mahkeme 2025/1272 E. 2025/1175 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1272
2025/1175
9 Eylül 2025
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1272 - 2025/1175
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1272
KARAR NO : 2025/1175
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SİNAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
NUMARASI : 2022/330 Esas - 2025/17Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
NUMARASI : 2025/341 Esas - 2025/359 Karar
DAVACI : İMPLANTEK MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Barış Mah. Koşu Yolu Cad. No:26/26 Gebze/KOCAELİ
VEKİLLERİ : Av...
Av...
DAVALI : YENİ DOKU SAĞLIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -Beyciler Mah. 1698. Cad. No:27F/10 Merkez/DÜZCE
VEKİLİ : Av...
DAVA : Patent ticari satımdan kaynaklanan
HÜKÜM : Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)nin yargı yeri olarak belirlenmesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi ile Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Müvekkilinin şirketinin COVID 19 sebebiyle vefat etmiş olan kurucu ortağı ve müdürü olan ...'nın önderliğinde 2011 yılından bu yana sağlık sektöründe TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde AR-GE faaliyeti gösterdiğini, müvekilinin şirketinin kurucusu ...'nın şirketin kurulmasının akabinde müvekkili adına TÜBİTAK ile ortak bir proje gerçekleştirmek üzere sözleşme imzaladıklarını, müvekkili tarafından halihazırda TÜBİTAK ile bu projelerin devam ettiğini, TÜBİTAK ile halihazırda proje için ödemeler yapıldığını, müvekkilinin şirketinin bu projeler çerçevesinde füzyonu arttıran osteojenik ve biyouyumlu malzeme dolgulu kemik plaka ve vida sistemi adını vaerdiği buluş üzerinde uzun zaman çalıştığını ve söz konusu buluşun incelenmesinin patent olarak gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasını, Türk Patent Enstitüsü nezdinde 21/09/2017 tarihinde 2017/10238 tescil numarası ile Patent koruması kapsamına alınarak müvekkilinin şirketi adına tescil edildiğini, müvekkilinin şirketinin tasarladığı bu ürünleri tasarlamak geliştirmek için büyük emek sermaye ve zaman harcadığını, ayrıca incelemeli patent olması sebebiyle dünyada eşi benzeri bulunmayan bu buluş konusunun ürünün üretimi ve yurt içinde ve yurt dışında pazarlanması açısından Sınai Mülkiyet Kanununa göre müvekkilinin tekel hakkının bulunduğunu, bu ürünlerin sağlık sektörüne getirdiği inovasyon da dikkate alındığında müvekkilinin şirketinin bugüne kadar yaptığı yatırımlarının geri dönmesini sağlayacak ve müvekkiline çok büyük gelir sağlayacak bir ürünün söz konusu olduğunu, müvekkilinin şirketinin kurcusu ve asıl sermayedarı olan ve şirket adına münferid imza yetkisini haiz olan ...'nın doktor olarak çalışması ve çok sayıda şirkete ortaklarının bulunmasından dolayı müvekkilinin şirketinin işlerinin aksamamasının önlenmesi amacıyla müvekkilinni şirketinni eski ortağı olan ...'a münferid imza yetkisi verildiğini, ancak daha sonra ...'ın hisselerinin çoğunluğunu ...'ya devrederek şirkette azınlık haline geldiğini ve şirketi müdür olarak imza etkisi diğer müdürler olan ... ve veya ...'dan herhangi biriyle müştereken imzaya dönüştürüldüğünü, nihayetinde ...'ın 10.07.2020 tarihinde şirketteki tüm hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, akabinde ...'nın vefat ettiğini, müteveffanın eşi ..., oğulları ... ve ...'nın kaldığını, bu kişilerin bir müddet işlerle ilgilenmediğini, bu arada ...'ın şirketi borçlandığını, müvekkiline miras sebebiyle yeni ortak olan hisse mirasçıların şirketin kredisinin zarar görmemesi ve icra takipleri ile muhatap olmak istemedikleri için ...'a ödemeyi yaparak sulh protokolü yapmak zorunda kaldıklarını, şirkete yeni ortak olan ...'ya TÜBİTAK tarafından proje destek bedelinin kalan kısımlarının ödenmesi için talepte bulunulması üzerine bir patentinin bulunduğunun öğrenildiğini ve ...'ın şirket ortaklığını devretmesinden kısa bir süre önce patentini ... ve ... ... tarafından kurulmuş olan Yeni Doku Sağlık Ticaret Limited Şirketine devrine ilişkin bir işlem yaptığını ve müvekkilinin şirketinin patentini gasp ettiğinin ortaya çıktığını, söz konusu devir işlemi için bir genel kurul kararı alınmadığını, usulsüz olarak devir işleminin yapıldığını ve kendisine yetkili olduğu BLOOCELL şirketini haksız kullandırarak şirketine menfaat sağladığını, söz konusu devir işleminin hem devreden hem devralan şirketteki yetkisini kötüye kullandığını ve genel kurulun vazgeçilmez ve devredilemez yetkileri arasında olan şimdi önemli bir mal varlığının satışı için çoğunlukla alınmış bir genel kurul kararı olması gerekmesine rağmen böyle bir karar olmaksızın devir işlemini yaptığını, Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/50 D iş sayılı dosyası ile davalı şirket adresinde 21.01.2022 tarihinde delil tespiti amacıyla keşif yapıldığını, ilgili dosyanın bilirkişi raporunun sonuç bölümünde ise ilgili şirket adresinin güzellik merkezi olarak kullanıldığını ancak şirket sahibinin beyanı üzerine şirketin üretimlerini başka yerde yapıldığını, davalı şirketin implantek şirketinin Tübitak projesi ile üretmiş olduğunu, ürünlerin üretim bilgilerinin projenin gizliliğinin, fikri mülki haklarını davacının izin ve bilgisi olmadan ihlal ederek gasp ettiğinin anlaşıldığını, davaya konu olan şirketin halen aktif ticari hayatına devam ettirmesi ve firmanın birkaç iletişim adresinini bulunması sebebiyle ... numaralı 3 boyutlu biyoyazıcı teknolojisi ile polikaprolaktın esaslı kemik iskele yapısı basımı” üretimlerini diğer adreslerde gerçekleştirildiği kanaatinin oluştuğu şeklinde rapor düzenlendiğini,ilgili delil tesbiti neticesinde oluşturulan bilirkişi raporu ve davalı beyanları dikkate alındığında işbu davaya konu müvekkiline ait olan patentin gasbedilmesi suretiyle patentinin kullanılarak müvekkilinin patentine tecavüz edildiğinin sabit olduğunun açık olduğunu, bu sebeple, karşı taraf aleyhine ikame edilecek olan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin ihlal edilerek müvekkiline ait olan patentin gasbedilmesi suretiyle müvekkilin patentinin kullanılarak müvekkilin patentine tecavüz edildiğinin tespiti, tecavüzün önlenmesi talebi zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketlerin ne kadar gelir elde ettiğini, elde etmeyi ihmal ettiğini, müvekkiline ne kadar zarar verdiğini tespit edememekte olup; bu nedenle HMK 107 çerçevesinde belirsiz alacak davasının daha sonra açılacağını, tedbir talebi açısından ise, tedbiren patentin işbu dava kesinleşinceye kadar devrinin engellenmesi ve dava sonuna kadar tecavüz fiilinin durdurulmasını, tecavüz eden ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, etraflı şekilde izah edildiği üzere davalının hali hazırda ürettiği taklit ürünler ile ticari hayatına devam ettiğini, bu sebeple davalının müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ederek ürettiği ürünlere el konulmasına, dava sonuna kadar tecavüzün tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, tedbir talebinin kabulü ile TPMK patent sicilinde 2014/10238 tescil numarası ile tescilli patentin devrinin karar kesinleşinceye kadar önlenmesine,tedbir taleplerinin kabul edilerek, dava sonuna kadar tecavüz fiilinin durdurulmasını, tecavüz eden ürünlere el konulmasını,TPMK patent sicilinde 2014/10238 tescil numarası ile kayıtlı patentin davalıya devrine ilişkin işlemlerinin geçersizliğinin tespit edilerek, davalı adına olan kaydın iptal edilerek müvekkili adına tesciline, müvekkili adına tescil edilmiş patente ilişkin haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzünün tespitine, ihlal durumunun devam ettirilmesi hususunun ve tekrarının ve sair hak ihlallerinin önlenmesini ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasını, SMK 150/3 maddesine göre zarar miktarının belirlenmesi için sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü davalı tarafından Sayın Mahkemenize sunulmasına karar verilmesini, davalı aleyhine verilecek olan kararın, masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere ilgililere tebliği ve kamuya ilana, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin ihlal edilerek müvekkile ait olan patentin gasbedilmesi suretiyle müvekkilinin patentinin kullanılarak müvekkilin patentine tecavüzün önlenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ve dava etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ
Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı(Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla); "... davacı şirket tarafından açılan davada şirketin muvazaalı işlemler yapmak suretiyle patentin davalıya devrine ilişkin işlemlerinin geçersizliğinin tespit edilerek, davalı adına olan kaydın iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Davanın, tarafları arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan ticari işletmeyi ilgilendiren bir dava olması ve şirketler ile ortakları arasındaki ilişkinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi nedeniyle, uyuşmazlık konusu davanın TTK.nun 4/a maddesi kapsamında mutlak ticari davalardan olduğu, dolayısıyla anılan kanunun 5. maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğu, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine; HSYK'nun 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile Gebze yargı çevresinde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş ve 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiş olmakla, davaya bakmak görevi Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğundan; mahkememizin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle Dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, ,,,,..." şeklinde yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar, 03/04/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı;
".. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından davanın, ortaklık ilişkisinden doğan ticari işletme ile ilgili olmasından kaynaklı olarak mutlak ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de; davanın konusu ortaklar arasındaki bir uyuşmazlıktan kaynaklanmayıp 11/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere, davacı adına patent sözleşmesini imzalayan kişi ile davalı şirketin yetkilisi ve ortağının aynı kişi olmasından kaynaklandığı, bu kişinin dava dışı ... olduğu, esasen ortaklar arası yada şirket içerisinde bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, bu nedenle mutlak ticari olmayan eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemeleri (Fikri ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) görevlidir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca TTK'nın 4 ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmakla Mahkememizin karşı görevsizliğine, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğundan Açılan davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine,,
,,...
" şeklinde karar verilmiştir. Karar, 21/05/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
III. İSTİNAF
Yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosya Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilmiştir.
IV. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, merci tayinine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 4721 Sayılı TMK
V. DEĞERLENDİRME ve KARAR
Dava, patent (tecavüzün tespiti istemli) istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Ticaret Kanunun 4. Maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir.
6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu, 156. Maddeye göre bu kanunda öngörülen davalarda, görevli mahkeme fikri ve sinai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.
Somut olayda, davacı taraf patente yönelik tescilin devrini tecavüzün tespiti ve giderilmesini talep etmiş olup, dava konusu 6769 sayılı sinai mülkiyet kanunu kapsamında kaldığından; Bu nedenlerle; Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 Sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23.maddeleri gereğince Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine,
2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 09/09/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.