Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1745
2025/219
13 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1745
KARAR NO : 2025/219
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 19/02/2020
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
NUMARASI : 2020/105 Esas - 2024/250 Karar
ASIL DAVA
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16493-94550-03412] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16202-02370-90929] UETS
Av. ... - [16451-54431-03704] UETS
BİRLEŞEN 2021/7 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVACI : LASTİK İŞ SENDİKASI TÜRKİYE PETROL KİMYA VE LASTİK SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16202-02370-90929]
Av. ... - [16451-54431-03704] UETS
DAVALI : BBS PROJE MÜŞAVİRLİK İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16493-94550-03412] UETS
DAVA :Eser sözleşmesinden kaynaklı alacak, birleşen dava, aynı sözleşmeden kaynaklı eksik ayıplı işler bedeli ile cezai şart alacağının tahsili talepleri istemi
HÜKÜM : Kararın kaldırılması-gönderme
İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak, birleşen dava, aynı sözleşmeden kaynaklı eksik ayıplı işler bedeli ile cezai şart alacağının tahsili talepleri istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekiilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Vekil eden şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 19/09/2014, 20/11/2014, 03/02/2016, 17/04/2017 ve 25/10/2017 tarihi ... Parsel üzerinde 5 yıldızlı Otel yapım işleri ve işi ifası sırasında ortaya çıkabilecek bağlantılı ek işlerin termin planına uygun bir şekilde anahtar teslimi olarak yüklenici tarafından üstlenilmesi açısından 5 adet sözleşme imza altına alındığını, vekil eden sendika adına yapılan 5 yıldızlı otel için isim hakkının kullanılacağı Wyndham Otel Zinciri yönetiminin talebi üzerine 32 adet ilave oda 5. Kata ilave mutfak ve bunlar ile ilgili elektrik ve mekaniksel ilave işler yapılmasına karışlık davalı ile 1.700.000,00 TL + KDV bedel üzerinden anlaşıldığını, vekil edenin yükümlülüklerini yerine getirmesi hususunda davalı taraf ile şifahi görüşmelerde bulunulmuşsa da vekil edenin ısrarlı taleplerinin bir karşılık bulamadığını, davalının sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında anahtar teslimi şeklindeki sözleşmelerin konusu olan işlerin hiçbirini zamanında bitiremediğini, ayrıca davalı tarafın dava konusu otelin yapımında birçok yönden müvekkili üzerinden haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL cezai şart taleplerinin hak edildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte tahsiline, davalı taraf adına kayıtlı taşınmazlara gerektiğinde ihtiyati tedbir koyulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında 5 adet sözleşme imza altına alındığını, 03/02/2016 tarihli sözleşmede bulunan işveren işi %20 eksiltebilir yada arttırabilir, bu durumda fiyatlandırmada aynı birim fiyatı uygulanır hükmünün olduğunu iddia ederek bu sözleşme kapsamında ilave iş yaptıklarını iddia ederek işbu ilave işlere ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla bedelsiz dava ikame ettiğini, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarın yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, öncelikle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise taraflarınca kabulü olmayan tamamen yasadan ve gerçeklikten uzak olduğu tespit edilen Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/2 D.İş dosyasının davacı tarafça 10.000,00 TL değerinin hacının tamamlanarak 6.268.476,72 TL'ye çıkarılması gerektiğini, davacının basiretli tacir olarak yaptığını iddia ettiği işlere ilişkin fatura düzenlemediğini, vekil edene fatura tebliğ etmediğini, taraflar arasında imza altına alındığı sözleşmelerde yapılması taahhüt edilen işlerin parasının eksiksiz ödendiğini, davacının yeni yaptığı iddia ettiği işlere ilişkin hiç ödeme almadığı gibi alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, proje değişikliği olmuş ise de ilk proje için kendisine verilen ödemelerin mahsubu gerektiğini, davacının farlı projelerden bahsettiğini ancak kendisine verilen ödemelerden hiç bahsetmediğini, taraflar arasında imza altına alınan 03/02/2016 tarihli sözleşmenin 10 maddesi gereğince davacıya avans ödemeleri dahil KDV hariç toplam 19.047.909,64 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında imza altına alınan geçici kabul tutanağı ve iş bitirme tutanaklarında yapıldığı iddia edilen işlere ilişkin şerh mevcut olmadığını, davacı şirket yetkilisi imzası ile sunulan 30/03/2018 tarihli talep yazısında otel projesinin ufak eksikler dışında tamamlanış olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle;
Vekil eden şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 19/09/2014, 20/11/2014, 03/02/2016, 17/04/2017 ve 25/10/2017 tarihi ... Parsel üzerinde 5 yıldızlı Otel yapım işleri ve işi ifası sırasında ortaya çıkabilecek bağlantılı ek işlerin termin planına uygun bir şekilde anahtar teslimi olarak yüklenici tarafından üstlenilmesi açısından 5 adet sözleşme imza altına alındığını, vekil eden sendika adına yapılan 5 yıldızlı otel için isim hakkının kullanılacağı Wyndham Otel Zinciri yönetiminin talebi üzerine 32 adet ilave oda 5. Kata ilave mutfak ve bunlar ile ilgili elektrik ve mekaniksel ilave işler yapılmasına karışlık davalı ile 1.700.000,00 TL + KDV bedel üzerinden anlaşıldığını, müvekkilinin iş bu sözleşmeler kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri, davalıya yapılacak avans ödemeleri de dahil olmak üzere tüm ödemeleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalının sözleşmeler kapsamında yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, bahse konu sözleşmelerin kapsamında yer almasına rağmen otel kapsamında ve odalarda sözleşmeye aykırı olarak pek çok hatalı, eksik yapı ve kusur ortaya çıktığını, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının eksik işleri bizzat müvekkili sendika tarafından karşılandığını, davalının sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında anahtar teslimi şeklindeki sözleşmelerin konusu olan işlerin hiçbirini zamanında bitiremediğini, ayrıca davalı tarafın dava konusu otelin yapımında birçok yönden müvekkili üzerinden haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL cezai şart taleplerinin hak edildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte tahsiline, davalı taraf adına kayıtlı taşınmazlara gerektiğinde ihtiyati tedbir koyulmasını, dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/105 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle:
Vekil eden firma tarafından davacı işletmeye karşı Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/105 Esas sayılı dosyası ile 19/02/2020 tarihinde ödenmeyen hak edişlerin tahsilini teminen alacak davası açıldığını ve bu davada deliller toplanarak dava keşif ve bilirkişi incelemesi aşamasına geldiğini, davacı tarafın bahsedilen bu dava ile ilgili savunmanın genişletilmesi anlamında yeni beyan ve deliller sunmaya çalıştığı ve tüm bu taleplerine muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın son oturumu olan 09/02/2021 tarihli oturumunda davalı tarafın birleştirme talepli olarak iş bu davayı açtığını ve her iki davanın birleştirilmiş olduğunu, davacı tarafın açılışından itibaren bir yıl geçmesine rağmen bu davayı açmakla açılan davanın sonuçlanmasını önlemesi, davanın sürüncemede kalmasını temin edilmesi, davacının eser sözleşmesi gereğince kendisine teslim edilen eserde ayıplı imalatı olduğu iddiasında olduğunu, dava dilekçesi ilk maddesi olarak taraflarınca açılan davaya cevap olmak üzere taleplerinin ilave işler bedeli olarak kendileri tarafından vekil edene 1.700.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak hatılı, eksi yapı, kusurların ortaya çıktığını iddia ederek bunların kendileri tarafından yerine getirdiğini, vekil edenin işi yarım bıraktığı işi kendilerine teslim etmediğini iddia ettiğini, sözleşme haricinde kalan davacı taleplerinin yerine getirilmesi hususunda vekil eden firmanın sorumlu olduğunun kabulünün de mümkün olmadığını, davanın görev ve zamanaşımı itirazlarını ve esastan reddini, iki davanın tefrikine, dava açısından taraflarınca açılan davanın bekletici mesele yapılmasına, masraf ve vekillik ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''Aslı davanın kabulü ile; 6.268.476,72 TL'nin 10.000,00 TL'sin dava tarihinden, 6.258.476,72 TL'sine ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2021/7 Esas sayılı davanın reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl dava davalısı birleşen dava Davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Dosya kapsamında alınan hükme elişverişsiz bilirkişi raporlarına asıl davanın kabulüne karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, asıl davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, eksik inceleme sonucu düzenlenen raporların hükme esas alınması ise açıkça hukuka aykırılık yarattığını, davanın esasına delil teşkil edecek ses kaydının incelenmeden karar verilmesi usule ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeler kapsamında yapılan işler götürü bedel-anahtar teslim olarak kararlaştırıldığını, mahkeme nezdinde bilirkişi heyeti ile mahalinde yapılan keşif yalnızca asıl dosyaya ilişkin olmadığını, arızalı olduğu ve vekil eden tarafından tamamlandığı beyan edilen imalatların keşif günü itibariyle teknik açıdan tespiti imkansızlığının sebebi bilirkişilerce izah edilemediğini, keşif mahallinde de vekillerin ve mahkeme huzurunda otele ait birçok eksik ve ayıplı imalat tespit edilmiş iken tüm bunlara bilirkişi raporlarında yer verilmemesi raporların eksik ve hatalı olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, sözleşmelerin kapsamında yer almasına rağmen otel kapsamında ve odalarda sözleşmeye aykırı olarak pek çok hatalı, eksik yapı ve kusur ortaya çıkmış, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı-karşı davalının eksik işleri bizzat müvekkil sendika tarafından karşılandığını, davacı-karşı davalı tarafından sözleşmelerin aksine bakanlığın belirlediği 5 yıldızlı otel standartlarına uygun bir şekilde otel inşası tamamlanmadığını, davacı-karşı davalı tarafından, öngörülen iş yarım bırakıldığını, istinaf başvurularımızın kabulü ile tehiri icra taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının uygulanmasının geri bırakılmasına ,asıl davaya ilişkin usule ve hukuka aykırı verilen ilamın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, Birleşen dava'ya ilişkin usule ve hukuka aykırı verilen ilamın istinaf başvurusunun doğrultusunda kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Yapı kullanma izninin alınması ile iş ek iyler dahil bitirilmiş bulunduğunu, alacağın tamamı açısından yapı kullanma izninin alındığı 24.04.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, işin tamamlandığını ve davacı borçlarını bilebilecek durumdadır.Bu nedenle alacağın tamamı açısından temerrüt o tarihte oluşmuş bulunduğunu, yapı kullanım izninin alınmasının temerrüt sebebi olmadığının düşünülmesi halinde ise arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak sonuçlandığı tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, taraflar arasında zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, Kocaeli arabuluculuk dairesinin 2019/1520 esas sayılı dosyasında yapılan görüşmelerde 23.12.2019 tarihi itibariyle anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davada davalı taraf başından bu yana kötü niyetli olduğunu, dava aşama kaydettikten sonra davalı taraf ayıplı imalat gerekçesi ile bilgileri dahilinde bir dava açtığını ve bu dosya ile birleştirilerek yeniden delil toplanma yoluna gidildiğini ve davanın uzaması davalı tarafca sağlandığını, davalı davayı sürüncemede bırakarak zaman kazandığını ve bu şekilde paranın değer kaybından istifade ile haksız bir sibipsiz zenginleşme sağladığını, davanın kabul edilmiş olması, davalının zaman kazanmak için açtığı anlaşılan birleşen davasının reddedilmesi yerinde bir karar olduğunu, faiz uygulamasında yerel mahkemenin temerrüt konusunu hatalı yorumlayarak hataya düştüğünü, temerrüt tarihi iskanın alındığı tarihin, yerel mahkeme dosyasında verilen 22/05/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile sadece faiz yönünden kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepler doğrultusunda gerek ana para ve gerekse islah edilen kısım olan 6.258.476,72 TL dahil 6.268.476,72 TL'ye yapı kullanma izninin alındığı 24.04.2018, olmadığı taktirde arabuluculuk anlaşmama tarihi olan 23.12.2019. tarihinden itibaren faizin avans faizi olarak işletilmesini, masraf ve vekillik ücretlerinin davalı,birleşen davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı birleşen davalı vekilleri istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Vekil edenin üstlendiği otel inşaatı ile ilgili olarak davalı tarafın isteği üzerine ilk projenin değiştirilmesi sonrası vekil eden tarafından ilk projeile ilgili yapılan işlerin dışında ciddi ilave işler yapıldığını, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak delil tesbiti yapıldığını, bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edildiğini, rapora itiraz edilmemesine rağmen davalı taraf ödemeleri yapmadığını ve zorunlu Arabuluculuk yapılarak taleb iletileş ise de davalı ısrarla ödeme yapmaktan kaçındığı için taraflar arasında 23.12.2019 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davanın keşif aşamasına gelmesinden sonra davalı/birleşen davacı davanın usatılmasını temin maksadıyla birleşen davayı açtığını, birleşen davanın tebliğ edilmeden resen birleşme işlemi yapılarak adeta davaya yeniden başlanarak davanın uzamasına neden olunduğunu, davalı/birleşen davacı tamamen iyi niyetten uzak biçimde birleşen davayı sadece davayı izatmak için açmış bulunduğunu, olayın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle yerel mahkemesi davanın belirsiz alacak olmadığına da karar vererek islah işleminin yapılmasını kararlaştırdığını ve taraflarca 24.04.2024 tarihinde alacağın miktarının belirlenmesini ve buna göre karar verilmesi istemine dair olmak üzere islah işleminin yapıldığını, ara buluculuk görüşmelerinde istenen rakam ile karara dtayanak olan son bilirkişi raporundaki rakam aynı miktarda olduğunu, yapılan imalatların bugünkü değeri karar verilen miktarın en az 10 katı miktarında olduğunu, davalı davayı sürüncemede bırakarak zaman kazandığını ve bu şekilde paranın değer kaybından istifade ile haksız bir sibipsiz zenginleşme sağladığını, davanın kabul edilmiş olması, davalının zaman kazanmak için açtığı anlaşılan birleşen davasının reddedilmesi yerinde bir karar olduğunu, davalı/birleşen davacının akmacı tehiri icra kararı olarak bu aşamada da davanın uzamasını temin etmekten başka bir şey olmadığını, vekil eden firma basiretli iş adamı mantığı ile üstylendiği işi eksiksiz olarak tamamladığını ve teslim işlemlerini yaptığını, davalı tarafın iş buturme tutanaklarını ve taslim tutanaklarını imzaladığını ve iskan da aldığını, kararının istinaf incelemesi ile sadece faiz yönünden kaldırılmasını ve gerek ana para ve gerekse islah edilen kısım olan 6.258.476,72 TL dahil 6.268.476,72TL'ye yapı kullanma izninin alındığı ara buluculuk anlaşmama tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren faizin avans faizi olarak işletilmesine, davalı/birleşen davacının tüm istinaf taleplerinin reddine birleşen dava açısından da yerel mahkemesi kararının onaylanmasına masraf ve vekillik ücretlerinin davalı,birleşen davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak, birleşen dava, aynı sözleşmeden kaynaklı eksik ayıplı işler bedeli ile cezai şart alacağının tahsili talepleri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak, birleşen dava, aynı sözleşmeden kaynaklı eksik ayıplı işler bedeli ile cezai şart alacağının tahsili taleplerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu kapsamda;
Davacı birleşen dosya davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 19/09/2014, 20/11/2014, 03/02/2016, 17/04/2017 ve 25/10/2017 tarihli sözleşmeler ile müvekkilin 219 Ada, 2 Parsel üzerinde bulunan 5 yıldızlı Otel yapım işlerini üstlendiğini, ayrıca 32 adet ilave oda 5. Kata ilave mutfak ve bunlar ile ilgili elektrik ve mekaniksel ilave işler yapılmasına karşılık davalı ile 1.700.000,00 TL + KDV bedel üzerinden anlaşıldığını, müvekkilin kararlaştırılan sözleşmeler kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilin üstlendiği işler kapsamında davalının isteği üzerine ilk projenin değiştirilmesi sonucunda müvekkilince protokol gereği hesaplanan 1.700.000,00 TL + KDV bedelli ilave işler dışında ciddi ilave işler yapıldığını, bu konuda Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/2 D.İş dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını ve yapılan tespitle müvekkilin 6.268.476,72 TL ilave iş yaptığının belirlendiğini beyanla şimdilik 10.000 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 6.268.476,72 TL olarak bildirmiştir.
Davalı birleşen dosya davacı vekili; taraflar arasında imza altına alındığı sözleşmelerde yapılması taahhüt edilen işlerin parasının eksiksiz ödendiğini, proje değişikliği olmuş ise de ilk proje için kendisine verilen ödemelerin mahsubu gerektiğini, ilave işlere ilişkin 1.700.000,00 TL + KDV bedelli protokol düzenlendiğini ve ilgili protokoldeki bedelin davacıya ödendiğini, taraflar arasında imza altına alınan geçici kabul tutanağı ve iş bitirme tutanaklarında yapıldığı iddia edilen işlere ilişkin şerh mevcut olmadığını talep edilen ilave işlerin sözleşme kapsamındaki işler olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, birleşen dava ile, davacının sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı imalatları ortaya çıktığını, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının eksik işlerini bizzat müvekkili sendika tarafından karşılandığını, özellikle otel havuzu yapımındaki eksik ve hatalı imalatlar sebebiyle meydana gelen sızıntıların, kaçakların tespiti açısından Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/55 D.İş dosyası ile delil tespit yaptırdıklarını, tespit raporunda havuz yapımındaki imalatların eksik yapılmasından kaynaklı olarak oluşan zarar ile yeniden yapılma bedelinin 379.500,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, davacının üstlendiği işleri zamanında teslim etmemesi nedeniyle kararlaştırılan sözleşmeler gereği müvekkiline gecikme cezası ödemesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça yapılması gereken hafriyat ve temel kazık işlerinin Kocaeli Belediyesi tarafından yapıldığından dolayı davacının bu masraflardan kurtulduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini beyanla eksik ayıplı işler nedeniyle 10.000 TL, cezai şart alacağı olarak 10.000 TL olmak üzere şimdilik 20.000 TL nin davacı birleşen dosya davalısından tahsilini talep etmiştir.
Davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici, davalı-birleşen dosya davacısı iş sahibidir.
Taraflar arasında 219 Ada, 2 Parsel üzerine otel yapımına dair kaba inşaat işleri için KDV dahil 9.500.000 TL bedelli 19/09/2014 tarihli, zemin iyileştirme ve ilave kazık işleri için KDV dahil 1.180.000 TL bedelli 20/11/2014 tarihli, ince işler yapımına ilişkin KDV hariç 19.047.901,64 TL bedelli 03/02/2016 tarihli, sabit ve hareketli mobilya işleri için KDV hariç 3.980.715,27 TL bedelli, otopark ve çevre düzenlemesi işleri için KDV hariç 2.050.000 TL bedelli sözleşmeler düzenlendiği, ayrıca bila tarihli protokolle 32 adet ilave oda 5. Kata ilave mutfak ve bunlar ile ilgili elektrik ve mekaniksel ilave işler yapılmasına karşılık davalı ile 1.700.000,00 TL + KDV bedel üzerinden anlaşmaya varılmıştır. Kararlaştırılan sözleşmelerde sözleşme ekinde yer alan birim fiyatların esas alınacağı, sözleşme konusu işlerde sözleşme toplam bedelinin %20 si oranında ilave veya eksiltme yapılacağı, birim fiyatların arttırma veya eksiltme halinde sabit olacağı, işin gecikmesi halinde yüklenicinin gecikme cezası ödeyeceği yönünde düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, kararlaştırılan sözleşmelerdeki bedeller birim fiyatlı götürü bedel olup, birim fiyatlı götürü bedelli sözleşmede, sözleşme ve ekinde kararlaştırılan metraj ve miktardaki işler için götürü ücret kararlaştırılmış olup belirlenen metraj ve miktarlardan fazla iş yapıldığının iddia ve ispat edildiği durumlarda fazla işin bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyada yer alan kayıtlardan; 28.10.2014 tarihinde otel binası yapımına dair yapı ruhsatı alındığı, yapının inşası sırasında tadilat projesi düzenlendiği, ilgili belediye tarafından 24.4.2018 tarihinde yapı kullanım belgesi düzenlendiği, 2.4.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı ve sonrasında iş bitirme tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece toplanan deliller ve hükme dayanak bilirkişi raporu incelendiğinde; anılan raporda Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/55 D.İş dosyasında tespit edilen hususların yerinde yapılan incelemelerde uygun olduğu belirlenerek tespit raporundaki hesaplamalara paralel hesaplama yapıldığı, ilgili tespit raporuna ekli yerinde yapılan imalatların 1. Ve 2. Projedeki iş artış ve azalış metrajları ve sözleşme birim fiyatlarıyla oluşan hakediş hesaplamalarını içerir kayıtlar incelenmiş, yapılan hesaplamada 1. Proje olarak kararlaştırılan sözleşmelerin eklerinde yer alan imalatlar ve metrajları ile mevcut durumda değişen projeye göre yapılan imalatlar ve metrajları karşılaştırılarak fark metrajlarının çıkarıldığı, iş azalışlarının ilk sözleşmede ilgili imalat için belirlenen toplam bedelden düşüldüğü, iş artışının ise ilk sözleşmede belirlenen bedelden farkının ilave iş bedeli olarak hesaplandığı, bu şekilde 1. Ve uygulama projesi arasındaki farkların tespit edildiği, bununla birlikte taraflarca kararlaştırılan ilave işlere ilişkin 1.700.000,00 TL + KDV bedelli protokol gereği alınan bedelin toplam bedelden düşülerek neticeten inşaat ve mobilya işleri için 4.350.777,12 TL elektrik ve avize işleri için 1.235.868,23 TL, mekanik tesisat işleri için 681.831,37 TL olmak üzere toplamda 6.268.476,72 TL ilave iş bedeli tespit edilmiş ve mahkemece de bu bedele hükmedilmiştir.
Buna karşılık hükme dayanak raporda “cephe ve doğrama işleri”, “diğer işler” “mutfak ekipmanları”, “ilave kamera ve internet erişimi işleri”, “avize işleri” imalatları için tespit edilen ilave işlerin bedeline %25 müteahhit karı eklenerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Oysa, yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre eser sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme dışı fazla imalât yapılmış olması halinde bedelin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre istenebileceği kabul edilmektedir. Mahalli piyasa rayici içerisinde yüklenici kârı ve KDV bulunduğundan ayrıca eklenmeyecektir. Bu nedenle mahkemece belirtilen imalatların yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleri ile piyasa fiyatları içerisinde KDV ve müteahhit karı da bulunduğundan ayrıca bu kalemler eklenmeksizin bedelinin tespit edilmesi konusunda denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan; HMK'nin 297. maddesindeki düzenlemede hükmün kapsamı açıkça belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 297/1-c fıkrasında, hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Somut dosyada, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde birleşen davaya ilişkin her bir talebin hangi nedenlerle reddedildiği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığından mahkeme karar gerekçesinin yukarıda belirtilen HMK.297. Maddesine uygun olduğundan sözedilemez. Diğer yandan, davalı birleşen dosya davacısı tarafından Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/55 D.İş dosyası ile delil tespit yaptırılarak, tespit raporunda havuz yapımındaki imalatların eksik yapılmasından kaynaklı olarak oluşan zarar ile yeniden yapılma bedelinin 379.500,00 TL + KDV olarak olarak belirlenmişse de, mahkemece hükme dayanak bilirkişi raporunda yapılan işte bu yönde ayıp bulunup bulunmadığı varsa bunun giderim bedeline ilişkin herhangi bir değerlendirme de yapılmış değildir.
Bu durumda mahkemece, hükme dayanak raporu düzenleyen bilirkişilerden alınacak ek raporla veya gerektiğinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, “cephe ve doğrama işleri”, “diğer işler” “mutfak ekipmanları”, “ilave kamera ve internet erişimi işleri”, “avize işleri” imalatları için tespit edilen ilave işlerin bedeline ilgili imalatların yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleri ile piyasa fiyatları içerisinde KDV ve müteahhit karı da bulunduğundan ayrıca bu kalemler eklenmeksizin bedelinin tespit edilmesi, davalı birleşen dosya davacı tarafın eksik ve ayıplı işlerle ilgili savunmaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması, özellikle Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/55 D.İş dosyasındaki yaptırılan delil tespit raporundaki bilgi ve bulgular gözetilerek havuz yapımında ayıplı ifa olup olmadığı, olmuşsa ayıp giderim bedelinin tespit tarihindeki mahalli piyasa rayiçleriyle miktarının ne olduğu yönlerinde denetime elverişli rapor alınmalı, davalının eksik ve ayıplı ifa ile cezai şart alacağına ilişkin birleşen davadaki talepleri hakkında taleplerin kabul ya da reddi yönünden karar gerekçesinde değerlendirme yapılarak bu taleplerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, kaldırma nedenine göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/05/2024 tarih, 2020/105 E. 2024/250 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.