Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/92

Karar No

2026/120

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/92 - 2026/120
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/92
KARAR NO : 2026/120
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
NUMARASI : 2024/343 Esas - 2025/678 Karar

DAVACI :EUROTRAY METAL KABLO TAŞIMA VE ELEKTRİK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...

DAVALI : SCHLETTER SOLAR GMBH - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Çemesan Group şirketleri üyesi olan müvekkilinin Eurotray Metal Kablo Taşıma ve Elek. San. Ve Tic. A.Ş.'nin 2 ayrı üretim tesisinde ürettiği, solar montaj destek sistemlerinde kullanılan çelik profilleri, 4 kıtada 73 ülkeye ihraç etmekte olan ve önemli miktarda döviz girdisi sağlayarak ülke ekonomisine olumlu katkıda bulunan başarılı bir sanayi ve ihracat şirketi olduğunu, bu kapsamda müvekkili hem Almanya’da mukim davalı Schletter Solar GmbH’ye; hem de şemsiye şirketler grubu Schletter Group’un Türkiye’deki iştiraki Schletter Enerji ve Metal Malzemeleri Üretim ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti.’ne sipariş üzerine güneş enerjisi panellerinin montajında kullanılan çelik profiller ürettiğini, müvekkili ve borçlu/davalı şirketler arasında uzun yıllardır büyük hacimlerde gerçekleştirilen ihracat miktarları özellikle 2020 ve 2021 yıllarında çok yüksek cirolara ulaştığını, anılan çerçevede, Kocaeli İcra Dairesi’nin 2023/119306 E. sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, asıl alacağın (266.425,72 Avro) icra takibinin açıldığı 16.12.2022 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a. Maddesi uyarınca işlemiş/işleyecek faizi ile birlikte borçlu/davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, borçlu/davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu/davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Vekil eden Alman uyruklu ve Almanya'da yerleşik bir şirket olduğunu, bundan bağımsız olarak, bizzat dava dilekçesinde ifade edildiği gibi dava konusu EnBW projesi Almanya'nın Gottesgabe ve Altrebbin bölgelerinde ifa edilmiştir. HMK'nin 6. ve 10. maddeleri uyarınca mahkeme yetkisiz olduğunu, ayrıca taraflar arasında münhasır yetki sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşmede yetkili mahkemenin münhasıran müvekkili şirketin yerleşik olduğu Kirchdorf/Almanya mahkemeleri olduğu kabul edildiğini, münhasır yetki sözleşmesinin yanısıra davacının kabul ettiği Genel Satın Alma koşullarında da Kirchdorf/Almanya mahkemeleri münhasır yetkili mahkeme olarak seçildiğini ve Alman hukukunun uygulanması öngörüldüğünü, malların hepsi Kirchdorf/Almanya'ya teslim edildiğini, montaj ve teknik servis işlemleri, sahadaki test faaliyetleri, ayıp ihbarlarına yönelik incelemeler vs. hepsi Almanya'da ve yurt dışında gerçekleştiğini, hal böyle iken davanın Kocaeli'nde görülmesi hem Türk hem de Alman medeni yargılama usûlü kuralları uyarınca mümkün bulunmadığını, nitekim borca itiraz dilekçelerinde yetki itirazını da içermekte olup icra dairesine yetkili icra dairelerinin Kirchdorf /Almanya icra daireleri olduğunu 12.02.2024 tarihinde bildirdiklerini, dava dilekçesinde sanki ortada her şeyin yolunda gittiği bir ticari ilişki varmış algısı yaratmak istendiğini, vekil edenin gecikmeler ve malların ayıplı olması sebebiyle 2021 yılı itibarıyla minimum 1.171.157,46 EUR civarında zararı olduğunu, bu zarar tamamen davacının akde aykırı davranışlarından kaynaklandığını, bu durum gecikmelere ilikşin ihtarlar, ayıp ihbarları ve taraflar arasındaki diğer yazışmalar kapsamında davacının da malumu olduğunu, hatta taraflar oluşan zararları birlikte üstlenmek adına görüşmeler dahi yapmış olduklarını, somut olayda zarara uğrayan ve alacaklı olan taraf müvekkili olduğunu, gecikmeler aylarca sürmüş ve toplam siparişlerin 2/3 oranını aştığını, Almanya/Kirchdorf mahkemesinin yetkisine dair itirazlarımızın kabul görmemesi halinde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisi bakımından değerlendirme yapılmasını, taraflar arasındaki münhasır yetki sözleşmesi ve ayrıca Genel Satın Alma Koşulları dikkate alınarak davaya Alman hukukunun uygulanmasını, esasa geçilecek olması halinde, gerçeğe aykırı ve haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' Hukukumuzda yabancılık unsuru bulunan davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kuralları, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkiyi de belirlemektedir. Eldeki dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasını ve ayıp savunmasını ihtiva etmekte olup, davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir. Taraflar arasında imzalanan 107/2019 st numaralı sözleşmenin 11. maddesinde düzenlenen yetki sözleşmesi ile, HMK'nın 18/2 maddesine ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamayacağı anlaşılmaktadır. Her ne kadar yetki sözleşmesinde icra takiplerinin yapılacağı yer konusunda anlaşma yok ise de; mahkemenin yetkisine yönelik düzenleme takip usulüne de teşmil eder. Aksi taktirde Kocaeli'de yürütülen bir takibe yönelik itirazın iptali davasının Alman mahkemelerinde görülmesi beklenemez. Davacı beyanlarının kabulü halinde dahi genel yetkili mahkemenin Alman mahkemesi olduğu, sözleşmenin ifa yerinin ise Gebze olduğu açık olduğundan, davalı vekilinin icra takibinin ve davanın Kirchdorf/Almanya mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin yetki itirazı haklı görülerek davanın esasına girilmeksizin İcra takibinin yetkisiz icra dairesine yapıldığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel mahkemenin davanın reddine dair hükmünün, münhasıran 107/2019 numaralı "Gizlilik Sözleşmesi”ne dayanmakla, açıkça hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının yegane dayanağı olan belge, huzurdaki davanın konusu sözleşmenin kurulmasında iki yıl önce imzalanmış olup, 04.11.2019 tarihli olduğunu, dosyada tamamı bulunan sözleşme incelendiğinde, gizlilik yükümlülükleri haricinde bir hüküm ihtiva etmediği kolaylıkla görüleceğini, yetkili Mahkeme “Kirchof Mahkemeleri” olarak ismen açıkça şekilde belirtilmediğini, istinaf taleplerinin kabulünü, yerel mahkeme kararının duruşmalı olarak incelenmesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir .
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
İstinaf başvurusunun HMK'nin md. 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK

3. Değerlendirme ve karar
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, icra takibinin yetkisiz icra dairesine yapıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Somut dosyada; Gottesgabe ve Altrebbin adlı iki güneş enerjisi paneli sahasının metal montaj aksamının üretimine ilişkin olmak üzere 03.03.2021 tarihli ve 19.04.2021 tarihli siparişler üzerine sözkonusu ürünlerin davacı yüklenici tarafından üretilip teslimine dair eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı tarafça toplamda 87 TIR ürün gönderilmek suretiyle tamamlanması öngörülen bu projede ilk 60 TIR gönderisinin üretim bedeli ürünlerin teslimini takiben davalı tarafından vadesinde ödendiği, buna karşın 61 ila 80 no.lu TIR gönderilerinin üretim bedeli ürünlerin teslimine rağmen ödenmediği iddiasıyla bakiye 257.715 Avro asıl alacak üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibine girişilmiş, davalı tarafından yetkiye ve borca yönelik ödeme emrine itiraz üzerine icra takibi durmuş, sonrasında davacı alacaklı tarafından eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
MÖHUK'un "Yetki Anlaşması Ve Sınırları" başlıklı 47.maddesi " Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemelerinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk Mahkemesinde görülür." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; yabancılık unsuru bulunduğu, dosyaya sunulan "Gizlilik Sözleşmesi" başlıklı 107/2019 st numaralı sözleşmenin 11. Maddesinde "İşbu Sözleşme, konusuyla ilgili olarak Taraflar arasında daha önce yapılmış yazılı veya sözlü tüm sözleşmelerin yerine geçer. İşbu Sözleşme, her iki Tarafça imzalanmış yazılı bir belge olmadıkça kısmen veya tamamen değiştirilemez, tadil edilemez, devredilemez veya feshedilemez. Bu sözleşme Alman hukukuna tabidir. Schletter ve tacirler (,,Kaufleute“) arasındaki ihtilaflarda ve Schletter ile Federal Almanya Cumhuriyeti'nde genel yetki alanına sahip ancak genel yargı yeri bulunmayan diğer taraf arasındaki ihtilaflarda yetkili mahkeme, Sehletter'in iş merkezinin bulunduğu yer olacaktır. Schletter ayrıca diğer tarafın genel yargı yetkisinin bulunduğu yerdeki mahkemelere başvurma hakkına da sahiptir. İşbu Sözleşmenin bir hükmünün geçersiz olduğunun tespit edilmesi durumunda, işbu Sözleşmenin diğer hükümlerinin geçerliliği etkilenmez." şeklinde düzenleme yapıldığı ve yetki sözleşmesine ait sayfanın taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır
Taraflar arasında düzenlenen 107/2019 st numaralı sözleşme gizlilik sözleşmesi başlıklı olsa da, sözkonusu sözleşmenin 11. Maddesinde kararlaştırılan yetki sözleşmesinin herhangi bir konu sınırlaması içermediği, başka deyişle, kararlaştırılan yetki sözleşmesinin taraflar arasındaki tüm ihtilafları kapsayıcı nitelikte olduğu, yabancı bir devlet mahkemesine yetki tanıyan bu anlaşmanın MÖHUK'un 47 maddesi gereği kamu düzenine veya münhasır yetki esasına dayanmadığı, dolayısıyla, anlaşmanın Türk hukuku bakımından geçerliği olduğu ve yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamayacağı anlaşılmakla mahkemece yetki sözleşmesine üstünlük tanınarak icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararı yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732 TL maktu karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim