Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1649

Karar No

2026/166

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1649 - 2026/166
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1649
KARAR NO : 2026/166
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :06/02/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
NUMARASI : 2024/187 Esas- 2025/546 Karar

DAVACI : NOA KAUÇUK PLASTİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle istirdat talebi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle istirdat talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin kauçuk alanında faaliyet gösterdiğini ve ağırlıklı olarak otomotiv sektörüne ve diğer
sanayilere kauçuk hortum ve boruları ürettiğini,, davalı tarafa müvekkil firma tarafından 16
çeşit maça mastar ve maça yaptırıldığını, buna ilişkin faturaların ekte olduğunu, davalı tarafından üretilen maça ve maça mastarlarının müvekkile teslim edildikten sonra müvekkilin bunları kullanıp
... isimli firmanın ekte faturası bulunan siparişlerine uygun olarak hortum ve benzeri ürünler
ürettiğini ve teslim ettiğini, ... isimli firmanın müvekkil ile irtibata geçip, bu ürünlerin hatalı
olduğunu beyan ettiğini ve ürünlerin iade edildiğini, müvekkil şirketin iade faturası
kestiğini ve ürünlerin davalıya iade edildiğini, fakat davalı firmanın faturaları kesip ürünleri tekrar gönderdiğini, bunun üzerine Çerkezköy 7. Noterliği'nden davalı tarafa ihtar çekilerek maçaların hatalı
olduğu ve bunlarla üretilen ürünlerde hata oluştuğu ve bu nedenle faturanın ödenmeyeceği, hatalı
maçaların ve ayıp oluşan ürünlerin fabrikada bulunduğu ve incelenmesi için bir heyet
görevlendirmeleri halinde incelenmek üzere sunulacağını, karşılıklı olarak fatura mutabakatında bulunulması gerektiği şeklinde ihtar çekildiğini, davalı tarafın müvekkilin oğlu ve çalışanı olan ve
resmi yazışma işlemlerini takip eden ...'un askerde olduğu bir zamanda iş bu davaya konu
icrayı başlattığını ve e-tebligat fark edilmediğinden süre kaçırılarak müvekkilin icrayı ödemek zorunda
kaldığını, müvekkilin davalıya bir borcu olmadığını, zira üretilen ürünlerin hatalı olduğunu ve bu
hususun hem noter ihtarı ile hem de fatura açıklaması olarak müvekkile bildirildiğini, ancak davalının
kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, hatalı üretilen maça ve maça mastarlarla
üretilen siparişlerden doğan zararın tahsili için yerel mahkeme nezdinde açılmış olan
davaya ilişkin bilgi vereceklerini,
davanın kabulü ile birlikte icra dosyası hesabına göre kötü niyetli davalıya ödenen 70.963,23.-TL’nin ödeme tarihi olan 01.12.2023’den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının asıl takip
konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın, müvekkili tarafından üretilen maça ve mastarların hatalı olması nedeniyle kendileri
tarafından üretilen hortumların da dolaylı olarak hatalı üretildiğini, müvekkil tarafından başlatılan
icra takibine konu alacağın icra tehdidi altında ödendiğini iddia ederek ödenilen paranın istirdadını
talep ettiklerini, ancak ne var ki söz konusu iddiaların ve huzurdaki davanın haksız olup reddi
gerektiğini, Şöyle ki, Müvekkilinin 1997 yılından beri dünyanın önde gelen firmalarında çalıştığını,
maça ve mastar üretilmesi konusunda bu işin mutfağında pişerek deneyim kazandığını, müvekkilinin,
ülkemizde otomotivlerde kullanılan hortumların üretilmesi aşamasında kullanılan maça ve mastar
üretimi konusunda önde gelen birkaç firmalardan biri olduğunu, her ne kadar davacı taraf müvekkilinin tarafından üretilen maçaların hatalı üretildiğini iddia etse de bu iddiaların asla kabul
edilemeyeceğini, zira maça ve mastar üretimi müşterinin üreteceği hortuma özel olarak
tasarlanmakta olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderilen mailde dataları verilen ölçülere göre 16 çeşit maça imal edilmesi konusunda teklif verilmesi istenildiğini, vekil edenin, davacı tarafından gönderilen verilere istinaden teklif hazırladığını ve tarafların maça üretilmesi konusunda anlaştıklarını, davacı tarafından iletilen ölçülere göre dijital datalara istinaden
ilk etapta mastarın hazırlandığını ve hazırlanan mastara göre maçanın üretildiğini, müvekkilin dünya çapında
kullanılan NX programı ile kendisine verilen ölçülere göre bir çizim yaptığını, bu programın CAD
modelleri oluşturmak ve düzenlemek için kullanıldığını, davacı tarafça iş bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olup söz konusu faturanın bu nedenle kabul edilmiş
sayılacağını, akabinde davacı tarafça müvekkile herhangi bir hizmet yahut mal üretimi/tedariki
yapılmamış olmasına karşın, fatura içeriğinde herhangi bir açıklama bulunmaksızın 14.07.2023
tarihli, SATIŞ tipli, NOK... numaralı 56.628,00 TL bedelli e-Arşiv fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturaya müvekkil tarafından 16.08.2023 tarihli, m...
numaralı, 56.628,00 tl bedelli iade faturası kesildiğini, taraflarınca İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2023/31431 Esas sayılı dosyası ile fatura alacağı için icra takibi başlatıldığını, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin
de davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''
1-Davanın kabulüne,
70.963,23.-TL'nin ödeme tarihi olan 01/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel mahkemece vekil eden tarafından üretilen ürünlerin hatalı olduğuna dair hatalı bir değerlendirmede bulunulduğunu, yerel mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile keşfen inceleme sonucu alınan teknik bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olduğunu, bu rapor tüm yönleriyle eksik olduğunu, bilirkişinin hangi projeden bahsettiği, kodların davacı tarafından ürünlere basılıp basılamayacağı ihtimali alsa irdelenmeksizin hatalı tespitlerde bulunulduğunu, hatalı olduğu değerlendirilen maçalara sonradan müdehale edildiğini, bilirkişi tolerans değerinin 15.5'ten 14.5'e düştüğünün ve bu değerin de ciddi farklılıkların yaratabileceğini belirttiğini, iddia olunan şekilde bir düşme söz konusu olamadığını, işlemler sıcak büküm ile yapıldığını, davacı tarafından gönderilen datalar içerisinde gömülü olarak gelen ölçüler 3d formatında programa işlenmek suretiyle prgoramın yapısı itibariyle herhangi bir müdehale edilmeye izin verilmeksizin mastar ve maça üretildiğini, dijital ortamda hazırlanan ve üretilen bir maçanın nasıl bir hatası olacağı taraflarınca anlaşılamadığını, yerel mahkemece ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin gizli ayıp olmadığını, vekil eden tarafından üretilen ürünler davacıya teslim edildikten aylar sonra davacı tarafından bildirimde bulunulduğunu, vekil eden tarafından üretilen ürünlerde ayıp olduğu varsayıldığında bu ayıbın gizli olmadığını, davacı tarafından ölçülmesinden sonra 2 gün içinde vekil edene bildirimde bulunması gerektiğini, davacı tarafından aylar sonra bildirimde bulunulduğunu, yerel mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunun davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yaparak davacının vekil edenden icra dosyası hesabı kadar alacaklı olduğunu, davacı tarafından gönderilen datalar içerisinde gömülü olarak gelen ölçüler 3d formatında programa işlenmek suretiyle prgoramın yapısı itibariyle herhangi bir müdehale edilmeye izin verilmeksizin mastar ve maça üretildiğini, yerel mahkemenin eksik ve hatalı kararının kaldırılmasını, İstinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle istirdat talebi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK

3. Değerlendirme ve karar
Dava; eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle istirdat talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; müvekkil firma tarafından davalıya 16 çeşit maça mastar ve maça yaptırıldığını, davalı tarafından üretilen maça ve maça mastarlarının müvekkile teslim edildikten sonra müvekkilin bunları kullanıp ... isimli firmanın ekte faturası bulunan siparişlerine uygun olarak hortum ve benzeri ürünler ürettiğini ve teslim ettiğini, ... isimli firmanın bu ürünlerin hatalı olduğunu beyan ettiğini ve ürünlerin iade edildiğini, bunun üzerine müvekkil şirketin iade faturası kestiğini ve ürünlerin davalıya iade edildiğini, fakat davalı firmanın faturaları kesip ürünleri tekrar gönderdiğini ve ilgili faturayı icra takibine koydurduğunu, müvekkilin itiraz sürelerini kaçırması nedeniyle takip konusu borcu 70.963,23.-TL olarak ödemek zorunda kaldığını, müvekkilin davalıya bir borcu olmadığını, zira üretilen ürünlerin ayıplı olduğunu beyanla ödenen bedelin istirdadını ve takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; maça ve mastar üretiminin müşterinin üreteceği hortuma özel olarak tasarlanmakta olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafından gönderilen verilere istinaden teklif hazırladığını ve tarafların maça üretilmesi konusunda anlaştıklarını, davacı tarafından iletilen ölçülere göre dijital datalara istinaden ilk etapta mastarın hazırlandığını ve hazırlanan mastara göre maçanın üretildiğini, üretilen maçalara her firmada yapıldığı gibi belirli ölçülerde tolerans payı verilmediğini, ancak bu tolerans çizimin yapıldığı yazılım programının izin verdiği ölçünün dışına asla çıkmamakta olduğunu, yani gerek mastar gerekse de maça üretimi esnasında ne müvekkilin ne de müvekkilden başka üretim yapan herhangi bir firmanın hata yapma şansının bulunmadığını, davacıya teslim edilen maçalar için müvekkil tarafından 22.05.2023 tarihli GIB... numaralı 55.684,20 TL bedelli fatura kesildiğini, davacı tarafça iş bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunu, müvekkilin takibinde haklı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; somut dosya yönünden yapılan incelemede; taraflar arasında davacı iş sahibinin siparişi üzerine davalı yüklenici tarafından maça ve mastar üretilip davacıya teslimine dair eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında davalı yüklenici tarafından davacıya 22.05.2023 tarih GIB... seri numaralı 55.684,20.-TL tutarlı 16 çeşit maşa imalatının olduğu mal/hizmet faturasının kesildiği, davacı tarafça sözkonusu faturada belirtilen ürünleri dava dışı ... isimli firmaya gönderdiği, ... isimli firmanın bu ürünlerin hatalı olduğunu belirterek ürünleri davacıya iade etmesi üzerine davacı tarafından davalı firmaya dava konusu ürünler için 14.07.2023 tarihli iade faturası kestiği, sonrasında davalı firma tarafından davacı firmaya dava konusu ürünler için 16.08.2023 tarihli iade faturasının kesildiği, davalının kestiği son iade faturasına istinaden davacı firmanın 26.08.2023 tarihli iade faturasının kesildiği, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre, davacı firma tarafından davalı firmaya düzenlenen iade faturalarının davalı firmanın kayıtlarına alındığının tespit edildiği, bu duruma göre, en son iade edilen fatura nedeniyle TTK.21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davalı yüklenici aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, kaldı ki, mahkemece aldırılan teknik rapora göre de, ayıplı üretim yapıldığı ve kusurun davalı yüklenicide olduğunun belirlendiği, dolayısıyla, davalı yüklenicinin iadesi kesinleşen 22.05.2023 tarih GIB... seri numaralı 55.684,20.-TL bedelli fatura bedeline hak kazanmadığından ilgili faturaya dayalı olarak yürüttüğü icra takibi neticesinde davacının cebri icra baskısı ile ödemek zorunda kaldığı 70.963,23.-TL’yi davacıya iade etmesi gerekeceğinin anlaşılmasına göre, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.635,10 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca KESİn olarak karar verildi. 05/02/2026

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim