Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1908
2025/272
12 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1908
KARAR NO : 2025/272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2023
NUMARASI : 2022/998 Esas - 2023/329 Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALILAR :......
:......
VEKİLİ :......
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; icra takibine konu senetlerin davalı ... ve dava dışı ...'ın baskı ve tehditleri altında imzalandığını, bundan dolayı Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığında şikayetçi olduklarını, şikayetin ardından davalı ...'ın senetleri Körfez İcra Dairesinin 2020/910 ve 2020/911 esas sayılı dosyalarıyla icra takibine koyduğunu, davalı ... ve dava dışı ... ...'ın şikayetinden vazgeçmesi karşılığında icra takibinden feragat edeceklerini ve senetleri kendisine teslim edeceklerini belirttiğini, bunun üzerine davacı ...'in şikayetten vazgeçtiğini, davalı ...'un ise icra dosyalarına sunmuş olduğu "dosya borcundan şimdilik vazgeçiyoruz" kayıtlarıyla alacağından vazgeçtiğini, davalı ...'un icra dosyalarına sunmuş olduğu borçtan vazgeçme beyanlarının kesin hüküm doğurduğunu, sulh sürecinin devamında davalı ...'un senetleri teslim etmediğini, senetlerin teslimi hususunda ısrarcı davranılması neticesinde davalı ... ve dava dışı ... ...'ın davacı ...'in iftira suçunu işlediği iddialarıyla suç duyurusunda bulunduklarını, derdest iftira davasında davalı ... ve dava dışı ... ...'ın şikayetlerinden vazgeçtiklerini, davalı ... tarafından Sakarya 4. İcra Dairesinin 2022/14718 esas sayılı icra dosyasına dayanak senetlerin davalı ...'e ciro edildiğini, senedin arkasında sırasıyla 2020/910 Esas ve 2020/911 Esas kayıtlarının mevcut olduğunu, davalı ...'ün bu senetlerin daha öncesinde icra takibine konu edildiğini bildiğini, davalı ...'in iyiniyetli üçüncü kişi olduğunun iddia edilemeyeceğini belirterek Sakarya 4. İcra Dairesinin 2022/14718 sayılı icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer borçlu Feridun'un icra müdürlüğünden senedi geri alırken takibi geri çekerek aldığını, alacaktan veya takipten feragatin söz konusu olmadığını, takibe konu alacaktan şimdilik vazgeçiyoruz dendiğini, alacağın özünden vazgeçmenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE, Davalı ...'ün tazminat talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararını dava dilekçesi ve talepler ile ilgisiz bir şekilde tesis ettiğini, davacı ile davalılar arasında geçerli bir borç ilişkisinin olmadığını, davalıların kötü niyetle hareket ettiğini, davalılar arasındaki ciro ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davalı tarafından evvel tarihli icra takiplerine sunulan feragat dilekçesinin "dosya borcundan feragat" kaydıyla sunulduğu hususlarının tamamen göz ardı edildiğini ve hiçbir şekilde incelenmediğini, değerlendirilmediğini, davacı aleyhinde kötüniyetli icra takibi ikame edilmesi nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalılar aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini
belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında sunmuş oldukları ifadesinde kendisinin senet verdiğini kabul ettiğini, zorlama olmadığını da beyan ettiğini, sonrasında ise borcu ödemeye yönelik olarak ödediğine dair hiçbir şekilde beyanının söz konusu olmadığını, kendi iddiasına yönelik olarak anlaştıklarına dair yazılı bir belge ve evrakın mevcut olmadığını, iddiadan öteye gitmediğini, diğer borçlu Feridun, icra müdürlüğünden senedi geri alırken takibi geri çekerek aldığını, alacaktan veya takipten feragatin söz konusu olmadığını, senetle açılan takiplerde de takipten feragat halinde senedin alacaklıya verileceğini, alacaklının almış olduğu senedi tekrar takibe koyabileceği gibi 3. bir kişiye ciro da yapabileceğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih, 2022/998 Esas - 2023/329 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nin 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının düzenleyeni olduğu, davalılardan ...’ın lehtarı olduğu 08.10.2019 düzenleme, 31.03.2020 ödeme tarihli 125.000,00 TL bedelli bono ile davacının düzenleyeni olduğu, davalılardan ...’ın lehtarı olduğu 08.10.2019 düzenleme, 25.03.2020 ödeme tarihli 25.000,00 TL bedelli bononun davacıdan tehdit yoluyla alındığını, davacı hakkında bonolarla ilgili davalılardan ... tarafından Körfez İcra Müdürlüğünün 2020/910 ve 2020/911 sayılı takip dosyaları ile başlatılan takiplerin davacının suç duyurusunda bulunması üzerine “Dosya borcundan şimdilik vazgeçiyoruz.” Açıklamasıyla takiplerden vazgeçildiğini, bunun üzerine davacının da şikayetinden vazgeçtiğini, anlaşma gereği davalının senetleri davacıya iade etmesi gerekirken diğer davalı ... cirolayıp devrettiğini, ...’ün de taraflar arasındaki anlaşmadan haberdar olduğunu belirterek menfi tespit talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190).
Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. (HMK m. 200/1) Hukuki işlemin miktar ve değerinin HMK m. 200/1'deki sınırı geçip geçmediği, hukuki işlemin yapıldığı zamanki durumuna göre belirlenir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda; davalılardan ... tarafından dava ve takibe konu bononlar ile ilgili olarak Körfez İcra Dairesinin 2020/910 ve 2020/911 esas sayılı takip dosyaları ile takip başlattığı, her iki takipten de 24.07.2020 tarihli “Dosya borcundan şimdilik vazgeçiyoruz. Dosya borçlusuna ödem emri çıkartılmadığından dolayı harçsız olarak Dosyanın Vazgeçme şerhi ile kapatılmasını talep ederim.” Beyanı ile her iki takipten de vazgeçtiği, daha sonra aynı bonolarla ilgili diğer davalının hem davacı hem de davalı ... hakkında takip başlattığı görülmektedir.
Alacaklı yaptığı icra takibinden vazgeçebilir. Yeni takip talebini geri alabilir. İcra takibinden vazgeçme esas haktan feragat niteliğinde değildir. Bunun için borçlunun rızasına gerek yoktur. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 181) Takipten feragate rağmen, esas hak, hukuki varlığını korumaya devam ettiğinden, alacaklı, alacağının tahsili için dava veya yeniden icra takibi yoluna başvurabilir. (Aynı yönde HGK’nun 1995/12-814 esas, 1995/1010 karar sayılı 22.11.1995 tarihli kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/10217 esas 2023/2672 karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2012/12293 esas 2013/15488 karar sayılı ilamı, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2013/18767 esas 2014/2212 karar sayılı ilamı)
Dairemizce yapılan değerlendirmelere göre; davalı ... vekilinin 24.07.2020 tarihli beyanının “şimdilik” olarak belirtilmesi ve cümlenin devamında vazgeçme olarak açıkça yazılması nedeniyle anılan beyanın "takipten vazgeçme" olarak yorumlanması gerektiği, dolayısıyla davacının davalı lehtarın esas haktan da feragat edildiği yöndeki beyanlarının dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı, yine davacının hamil olan diğer davalıya karşı 6102 sayılı TTK 687. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan defileri ileri sürebileceği, anılan iddianın ...’e karşı ileri sürülemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılarak; dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.