Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1137

Karar No

2024/1734

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1137 - 2024/1734
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1137
KARAR NO : 2024/1734

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2023
NUMARASI : 2022/851 Esas - 2023/292 Karar

DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALILAR :......
:......
VEKİLİ :......

DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 13/12/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16.06.2021 tarihinde, davalı ...'ın tek pay sahibi olduğu Ataerk İnşaat Gayrimenkul Turizm Gıda Tarım ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'nin hisselerini %50’sinin davacıya devri hususunda protokol imzalandığını, imzalanan protokol uyarınca davacının, mezkur satış işlemi için davalılara ileride satış bedelinden düşülmek üzere 300.000,00-USD kapora vermeyi, davalılar ise protokol tarihinden itibaren 45 gün içerisinde belirlenen bedel ve koşullar mukabilinde Şirket’in %50 hissesini davacıya devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının, 18.06.2021 tarihinde davalı "Şirket" kurumsal hesabına “16/06/2021 tarihli protokol ödemesi” açıklaması ile 300.000,00-USD kapora bedelini gönderdiğini ve böylece protokolden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalıların, protokol hükümlerine aykırı davranarak 45 gün içerisinde devir ve satış işlemlerini yerine getirmediğini, böylece ödenen kapora bedelini iade yükümlülükleri doğduğunu, davacı tarafından defaatle davalılara iade yükümlülüğünün hatırlatıldığını, iyi niyetten kaynaklı olarak herhangi bir hukuki yola başvurulmadığını, davacının yapmış olduğu kapora ödemesinden 1 yılı aşkın bir süre sonrasına isabet eden 20.07.2022 tarihinde davalı "Şirket" tarafından, davacıya "Protokol Ödemesi İadesi” açıklaması ile 150.000,00-USD bedelli kısmi bir iade gerçekleştirildiğini, ancak bakiye bedel olan 150.000,00 USD kapora bedelinin, davalılar tarafından iade edilmediğini, bakiye kapora bedelinin iade alınmaması üzerine davacı tarafından davalılara Üsküdar 41. Noterliği'nin 09.09.2022 tarihli ve 03405 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek bakiye kapora bedelinin iadesinin talep edildiğini, İhtarnamenin, davalılara 12.09.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine taraflarınca Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/24496 Esas sayılı dosyasından davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, davalıların borca itiraz etmeleri üzerine taraflarınca Ticari Davalarda Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını beyanla davalıların borca vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline, davalılar adına kayıtlı araç ve/veya gayrimenkul tespit edilmesi halinde üzerine 3. şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacının, davayı hem 1 numaralı davalıya hem de 2 numaralı davalı Ataerk şirketine karşı pasif husumet yönelterek dava açmış ise de taraflar arasındaki yazılı tek belge olan 16.06.2021 tarihli Protokol'de davacı ile 1 numaralı davalı ...'ın imzaları bulunduğundan 2 numaralı davalı Ataerk şirketine davada pasif husumet yöneltilemeyeceğinin son derece açık olduğunu, sözü edilen protokolün konusunun davacı ...'in satın almaya, 1 numaralı davalı ...'ın da satmaya nitelendikleri 2 numaralı davalı Ataerk şirketindeki 1 numaralı davalı ...'a ait payların (hisselerin) yarısı olduğunu, diğer bir anlatımla satışa konu edilecek olan şey hisseler, satışa konu hisselerin sahibi ve davacıya satmaya niyetlenen ise 1 numaralı davalı ... olduğunu, dolayısıyla 2 numaralı davalı Ataerk şirketine huzurdaki davada davalı sıfatıyla pasif husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olamayacağından öncelikle 2 numaralı davalı Ataerk şirketi yönünden açılmış olan davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, eğer davacı protokol mucibince 1 numaralı davalı ...'a ödenmesi gereken kaparo (cayma akçesi) tutarını banka kanalıyla 2 numaralı davalı Ataerk şirketine göndermiş olduğu için Ataerk şirketini de davalı olarak gösterdiğini ileri sürüyorsa, hisse (pay) satışına yönelik protokol gereği asıl ödeme yapılması gereken kişinin 1 numaralı davalı ... olduğundan, alacak-borç ilişkisinin taraflarının ... ile davacı Münir Aliyev olması nedeniyle, davalı Ataerk şirketi yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, dava dilekçesinde 1 numaralı davalı ...'ın protokol hükümlerine aykırı davranarak 45 gün içinde devri ve satış işlemlerini yerine getirmediğini iddia ettiğini, oysa taraflar arasındaki protokolün, hisse devir ve satış işleminin gerçekleşebilmesini 45 gün içinde bedel ve ödeme koşullarında mutabık kalınması şartına bağladığını, açılmış olan bir davada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacının iddiasını yaklaşık da olsa ispatlamaya yarar delil sunması ve davalının da ekonomik olarak dava konusu borcu ödememek için kötü niyetli olarak malvarlığını azaltması ya da davacının ileride alacağına kavuşmasının olanaksız hale gelme ihtimalinin bulunması gerektiğini, bu sebeple; tamamen yersiz ve dayanaksız bir şekilde açılmış olan davada; 1 numaralı davalı ... açısından davanın esastan reddine, 2 numaralı davalı Ataerk şirketi açısından davanın pasif husumet ve esas yönünden reddine, davalı müvekkilleri lehine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, şartları oluşmayan yersiz ve dayanaksız ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davalı Ataerk İnşaat Gayrimenkul Turizm Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın, KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı borçlu ...'ın Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/24496 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 692,01.-TL asıl alacak, 150.000,00.-USD asıl alacak ve 295,89.-USD işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacaklara takip talebinde belirtildiği şekilde faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davalı borçlu ... itirazında haksız olduğundan, takip konusu edilen USD cinsi alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 2.754.923,66.-TL ve 692,01.-TL'nin toplamı olan 2.755.615,67.-TL'nin %20'si olan 551.123,13.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
4-Davacı alacaklının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilen kısım yönünden davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada dayanılan 16.06.2021 tarihli protokol'deki "cayma halinde kaparonun iade edilmeyeceğine" dair anlaşma Yargıtay Kararında yer alan "aksine sözleşme olmadıkça" şeklindeki ifadeyi karşılamakta olup eldeki davada taraflar kaparo bedelini "Cayma halinde kaparo iade edilmeyecektir" şeklindeki madde (aksine sözleşme) ile cayma akçesi haline getirdiklerini, yani dava konusu 300.000 USD kaparo bedeli (yasal karinenin aksine bir anlaşma ile) tam da davacı tarafça dayanak yapılan Yargıtay kararında bahsedildiği gibi cayma akçesi haline getirildiğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesi'nin karar gerekçesinde hem dava konusu paranın cayma akçesi olduğunu kabul edip hem de davacının davasını kanıtladığını belirtmesinin arkasında nasıl bir mantık, nasıl bir hukuksal dayanak olduğunu anlamak gerçekten mümkün olmadığını, davalı ... açısından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve hukuki yorumlarla davanın kabulüne karar verilmiş olması açıkça usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ödenen bedel cayma değil, bağlanma parası olup davalının iddiasının aksine yerel mahkemece ödenen bedelin cayma akçesi niteliğinde olduğu kabul edilmediğini beyan ile; davalının istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 Tarih - 2022/851 Esas - 2023/292 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; taraflar arasında imzalanan 16/06/2021 tarihli "PROTOKOL" başlıklı hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davalı Ataerk İnşaat Gayrimenkul Turizm Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın, kısmen kabulüne, kısmen reddine, karar verilmiş karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının,taraflar arasında imzalanan 16/06/2021 tarihli "PROTOKOL" başlıklı hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2022/24496 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalıların davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2022/24496 Esas sayılı icra dosyasın yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 692,01-TL asıl alacak, 2,05-TL işlemiş faiz olmak üzere 694,06-TL toplam alacak ve 150.000,00-USD (2.749.500,00-TL) asıl alacak, 295,89-USD (5.423,66-TL) işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.295,89-USD (2.754.923,66-TL) alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçluların süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine Gebze İcra Dairesi'ince takibin davalı borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya arasında bulunan ve taraflar arasında şirket hisselerinin devrini konu alan 16.06.2021 tarihli "Protokol" başlıklı belgenin incelemesinde; davalı Ataerk İnşaat Gayrimenkul Turizm Gıda Tarım ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'nin hisselerinin %50’sinin davacıya satışı konusunda eldeki davanın davacısı ile davanın diğer davalısı olan ... arasında protokol imzalanmış olduğu, şirket hisselerinin alıcısı konumunda bulunan davacı ... ile satıcısı konumunda bulunan davalılardan ...'nın satımı konu alan protokolü imzaladıkları, hisse satış protokolün 3. maddesinde satış bedelinden düşülmek üzere alıcının 300.000.-USD kapora ödemesinin kararlaştırıldığı, protokolün son (4.) maddesin de ise alıcının satış konusu işlemden vazgeçtiği takdirde kapora tutarının kendisine iade edilmeyeceğinin düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 177. maddesinde bağlanma parası, sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu para olarak tanımlanmıştır. Kaparo olarak da adlandırılan bu para cayma parası olarak nitelendirilemez. Kaparo (Pey Akçesi), bir sözleşmeye varıldığının kanıtı olarak taraflardan birinin diğerine, genellikle borçlu tarafından alacaklıya verilen para veya menkul bir edimdir. Halk dilinde pey akçesine “kaparo” veya “bağlama parası” da denilmektedir. Amacın ise anlaşmanın bir delili olarak bir şeyin verilmesidir. Alınan pey akçesi (kaparo) nun alacağa mahsup edilmekte, alacaktan düşülmesi gerektiği hususu anonim olarak yerleşmiştir (T.Uygur BK.genel hükümler C.II.1990.sh. 732.733).
Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin sebebi açık değilse, verilen paranın bağlanma parası olduğu kabul edilir. Verilen paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak durumundadır.
Yukarıda terim olarak bahsi geçen cayma parasından bahsetmek gerekir ise; kişiye sözleşmenin yapılması sırasında verdiği şeyi (parayı) yitirme pahasına dilediği zaman sözleşmeden dönme hakkını sağlayan bir paradır. Sözleşmenin yapılması sırasında taraflardan biri diğerine bir miktar para verir ve aralarındaki açık ya da örtülü anlaşmaya göre parayı veren verdiği parayı karşı tarafta bırakması karşılığında sözleşmeden cayma yetkisine sahip olursa, burada cayma parası söz konusu olur. Cayma parası taraflara sözleşmeden dönme yetkisi verir. Cayma parasını veren taraf, verdiğini karşı tarafa bırakmak suretiyle, karşı taraf ise aldığının iki katını, cayma parasını verene vermek suretiyle sözleşmeden dönebilir.
Eldeki davada; avans, kaparo (pey akçesi) nin bir ceza koşulu değil, alacağa saymak (mahsup) üzere ödenen başlangıçta bir tutar veya edim olmasına göre somut olayın çözülmesi gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ile bağlanma ve cayma parasına ilişkin açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı ... arasında hisse devir protokolü imzalanmış, bu protokol gereğince davacı tarafça 300.000,00.-USD ödeme yapılmış, ancak hisse devri gerçekleşmemiştir. Davalı tarafça bu paranın 150.000,00.-USD'si yaklaşık 1 yıl sonra iade edilmiştir.
Eldeki davada; davacı tarafından davalılardan satın alınması düşünülerek tanzim olunan 16.06.2021 tarihli belgede şu şekilde kayıt olduğu görülmektedir. “alıcı, protokolün imza aşamasında satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere 300.000 USD (ABD Doları) kapora vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” 16.06.2021 tarihli belge satış öncesi ön anlaşma niteliğinde olup, bahsi geçen protokolde ayrıca “alıcı belirtilen süre içerisinde satış konusu olan işlernden vazgeçtiği takdirde satıcıya
verdiği tutarının kendisine iade edilmeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir” şeklindeki maddeye de yer verildiği görülmüştür.
Eldeki davada; 16.06.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalı ...'a verilen para hisse satış bedelinden düşülmek üzere verilen bağlanma parasıdır. Her ne kadar protokolün son (4.) maddesinden; bağlanma parası olarak verilen bedel alıcının işlemden vazgeçmesi durumunda cayma parasına dönüşeceği, verilen bedelin davacıya iade edilmeyeceği anlaşılabilecek ise de, bu yönde bu hükmü destekler nitelikte davalılar tarafından dosyaya ibraz edilen bir delil bulunmadığı görüldüğünden, protokolün son maddesi hükmüne rağmen davacı tarafından davalıya ödenen bedelin bağlanma parası olduğu tartışmasız hale gelmektedir.
Eldeki davada; davalı taraf savunmasında, davacının hisse devrine yanaşmadığını, hisse devir işlemlerinin yapılması için bedel ve ödeme koşullarının tek başına ... tarafından sağlanmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir. Bu beyana göre sözleşmenin asli unsurlarında eksiklik olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğu sonucu çıkmaktadır. Diğer yandan, hisse devrine davacının yanaşmadığını iddia eden davalı taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalılar, bu konuda dosyaya herhangi bir delil de sunmamıştır. Davalı taraf bu konuda tanık dinletme talebinde bulunmuşsa da, mahkemece; dava değeri tanıkla ispat sınırı üzerinde olduğundan, davanın niteliği gereği tanıkla ispat mümkün görülmemiş ve davacı tarafça tanık dinletilmesi talebine açıkça muvafakat verilmediğinden, davalılar vekilinin tanık dinletme isteminin reddine karar verilmiş olması yerinde olmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekirse; eldeki davada, mahkemece; davalı Ataerk İnşaat Gayrimenkul Turizm Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan dava yönünden, dava konusu protokolde, ilgili şirketin hisselerinin devri kararlaştırılmasına rağmen, şirketin devir sözleşmesinin tarafı olması sonucu çıkamayacağından, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, bu nedenle de, davalı şirkete karşı açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine şeklinde karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada; bağlanma parası şeklinde davacı tarafından yapılan toplam ödemenin 300.000 USD olduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Eldeki davada; davacı, davalıya ödenen kaparonun iadesini talep etmektedir. 6098 sayılı TBK m. 177 uyarınca, pey akçesinin verilmesi halinde, asıl olan onun akdin vukuuna delil olarak verilmiş olmasıdır. Açıkça cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kaparo, pey akçesi gibi verilen paralar cayma tazminatı olamayacağından akdi bozmakta haklı olsun olmasın onu veren taraf istirdada yetkilidir. Cayma akçesi akdin yapıldığı sırada karşı tarafa verilen sözden cayıldığı takdirde karşı tarafta kalması kabul edilen bir paradır. Somut olayda dava ve takip konusu hisse devir sözleşmesinin 3. maddesi gereği davalıya ödenen ön ödeme miktarı taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında cayma tazminatı olarak öngörülmemiş olduğu gibi taraflarca da yapılan ödemenin ön ödeme olduğu kabul edilmektedir. Her ne kadar TTK'nın 2. maddesi uyarınca ticari örf ve adet gereği kaparonun iadesi talep edilemez ise de mahkemece ticari örf ve adet gereği verilen kaparonun iade edilmeyeceğinin ispat edildiğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.
Mahkemece toplanan delillere, davacının davaya konu davalı şirkete ait hisselerin bir kısmını satın almak amacıyla ödediği 300.000,00 USD'nin cayma parası olduğuna ve geri ödenemeyeceğine dair taraflar arasında yapılan 16.06.2021 tarihli belgenin 4. maddesi hükmü gereğince "cayma akçesi" olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafından davalıya yapılan 300.000 USD'nin, TBK'nın 177. maddesine göre sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verildiği, ödenen bedelin TBK'nın 178. maddesi kapsamında cayma parası olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile kapora olarak ödenen 300.000 USD 'den ödenmeyen ve icra takibi ve davaya konu edilen 150.000 TL USD'nin temerrüt tarihi (davacının keşide ettiği ihtarname davalıya 12.09.2022 tarihinde tebliğ olmuş, 3 gün ödeme süresi eklendikten sonra 16.09.2022 tarihinde temerrütün gerçekleşmiş olduğu kabul edildiğinde) olan 16.09.2022 tarihinden, takip konusu edilen 150.000,00.-USD asıl alacağa temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki tarih için talep edilen 295,89.-USD işlemiş faiz ile takip konusu 692,01.-TL yönünden davanın kabulüne, 692,01 TL asıl alacak bakımından temerrüt gerçekleşmediğinden, bu miktar alacağa işletilen 2,05-TL faizin reddine şeklinde karar verilmiş olmasında ve davalı borçlu ...'ın itirazında haksız olduğundan, takip konusu edilen USD cinsi alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 2.754.923,66.-TL ve 692,01.-TL'nin toplamı olan 2.755.615,67.-TL'nin %20'si olan 551.123,13.-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalı ...'ın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 191.418,79 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 47.854,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 143.563,89-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
02/12/2024

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim