Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1802

Karar No

2025/261

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1802 - 2025/261
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1802
KARAR NO : 2025/261

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2023
NUMARASI : 2023/6 Esas - 2023/430 Karar

DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALI :......
:......
VEKİLİ :......

DAVA : Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
DAVA TARİHİ : 20/02/2022

KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2021/627745 İhale kayıt numaralı sözleşme gereğince sözleşmenin karşı tarafı olan İzaydaş İzmit Atık Ve Artıkları Arıtma Yakma Ve Değerlendirme A.Ş. İle "İş Makinesi Kiralama Hizmet Temini İşi" adı altında hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirket (yüklenici) ile idare arasında imzalanmış olan Hizmet Temini Sözleşme’sinin İş tanımı başlıklı 4. maddesinde sözleşme konusu işin iki adet paletli dozer, iki adet paletli ekskavatör, iki adet lastikli loder, bir adet lastikli kazıyıcı-yükleyici loderin iş makinesi kiralama hizmeti temini işi olarak tanımlandığını, şirketin iş makinelerini sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan teknik şartnamede yer alan hükümlere uygun olarak belirtilen sürelerde kiralandığını, müvekkil şirketin idare ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında Ziraat Katılım Bankası A.Ş., 12.12.2021 tarihli, 29-B2-121 mektup numaralı, 560.000,00 TL Türk Lirası bedelli teminat mektubu sunduğunu, sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde teknik şartnamede yüklenici müvekkil firmanın faaliyeti çerçevesinde kiralanacak araçların her türlü bakımını kendisinin yapacağı, yakıtı kendisinin satın alacağı gibi hususların belirtildiğini, ancak dünya geneline yayılmış olan ve ülkemizde 11.03.2020 tarihinde görülmeye başlanan Corona Virüs'ün etkileriyle ekonomik krizin gündeme geldiğini, araç giderleri(sözleşme kapsamında iş makinesi) basiretli bir tacirin gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın öngörülemeyecek derecede arttığını, müvekkil şirketin hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname kapsamında sözleşme hükümlerine uygun davranmasına rağmen, gündeme ekonomik buhranın etkilerini elinde olmayan ve öngörmesinin mümkün olmadığını bu sebeple hizmetini gereği gibi ifa edemez duruma geldiğini, hizmet sözleşmesinin müvekkil şirket tarafından sözleşmenin 16. Maddesi gereğince mücbir sebeple yerine getirilemediği, mücbir sebep hali içerisinde bulunulduğunu gösterir yazılı dilekçe idareye 10.02.2022 tarihinde verildiği, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ve hizmetin ifasının 23.02.2022 tarihi itibariyle bırakılacağının bildirildiği, aynı dilekçede sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiyesi ve teminat mektubunun iadesi talep edilmesine karşın, taleplerine davalı tarafından olumlu dönüş sağlanmadığı, müvekkil şirketin haklı feshinin kabulü ve teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini, müvekkil şirketin uzun yıllardır iş makinesi kiralama sektöründe faaliyet gösteren çeşitli idareler bünyesinde birçok projeyi sorunsuz tamamladığını, faaliyet alanında etkin, tanınır, güvenilir, başarılı bir firma olduğunu, müvekkil şirketin teminatının irad kaydedilmesi ve ihalelere katılmaktan yasaklanması halinde; müvekkil şirketin ticari itibarının yok olacağını, güvenilirliğinin sarsılacağını, şirketin çalışanlarının zor durumda kalacağını, müvekkil şirketin ekonomik ve ticari yaşamını sürdürmekte zorlanacağını, müvekkil şirket hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilmesi halinde ülkemizde hiçbir ihaleye giremeyecek ve faaliyetleri devam ettiremeyeceğini bu durumun şirketin mahvına sebebiyet vereceğini, açılan davanın kabulü ile küresel bir salgın haline gelen COVİD-19 virüsün mücbir sebep olduğu kabul ve tespit edilerek müvekkil şirketin 2021/627745 İhale kayıt numaralı "İş Makinesi Kiralama Hizmet Temini İşi" sözleşmesinin mücbir sebeple feshinin tespiti ve kabulüne, müvekkil şirket tarafından 2021/627745 İhale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davalıya sunulan Ziraat Katılım Bankası A.Ş., 12.12.2021 tarihli, 29-B2-121 mektup numaralı, 560.000,00 TL Türk Lirası bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile teminat mektubunun müvekkil şirkete iadesini, küresel bir salgın haline gelen Covid-19 virüsün neden olduğu ekonomik kriz nedeniyle ve dilekçede açıklanan sebeplerle İHTİYATİ TEDBİR taleplerinin doğrultusunda öncelikle teminatsız olarak, Ziraat Katılım Bankası A.Ş., 12.12.2021 tarihli, 29-B2-121 mektup numaralı, 560.000,00 TL Türk Lirası bedelli teminat mektubunun Hazineye irat kaydının tedbiren engellenmesini, teminat yatırılmasının uygun görülmesi halinde mümkün olan en düşük teminat karşılığında müvekkil şirketin idare bünyesinde teminatının hazineye irad kaydının tedbiren engellenmesini, müvekkil şirketin bundan sonra gireceği ihalelerden yasaklanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından kamu ihale kanunu kapsamında yapılan ihale sonucunda davacı şirket ile müvekkil şirket arasında iş makinası kiralaması işine ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin Ekim 25.10.2021 tarihinde imzalandığını, müvekkil şireketin Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olduğu tüm mal ve hizmet alımlarını Kamu İhale Kanunu kapsamında yaptığını, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 25.10.2021 tarihinde “İş Makinası Kiralama Hizmeti Temini İşi” kapsamında sözleşme imzalandığı, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete, Covid-19 salgını nedeni ile mücbir sebeple işi yerine getiremeyerek 23.02.2022 tarihi itibari ile sözleşmeyi tek taraflı fesih bildirimi gönderildiğini, davacı şirket tarafından dayanak gösterilen Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10.maddesi; “Mücbir sebep olarak kabul edilebilecek haller aşağıda belirtilmiştir: Doğal afetler, Kanuni grev, Genel salgın hastalık, Kısmî veya genel seferberlik ilânı, Gerektiğinde Kurum tarafından belirlenecek benzeri diğer hallerde süre uzatımı verilmesini, sözleşmenin feshi gibi durumlar da dahil olmak üzere, idare tarafından yukarıda belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için; yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması gerektiğini, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olmasını, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmediğini, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafından sözleşmenin feshine gerekçe gösterilen Covid-19 salgınının Mart 2020 tarihinde ortaya çıkması ve ihale tarihi olan 13.10.2021 tarihinde de COVİD 19 salgını olduğunu, davacı şirketin tüm bu mevcut durumu bilerek ihaleye iştirak ettiği ve müvekkil şirket ile sözleşme imzaladığı, sözleşme imzaladıktan 4 AY sonra davacı şirketin mücbir sebep iddiası ile sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi kanuna ve esasa açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında sözleşme imzalandığı tarihte COVİD 19 salgını olduğunu, davacı şirketin COVİD 19 salgınını gerekçe göstererek sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinin kanuna ve esas aykırı olduğunu, söz konusu tedbir kararlarının tamamının COVİD 19 salgınından önce imzalanan ve devam eden sözleşmeleri kapsadığını, sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, kamu ihale kanunu kapsamında idarelerle sözleme imzalayan yüklenicilerin korunması amacı ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirkete böyle bir imkan sağlanmış olmasına rağmen davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tek taraflı olarak yapılan feshin sonuçlarının açıkça sözleşmede yer aldığını, müvekkil şirketin yeniden ihale sürecinin başlatılacağını, davacı şirketin tek taraflı feshi sonucunda, müvekkil şirket açısından kamu zararı ortaya çıktığını, tüm bunların birlikte değerlendirildiğinde davacının ihtiyati tedbir talebinin yersiz olduğunu, davacı şirket tarafından dava dosyasına ibraz edilen ihtiyati tedbir kararlarının tamamının covid 19 salgınından önce imzalanan ve devam eden sözleşmeleri kapsadığını, ayrıca kamu ihale kanunu kapsamında yapılan ihalelerde verilen teminat mektuplarının haczedilemeyeceğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece herhangi bir detaylı inceleme yapılmadan, dava dilekçesinde arz ettikleri hususlar araştırılmadan, bilirkişi incelemesi talepleri ilk celse itibariyle bildirilmesine rağmen mahkemece kabul edilmediği, kabul edilmeme gerekçesinin belirtilmediğini, borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelirse borçlunun ifa yükümlülüğünün sona erdiğini, bu sonucun hayatın olağan akışından kaynaklı olduğu, ifa, mücbir sebep sayılabilecek bir olayın gerçekleşmesi neticesinde imkânsız hale gelmişse, borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık söz konusu olduğu, TBK kanunu uyarınca da yemek hizmetinin ifa edilmesi şirketimizin sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale geldiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından kamu ihale kanunu kapsamında yapılan ihale sonucunda davacı şirket ile davalı şirket arasında iş makinası kiralaması işine ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 25.10.2021 tarihinde imzalandığını, kamu ihale kanunu kapsamında idarelerle sözleşme imzalayan yüklenicilerin korunması amacı ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirkete böyle bir imkan sağlanmış olmasına rağmen davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede tek taraflı olarak yapılan feshin sonuçlarının açıkça sözleşmede yer aldığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2023/6 Esas - 2023/430 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava mücbir sebep doğrultusunda sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin tespitine ve sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun iadesine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nin 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacı ile davalı arasında 2021/627745 İhale kayıt numaralı “İş Makinesi Kiralama Hizmet Temini İşi Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin 8.maddesine göre işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 1 yıl olarak belirlendiği, davacının işe başlamasından sonra korona virüsü salgının etkileri nedeniyle başlayan ekonomik kriz ve döviz kurundaki ani yükselişler nedeniyle yakıt, bakım ve onarım giderlerindeki artışlar ile işçilik ücretlerindeki artışlar nedeniyle davacının katlanmak zorunda kaldığı maliyetlerin aşırı derece arttığı, davacı yönünden sözleşmenin ifasının olanaksız hale geldiğinden bahisle davacı tarafından sözleşmenin 23.02.2022 tarihi itibariyle hizmet verilmesinin fiili olarak bırakılması suretiyle fesih edildiği, feshin mücbir sebep nedeniyle haklı nedenle fesih edildiğinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde davacının sözleşmeyi fesih etmesi nedeniyle davalının zarara uğradığı, davacının mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığı beyan edilerek davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Taraflar arasında iş makinesi kiralama hizmet temini işine ilişkin sözleşme 25.10.2021 tarihinde sözleşme imzalanmıştır.
Sözleşmenin 16. maddesinde süre uzatımı verilebilecek haller ve şartları düzenlenmiş olup 16.1.1 maddede genel salgın hastalık mücbir sebep olarak sayılmış, ancak bu halin mücbir sebep sayılarak süre uzatımı verilebilmesinin koşulları 16.1.2 maddede belirtilmiştir.
Sözleşmede açık bir düzenleme bulunmasa da, olaya uygulanması gereken 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun yasanın 10. maddesinde "mücbir sebeplerden dolayı, idare veya yüklenici sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Ancak, yüklenicinin mücbir sebebe dayalı bir süre uzatımı talebi varsa idarenin sözleşmeyi feshedebilmesi için uzatılan sürenin sonunda işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde tamamlanmamış olması gerekir. Sözleşmenin feshedilmesi halinde, hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı korona virüs salgınının mücbir sebep olduğunu belirterek 23.02.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin kendisi tarafından feshedildiğini idareye bildirilmiştir. İdare bu fesih bildirimini kabul etmemiş ancak işin bırakılması halinde sözleşmenin davacının tek taraflı feshi nedeniyle tasfiye edileceği bildirilmiştir.
Davacı fesih bildiriminde; sözleşmede salgın hastalığın ve döviz kurundaki yükselişin mücbir sebep olarak sayılmasını, hizmet alımı için ödenen bedelin maliyetinin çok altında kalmasını, personel giderlerine yapılan artış yanında korona virüs hastalığı nedeniyle piyasada oluşan fiyat artışlarının sözleşme bedeli ile karşılanamamasını sebep olarak göstermiştir.
Sözleşme hukuku açısından mücbir sebep kavramı, borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel olan, haricî, öngörülemez ve kaçınılamaz nitelikte olayları ifade eder. Bir olayın mücbir sebep sayılması için varlığı gerekli unsurlar, haricîlik, kaçınılamazlık ve öngörülemezliktir. Mücbir sebepler ifa imkansızlığına veya aşırı ifa güçlüğüne yol açabilir. Bu nedenle bu kavramlar üzerinde durulması gerekir.
Borç ilişkisinden kaynaklanan bütün borçlar ifa edilince o borç ilişkisi sona erer. İfa bu hali ile borçlanılan edimin yerine getirilmesidir. İfanın konusu, borçlanılan edimdir.
Sözleşmedeki edim yerine getirilmemişse borçlu alacaklının uğradığı zararları gidermekle yükümlüdür. Fakat bazen sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi; edimin yok olması gibi maddi, sözleşme konusunu yapılamaz kılan hukuki bir nedenle ya da ekonomik, sosyal vs. bir olay niteliğindeki fiili bir nedenle mümkün olmayabilir. Bu durumda ifa imkansızlığı gündeme gelir. İfa imkansızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi olarak açıklanabilir. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkansızlık, yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da subjektif imkansızlık denir. İfa imkansızlığı sözleşme yapılmadan önce var ve bu olgu herkes bakımından aynı sonucu meydana getirmekte ise 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK'nın) 27. maddesi gereğince sözleşme geçersizdir. İfa imkansızlığı sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkmış ve eğer borçlunun kusuru olmaksızın edim imkansızlaşmışsa TBK'nın 136. maddesi, borçlunun kusuru sonunda imkansızlaşmış olursa TBK'nın 112. maddesinin uygulanması gerekir.
Yukarıda sözü edilen TBK'nın 136. maddesine göre; borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcun ifası imkansızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
İfa imkansızlığı kısmen de doğmuş olabilir. Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer (TBK 137/1). Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır (TBK 137/2).
İfa imkansızlığı ile aşırı ifa güçlüğü birbirinden farklıdır. Aşırı ifa güçlüğü TBK 138. maddede düzenlenmiş olup bu hükme göre; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. (TBK 138/1). Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır (TBK 138/2). (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/4048 esas 2024/4238 karar sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez. Zira corona virüs salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için araç kiralama hizmetinin verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel oluşturması gerekir. Davacı bu salgının mücbir sebep olduğunu ileri sürerken dayandığı sebepler döviz kurundaki yükselme nedeniyle artan maliyetler, kiralık araç bulamama gibi sözleşmenin ifa edilmesine engel oluşturan bir neden olmayıp, bu salgın ortamında fiyatların aşırı yükseldiği bu nedenle maliyetlerin karşılanamadığı iddiasıdır. Bu durumda somut olayda, mücbir sebebin varlığı ve buna bağlı olarak tam veya kısmi ifa imkansızlığı bulunduğundan söz edilemez. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/4048 esas 2024/4238 karar sayılı ilamı)
Davacı tacir olup fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalaması gerektiğinden bunun doğrudan ifaya engel olan mücbir sebep teşkil etmesi de düşünülemez. Fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğü söz konusu olabilir ise de bunun için de mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabilecek iken davacı bu yola gitmeksizin doğrudan sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir.
Bu durumda, davacı haklı bir neden olmaksızın sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediğinden sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/4048 esas 2024/4238 karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/989 esas 2024/3329 karar sayılı ilamı)
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim