mahkeme 2024/377 E. 2024/832 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/377

Karar No

2024/832

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/377
KARAR NO : 2024/832
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
NUMARASI : 2022/575 Esas -2023/685 Karar

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ... - .. ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Sözleşmeden kaynaklanan gecikme tazminatının uyarlanması
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasında ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının dava tarihi itibariyle uyarlanması istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Vekil eden ile davalı şirket arasında 01/07/2015 tarihli ''Ticari İşyerleri Ortakları Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca davalı kooperatifin kendisine ait S.S Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Ticari Bölüm işyerlerinin bulunduğu sanayi sitesinin A Blok 9 Nolu 59m2 zemin 74m2 1.kattan oluşan iş yerinin işletmesini yapıyı tamamlayıp işletmek üzere vekil edene devredeceğini, 2017'den beri sözleşmede belirtilen işbu gecikme tazminatının ödemekte olduğunu, söz konusu gecikme tazmianatının 2017 yılında 800,00-TL olarak başladığını, 2018 yılında 950,00 TL, 2019 yılında 1.150,00 TL, 2020 yılında 1.300,00 TL,2021 yılında 1.600,00 TL, 2022 yılında 2.480,00 TL olarak devam ettiğini, şuanda aylık 2.480,00 TL vekil edene ödendiğini, bedel emsal kira bedelleri, paranın alım gücündeki değişmeler, enflasyon ve diğer şartlar değerlendirildiğinde oldukça düşük kaldığını, işbu dava tarafımızca şuanda ödenmeye devam edilen 2.480,00 TL gecikme bedelinin uyarlanarak arttırılması amacıyla ikame edildiğini, vekil edenin bu yerin sahibi ve işleteni olmak amacıyla 2015 yılında toplam 310.000,00-TL ödeme yaptığını, bu rakam o günün koşulları değerlendirildiğinde oldukça yüksek bir rakam olduğunu, böyle bir yatırım ve ticari ilişkiye giren vekil edene söz konusu yapı teslim edilmiş olsa idi belkide bugün kazancı aylık 30.000,00 TL'ye ulaşacağını yada yapı teslim edildiğini ve vekil edene tarafından kiralanmış olsa idi kira bedelin minimum 8.000,00 TL olacağını, civardaki dükkan ve ticari iş yeri kiralarına bakıldığında aylık kira bedellerinin 8.000,00 TL'den başladığının görüldüğünü, vekil edene ödenen gecikme tazminatı miktarının oldukça düşük kaldığını, vekil edene ekonomik anlamda ciddi zarara uğrattığını, dava şartı ara buluculuğa başvurulduğunu, anlaşmanın sağlanamadığını, vekil edene ödenmekte olan aylık 2.480,00 TL gecikme tazminatının uyarlanarak artırılmasını ve aylık 8.000,00 TL olarak belirlenmesini, her yıl üfe oranında arttırılmasınına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Vekil eden ile davacı taraf arasında akdedilen 01.07.2015 tarihli sözleşme gereğince ticari bölümden A Blok 9 no.lu ve 59 m2 alanlı zemin, 74 m2 de 1 kat olmak üzere iş yerinin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, bu iş yerlerinin teslim tarihi olan 30,Ocak 2017 tarihine kadar teslim edilmediğini, sözleşme gereğince her ay için 800,00-TL tutarında kira ödemesi yapılması gerektiğini, kira paralarının resen her yıl için arttırıldığını ve son yıl itibariyle bu miktarın 2.480,00 TL olduğunu, gecikme tazminatının aylık 8 bin TL tutarında olması gerektiğini ve bu şekilde uyarlama yapılmasını talep ettiğini, davacı taraflar arasında akdedilen sözleşmede taşınmazların 30.01.2017 tarihinde tamamlanacağını, geç tamamlanması halinde aylık 800,00-TL bedel ödeneceğinin kayda geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bu bedele dair ne bir kira parası ve ne de bir gecikme tazminatı hükmünün bulunmadığını, davacı esasında bu ilişki ile kooperatif üyesi olduğunu, işletmenin bir kooperatif ortaklığının olduğunu, kooperatifler kanunu gereğince davacının böyle bir talepte bulunmasının usul açısından da mümkün olmadığını, kooperatif genel kurulunda görüşülerek karara bağlanması gerektiğini, kooperatif genel kurulunda karara bağlanmadığı sürece vekil edene kooperatifin yönetim kurulu olarak kendiliğinden böyle bir ödeme yapmasının da mümkün olmadığını, istenen miktarın çok fahiş bir miktar olduğunu, şu an ödenen miktarın yeterli miktar olduğunun görüleceğini, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davanın kısmen kabulü ile davacı ... ile davalı SS Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi arasındaki 01.07.2015 tarihli ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının dava tarihi olan 10.11.2022 tarihinden itibaren 7.200,00-TL olarak tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Uyarlama davasının kabulü için öncelikle olağanüstü koşulların ortaya çıkması, olağanüstü koşulların tüm ülkeyi etkileyecek nitelikte olması, bu olağanüstü koşullarda borçlunun borcunu aynen ifa etmesinin mümkün olamaması gerektiğini, dikkat edilirse, uyarlama davasını borçlu açabildiğini, İşbu davada borçlu olduğu iddia edilen, davalı vekil eden kooperatif olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacının, uyarlama talep etmesi haksız ve dayanaksız olduğunu, uyarlama talep edecek biri varsa, vekil eden kooperatifin olduğunu, uyarlama davasının kabulü için aranan ve tüm ülkeyi etkisi altına almış olması gereken olağanüstü koşulların da mevcut olmadığını, borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacağını, cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı bir tazminat olduğunu, davacının, sözleşme ile belirlenen ceza-i şart bedelinin arttırılmasını talep edemediğini, gecikme cezası, borçluyu ifaya zorlamak adına bir araç olduğunu ve amaç olmadığını, davacının, taşınmazın inşasının bitirilememesi sebebiyle kira geliri elde edemediğini, zarara uğradığını iddia ettiğini, işte borçlunun ifayı bir an önce gerçekleştirmesini sağlamak ve uğramış olabileceği her türlü zarara karşılık gelecek şekilde maktu bir cezai şart bedeli belirlendiğini, belirlenen gecikme cezasının arttırılması, uyarlanması hukuken mümkün olmadığını, kooperatif ortakları arasında kanunen sıkı sıkıya korunmak zorunda olan eşitlik ilkesine aykırı şekilde ve sadece davacı için farklı bir cezai şart bedeli belirlemek, diğer ortaklar ile davacı arasında korunması gereken eşitliğin ihlali ve ortadan kalkması anlamına geleceğini, yerel mahkeme kararın istinafen ortadan kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Her ne kadar karşı tarafın, vekil eden davayı açma ve uyarlama talebinde bulunma hakkı olmadığını iddia etmişe de; söz konusu iddianın hukuken geçerliliğinin olmadığını, davanın konusunu oluşturan ve sözleşme kapsamına alınan hukuki ilişki, her iki tarafa da borç yüklediğini, vekil edenin, 2015 yılında 310.000 TL ödeme yapmak suretiyle davaya konu iş yerinin işletme hakkını elde ettiğini, ifade çelişkili ve iyi niyetten uzak bir ifade olduğunu, gecikme tazminatında artışlar yapılmışsa da, artışların da güncel rayicin oldukça altında olan ve vekil edenin uğradığı zararı karşılamaktan oldukça uzak olan sembolik miktarların olduğunu, içinde bulunduğunu, hızlı değişen ve gelecekte ne olacağı öngörülemeyen ekonomik koşullar altında vekil edenin uyarlama talebinin reddi, hakkaniyete aykırı olacağını, dosyadaki bilirkişi raporu ve tüm deliller, taleplerinde haklı olduğunun gösterdiğini, karşı tarafın istinaf başvuru dilekçesinin reddi gerektiğini, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinin tüm talepleriyle beraber reddini, kararın onaylanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasında ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının dava tarihi itibariyle uyarlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

3. Değerlendirme
Dava, davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasında ticari işyerleri ortaklıkları sözleşmesinden kaynaklanan aylık gecikme tazminatının dava tarihi itibariyle uyarlanması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Türk Borçlar Yasası'nın 125. maddesi uyarınca karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri temerrüde düştüğü takdirde, diğeri borcunu ifa etmesi için alacaklıya uygun bir mehil tayin etmeye veya yetkili makama (hakime) böyle bir mehil tayin ettirmeye yetkilidir. Bu mehil zarfında borç ifa edilmez ise alacaklı her zaman gecikme sebebiyle tazminatla beraber borcun ifasını isteyebileceği gibi bunun yerine gecikmeden (derhal) beyanda bulunarak sonraki edimden vazgeçip ifa edilmemesinden doğan zararların tazminini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşme hukukunda egemen olan ve Türk Hukukunda kabul edilen kural sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) kuralıdır. Sözleşme serbestliği ilkesi tarafların birbirleri karşısında eşit hak sahibi olarak bulunmalarını gerektirir. Koşullar yanlardan biri için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile borçlu borcunu yerine getirmelidir.
Karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin olağanüstü değişmeler yönünden altüst olması, borcun ifasının güçlenmesi durumunda işlem temelinin çökmesi gündeme gelir. İşte bu bağlamda yargıç somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yararına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Ancak her istemle sözleşmeyi değişen hâl ve koşullara uydurmak olanağı yoktur. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan irade özgürlüğü sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale kurumu istisnai ikinci derecede yardımcı niteliktedir. Sözleşme kurulduktan sonra onun ifadesi sırasında ortaya çıkan olaylar olağanüstü ve objektif nitelikte olmalıdır. Ayrıca uyarlama isteyen yanın olağanüstü hâl ve koşulların çıkmasına kendi kusuru ile neden olmamalıdır. Değişen hâl ve koşullar yanlarca önceden öngörülebilir olağan ve hesaba katılabilen nitelikte olmamalı ya da olaylar öngörülebilir olmakla beraber bunların sözleşmeye etkileri kapsam ve biçim bakımından bu derece tahmin edilmemelidir. Uyarlama daima yardımcı bir çözüm olarak düşünülmelidir. Sözleşmeye yazılan özel hükümler yorumlanıp taraflara sağladığı hak ve yararlar değerlendirilmeli, ekonomik değişikliklerin etkileri, somut olayın özelliği ile belirlenecek tüm objektif ve subjektif hâl ve koşullar hak ve nefaset, doğruluk, dürüstlük kuralları (MK md. 2/1) ışığında dikkate alınmalıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davalı kooperatif ile davacı kooperatif üyesi arasındaki 01.07.2015 tarihli 310.000,00-TL bedelli "Ticari İşyerleri Ortakları İçin Sözleşmedir" başlıklı davalı SS Başiskele Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi tarafından sitenin orta kuzey bölümü A Blok 9 nolu işyerinin davacıya yapılarak teslim edileceğine ilişkin sözleşme akdedildiği, sözleşmede teslim tarihi 30.01.2017 olarak belirlendiği, iş yerinin belirlenen tarihte teslim edilmemesi halinde davalı kooperatif tarafından her ay için 800,00-TL gecikme tazminatı ödeneceği kararlaştırıldığı, gecikme tazminatının 2017 yılında 800,00 TL, 2018 yılında 950,00 TL, 2019 yılında 1.150,00 TL, 2020 yılında 1.300,00 TL, 2021 yılında 1.600,00 TL, 2022 yılında 2.480,00 TL olarak ödendiği, yerinde yapılan incelemede sözleşme konusu bağımsız bölümün yapımına ilişkin inşaat faaliyetinin bulunmadığı ve iş yerinin davacıya teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı, sözleşmede maktu olarak kararlaştırılan gecikme tazminatının gecikilen sürenin uzunluğu, sözleşmede öngörülen tazminat miktarı, geçen süre içinde gerçekleşen enflasyon, döviz fiyatları ve faiz oranlarındaki artış ve eksilişler, fiyat artışları, rayiçlere göre uyarlanması talebinde bulunmuştur. Sözleşmeye konulan maktu gecikme tazminatının amaçlarından biri de (genellikle sözleşmenin yapıldığı tarihte tatmin edici görülen) tazminat tehdidiyle yüklenicinin edimini zamanında ifaya zorlamaktır. Maktu gecikme tazminatıyla alıcının gecikmenin süresine bakılmaksızın bağlı tutulması hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi yüklenicinin bu yöndeki savunmaları iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir ve hukuk tarafından korunmaz (TMK'nın 2. maddesi).
Kararlaştırılan tazminatın süresiz uygulanamayacağı bu şekilde kabul edildikten sonra, maktu gecikme tazminatının ne kadar süreyle tarafları bağlayacağı konusuna gelince; bu süre sözleşmedeki teslim süresi, gecikilen sürenin uzunluğu, sözleşmede öngörülen tazminat miktarı, geçen süre içinde gerçekleşen enflasyon, döviz fiyatları ve faiz oranlarındaki artış ve eksilişler, fiyat artışları, rayiçlere göre istenebilecek miktar ile maktu tazminatın ödemeye devam edilmesi halinde sözleşmenin tarafı olan alıcının elde edeceği miktarlarda gözönünde tutulmak suretiyle bu hususta bilirkişi görüşünden de yararlanılarak sözleşmedeki miktarın en az 1 yıl süreyle mutlak bağlayıcı olacağı ve maktu tazminat ile rayiçlere göre belirlenecek gecikme tazminatı arasında en az bir misli fark bulunması gerektiği de dikkate alınarak hakkaniyete uygun biçimde belirlenmelidir.
Teknik bilirkişi raporunda, sözleşmede belirlenen teslim süresinden gecikme dikkate alınarak taşınmazın mevkii, konumu, mahalli piyasa rayiçlerine göre dava tarihindeki emsal kira bedeli belirlenmiştir. Mahkemece gerekçeli ve denetime uygun bilirkişi raporu dikkate alınarak makul süreden sonraki gecikme tazminatı miktarının da; taşınmazın mevkii, konumu, ülkenin ve inşaatın yapıldığı yerin sosyo ekonomik koşulları da gözönünde tutulmak suretiyle ve sözleşmede kararlaştırılmış gecikme tazminatı yokmuş gibi gecikme tazminatının en az mahalli piyasa rayiçlerine göre mahrum kalınan kira bedeli kadar olacağı ilkesine göre belirlenen gecikme tazminatı bedelinin uyarlama talebinin kabulüne dair verilen hükümde dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2022/575 E - 2023/685 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinaf talebinin reddine karar verildiğinden alınması gereken 3.869,07 TL harçtan peşin yatırılan 1.394,87 TL' nin mahsubu ile bakiye 2.474,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 17/05/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim