir hakkı, sözleşme halen yürürlükte imişcesine kullanma olanağına sahip değildir. ( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/12426 Esas- 2017/843 Karar sayılı ilamı)Bu anlamda, sözleşmenin feshinin ileriye etkili yahut geriye etkili (dönme) olup olmadığı veya haklı nedenlere dayalı bulunup bulunmadığının tartışılmasının, somut davada ve bu davadaki talep sonucunu oluşturan muarazanın giderilmesi istemi açısından bir önemi yoktur. Taraflar arasındaki sözleşme fesihle birlikte sona ermiş olup feshin haklı nedenlere dayalı olup olmadığı hususunun, ancak bu yoldaki iddia ile karşı taraftan tazminat isteminde bulunulması halinde, bu cihette açılacak bir tazminat davasında tartışılması ve sonuca bağlanması gerekir. İşbu davada gerek davacının ve gerekse de feshin haksızlığını savunan davalının bu yolda bir istemi söz konusu değildir. (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2016/9219 esas- 2018/5071 karar)
Eldeki davada; davacı taraf, taraflar arasında imzalanan 19.06.2012 tarihli sözleşme gereği, ... İli ... İlçesi ... Köyü’nde, 1/2500 ölçekli ... sayılı paftada 99,7 hektar büyüklüğündeki alanı kapsayan ... erişim, ... Ruhsat Numaralı II. Grup İşletme Ruhsatının davalıya devredildiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiğini, bu nedenle hakkında haksız fesih nedeniyle sözleşmenin 7.maddesi gereği cayma bedeli için davacının Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/854 sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın davacının lehine sonuçlandığını, davalının sözleşmenin 5.maddesi gereği davacıya ödemesi gereken satış bedelini davacıya ödemediğini beyan ederek sözleşmeye konu devir bedelinin taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere; tacirler arasındaki sözleşmesinin feshinin geçerli olabilmesi için, feshin; noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmektedir. Yine fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanıdır. Fesih beyanı karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. Eldeki olayda davalı tarafından davaya konu edilen 19.06.2012 tarihli sözleşmenin, davalı tarafından Sakarya 1. Noterliğinin 17.06.2014 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarı ile fesih ettiği, fesih beyanının karşı tarafa 19.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, feshin 6102 sayılı yasanın 18/3.maddesine uygun olduğu ve davacıya ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, nitekim davacının da fesih nedeniyle cayma bedeli için dava da açtığı, bu şekilde taraflar arasındaki sözleşmenin davalının fesih beyanı ile sona erdiği anlaşılmıştır. İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, karşı taraf, artık sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyeceği gibi doğrudan sözleşme ile kendisine tanınmış bulunan bir hakkı, sözleşme halen yürürlükte imişcesine kullanma olanağına sahip olmadığından davacının fesih edilen 19.06.2012 tarihli sözleşmeye dayanarak aynen ifa, yani sözleşme bedelini talep edemeyeceği anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece davanın reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A maddesinin 13. fıkrası ile 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca dava sonucunda ortaya çıkan haklılık durumuna göre arabuluculuk ücretinin taraflardan tahsili ile hazineye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmediğinden kararın kaldırılmasına ve arabuluculuk ücretinin sorumlulukları nispetinde davanın taraflarına yükletilmesi suretiyle yeni hüküm kurulması gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/12/2022 tarih, 2022/566 Esas ve 2022/1544 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.549,53-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
c-f)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 52.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
e-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3). maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim