Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1676
2026/171
5 Şubat 2026
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1676 - 2026/171
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1676
KARAR NO : 2026/171
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
NUMARASI : 2024/433 Esas - 2025/419 Karar
DAVACI : ULUS TASARIM MOBİLYA DEKORASYON SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen bedelin iadesi ile kaçırılan fırsat zararı (menfi zarar) istemleri
HÜKÜM : Kararın kaldırılması- yeniden hüküm
İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen bedelin iadesi ile kaçırılan fırsat zararı (menfi zarar) istemleri nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Vekil eden şirketin mobilya dekorasyonu ve imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili firmaya Kaynarca Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesinden ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin kurmayı planladığı tesisin projeye uygun olarak kaba inşaatının yapılması amacıyla müvekkili firma ile davalı arasında 16/06/2022 tarihinde davalı yanca İnşaat İmalat İşçilik Fiyat Teklif sözleşmesi imzalandığını, anlaşmaya göre temelin 1,5 ay içerisinde kolonun 20 güne tamamlanacağı ve tablanın da 1,5 ay içerisinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı, kaba inşaatın tamamlanması için anlaşılan sürenin dolduğunu ve üzerinden bir hayli bir zamanın geçtiğini, davalının hiçbir haklı gerekçe olmaksızın artan içilik fiyatları bahanesiyle kalan işlere devam etmeyeceğini beyan ederek diğer işlerı tamamlamadığını ve eksik iş yaparak anlaşmaya aykırı davrandığını belirterek davalı ile sözleşme tarihi olan 16.06.2022 tarihine kıyasla zararlarının hesaplanarak müvekkilinin maruz kaldığı 10 Bin TL zararın ve müvekkilinden fazla alınan şimdilik 5 Bin TL bedelin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Zaman aşımı ve yetki itirazında bulunmuş açılan davayı kabul etmediğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISME REDDİNE,
-574.745,20 TL menfi zararın 10.000,00 TL'sinin 30.11.2022 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 11.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazla ödenen bedelin iadesine yönelik talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Vekil eden şirketin, mobilya dekorasyonu ve imalatı alanın faaliyet göstermekte olup günümüzde neredeyse tüm televizyon programlarının ve çeşitli hotel/hastahane/iş yeri dekorlarını tasarlayan ve imalatını yapan bir firma olduğunu, davalı yan ise inşaat işlerinde taşeronluk ve kalfalık alanında faaliyet gösterdiğini, vekil edene tahsis edilen yer Organize Sanayi bölgesinde bulunmakta olup bakanlıkça tahsis edildiğini, zorunlu olarak müvekkil OSB'nin duyuru tarihinden itibaren bir yıl içinde yapı ruhsatı alarak inşaata başlayacağını, yapı ruhsatı tarihinden itibaren iki yıl içinde de üretime geçeceğini taahhüt ettiğini, davalı vekil edeni mağdur ettiğini devamlı bakanlık ve organize sanayi müdürlüğü ile yazışmalarına ve bütün işini gücünü bir kenara bırakarak bu işi üstlenecek yeni birileri arayışına geçmesine sebep olarak manevi olarak yıpranması neden olduğunu, davalının anlaşmaya uymaması ve sözleşmeye konu inşaatı terk edip gitmesi üzerine vekil eden davalı ile sözleşme yaptığı tarihte teklif aldığı diğer firmalarla sözleşme yapma imkanını kaçırmış ve hatta kalan işlerin tamamlanması için sözleşme tarihinden neredeyse 5-6 ay sonra başka bir firmayla artan işçilik ve malzeme fiyatları üzerinden anlaşma yapmak zorunda kaldığını, mahkemenin ret gerekçesi olan faturanın davalı tarafından kendi maliyet kazanç hesabına göre düzenlendiği ve ilk belirlenen birim maliyetlere bağlı kalınmadığını, işin gecikmesini kabul ettiği ve buna karşılık gecikme nedeni ile oluşan artışlar nedeni ile de inşaata bu şartlarda devam edilemediğinin anlaşıldığını, anlaşılan birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama ile düzenlenen fatura tutarı arasında bir fark oluştuğunu ve ticari defterlere göre belirlenen borç tutarının bulunmadığının ortaya koyulduğunu, davalı söz konusu faturayı 615.865,60 tl bedeli karşılayacak işin/imalatın yapıldığı için veyahut yapılacak işin tümü için kesmediğini, nitekim yapılacak işin tamamı için kesilmiş olsaydı bilirkişi raporlarında da değinildiği üzere daha fazla bedelli fatura kesilmesi gerektiğini, davalı tarafından kesilen faturaya itiraz edilmemiş olması, işin tamamlandığı ve bedelin hak edildiği anlamına gelmediğini, bu tutarın üzerindeki ödeme müvekkilce fazla ödenen bedel niteliğinde olduğunu, mahkemece hükmedilen ''574.745,20 TL menfi zararın 10.000,00 TL’sinin 30.11.2022 tarihinden itibaren, bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 11.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine'' ilişkin hüküm kısmına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığımızın dikkate alınmasını, yerel mahkeme kararının, fazla ödenen paranın iadesi taleplerine reddine ilişkin kısmının bozulmasına,fazla ödenen 135.267,62 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... asilce istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Tarafların tacir olduğunu, yapılması istenilen işin fabrika binası olduğu, uyuşmazlık konusu işin taraflar açısından ticari iş niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğunun bulunduğunu, zorunlu arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava şartı olduğunu, davanın taşınmazın aynından doğan davalardan olmadığı gibi ticari uyuşmazlık kapsamında kalan işbu alacak davasında davacının taraf olarak göstermiş olduğu davalı ... Hafriyat Nakliyat (Körfez Vergi Dairesi ...) isimli işletmenin bulunduğu yer Kocaeli/Körfez ilçesi olup dava konusu uyuşmazlığa bakmakla yetkili olan mahkemelerin Körfez Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından iddia olunan inşaat işi yapım sözleşmesinin kurucu unsurları eksik olup söz konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının işin kalan kısmı için talep ettiği ve bilirkişi tarafından hesaplanan 584.754,20-TL tazminatın reddi gerektiğini, davacı kendi üzerine düşen yükümlülükleri eksik ifa etmiş olup işin tamamlanmasına yönelik tazminat taleplerin de haklı olmadığını, bilirkişi raporunda tamamlanan yapının hak ediş değeri hakkaniyete aykırı şekilde taraflarca kabul edilmeyen fiyat teklifine göre yapılmış olmasına rağmen diğer taraftan davacı taraf tazminat taleplerini gerçeğe aykırı, sonradan düzenlenebilir bilgi ve belgelerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının açıkladığı işçi ve emtia fiyatlarının kat ve kat üzerinde fiyatlar üzerinden tazminat talep etmesi açıkça kötü niyetli sebepsiz yere zenginleşme niyetinde olduğunu gösterdiğini, bitirilen yapının hak ediş değeri ise davacının tazminat taleplerinin aksine rayiç ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının açıkladığı işçi ve emtia fiyatlarının çok altında hesaplanması hakkaniyete aykırı olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen bedelin iadesi ile kaçırılan fırsat zararı (menfi zarar) istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen bedelin iadesi ile kaçırılan fırsat zararı (menfi zarar) istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; dava konusu taşınmaza müvekkilinin kurmayı planladığı tesisin projeye uygun olarak kaba inşaatının yapılması hususunda tarafların 16/06/2022 tarihli İnşaat İmalat İşçilik Fiyat Teklif sözleşmesini imzaladıklarını, anlaşmaya göre temelin 1,5 ay içerisinde kolonun 20 güne tamamlanacağı ve tablanın da 1,5 ay içerisinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı, kaba inşaatın tamamlanması için anlaşılan sürenin dolduğunu ve üzerinden bir hayli bir zamanın geçtiğini, davalının hiçbir haklı gerekçe olmaksızın artan içilik fiyatları bahanesiyle kalan işlere devam etmeyeceğini beyan ederek diğer işleri tamamlamadığını ve eksik iş yaparak anlaşmaya aykırı davrandığını belirterek davalıya fazladan ödenen bedelin ve kaçırılan fırsat zararının tahsilini talep etmiş, ıslahla kaçırılan fırsat zararını 584.754,20 TL, fazla ödenen bedeli 135.267,62 TL olarak bildirerek toplamda 720.012,82 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; husumet ve zamanaşımı itirazları ileri sürerek hakedişinin eksik hesaplandığını, davacının ödemesinin eksik olduğunu, maliyet artışları olduğunu, davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı tarafça akdi ilişki inkarında bulunulsa da, davalının cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmalarında akdi ilişkiyi zımnen kabul ettiğinin anlaşılmasına göre bu yöndeki savunma yerinde değildir.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Taraflar arasında davacıya ait taşınmaza kaba inşaat yapımına ilişkin 16/06/2022 tarihli İnşaat İmalat İşçilik Fiyat Teklif sözleşmesini imzalandığı, sözleşme kapsamında kalıp, demir, beton ve iskele işlerinin sözleşmede yazılı birim fiyatlarla davalı yüklenici tarafından yapımının üstlenildiği, işin devamı sırasında davacı iş sahibi tarafından Kartal 23. Noterliği 08.11.2022 tarihli 31205 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmede belirlenen sürenin dolamasına rağmen kaba inşaatın tamamlanmaması nedeniyle sözleşmenin tek taraflı feshedilerek sonrasında eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını ispat yükleniciye, bedelin ödediğini kanıtlama yükü iş sahibine aittir.
TBK'nın 125. maddesinde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının hakları sayılmıştır. Bu seçimlik haklardan sözleşmenin feshi tercih edilmiş ise, alacaklı haklı ise olumsuz zararının tazminini isteyebilir. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlayabileceğimiz olumsuz zararın içine sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan giderler ile daha elverişli koşullarla sözleşme yapılması fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zarar da girer. Kaçırılan fırsattan doğan zarar ise, ilk sözleşmenin yapıldığı tarihteki sözleşmeye en yakın fiyat ile fesih sonucu makül sürede yeniden yapılan aynı koşullardaki sözleşme fiyatı arasındaki fark olarak hesaplanmaktadır (HGK'nın 17.01.1990 gün ve 2013/392-1 sayılı kararı).
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya yönünden yapılan incelemede; mahkemece tacir olan davacının ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapora göre, davalı yüklenici tarafından dava konusu işle ilgili davacı adına düzenlenen 22.11.2022 tarihli 615.865,60 TL bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarına göre davacının davalıya toplam ödemesinin 578.000,00 TL olduğu ve davacının davalıya halen 37.865,60 TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, taraflar arasında kararlaştırılan birim fiyat eser sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında alacağının birim fiyatlar esas alınarak belirlenmesi gerekmekte ise de, davalı yüklenicinin dava konusu işlerle ilgili 22.11.2022 tarihli 615.865,60 TL bedelli faturayı düzenlediği, ilgili faturanın da davacı defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu suretle TTK.21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davacı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir. Netice olarak, taraflar arasında kararlaştırılan ve fesihle sonuçlanan eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenicinin 615.865,60 TL’lik imalat bedeline hak kazandığı, davacı iş sahibinin ödemesinin 578.000,00 TL olduğundan davacı iş sahibinin fazla ödemesinin olmaması nedeniyle, mahkemece, bu yöndeki istek kaleminin reddi kararı yerindedir.
Öte yandan, fesih nedeniyle menfi zararlarını (kaçırılan fırsat zararını) talep eden tarafın akdin feshinde kusursuz olması gerekmektedir. TBK.97 maddesi uyarınca karşılıklı edimler içeren sözleşmelerde taraflardan biri kendi edimini yerine getirmeden karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği hükmünün yer aldığı, buna göre, kararlaştırılan sözleşmenin feshinde davalı yüklenici iş programının gerisinde kalması nedeniyle kusurlu ise de, davacının da davalıya yukarıda açıklandığı üzere eksik ödemesinin bulunduğu, bu suretle davacının ödeme edimini gereği gibi ifa etmeyerek akdin ifasında kusurlu davrandığından davacı tarafça kendi kusuruna dayalı olarak davalıdan kaçırılan fırsat zararına talep edilemeyeceğinden, mahkemece, bu yöndeki istek kaleminin de reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinafının kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2025 Tarih, 2024/433 Esas, 2025/419 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,
3-Açılan davanın REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harçtan daha önceden ödenen toplam 12.296,03-TL harç düşüldükten sonra bakiye 11.680,63 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarı farklı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 10/09/2025 tarih, 2025/551 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi bakımından;
8-Davacı vekilinin başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, ilgili tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafın istinafı yerinde görüldüğünden yatırılan istinaf karar harcının tarafına iadesine,
10-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL başvuru harcı ve 300 TL dosya masrafı olmak üzere toplamda 1.983,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.