Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1296
2024/1770
4 Aralık 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1296
KARAR NO : 2024/1770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2023
NUMARASI : 2022/384 Esas - 2023/224 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının sağlanması için borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlunun süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, müvekkili davacı şirket kendi adına kayıtlı ... plakalı ... marka aracın satışı konusunda davalı ... ... ile anlaşarak Başiskele 1.Noterliği'nin 24.09.2021 tarihli 017880 yev nolu satış sözleşmesi ile 320.000,00 TL +KDV olarak söz konusu aracın satışı konusunda anlaşıldığını, müvekkil şirket merkezi İzmir'de bulunduğu için bu konuda satıcı vekili olarak ... sözleşmede vekaleten satışı gerçekleştirdiğini, taraflarca ikame edilen bu araç satış sözleşmesine istinaden aracın teslimi gerçekleştiğini ancak müvekkili şirkete araç satış bedeli ödenmediğini belirterek borçlu tarafından Kocaeli İcra Dairesi 2021/152792 Takip sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2021/152792 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, 13/12/2021 tarihli 331.013,70 TL bedelli ödeme icra emri müvekkiline 14/12/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, başlatılan icra takibine 15/12/2021 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davacı tarafın dilekçelerinde sundukları Başiskele 1.Noterliğinin araç satış sözleşmesinde yazdığı üzere satıcı Girne Klima Dayanıklı Tüketim Malları Bilgisayar Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili ...'in ... plakalı ... marka aracı halihazır durumu ile sattığını, bedelinin nakten ve tamamını aldığını noter huzurunda kabul ve beyan ettiğini belirterek davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davacının açmış olduğu davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminat talebinin davacının kötü niyetli olarak takip yaptığına dair dosyada bilgi ve belge olmadığından REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/borçlu tarafça yargılamanın hiç bir aşamasında söz konusu araç bedelini ödediğine dair herhangi bir belge sunulamadığını, 320.000 TL’lik bir ödemenin elden alınması ve tek tek sayılmasının da yaşadığımız şu teknoloji çağında olağan dışı bir durum olduğunu, davalı yana satışa ilişkin kesilen fatura içeriğine ilişkin davalı tarafından yasal süre içerisinde bir itirazda bulunulmadığını, noter satış sözleşmesinin vekiller vasıtasıyla gerçekleştirilmiş olduğundan alıcı davalı ...'nin noter de bulunmadığından yola çıkarak rahatlıkla bu yemini edebileceği düşünülerek yemin delilinin kullanılmadığını ve bu hususa ilişkin beyanda da bulunulduğunu, belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aracın tesliminin gerçekleştiğini ancak bedelinin ödenmediğini iddia ettiğini, davacı tarafın bu iddiasıırı gerçeği yansıtmadığı gibi aynı zamanda davacı tarafın bu iddiasını ispatlayamadığını, bilindiği üzere noter huzurunda düzenlenmiş araç satış sözleşmesinin resmi belge niteliğinde olduğunu, resmi belgenin aksi ancak yine bir resmi belgeyle ispat edilebileceğini, iddiasını ispatla yükümlü davacının, dava dilekçesi ekinde iddiasını ispat eder nitelikte herhangi bir resmi belge sunmadığı gibi bu yönde bir resmi belgeye dava dilekçesinin hukuki deliller başlıklı kısmında da dayanmadığını, davacı tarafın almış olduğu bedeli tekrar talep ettiğini ve kötü niyetli davrandığını, mahkemece işbu kararın kötü niyet tazminatı açısından düzeltilmesini talep ettiklerini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih, 2022/384 Esas - 2023/224 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın Başiskele 1. Noterliğinin 24.09.2021 tarih 17880 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile 320.000,00 TL bedelle davalıya satışının yapıldığı, anılan aracın satış bedelinin ödenmediği iddiasıyla davalı hakkında takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. (6098 sayılı yasanın 207/1-2.maddesi)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi:
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ”
6100 sayılı HMK’nın “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesi:
“(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır.
İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir. Ancak kanunda özel olarak ispat yükünün belirlendiği hâllerde, genel kurala göre değil, kanunda belirtilen şekilde ispat yükü belirlenecektir.
İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Karine belli bir olaydan, belli olmayan diğer bir ... için çıkarılan sonuçtur. Karineler ispat yükünün bir istisnasını oluşturur. Lehine karine olan taraf ispat yükünden kısmen veya tamamen kurtulur. Karine söz konusu olduğunda, karine temeli ile karine sonucunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Karineye dayanan taraf, sadece karine sonucunu ispat yükünden kurtulmuş olur, ancak karine temelini ispat etmek yükü altındadır. Bu durumu vurgulamak için, fıkrada açık düzenleme yapılmıştır. Kesin kanuni karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Fıkrada, özellikle aksini ispat kavramına yer verilmiştir. Zira aksini ispat ve karşı ispat farklı kavramlardır. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyeti yerine karine ile kabul edilen durumun aksinin ispat edilmesi söz konusu olur. Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2019 tarihli ve 2017/19-1656 E., 2019/548 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23/09/2020 tarih, 2017/(19)11-826 Esas ve 2020/667 Karar sayılı kararı)
Somut ... yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın Başiskele 1. Noterliğinin 24.09.2021 tarih 17880 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile 320.000,00 TL bedelle davalıya satışının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf satış bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. 6098 sayılı yasanın 207/2.maddesine göre asıl olan tarafların aynı anda ifade bulunmasıdır. Başiskele 1. Noterliğinin 24.09.2021 tarih 17880 yevmiye numaralı satış sözleşmesinde davacının satış bedelini “nakden ve tamamını aldığı” yönündeki yazılı beyanının bulunduğu görülmüştür. Bu durumda resmi yazılı belge olan anılan satış sözleşmesindeki beyanın aksini iddia eden davacının bu iddiasını 6100 sayılı yasanın 201. maddesi gereği yazılı delille ispat etmesinin gerektiği, anılan resmi belgenin aynı yasanın 204/2.maddesi gereği aksi ispatlanana kadar kesin delil mahiyetinde olduğu, anılan yasal karinenin aksini de, belge içeriğinin aksini iddia eden davacının ispat etmesinin gerektiği (benzer yönde dairemizin 2023/862 esas 2024/1511 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4468 esas 2024/6542 karar sayılı ilamı) dosya kapsamında bildirilen deliller ile davacının iddiasını ispat edemediği gibi verilen kesin süre içeriğinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.
Davacı taraf, noterliğin kamera kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini beyan etmiş ise de, anılan delilin dava dilekçesindeki deliller arasında bildirilmediği gibi bu hususun ilk derece mahkemesi önünde de ileri sürülmediği anlaşıldığından 6100 sayılı yasanın 357/1.maddesi gereği bu hususun istinaf aşamasında incelenemeyeceği anlaşıldığından bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı taraf, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu beyan ederek kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de, az yukarıda açıklandığı üzere davacının iddiasını ispat edemediği, üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği anlaşıldığından ve davacının anılan takibi kötü niyetli olarak başlattığına dair dosyaya bir delil de sunulmadığından mahkemece davalının kötü niyet tazminatının reddi isabetlidir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.