Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1333
2026/144
30 Ocak 2026
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1333 - 2026/144
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1333
KARAR NO : 2026/144
KARAR TARİHİ : 30/01/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 16/09/2019
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
NUMARASI : 2019/375 Esas - 2023/329 Karar
DAVACI : AKSOY ALÜMİNYUM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : KAVANLAR İNŞAAT BETON TURİZM OTOMOTİV PAZARLAMA SANAYİİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Eser sözleşmesi kapsamında sözleşme bedeli olarak devredilen taşınmazdaki ayıp ve eksiklikler sebebiyle tazminat ve gecikme tazminat
HÜKÜM : Kararın kaldırılması gönderme
İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında sözleşme bedeli olarak devredilen taşınmazdaki ayıp ve eksiklikler sebebiyle tazminat ve gecikme tazminat davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili firma ile Kavanlar İnş. Beton Oto Tur Paz. Ltd. Şti arasında 06/06/2014 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında Symbol AVM Otel ve Hastane Projesi Alüminyum Çatı ve Cephe Kaplama işlerini üstlendiğini, sözleşme gereği müvekkilince üstlenilen işin tam ve eksiksiz yerine getirilerek davalı tarafça fatura kesildiğini ve geçici ve kesin kabul işlemlerini gerçekleştiğini, müvekkilinin üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalı tarafça uzun süre söz konusu taşınmazın devrinin gerçekleştirilmediğini ve davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, taraflarınca yapılan yüm iyi niyetli toplantılar, yazılı ve sözlü uyarılar neticesinde, davalı tarafın taşınmazı tüm eksikliklerini tespit edip en kısa sürede tamamlanacağı vaadi ile taşınmazı 12/03/2019 tarihinde tapuda müvekkiline devrettiğini, ancak bahsi geçen eksikliklerin tüm uyarılara rağmen davalı tarafça giderilmediğini, davalı tarafın edimi gereği gibi süresinde yerine getirmediği için müvekkilini zarara uğrattığını, yine işler dışında hasarlı/ayıplı ürünlerin de davalı tarafça değiştirilmesi talebinin sonuçsuz bırakıldığını, tarafların bir araya gelerek tapuda devri esnasında bahsi geçen eksikliklerin liste halinde belirlendiğini ve söz konusu tespit tutanağının her iki taraf şirket yetkilileri ile birlikte imza altına alındığını, ancak davalı tarafın edimini yerine getirmediğini beyanla ... Mah. ... Batmaz Sok. No: .../C Blok Kartal/İstanbul adresinde yer alan meskendeki eksikliklerin bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ve bedelinin, gecikme nedeniyle uğranılan zarar ile birlikte sözleşme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının tüm talepleri ile ilgili olarak dava şartı olan arabuluculuğun yerine getirilmediğini, dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe taşınmazın tapu devri için 30/03/2015 tarihinde Kartal Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapıldığını, davacı tarafından taşınmazın teslim alınmadığını, dolayısıyla temerrüte düşenin müvekkili şirket değil davacı taraf olduğunu, tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, davacı tarafından Kocaeli 5. Noterliği'nin 21/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, daha sonra taraflarınca Kocaeli 1. Noterliği'nin 02/03/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek gönderildiğini, davacının hiçbir mazeret bildirmeksizin taşınmazın devrine gelmediğini, davacı tarafından tapunun satın alınmaktan vazgeçildiğinin bildirildiğini, davacı tarafça ihtarnamelerinde sözleşmelerinden cayıldığı belirtildiğinden her ne kadar sözleşme uyarınca taşınmaz devir alınmış olsa bile bu sözleşmeden kaynaklı gecikme nedeniyle uğranılan zararı istemesinin hukuken mümkün olmadığını, taşınmazda eksiklik olduğunun kabul edilemeyeceğini, taşınmazın herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığını, tüm bu nedenlerle; öncelikle davanın zamanaşımı yönünden ve diğer tüm esasa ilişkin itirazları ile birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın kabulüne, toplam 9.000,00 TL eksik iş bedeli ile 1.000,00 TL gecikme tazminatından ibraret toplam 10.000,00 TL'nin 04/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Karar miktar yönünden kesin karar olup istinaf yolunun kapalı olduğunu, davaya ilişkin zamanaşımı itirazılarının incelenmediğini, davacının tüm talepleri ile ilgili olarak dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğini, müvekkili şirketçe taşınmazın tapu devri Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapılmış olmasına rağmen davacı tarafından taşınmaz teslim alınmadığını, dolayısıyla temerrüde düşen müvekkil şirket değil davacı taraf olduğunu, davacı taraf keşide ettiği ihtarnameler ile sözleşmeden caydığını bildirildiğini, daha sonra taşınmazı devraldığını, davacı tarafça ihtarnamelerinde sözleşmelerinden caydığını belirttiğinden artık her ne kadar daha sonra taşınmazı sözleşme uyarınca devir almış olsa bile bu sözleşmeden kaynaklı gecikme nedeniyle uğranılan zararı isteyemeyeceğini, davacı taraf taşınmazı devir aldıktan sonra ayıp ihbarında da bulunmadığını, alınan bilirkişi raporlara itiraz etmemize rağmen itirazları gereği gibi ele alınmadan tanzim edilen rapora göre davanın kabul edilmesi hukuka aykırı olduğunu, temerrüde düşen davacı taraf olduğundan davacı lehine belirlenen eksik iş bedeli ve gecikme tazminatının kabulü hukuka aykırı olduğundan yasaya ve hakkaniyete aykırılık olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Dava değerini artırmak üzere süre vermeden dava dilekçesinde yer alan dava değeri üzerinden karar vermesi yasa ve usule aykırı olduğunu, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlar gereği gibi değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, bilirkişi heyetinden ve makine mühendisi bilirkişiden ayrı ayrı iki kök rapor alındığını, alınan raporda elektrik bağlantısı olmaması sebebiyle incelemeyen hususlar bulunduğunu, otoparka giriş seksiyonel kapı ile asansöre ilişkin inceleme elektrik bulunmaması sebebiyle yapılamadığını, asansör ve otopark kapısı bakımından ayıplı veya hatalı işlerin ve bunların giderilmesi için katlanılması gereken maliyetin tespit edilmediğini açıklayarak raporlara itiraz edilmesine rağmen ek raporlarda da hiçbir şekilde itirazlar giderilmediğini, ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için Müvekkili Şirket'in katlanması gereken fiili maliyetin oldukça altında olduğu da raporlara karşı sunduğu itirazların karşılanmadığını, eksikliklere ilişkin alınan ilk rapor tarihinden dosyanın karara çıktığı tarihe kadar geçen zamanda maliyetlerde büyük artışlar yaşandığını, makine mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora itibar edilmemesine rağmen ilgili bilirkişinin uzmanlığını gerektiren konular bakımından yeni bir rapor da alınmadığını, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/02/2021 tarihli kök raporda, sayın bilirkişiler kendi uzmanlık alanları dışında olması sebebiyle bazı hususların makine mühendisi bilirkişisi tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş verdiklerini, mahkemece hükmedilen tutar yalnızca bilirkişi heyeti tarafından hesaplanmış tutar olduğu, fiili eksikliğin tespit edilebilmesi için makine mühendisi bilirkişinin incelemesi gereken hususlarda ayrı bir rapor alınması gerektiğini, davalı şirket'in temerrüt tarihine yönelik yaptığı tespit hata yapıldığını, gerek uyuşmazlık yerel mahkemenin önüne taşınmadan önce yapılan bildirimler gerekse taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca davalı şirketin temerrüt tarihinin 04/06/2019 olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davanın belirsiz alacak davası olarak görüldüğünü, bu nedenle kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına değerine göre belirleneceğini, taraflar arasında akdedilen 06/06/2014 tarihli alüminyum profiller ve cam ile çatı ve dış cephe kaplama işleri ihalesi sözleşmesinin 10.3.6 maddesi uyarınca bedeli hakediş ödemelerinden düşülmek üzere müvekkili şirketin ... Mah. ... Batmaz Sok. No:.../C Blok Kartal/İstanbul adresinde yer alan taşınmazı barter yöntemi ile davalı şirketten satın almayı kabul ettiğini, bu kapsamda düzenlenen 31/07/2015 tarihli ve 5 no'lu kesin hakediş ile barter kesintilerinin tamamlandığını, davanın 16/09/2019 tarihinde ikame edildiği ve davanın açıldığı tarihte davalı şirketin taşınmazı devir ve taşınmazdaki eksiklikleri giderme borcunun muacceliyet tarihi üzerinden henüz 5 sene geçmediği göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin ileri sürdüğü zamanaşımı definin yerinde olmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında sözleşme bedeli olarak devredilen taşınmazdaki ayıp ve eksiklikler sebebiyle tazminat ve gecikme tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesi kapsamında sözleşme bedeli olarak devredilen taşınmazdaki ayıplı ve eksik ifası sebebiyle tazminat ve gecikme tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup istinaf kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil alacağın tamamına göre belirleneceği gibi belirsiz alacak davasında da alacağın bir kısmı dava edildiğinden bu alacağa ilişkin davanın reddedilmiş olması halinde de davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemez. Bu açıklamalar ışığında dava, davacının talebini belirsiz alacak davası olarak nitelendirmiş ise iddianın ileri sürülüş ve talebin niteliğine göre davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, davada belirlenen toplam alacak miktarı karar tarihindeki kesinlik sınırı içinde olduğundan söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin davada verilen kararın kesin nitelikte olduğu değerlendirmesi yerinde olmayıp taraf vekillerinin istinaf başvurularının esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında Symbol Otel ve Hastane projesi alüminyum çatı ve cephe kaplama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10.3.6 maddesine göre Kartal'da .. Mah. ... Batmaz Sok. No:.../C adresinde bulunan taşınmazın barter yöntemi ile bedeli hak ediş ödemelerinden kesilmek suretiyle davacı yükleniciye bırakılacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı, tapu kayıtlarına göre 12/03/2019 tarihinde tapu devrinin yapıldığı, tarafların taşınmazdaki eksik ve ayıplar için 12.02.2019 tarihli tutanağını düzenlediği, davacı taşınmazın geç teslimi sebebiyle gecikme tazminatı ve taşınmazdaki eksik ve ayıplı işlerin onarım ve giderim bedeli tazminatı için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda;
6100 sayılı HMK'nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı m. 266 (1) hükmünün ilgili kısmı "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." düzenlemesini içermektedir. Bilirkişi incelemesinin esası; uyuşmazlığın çözümünde gerekli olan özel veya teknik bilgiyi dava dosyasına temin etmektir. Bu bağlamda hâkim, hukuk bilgisi dışında kalan ve niteliği gereği özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususları, alanında uzman kişi veya kişiler aracılığıyla inceleyecek ve elde edilen bilgi ile yapılacak değerlendirme sonucu karar tesisi için gereken kanaate ulaşabilecektir.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Anılan bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır.
Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için 6100 sayılı HMK’da belirtilen yolu izlemelidir.
Bu aşamada hâkimin izleyeceği yöntem, HMK’nın 281. maddesinde;
“(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.
(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” şeklinde gösterilmiştir.
Ayrıca aynı hususla alakalı olarak 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 3/7. maddesi de; “Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir” hükmünü haizdir.
Mahkemece, bilirkişilerden alınan raporlardan makine mühendisi ...'ın 08/02/2021 tarihinde dosyaya sunulan bila tarihli kök bilirkişi raporuna ve 23/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Makine mühendisi kök raporunda; asansörün katta yer alan kapılarının kapalı olması ve sisteme elektirik verilememesi sebebiyle asansör detayları üzerinde inceleme yapılamadığı, havuz basınç tankları elektrik verilmediğinde olduğundan kontrol edemediği belirtilerek mekanik ayıplı imalat bedeli 50.150,00 TL, mekanik eksik iş bedeli 74.340,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça, anılan raporda belirtilen elektrik bağlantısı olmaması sebebiyle incelemeyen hususlar yönünden özellikle itiraz edilmiştir. Mahkemece itibar edilmeyen 23/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, itiraza uğrayan ve elektrik bağlantısı olmaması sebebiyle değerlendirilemeyen husular yönünden inceleme yapılmadığı görülmüştür. Ayrıca, hükme esas alınan 09.02.2021, 23.08.2021 ve 27.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında mekanik ve elektrikle ilgili ayıp ve eksikliklerine ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Diğer yandan, Mahkemece devir ve teslim edilen taşınmazdaki eksik iş bedelinin 104.950,00 TL dikkate alındığı, taşınmazdaki ayıpların giderilmesine ilişkin bedelin dikkate alınmadığı görülmüştür. Bu durumda, mekanik imalatları yönünden eksik ve ayıplı işlere ilişkin talebin bilimsel ve teknik yönden incelenmediği, raporlara yapılan itirazların karşılanmadığı, makine mühendisinin sunduğu raporlara itibar edilmediği belirtilmiş ise de mekanik imalatlarına ilişkin rapor ve ek alınmaksızın karar verildiği anlaşılmakla hükme esas alınan raporda mekanik yönden inceleme konusunda uzman bilirkişi bulunmadığından ve bu hususlarda inceleme yapılmadığından yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hal böyle olunca mahkemece; keşfen yapılacak inceleme ile hükme dayanak raporu düzenleyen bilirkişi heyetine makine mühendisi (gerek görülmesi durumunda elektrik mühendisi) bilirkişi eklenerek veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, taşınmazdaki mekanik ve diğer yönlerden inceleme yapılması için gerekli şartlar sağlanarak 12.02.2019 tarihli tespit tutanağındaki ayıp ve eksiklikler gözetilerek dava konusu taşınmazda mekanik ve diğer tüm imalatlar dahil ayıp ve eksiklik bulunup bulunmadığı, ayıp ve eksiklik varsa dava tarihindeki piyasa rayicine göre ayıp ve eksik iş bedelinin belirlenmesi hususlarında yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, belirtilen hususları kapsayan taraf itirazlarını karşılar, gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre davacının eksik ve ayıplı imalat bedeli ile gecikme tazminatı talebi hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla taraf vekillerinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarihli, 2019/375 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf talep eden taraflarça yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf talep eden taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile 30/01/2026 tarihinde karar verildi.
*
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.