Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1808
2025/271
12 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1808 - 2025/271
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1808
KARAR NO : 2025/271
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2023
NUMARASI : 2022/630 Esas - 2023/412 Karar
DAVACI : TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - Levent Mah. Meltem Sk. İşbank Genel Müdürlük Kule 1 No:4A Beşiktaş/İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av...
DAVA : İtirazın İptali(Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile davalı borçlu Altanlar Plastik San ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalı-borçtu ... ve ...'ın müşterek borcu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, Ticari Kredi Kartı borcundan kaynaklanan taahhüdün yerine getirilmemiş olmasından dolayı Şubece hesapların kat edildiğini ve Sakarya 2. Noterliği'nin 21.05.2019 tarih 12064 Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile borçtan sorumlulara bildirilmiş olduğunu, borçtan sorumlular hakkında Kocaeli icra Müdürlüğu'nün 2021/95065 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından borca, faize, faiz oranına ve fer'derine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müracaat edilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile son bulduğunu belirterek, davalarının kabulü ile Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/95065 Esas sayılı takip dosyasında borca faize, işlemiş faize ve faiz oranına ilişkin davalı-borçlular tarafından yapılan itirazın 30.000,00 TL 'nin (... ve ... için 22.000,00 TL) takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi üzerinden iptaline icra takibinin davalı borçlular yönünden bu miktar ve temerrüt faiz oranı üzerinden devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı bankaya borcu olmadığını, ayrıca talep edilen faiz oranınını Çok yüksek olduğunu, müvekkillerinden ... ve ... açısından müteselsil kefalet hükümleri gerçekleşmediğinden hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, verilen kefaletlerin 6098 sayılı TBK'nun 583.maddesinde yer alan "Şekil Şartlarına” uygun olmadığını, bu nedenle müteselsil kefilliğin şekil şartlarının oluşmamış olduğunu ifade ederek, davanın reddine davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/95065 Esas sayılı takibinin iptalini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalıların Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/95065 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 21.230,42 TL asıl alacak ve 8.769,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.000,00 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek %23,16 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte devamına,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. Madde uyarınca 30.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ... açısından ise müteselsil kefalet hükümlerinin gerçekleşmediğini hiç bir sorumluluklarının bulunmadığını, talep edilen faiz oranının çok yüksek olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinin birinci fıkrası gereği; kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, kefile ilişkin el yazısı unsurunun da bulunmadığını, bu nedenle müteselsil kefilliğin şekil şartlarının oluşmadığını, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada mübrez haklı ve hükme elverişli bilirkişi raporu ve davacı banka kayıtlarından da görüleceği üzere talep edilen temerrüt faizi ve faiz oranında haklı olduğunu, talep edilebilir nitelikte olduğunu, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarından da net bir biçimde görüleceği üzere ... ve ...'ın kefalet akdedildiği tarihte borçlu Altanlar Plastik firmasının ortağı ve yetkilisi olduğunu, kefil eğer lehine kefil olunan firmanın ortağı veya yöneticisi ise kefalete dair eş rızasına gerek bulunmadığını, davalıların bu yöndeki talep ve iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, Davalıların kefalete dair şekil şartı eksikliğine dair talep ve iddialarının da izahtan vareste olduğunu, şirket ortağı ve yöneticisi sıfatına haiz davalı borçluların şu aşamada kefaletin şekli şartlarına yapmış oldukları işbu itirazlarının TMK m. 2 gereği hakkın kötüye kullanımı olduğunu (19. HD. 02.03.2017 T. E: 2016/5618, K: 1675) belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, 2022/630 Esas - 2023/412 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nin 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacı ile asıl borçlu Altanlar Plastik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında 21.01.2019 tarihli Busines Card üyelik sözleşmesi imzalandığı, anılan her iki üyelik sözleşmesine davalılar ... ve ...’ın müteselsil kefil olarak imza attıkları, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılar hakkında takip başlatıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
6098 sayılı TBK’nın 583. maddesinde; “kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
6098 sayılı TBK'nın eşin rızası başlıklı 584. maddesinde; “eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükümleri düzenlenmiştir.
Kefalet sözleşmesi alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. 6098 saylı Türk Borçlar Kanunundaki düzenleme uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir. Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez.
Türk Borçlar Kanunu 584-(1) maddesine göre; rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası mutlaka gereklidir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Zira; rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Gümüş, M.A. Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2014, s.348). (Yargıtay HGK. 24/05/2017 tarihli 2017/12-1135 Esas - 2017/1012 sayılı kararı).
Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK. 33. madde). Mahkeme emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (Yargıtay HGK. 13/03/2013 tarihli 2013/802 Esas - 2013/347 sayılı Kararı).
Somut olayda; Davacı ile asıl borçlu Altanlar Plastik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında 21.01.2019 tarihli Busines Card üyelik sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeye diğer davalıların 22.000,00 TL yönünden müteselsil kefil oldukları; kefalet sözleşmesinde davalıların kefil oldukları miktarların, kefalet tarihlerinin ve müteselsil kefil ibarelerinin el yazısıyla açıkça yazdığı, her iki davalının da sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu Altanlar Plastik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin ortağı oldukları, dolayısıyla 6098 sayılı yasanın 584/3.maddesi gereği eş rızasının eldeki kredi yönünden gerekmediği anlaşılarak kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davalıların buna yönelik istinaf istemleri yerinde değildir.
Dosyaya alınan 15.03.2023 tarihli rapordaki tespitlere göre; taraflar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi nedeniyle 21.230,42 TL asıl borcun ödenmediği, hesabın davacı banka tarafından kat edildiği ve Sakarya 2. Noterliğinin 21.05.2019 tarih ve 12064 yevmiye sayılı ihtarı ile davalılara temerrüt ihtarının gönderildiği, ihtarnamenin tüm davalılara 22.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılara verilen 7 günlük atıfet mehili ile beraber davalıların 30.05.2019 tarihinde temerrüte düştükleri, kredili mevduat hesabına takip tarihine kadar uygulanan temerrüt faiz oranının sözleşme ve TCMB’ye bildirilen faiz oranların uygun olduğu, takipten sonrası için talep edilen temerrüt faizi oranının da sözleşme ve TCMB’ye bildirilen faiz oranların uygun olduğu anlaşılmış, bu nedenlerle davalıların bu yöndeki istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak; 6100 sayılı yasanın 26/1.maddesine göre; Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Eldeki olayda dava dilekçesinde davacının talebi asıl borçlu yönünden 30.000,00 TL, kefiller yönünden 22.000,00 TL ile sınırlı iken, davalı kefiller ... ve ... yönünden davacının talebi aşılarak 30.000,00 TL yönünden hüküm kurulması 6100 sayılı yasanın 26/1.maddesine aykırı olduğundan; yine takipteki toplam alacağın 41.738,36 TL olduğu, eldeki davaya konu kısmın asıl borçlu şirket yönünden 30.000,00 TL, diğer davalılar yönünden 22.000,00 TL olduğu nazara alındığında itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de hatalı olup mahkeme kararının kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalıların istinaf talebinin açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
A)Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, 2022/630 Esas - 2023/412 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalıların Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/95065 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl borçlu Altanlar Plastik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden 21.230,42 TL asıl alacak ve 8.769,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.000,00 TL üzerinden (diğer davalılar ... ve ... yönünden 21.230,42 TL asıl alacak ve 769,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.000,00 TL’lik kısımdan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek %23,16 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte devamına,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. Madde uyarınca asıl borçlu Altanlar Plastik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden 30.000,00 TL (diğer davalılar ... ve ... yönünden 22.000,00 TL’lik kısımdan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 2.049,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 303,64 TL harcın mahsubu ile kalan 1.745,66 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2022/1141 numaralı dosyasında ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde haksız çıkacak taraftan tahsil olunacağı düzenlendiğinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 303,64 TL peşin harç olmak üzere toplam 384,34 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 191,75 TL müzekkere ve tebligat giderleri ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 1.691,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 512,33-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.536,97-TL istinaf karar harcının davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
2-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalılara iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
7-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.