Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1306
2024/1811
12 Aralık 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1306 - 2024/1811
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1306
KARAR NO : 2024/1811
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2023
NUMARASI : 2022/866 Esas - 2023/237 Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALI :......
:......
VEKİLİ :......
DAVA TÜRÜ : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 07/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dahil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütmekte olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında 30/03/2017 tarihinde Adapazarı - Kocaali ve Adapazarı Bilecik posta taşıma hizmeti konulu iki ayrı sözleşmenin akdedilmiş olduğunun, sözleşmelerin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 9. maddesinde "hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp, PTT tarafından Yükleniciye ödenecektir." düzenlenmesinin bulunmakta olduğunu, şirket tarafından bu bedelin davalıya ödenmesine rağmen ayrıca bir kere de KDV tevkifatı yapılarak şirketce 2. nolu KDV beyannamelerinde yapılan düzeltme işlemi neticesinde 37.616,34-TL vergi dairesine ödenmek zorunda kalındığını, dolayısıyla işlemde verginin mükellefi olan firma tarafından beyan edilmesi ve nihayetinde ödenmesi gereken verginin mükellefi olan firma tarafından beyan edilmesi ve nihayetinde ödenmesi gereken verginin şirket tarafından denmiş olduğundan firmanın mamelekinde haksız şekilde 37.616,34-TL artış olduğunu, tacir olan taraflar arasındaki özel hukuk münasebetini düzenleyen sözleşme /sözleşmelerin /şartnamelerin söz konusu verginin denmesinden adı geçen yüklenici durumundaki davalının sorumlu olduğu taralar arasında kararlaştırılmış olup, istirdatı talep edilen meblağdan davalının sorumlu olduğu, dolayısıyla davalının sebepsiz yere zenginleştiğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalının taşınır, taşınmaz, bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında şimdilik 37.616,34-TL'lik ihtiyati haciz kararı verilmesini, 37.616,34-TL’nin davalıya ödenmesi için 15/03/2021 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsilini, davacı şirketin sermayesi yüzde yüz devlete ait anonim şirket olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın 6100 sayılı HMK. 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereği pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının KDV Kanunu Uygulama Tebliğleri kapsamında davalıya yersiz olarak ödediği 37.616,34- TL KDV’yi yasal yollardan Gelir İdaresinden Hazineden değil sadece fatura düzenleyen ve KDV’yi yersiz tahsil eden davalıdan talep etmesi gerekmekte olup, esas itibariyle dava konusu olayın meydana gelmesinde de, davalının davacıya kestiği faturalardaki KDV tutarının KDV tebliğlerine uygun düzenlenmemesinden kaynaklı olduğunu, davacı üzerine düzen tüm vergi sorumlulukları yerine getirmiş olup bu haklılıklarını gösterdiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacı tarafın iddialarına ilişkin olarak davaya konu dönemlerde kdv'nin ödenip ödenmediği araştırıldığını ve somut olarak davalı şirketin davaya konu dönemlere ilişkin KDV'sini ödemiş olduğunun ispatlandığını, davacının taleplerinin neye dayandığı ve nasıl hesaplandığı belli olmadığını, davacı, hatalı uygulamalarında ısrar etmekle birlikte davasını ve taleplerini ispatlamak yerine bunun mahkemece de doğru kabul edilmesini beklemesine ise anlam verilemediğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2023 Tarih - 2022/866 Esas - 2023/237 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacı tarafından vergi mevzuatından kaynaklı davalının ihmalinden kaynaklı olarak fazla ödemek zorunda kaldığı 37.616,34 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir. Davalı tarafından ise vergilendirme işleminin davacının kendi hatasından kaynaklandığını buna rağmen vergi ödemesinin tarafından yapıldığını, bu durumda kendisi tarafından kaynaklanan bir ihmal nedeniyle kurumun herhangi bir zararın bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı tarafından davaya konu edilen ve sözleşmeye konu edilen 01.04.2017-30.09.2019 tarihleri arasını kapsayan Sakarya-Kocaali işine ait 31 adet, Sakarya Bilecik İşine ait 17 adet faturanın bulunduğu, faturalarda KDV dahil fiyat belirlendiği, ilgili fatura ve sözleşme bedellerinin davalıya hak ediş olarak ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen 31 adet fatura ilgili vergi dairesi tarafından dosyaya gelen dosyaya gelen 22.11.2022 tarihli yazı cevabına göre, 06/2018, 07/2018, 08/2018, 09/2018, 10/2018 ve 11/2018 KDV beyan dönemlerinde ödenecek vergi çıktığı ve mükellefin bu vergilere yaptığı ödemelerin tahsilat belgelerinin mahkememize gönderildiği, ancak ilgili 07/2017, 05/2017, 06/2017, 08/2017, 09/2017, 10/2017, 11/2017, 12/2017, 01/2018, 02/2018, 03/2018, 04/2018, 05/2018, 12/2018, 01/2019, 02/2019, 03/2019, 04/2019, 05/2019, 06/2019, 07/2019, 08/2019, 09/2019 ve 10/2019 faturalara ilişkin KDV beyanlarında mükellefin hesaplanan KDV'sinin indirilecek KDV'sinden az olması sebebiyle sonraki döneme devreden KDV çıkması nedeniyle mükellefin ödenecek vergisi çıkmadığı bildirilmiş, tüm faturalara ilişkin tahsilat ve tahakkuk fişleri gönderildiği, ilk derece mahkemesince ...'na müzekkere yazılarak tahsilat fişlerindeki ödemelerin kim tarafından yapıldığının sorulduğu ve ...'ın 02.03.2023 tarihli müzekkere cevabından ödemelerin davalı şirketin kredi kartından tahsil edildiği bildirilmiştir. Davacı kurumun, davalı tarafından KDV ödemelerinin zamanında ödenmesinden sonra, 15.12.2021 tarihli uzman görüşü de nazara alınarak, davalı tarafından daha önce ödenen ve davacının borçlu olmadığı KDV tutarlarını devlet hazinesine mükerrer olarak ödediği sabittir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77-(1) maddesine göre; Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yine aynı yasanın 78.maddesine göre ise; Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Şüphesiz ki, zenginleşmenin isteneceği kişi, malvarlığını haklı bir sebep olmaksızın alan kişidir.
Somut olayda; davacının vergi ödemesini mükerrer yapması nedeniyle davalının herhangi bir zenginleşmesinin olmadığı, sebepsiz zenginleşenin Maliye Hazinesi olduğu, davacının kendi mevzuatından kaynaklı yapmak istediği düzenlemelerin bu dava yolu ile gidermesinde hukuki yararı bulunmadığı bu nedenle mahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu değerlendirilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.